Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Bakkal Defteri

Bu kategorideki yazılarda, bakkalın notları ve yorumları bulunmaktadır.

  • 29 Nisan 1920 tarihinde 7. İçtima 2. Celse Ali Şükrü Bey Milli Muhafız Müfrezesi Teşkili hakkında kanun teklifi yapıyor ve bu kanun kabul ediliyor: Ali Şükrü Bey (Trabzon) bir takrir (önerge) veriyor; “Halkımızın cehaleti ve düşmanların pek melanetkârâne (kötü niyetli) iğfalâtı (aldatmaları) nazarı dikkate (göz önüne) alınınca Meclis’in her an elinin altında… bir müfrezenin (koruma…

  • 28 Nisan 1920 tarihinde 6. İçtima 1. Celse Hıyaneti Vataniye Kanunu Görüşülmeye Devam Etti: Neşet Bey (Kangırı); “- .. Madde 3- Sözlü veya yazılı surette muhalefet ya da fesatta bulunanlar küreğe (kürek cezasına) mahkûm olur. … meselâ resim suretiyle, karikatür suretiyle .. (o o maşallah sesleri) .. suveri saire (başka bir şekilde) ile de olabilir.” …

  • 27 Nisan 1920 tarihinde 5. İçtima 2. Celse Hıyaneti Vataniye Kanunu görüşülüyor: Necati Bey (Erzurum); “-.. muhalefet kelimesine haini vatan kelimesi ismi verilemez. Fiilen ortaya çıkıp da bir şey yapmaz, bitaraf (tarafsız) bir vaziyette kalabilir. Hıyaneti vataniyeden addedilebilmek için her halde fiile inkılâb etmiş (fiile dönüşmüş) olan şekiller olması lâzımdır.” (1) Mehmet Şükrü Bey: “-…

  • 27 Nisan 1920 tarihinde 5. İçtima 2. Celse Fevzi Paşa İstanbul’dan Ankara’ya gelişi, İstanbul’un işgali ve oradaki durumu anlatıyor: Fevzi Paşa; “-Evvelemirde (her şeyden önce) İstanbul’un esaret muhitinden kurtularak Ankara’nın hür muhitine geldiğimden dolayı Cenabı Hakka hamd ve şükürler ederim.” (İstanbul’un işgali hakkında bilgi veriyor:) “İngilizlerin maksadı, etrafı tedhiş etmek (korku vermek) olduğu için Nezaret…

  • 26 Nisan 1920 tarihinde 4. İçtima 2. Celse Ceza Kanunu’nun Hıyaneti Vataniye Kanunu ile ilgili maddesi görüşülüyor: Madde 56;… Kaziyei fesat (fesatlık yapma isteği) tamamıyla fiile çıkar veyahut maddei fesadın icrasına (fesatlığın maddi olarak uygulanmasına) başlanmış olursa, ol kimse kezalik (böylece) idam olunur.”  (3. Celsede de görüşme devam ediyor:) Mehmet Şükrü (Karahisarısahip) (Hıyaneti Vataniye Kanunu…

  • 25 Nisan 1920 tarihinde 3. İçtima 6. Celse Afyon Mebusu Mehmet Şükrü Bey’in Hıyaneti vataniye kanunu teklifi görüşülüyor: Mehmet Şükrü Bey (Karahisarısahip); “-… Görüyoruz ki her tarafta ifsadat (fesatlıklar) var, bu ifsadata bilmeyerek peyrev olanlar (uyanlar) var, .. bilerek peyrev olanlar elbette haini vatandırlar ve haini vatanların cezası da kanunu mahsusunda (özel kanunda) idamdır. Hıyaneti…

  • 26 Nisan 1920 tarihinde 4. İçtima 2. Celse Maarif Vekâleti’nin (Öğretim Bakanlığı’nın) durumu görüşülüyor: Müfid Efendi  (Kırşehir) (Mazhar Müfit Kansu); “-Ders başka, terbiye (eğitim) başkadır. … Ankara Vilâyetinde, Encümeni Vilâyette (İl idare komisyonunda) bulunmaklığım dolayısıyla, birçok tecrübeler gördük. Köylerdeki mekteplerde, programı mucibince haftada bir kere Kur’an’ı Kerim okutuluyor. Bir saat kadar ulumu diniyye (dini ilimler)…

