Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Bakkal Defteri

Bu kategorideki yazılarda, bakkalın notları ve yorumları bulunmaktadır.

  • Kabil’den dönen bir İngiliz şöyle diyordu; “Afganistan’daki tek dostumuz Kral Habibullah’tır.”  geri kalan herkes İngiliz aleyhtarıydı.  İngiltere’nin ülkelerini 1839 ve 1879 da istila edip başkentlerini işgal etmelerini de unutamıyorlardı. Alıntı: İstanbul’un Doğusunda Bitmeyen Oyun – Peter Hopkirk (Yeniyüzyıl Yayını – Sf. 166) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU (1998): Habibullah, Allah’ın sevgilisi demek. Fakat halkının düşmanı.

  • Doğu’nun cami ve Pazar yerlerinde Alman İmparatorluğunun gizlice İslam dinini seçtiği söylentileri yayılmaya başlamıştı. Hatta kendisine verdiği adla Hacı Wilhelm Muhammed, kılık değiştirerek Mekke’ye hacca bile gitmişti. Davaya yakın olan Müslüman bilginleri, Kur’an’da Wilhelm’in müminleri kâfir boyunduruğundan kurtarmak için Allah tarafından görevlendirildiğini gösteren esrarengiz ayetler bile bulmaktaydılar. Alıntı: İstanbul’un Doğusunda Bitmeyen Oyun – Peter Hopkirk…

  • Hitlerin devleti III. Reich … bir halk devleti, bir bürokratik devlet ve bir parti devletiydi. Alıntı: Yirminci Yüzyılın ve Modern Çağın Sonu – John Lukacs (Sabah Yayınları – Sf. 305) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU (1998): Bizim Cumhuriyetimize çok benziyor.

  • Osmanlı döneminde İslamlaştırılan, çok zaman babası öldürülen ve bu nedenle bilinmeyen Hıristiyan çocuklarına, baba adı olarak “Abdullah” veriyorlar. Alıntı: Emperyalist Türkiye – Yalçın Küçük (Başak Yayınları, Temmuz 1992 – Sf. 464) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (2012): Abdullah Allah’ın kulu demek.

  • Sivas Kongresinin oy birliğiyle; Mustafa Kemal’in de oyuyla Amerikan mandasını isteme kararı aldığı da kesindir. Alıntı: Emperyalist Türkiye – Yalçın Küçük (Başak Yayınları, Temmuz 1992 – Sf. 457) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (1996): Manda, Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra bazı az gelişmiş kabul edilen ülkeleri, kendi kendilerini yönetecek bir düzeye eriştirip bağımsızlığa kavuşturuncaya kadar Milletler…

  • …Mütareke (1918, 1919 ateşkes yıllarında), Yeni Gün Gazetesi Başyazarı Yunus Nadi, Vakit Başyazarı Ahmet Emin (Yalman), Sabah Başyazarı Ali Kemal, Akşam Başyazarı Necmettin Sadak, İkdam Başyazarı Celal Nuri (İleri), Tasviri Efkâr Başyazarı Velid Ebuzziya (Tevfik) bir araya geldiler ve ABD Başkanı Wilson’dan manda istediler. Alıntı: Emperyalist Türkiye – Yalçın Küçük (Başak Yayınları, Temmuz 1992 –…

  • Her emperyalist ülke, kendisini emperyalist olarak kabul ettirebilmek ve bunu sürdürmek için, mutlaka, belli aralıklarla ülke toprakları dışında kuvvet kullanmak zorundadır.  Emperyalist aşamanın ordusu profesyonel ordudur.   Politik ordu, profesyonel olamıyor. Alıntı: Emperyalist Türkiye – Yalçın Küçük (Başak Yayınları, Temmuz 1992 – Sf. 61) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU (2019): Müthiş bir öngörü, bilimsel bakabilmenin sonucu.

  • Tekelli düzende sokaktaki insanın kültürü reklam kültürüdür; dili, reklamcının basit düşünmeye mahkûm eden dili oluyor.   Hobson, emperyalizm ile halk yönetiminin ortak hiçbir yanı olmadığını ileri sürüyor. Bu saptama 1902 tarihlidir ve her geçen zaman Hobson’u doğruluyor. Tekelli ve emperyalist düzene geçen her ülke halk yönetimini bir kenara atıyor. Başkanlık sistemi, bürokratik yönetime en uygun sistemdir.…

  • “… Reisicumhurumuzun aynı zamanda başkumandan olması çok mahzurlu (sakıncalı) olacaktır. Her tarafta siyasi münasebetlerimiz (ilişkilerimiz) kesilmiş bir halde iken, sırf dâhili işlerle uğraşmak yüzünden zatı samileri (yüce kişi) istiklâl harbinde askeri planımızın gereği başkumandanlığı zamanında uhdenize (üzerinize) alamadınız ve bu yüzden batı ordusu çeteciliğe döküldü ve istiklâl harbi de beyhude (boş) yere en az bir…

  • Mahkeme Heyeti Mustafa Kemal Paşa’nın emrine kul olan zatlardı. Fındıklı sarayı salonunda münevver kadın – erkek İstanbul halkını hayli güldürdüler. Alıntı: Paşaların Kavgası – İsmet Bozdağ (Emre Yayınları – Sf. 225) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (1996): 8 Aralık 1923’te İstanbul basınının sesini kesmek için İstiklâl Mahkemesi Heyeti İstanbul’a geliyor. Kolordu Kumandanı Şükrü Naili Paşa…

