Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Bakkal Defteri

Bu kategorideki yazılarda, bakkalın notları ve yorumları bulunmaktadır.

  • Bu kanun gerçekte iskân kanunu değil mecburi iskân kanunudur.                                             Mukaddeme (giriş) İskân Mıntıkaları (Yerleşim Bölgeleri)        Madde1- Türkiye’de Türk kültürüne bağlılık dolayısıyla nüfus, oturuş ve sayılışının bu kanuna uygun olarak icra vekillerince yapılacak bir programa göre, düzeltilmesi Dâhiliye Vekâletine verilmiştir.   Madde 2- Dâhiliye Vekilliğince yapılıp, İcra Vekilleri Heyetince (hükümetçe) tasdik olunacak (onaylanacak) haritaya…

  • (Öcalan Anlatıyor:) .. Çok aşırı tipte şematik bir merkezileşme olursa, PKK’nin böyle gelişmesi mümkün olamazdı. Veya klasik komünist parti tipi bir partileşme olsaydı, PKK gelişemezdi. .. Yirmi ilgisiz adamın her şeye hükmetmesine gerek yok, çünkü gelişmeleri kapatıyorlar.  .. Gerçeği bastırmamak için sakat bir merkezileşmeye tavır alıyorum. Alıntı: Kürt Bahçesinde Sözleşi – Yalçın Küçük ve Abdullah…

  • (Öcalan anlatıyor:) (1) “Onu altı ay boyunca, bilinçli olarak yanıltıyorum; 1977’nin 3 Haziranı’ndan sonra Pilot’u bilerek yanlış yönlendirdim.”    “Kesire, Dersimliydi,  Çok güçlü, oldukça zekiydi.  .. Önderlikten anlayan birisi.” Alıntı: Kürt Bahçesinde Sözleşi – Yalçın Küçük ve Abdullah Öcalan (Başak Yayınları Nisan 1993 1. Baskı – Sf. 140) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU (1) (1996): Pilot…

  • (Öcalan:) “Ben milliyetçi değilim, bu çok açıktır. Eğer Kürt halkının mücadelesine bu kadar tutkuyla yaklaşıyorsam, dünyada en ezilen halk olduğu içindir. “…  Yani ben, milliyetçilik için hayatımı ortaya koyacak adam değilim. Ben bu yaşamı, bunun için vermem.   Zaten şu ilkel Kürt milliyetçiliği en büyük düşmanımdır.” Alıntı: Kürt Bahçesinde Sözleşi – Yalçın Küçük ve Abdullah Öcalan…

  • (Öcalan;) Köylüler benim için karıncaezmez derler. Ben, bir tek damla kanın bile boş yere akıtılmasından korkunç hesap sorarım. Kesinlikle yeşil tutkunuyum.    .. Dünyada ölmekten ve öldürmekten en çok çekinen insanım.  Alıntı: Kürt Bahçesinde Sözleşi – Yalçın Küçük ve Abdullah Öcalan (Başak Yayınları Nisan 1993 1. Baskı – Sf. 74 ile 76 arası) kitabından birebir…

  • (Öcalan;) -Bu öğrencilik yıllarımda kadın konusunda yalnızlaşma var, çok muhafazakârdım. İki kelime konuşma gücünü bile gösteremiyor, çok zorlanıyordum. Alıntı: Kürt Bahçesinde Sözleşi – Yalçın Küçük ve Abdullah Öcalan (Başak Yayınları Nisan 1993 1. Baskı – Sf. 72) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU (2012): Öcalan cinsellik konusunda sorunlu olabilir.  

  • Yalçın Küçük; “-İnsanın üç özelliği bunlardır. İnsanın başka özelliğini bulamayız. İnsan; bilgi peşinde koşan, karar veren, yani irade sahibi olan ve seven bir yaratıktır.”  Apo; “-Annemde sevgiyi aradım, fakat fazla bulamıyordum.” Alıntı: Kürt Bahçesinde Sözleşi – Yalçın Küçük ve Abdullah Öcalan (Başak Yayınları Nisan 1993 1. Baskı – Sf. 63, 64) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN…

  • “-Babanla çok kavga eder miydi?”    Apo; “-Her gün! Olağanüstü kavgaydı.  Kavgaları gece – gündüz gözümün önünde oluyordu. Ben son derece çelişkili bir ortamın ürünüyüm.  Her gün komşularla kavga, her gün babayla kavga ve her gün benimle kavga.” Alıntı: Kürt Bahçesinde Sözleşi – Yalçın Küçük ve Abdullah Öcalan (Başak Yayınları Nisan 1993 1. Baskı – Sf.…

  • (Öcalan;) “Kısacası çok çelişkili ve ıstıraplı bir çocukluk dönemim olduğunu söyleyebilirim.”  (1) Alıntı: Kürt Bahçesinde Sözleşi – Yalçın Küçük ve Abdullah Öcalan (Başak Yayınları Nisan 1993 1. Baskı – Sf. 18) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU (1996): Çok ilginç bir hayatı var: İlkokulu bir orman köyünde okumuş. Çok sayıda sûre ve âyet biliyor ve namaz…

  • (Aşağıda alıntılar bulunan belge 1979 Yılında ABD’nin Tahran Büyükelçiliğine yapılan baskında elde edilmiştir) “1970’te kuzeydeki savaşın yarattığı sıkıntıların peş peşe bir dizi hükümeti devirdiğinin bilincinde olan Saddam Hüseyin yönetimindeki Baas hükümeti Molla Mustafa ile barış imzaladı. Kürtlerle merkezi hükümetin antlaşması Barzani’ye KDP’ye o güne kadar elde ettiklerinden daha fazla tavizler vermekteydi. Irak’ın çift uluslu karakterini…