  • 24 Nisan 1920 tarihinde yapılan 2. İçtima ve 1. Celse; Mustafa Kemal Paşa (Ankara – Devamla); “-….Erzurum Kongresi bu hududu çizmiştir. .. Bu hududu Milliyi suhuletle (barış içerisinde) ipka (yerleştirmek) için demiştir ki; mütarekenâmenin (ateşkes antlaşmasının) imza olunduğu 30 Teşrinievvel (Eylül) 1918 tarihinde çizdiği hudut, hududumuz olacaktır. … şark Hududuna Elviye-i Selaseyi (Üç vilâyet; Batum,…

  • 23 Nisan 1920 tarihinde yapılan 1. İçtima 1. Celse Sinop Mebusu şerif Bey en yaşlı üye olarak ilk Meclis Başkanı oluyor ve açılış konuşmasını yapıyor:   “…Bütün Müslümanların Halifesi ve Osmanlıların Padişahı Sultan Mehmed Han’ı Sadis (Altıncı Mehmet yani Vahdettin) Hazretlerinin kuyudu cenabiyeden (yabancı kontrolünden) tahlisine (kurtarılmasına) ve ebedi Payitahtı Saltanatı Seniye (ulu, yüce) olan…

  • (16 Mart 1946 tarihli Genelkurmay Başkanı Orgeneral Kâzım Orbay imzalı bir kitapçık var. Personelin aydınlanması için tüm birliklere dağıtıldığı söyleniyor. Adı; Doğu Bölgelerinde Geçmiş İsyanlar ve Alınan Dersler. Bu kitaptan; ) ” .. Kürt diye bir millet yoktur. Kökleri Turani’dir.  .. sebze bilmezler, şeker bilmezler.  Her köylü ya da çobanın eşkıya hakkında söylediğine itimat edilmemelidir.…

  • Bohtan suyunun kuzeyindeki dağlık araziye klasik eserlerde Karduklar Memleketi denilmektedir.  .. Ermenilerin Kerduh, Arapların Bakarda  dedikleri bu bölgeye çok sonradan Kürtlerin yerleşmiş olmaları, kardu ve karduh gibi kelimelerin Kürt adına benzemesi batı bilginlerini … yanıltmış.   Akad – Asur dillerinde kuvvetli, kahraman manasına gelen Kardu kelimesi …    Göktürk yazıtlarından önce yazılmış Yenisey Yazıtı, Elegeş yazıtları; “Ben…

  • 1952 yılında Halep’te neşredilmiş olan Baytar Mehmet Nuri’nin (Nuri Dersimi) Kürdistan Tarihinde Dersim başlıklı 340 sayfalık kitabı (1) hezeyanlarla doludur. Alıntı: Genelkurmay Belgelerinde Kürt İsyanları III – Nazmi Sevgen (Sf. 29) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (1) (2019): Bu kitap internette pdf olarak mevcut, önemli bir kaynak.  

  • Yeşil Ordunun Genel Sekreteri bazı kaynaklara ve Mustafa Kemal’in söylevde belirttiğine göre Hakkı Behiç’tir. Mete Tunçay ise eski Harput Valisi Nazım Bey olduğunu söylüyor. Alıntı: Çerkez Ethem Olayı – Cemal Şener, (Ant Yayınları Kasım 1982 Baskısı – Sf. 57) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (1997): Bu Nazım Bey, birinci Mecliste Mebus olup Dâhiliye Vekili olması…