  • Karabekir, 27 Ekim 1923’de Trabzon’dan Ankara’ya gidişte halk ile görüşüyor:  “İstiklâlimizi kurtardık fakat Hürriyetimizi kaybedeceğimizi” apaçık gelip bana söylüyorlardı. 29 Ekim 1923’te Trabzon Müdafai Hukuk Merkezi Heyeti ziyaretime gelerek. “İstiklâlimizin sevincine doyamadan, hürriyetimizi elimizden alıyorlar. Padişahların istibdadından nice kurbanlar pahasına uzun yılların emeği ile kurtulan bu millet, şimdi bir kumandanın idaresine mi girecek? Bugün yok…

  • Meclis’in 291 azasından, rey esnasında 158’i bulunuyor. (1) Mustafa Kemal Paşa, mefkuresi (fikirleri) olan, hilafet ve saltanat makamına geçmesini, arkadaşlarının önlediğini görünce, Cumhurreisliği’ne de mani olacakları endişesi ile işi çabucak bitirmek suretiyle… Mustafa Kemal Paşa, şerefimizle hatta canımızla oynamaktadır.  Ali Fuat Paşa ve Siyasi Mümessil (temsilci) sıfatıyla İstanbul’da bulunan Dr. Adnan Bey’le de görüştüm. Hepsi…

  • (Karabekir, Kürtleri en eski Türk ırkı olarak tanımlıyor:)  Kürtler en zayıf zamanımızda dahi içten ve dıştan yapılan her türlü tahriklere rağmen, bana olan sevgi ve güvenlerini daima göstermişler ve milli hükümetimize karşı sadakatten ayrılmamışlardı. Fakat 2. Büyük Millet Meclisi’ne İkinci Guruptan kimse alınmamak hatasına, bunların sadakatle hizmet eden bir iki mebuslarının alınmaması hatası da eklenmişti.…

  • (Mustafa Kemal Paşa, 23 Ocak 1922 Bursa:) “Hilafetin yalnız Türkiye halkına değil, bütün İslam âlemine şümulü (kapsaması) olması hasebiyle (nedeni ile) bu makam hakkında bir karar vermek Türk Milletinin salahiyeti (yetkisi) haricindedir.”   (Mustafa Kemal 3 Şubat 1922 İzmir’de:) “Bizim dinimiz en makbul ve en tabii bir dindir ve ancak bundan dolayıdır ki son din olmuştur.…

  • (Karabekir anlatıyor:) 18 Temmuz 1923’de Trabzon’dan gelen haberler kötü. Basın, Ali Şükrü’nün ölümünden Mustafa Kemal’i suçluyor.  Mustafa Kemal Paşa bana şunu söyledi; “Trabzon’da kanayan bir yara var. Sen bunu vaktiyle söndüremedin. Şimdi de yine kaynamaya başladı. Bu sefer kuvvetli bir yumruk hak ettiler. Bunu nasıl yapmayı muvafık bulursun?” Alıntı: Paşaların Kavgası – İsmet Bozdağ (Emre…

  • (1924 CHP Gurup toplantısındaki konuşmalar, Kâzım Paşa günlüklerine yazmış:)  Karabekir; “…hayatımın, bütün hesaplarını, günü gününe, hatta saati saatine verebilirim. Sf. 30  Dr. Hilmi Oytaç (Malatya) (1); “..Benim bildiğim İnönü…Stalinkâri kafaları koparmasını bilen bir adamdır.” Karabekir; “Vicdanınıza, milli vicdana soruyorum; İstiklâl Savaşının Kolordu Komutanları nerede? (Sf. 53) Siyasi ya da herhangi bir hadisenin tarihinde hatıramızı yazıp…

  • Kâhya’nın katillerinin Ankara’dan gitmiş Osman Ağa’nın adamları olduğunu, Trabzon mebusu Ali Şükrü Bey öğrendi. Akrabasından birisi de bu işte zimethalmiş (yardımcı imiş), hakikat anlaşıldı, fakat çok geçmedi, bu, Mebusu da Ankara’da boğdular. (1) Alıntı: İstiklâl Harbimizde Enver Paşa ve İttihat ve Terakki Erkânı – Kâzım Karabekir (Tekin Yayınevi, 1. Baskı 1990 – Sf. 358) kitabından…

  •                    “Şark Cephesi Kumandanı Kâzım Karabekir Paşa Hazretlerine; (1)         Trabzon vaziyetini, Hükûmeti mülkiye (siyasi hükümet) vaziyet (durum) ve vesaiti (araçları) ile takip ettirmek daha münasiptir (uygundur).                                 TBMM Reisi Başkumandan Mustafa Kemal” Sami Bey’den Yahya hakkında bilgi geldi;           “Şark Cephesi Kumandanlığına 26.11.1337 Trabzon   Kâhya’nın, malum olan siyasi cereyandan başka suiistimalâtı (kötülükleri), Trabzon’da bir…

  • “Şark Cephesi Kumandanı Kâzım Karabekir Hazretlerine; 4.12.1337                                                                                                                          Ankara           .. Mithat Efendi meselesine ait bulunan evrakı, Adliye Vekâletine etrafı ile tetkik ettirdim. ..  Celalettin Arif, Hüseyin Avni ve Necati Beylere ait olarak şimdiye kadar gönderilmiş olan evrak dosyasını da Adliye Vekâletinin nazarı dikkatine arz eyledim. ..                        TBMM Reisi Başkumandan Mustafa Kemal”    Bir…

  • Halk hükümetine Erzurum’da müsaade etmedim. “Erzurum Erzurumlularındır.” propagandasının harici düşman tarafından geldiğini haykırdım! Alıntı: İstiklâl Harbimizde Enver Paşa ve İttihat ve Terakki Erkânı – Kâzım Karabekir (Tekin Yayınevi, 1. Baskı 1990 – Sf. 206) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (2022): Halkın yönetime güveni kalmamış ve kötü idareden o kadar bıkmış ki şehirler, yöreler ve etnik…