  • 1937 Yılında Tunceli Tenkil (cezalandırma, uzaklaştırma, ortadan kaldırma) Harekâtına Dair Bakanlar Kurulu Kararı;   Gayet Gizlidir;  Başvekâlet (Başbakanlık) Kararlar Müdürlüğü;   Son günlerde Tunceli’de vukua gelen hadiselere dair raporlar 4 Mayıs 1937 tarihinde Atatürk’ün ve Mareşal’in huzurları ile tetkik ve mütalaa edilerek (araştırılarak ve incelenerek) aşağıdaki sonuca varılmıştır;  1-Toplanan kuvvetlerle Nazımiye Keçikesen (Aşağı Bölge) Sin, Karaoğlan hattına…

  •  (Aşağıda alıntılar: 1979 Yılında ABD’nin Tahran Büyükelçiliğine yapılan baskında elde edilen belgelerden alınmıştır:) “Uzun dönemde Kürtlerle bölge hükümetleri arasında daha ciddi çatışma olasılığı iki etkene bağlıdır; Gelecekteki olaylar hükümetlerin Kürt Bölgesini kontrol etme güçlerini o denli zayıflatabilir ki Kürtler bulundukları bölgelerde kendi kaderlerini belirleme hakkını ele geçirebilmek için daha fazla bastırabilirler ve 1975 Martından önce…

  • (Hoca. Genelkurmay Harp Tarihi Başkanlığı’nın 1924 – 1938 Türkiye Cumhuriyetinde Ayaklanmalar simli kitaptan alıntı yapmış) Mustafa Kemal 26 Şubat 1925 te Malatya Valisi aracılığı ile İzolu’da bulunan 17. Tugay Komutanı Albay Osman’a bir telgraf gönderiyor; “….Asiler, ciddi muharebe ve çarpışma sonucunda değil, mensuplarının ve müritlerinin çağrısına uymak suretiyle ve bunların kendilerine katılması ile Elazığ’a kadar…

  • Tekelsi düzenin, sürekli olarak, korku üretmeden yaşayamayacağına kesinlikle inanıyorum. Çünkü insanın aklının çalışmasını durdurmanın ve tümüyle bozmanın en kestirme yolu korku üretmektir.  Alıntı: Kürtler Üzerine Tezler – Yalçın Küçük (Dönem Yayınları, 1. Baskı Ağustos 1990 – Sf. 225) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU (1996): Doğru bir tespit, ABD – SSCB gerginliği çok yapay bir gerginlikti.…

  • Mustafa Kemal’in Çanakkale’den sonra bir yıl görevlendirilmemesini Enver’in rekabeti şeklinde düşünmek yanlıştır. … Hiçbir Orduda Başkomutan ile bir yarbay arasında rekabet söz konusu olamıyor.  Kemal, sınıflarında da parlak bir öğrenci sayılmıyor. Kâzım, Ali Fuat, Kemal’den çok daha parlaktırlar. Ayrıca Osmanlı düzeninde Harbiye’yi parlak bir biçimde bitiren kurmaylar, Makedonya Ordularına atanıyorlar; Kemal Bey Suriye’de göreve gönderildi.…

  • 1925 yılında patlak veren bu Kürt ayaklanmasında en önemli etkenlerden birisinin, Türklerin hareketlerinin başarıya ulaşmasının ve Türklerin 38 yaşına kadar Osmanlı ordusunda görev yapmış, Kemal Paşa’nın liderliğinde, umulmadık koşullardan, bir devlet kurarak çıkmalarının çok büyük etkisi olduğunu düşünüyorum. Alıntı: Kürtler Üzerine Tezler – Yalçın Küçük (Dönem Yayınları, 1. Baskı Ağustos 1990 – Sf. 99) kitabından…

  • Bilimsel ideolojiyi yerleştirmek için şiddete gerek olduğunu düşünemiyorum.  Fakat bilimsel olmayan ideolojinin ortadan kaldırılması kendiliğinden olmuyor. Alıntı: Kürtler Üzerine Tezler – Yalçın Küçük (Dönem Yayınları 1. Baskı Ağustos 1990 – Sf. 24) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU (2019): Katılmıyorum; ideoloji bilimsel olamaz, bir inançtır! Değişmiyor çünkü eleştiriye kapalı!

  • BAKKAL’IN YORUMU (1996): Dürüst, namuslu ve gerçek bir kahraman. Mustafa Kemal döneminin ilk harcadıklarından. Çok silik insanların bakan olduklarını görüyor. Çok mağdur oluyor. Yoksulluk içerisinde yaşıyor. Halil Paşa’nın yaveri iken sayısız altına el sürmeyen adama son günlerinde bu muamele reva görülüyor. Çok acı bir yaşam ve ölüm! Ve Selahattin Bey’e son kötülüğü de İlhan Selçuk…

  • Salih Hoca 1944’te hastalandı bir bacağını kestiler. 1946’da Fatih’teki evinde fakir bir yaşam sürdürüyordu. Alıntı: Yüzbaşı Selahattin’in Romanı II – İlhan Selçuk (Remzi Kitabevi 1979 Baskısı – Sf. 289) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (2009): Salih Hoca, vatansever, muhalif ve yiğit bir Erzurum mebusuydu.

  • Harbin sonlarına doğru, Mehmetçikleri yaşla değil, kiloyla askere alıyorlardı. Kırk beş kilo gelen askerdi. Bu çocukta bu yöntemle on beş yaşında askere alınmıştı. Alıntı: Yüzbaşı Selahattin’in Romanı II – İlhan Selçuk (Remzi Kitabevi 1979 Baskısı – Sf. 10) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU (2009) “Hey on beşli on beşli” türküsüne sebep olan olay. Babam da…