  • “33 Kişi alınmış, bir kadın bırakılmış, 32 kişi kurşuna dizilmiş biri kurtulmuş 31 kişi ölmüş.  Mahalli idare makamları, silahları jandarma tarafından verilmiş bir çete kurarak bu olaylara müdahalede bir sakınca görmemişlerdir.”  Van valiliğinin ve o sırada İçişleri Bakanı olan Recep Peker’in de onayı ile böyle bir çete (İranlıların sürülerini gasp etmek için kurulmuş bir çete!)…

  • Kemal Yürükoğlu (Van); “Sene 1945, 33 vatandaşın öldürülmesinin üzerinden iki sene geçmiş.  İnönü ziyarete geliyor, kiminle geliyor? Mustafa Muğlalı’yı koluna takarak Van’a geliyor.” (1) “.. Kanaatim, arkadaşlar, bu hadiseden zamanın Devlet Reisinin haberdar olduğudur.”   Tahir Taşer (Kırşehir); “.. bu 33 vatandaşın elleri, kolları ve gözleri bağlanarak makineli tüfeklerle biçiyorlar.”   Aziz Köksal (İçel); “Arzuhal Encümenindeki üye…

  •   (İkinci Tanık Yedek Teğmen Durmuş Özbek’in ifadesi 8 Mart 1974 tarihli Milliyet’te yayınlandı.)    “Biz Taburda görevli idik. Emir geldi. Olay yerinde ihtiyaten (yedek olarak) bulunduk Bir de bize tutanak imzalattılar. Kurşuna dizme görevini yerine getirecek birliğe kumanda eden arkadaşlar Necdet ve Bilal aslında tavuk kesemeyecek derecede yufka yürekli yaratılışta idiler.   Aralarında tahminen 13-14…

  • 1943 Yılında kurşuna dizilen otuz üç kişiden ikisinin kardeşi tarafından verilen dilekçeye beş yıl müddetle hiçbir cevap verilmemiştir. Fakat bu olay 1948 yılının sonlarına doğru TBMM’nde sözlü bir sorunun sorulmasına neden olmuştur. Meclis’in 15 Ağustos 1956 günü yapılan oturumunda ise olayın cereyan şekli kaba hatlarıyla açıklığa kavuşturulmuştur. Alıntı: Orgeneral Muğlalı Olayı (Otuz Üç Kurşun) –…

  • Orgeneral Muğlalı olayını Meclis’in gündemine getiren Eskişehir Mebusu İsmail Hakkı Çevik ve Fikri Apaydındır.  Kemal Yörükoğlu (Van); Bendeniz o zaman Van Cumhuriyet Müddeiumumisi (savcısı) olarak bulunuyordum. … Cumhuriyet Halk partisi iktidarı bilhassa Şark Vilâyetleri için gıdasını, zulmün, işkencenin, kahrın nusgundan (özsuyundan) almıştır.    Özalp hududunda sık sık İran’dan bazı hayvan gaspları oluyordu. İran hududundan geliyorlar ve…

  • Anayasa Hazırlık Komisyonu Üyeleri; Yunus Nadi Başkan, Feridun Fikri kâtip – Ali Rıza (Kırşehir), İlyas Sami (Muş), Avni (Bozok), Ebubekir Hazım (Niğde) .. Esbabı Mûcibesi (gerekçesi); “Devletimiz milli bir devlettir. Çok milletli bir devlet değildir. Devlet, Türk’ten başka bir millet tanımaz. .. Başka ırktan gelen kimseler de vardır. Fakat bunlara da ırki durumlarına uygun olarak…

  • Aksi konuşulamayan aksinin konuşulması yasak olan önermeler bilimsel olamazlar. … Sadece ideoloji, slogan olurlar. Bütün bunların ötesinde eğer görüşler eleştirilemiyorsa, sizi eleştirenler cezai müeyyide ile karşılaşıyorsa, aslında sizin de özgür olduğunuz söylenemez. Çünkü o zamana kadar söylediklerinizi ve yazdıklarınızı tekrarlamaktan başka bir yolunuz yok demektir. Alıntı: Bilim, Resmi İdeoloji, Devlet, Demokrasi ve Kürt Sorunu –…