Kategori: Bakkal Defteri
Bu kategorideki yazılarda, bakkalın notları ve yorumları bulunmaktadır.
-
(Öcalan;) -Bu öğrencilik yıllarımda kadın konusunda yalnızlaşma var, çok muhafazakârdım. İki kelime konuşma gücünü bile gösteremiyor, çok zorlanıyordum. Alıntı: Kürt Bahçesinde Sözleşi – Yalçın Küçük ve Abdullah Öcalan (Başak Yayınları Nisan 1993 1. Baskı – Sf. 72) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU (2012): Öcalan cinsellik konusunda sorunlu olabilir.
-
Yalçın Küçük; “-İnsanın üç özelliği bunlardır. İnsanın başka özelliğini bulamayız. İnsan; bilgi peşinde koşan, karar veren, yani irade sahibi olan ve seven bir yaratıktır.” Apo; “-Annemde sevgiyi aradım, fakat fazla bulamıyordum.” Alıntı: Kürt Bahçesinde Sözleşi – Yalçın Küçük ve Abdullah Öcalan (Başak Yayınları Nisan 1993 1. Baskı – Sf. 63, 64) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN…
-
“-Babanla çok kavga eder miydi?” Apo; “-Her gün! Olağanüstü kavgaydı. Kavgaları gece – gündüz gözümün önünde oluyordu. Ben son derece çelişkili bir ortamın ürünüyüm. Her gün komşularla kavga, her gün babayla kavga ve her gün benimle kavga.” Alıntı: Kürt Bahçesinde Sözleşi – Yalçın Küçük ve Abdullah Öcalan (Başak Yayınları Nisan 1993 1. Baskı – Sf.…
-
(Öcalan;) “Kısacası çok çelişkili ve ıstıraplı bir çocukluk dönemim olduğunu söyleyebilirim.” (1) Alıntı: Kürt Bahçesinde Sözleşi – Yalçın Küçük ve Abdullah Öcalan (Başak Yayınları Nisan 1993 1. Baskı – Sf. 18) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU (1996): Çok ilginç bir hayatı var: İlkokulu bir orman köyünde okumuş. Çok sayıda sûre ve âyet biliyor ve namaz…
-
1937 Yılında Tunceli Tenkil (cezalandırma, uzaklaştırma, ortadan kaldırma) Harekâtına Dair Bakanlar Kurulu Kararı; Gayet Gizlidir; Başvekâlet (Başbakanlık) Kararlar Müdürlüğü; Son günlerde Tunceli’de vukua gelen hadiselere dair raporlar 4 Mayıs 1937 tarihinde Atatürk’ün ve Mareşal’in huzurları ile tetkik ve mütalaa edilerek (araştırılarak ve incelenerek) aşağıdaki sonuca varılmıştır; 1-Toplanan kuvvetlerle Nazımiye Keçikesen (Aşağı Bölge) Sin, Karaoğlan hattına…
-
(Aşağıda alıntılar: 1979 Yılında ABD’nin Tahran Büyükelçiliğine yapılan baskında elde edilen belgelerden alınmıştır:) “Uzun dönemde Kürtlerle bölge hükümetleri arasında daha ciddi çatışma olasılığı iki etkene bağlıdır; Gelecekteki olaylar hükümetlerin Kürt Bölgesini kontrol etme güçlerini o denli zayıflatabilir ki Kürtler bulundukları bölgelerde kendi kaderlerini belirleme hakkını ele geçirebilmek için daha fazla bastırabilirler ve 1975 Martından önce…
-
(Hoca. Genelkurmay Harp Tarihi Başkanlığı’nın 1924 – 1938 Türkiye Cumhuriyetinde Ayaklanmalar simli kitaptan alıntı yapmış) Mustafa Kemal 26 Şubat 1925 te Malatya Valisi aracılığı ile İzolu’da bulunan 17. Tugay Komutanı Albay Osman’a bir telgraf gönderiyor; “….Asiler, ciddi muharebe ve çarpışma sonucunda değil, mensuplarının ve müritlerinin çağrısına uymak suretiyle ve bunların kendilerine katılması ile Elazığ’a kadar…
-
Tekelsi düzenin, sürekli olarak, korku üretmeden yaşayamayacağına kesinlikle inanıyorum. Çünkü insanın aklının çalışmasını durdurmanın ve tümüyle bozmanın en kestirme yolu korku üretmektir. Alıntı: Kürtler Üzerine Tezler – Yalçın Küçük (Dönem Yayınları, 1. Baskı Ağustos 1990 – Sf. 225) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU (1996): Doğru bir tespit, ABD – SSCB gerginliği çok yapay bir gerginlikti.…
-
Mustafa Kemal’in Çanakkale’den sonra bir yıl görevlendirilmemesini Enver’in rekabeti şeklinde düşünmek yanlıştır. … Hiçbir Orduda Başkomutan ile bir yarbay arasında rekabet söz konusu olamıyor. Kemal, sınıflarında da parlak bir öğrenci sayılmıyor. Kâzım, Ali Fuat, Kemal’den çok daha parlaktırlar. Ayrıca Osmanlı düzeninde Harbiye’yi parlak bir biçimde bitiren kurmaylar, Makedonya Ordularına atanıyorlar; Kemal Bey Suriye’de göreve gönderildi.…
-
1925 yılında patlak veren bu Kürt ayaklanmasında en önemli etkenlerden birisinin, Türklerin hareketlerinin başarıya ulaşmasının ve Türklerin 38 yaşına kadar Osmanlı ordusunda görev yapmış, Kemal Paşa’nın liderliğinde, umulmadık koşullardan, bir devlet kurarak çıkmalarının çok büyük etkisi olduğunu düşünüyorum. Alıntı: Kürtler Üzerine Tezler – Yalçın Küçük (Dönem Yayınları, 1. Baskı Ağustos 1990 – Sf. 99) kitabından…
-
Bilimsel ideolojiyi yerleştirmek için şiddete gerek olduğunu düşünemiyorum. Fakat bilimsel olmayan ideolojinin ortadan kaldırılması kendiliğinden olmuyor. Alıntı: Kürtler Üzerine Tezler – Yalçın Küçük (Dönem Yayınları 1. Baskı Ağustos 1990 – Sf. 24) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU (2019): Katılmıyorum; ideoloji bilimsel olamaz, bir inançtır! Değişmiyor çünkü eleştiriye kapalı!
-
BAKKAL’IN YORUMU (1996): Dürüst, namuslu ve gerçek bir kahraman. Mustafa Kemal döneminin ilk harcadıklarından. Çok silik insanların bakan olduklarını görüyor. Çok mağdur oluyor. Yoksulluk içerisinde yaşıyor. Halil Paşa’nın yaveri iken sayısız altına el sürmeyen adama son günlerinde bu muamele reva görülüyor. Çok acı bir yaşam ve ölüm! Ve Selahattin Bey’e son kötülüğü de İlhan Selçuk…
-
Salih Hoca 1944’te hastalandı bir bacağını kestiler. 1946’da Fatih’teki evinde fakir bir yaşam sürdürüyordu. Alıntı: Yüzbaşı Selahattin’in Romanı II – İlhan Selçuk (Remzi Kitabevi 1979 Baskısı – Sf. 289) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (2009): Salih Hoca, vatansever, muhalif ve yiğit bir Erzurum mebusuydu.
-
Harbin sonlarına doğru, Mehmetçikleri yaşla değil, kiloyla askere alıyorlardı. Kırk beş kilo gelen askerdi. Bu çocukta bu yöntemle on beş yaşında askere alınmıştı. Alıntı: Yüzbaşı Selahattin’in Romanı II – İlhan Selçuk (Remzi Kitabevi 1979 Baskısı – Sf. 10) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU (2009) “Hey on beşli on beşli” türküsüne sebep olan olay. Babam da…
-
Anadolu’da şekavet, yani Milli Mücadele yaptığımız için on kişi ile birlikte idama mahkûm oldum. Bu on kişi şunlardır; Mustafa Kemal, Kâzım Karabekir, Rauf Orbay, Bekir Sami, Ali Fuat, Refet Bele, Kâzım, Cami, Ethem, Selahattin. Alıntı: Yüzbaşı Selahattin’in Romanı II – İlhan Selçuk (Remzi Kitabevi 1979 Baskısı – Sf. 37) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU (2022):…
-
İngiliz Orduları Kut’ül Amare’de kuşatılmış, 27 Nisan 1916 günü Tausend ve Halil Paşa iki tarafın hatları arasında, Dicle üzerinde buluştular, görüştüler. İngiliz Generali vereceği parayı üç milyona çıkardı. Halil Paşa kayıtsız şartsız teslim teklifinde bulundu. Alıntı: Yüzbaşı Selahattin’in Romanı I – İlhan Selçuk (Remzi Kitabevi 1979 Baskısı – Sf. 9) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU…
-
Pervari’deyken Başkumandanlıktan bir şifre daha geldi; “Türk Ordusu Kafkasya’ya girdiği zaman 300.000 silahlı Türk’le orduya katılacağını söylemiş olan Batumlu Aslan Bey’i bulunuz ve behemehâl (her hâlükârda, şartlar ne olursa olsun, mutlaka) Kafkasya’ya girmesini sağlayınız!” Halil Bey yanıt verdi; “Batumlu Aslan Bey 10 kişilik maiyetiyle (adamlarıyla, yanındakilerle) karargâhımızda misafirdir.” Alıntı: Yüzbaşı Selahattin’in Romanı I – İlhan…
-
(ÖNSÖZ: Yüzbaşı Selahattin Yurtoğlu’nun oğlu Dr. Cengiz Yurtoğlu İlhan Selçuk’u arayarak babasının anılarından bahsediyor. Babası Yüzbaşı Selahattin, Kemal Tahir’in Yorgun Savaşçı romanındaki Cehennem Cemil’in arkadaşı. Bu anılar 1894 ile 4 Nisan 1921 yıllarını kapsıyor. Ve Selahattin Yurtoğlu bu anılarını neden yazdığını şöyle anlatıyor) ” …yakın tarihi okuduğunuz zaman anlayacaksınız ki; yüz yıl önce sonu felaketle…