Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
Kategori: Bakkal Defteri
Bu kategorideki yazılarda, bakkalın notları ve yorumları bulunmaktadır.
-
BAKKAL’IN NOTU (1995); Kitaptan yorum katmadan çıkarttığım özet; 25 Kânunusani 1919 yer Sivas, Fevzi Paşa Kâzım Karabekir Paşa’ya; “-Mustafa Kemal ve Ali Fuat (Cebesoy) Paşa’lar muhteris (hırslı) ve menfaat düşkünüdürler. Şunu iyi bil ki Mustafa Kemal eğer reis olursa ilk işi seni imha olacaktır. İsmet Bey’de bu görüştedir. Muhalefet etme, Mustafa Kemal’i derdest İstanbul’a götüreyim.”…
-
Sakarya Savaşından sonra, İsmet ve Ali İhsan Paşa arasında geçimsizlikler baş gösteriyor. Ali İhsan Paşa, Malta’dan kaçarak 5 Teşrinievvel 1921 günü Ankara’ya geliyor. Garp Cephesinde 1. Ordu Kumandanlığına tayin oluyor. Paşa, İsmet’ten iki sınıf eski, İsmet Paşa, .. Ali İhsan Paşa’yı verdiği emirlere itaat etmediğinden ve astları, üstlerine karşı tahrik ettiğinden İstiklâl Mahkemesine vererek.. cezalandırılmasını…
-
(Miralay Kasap Osman, milli mücadelenin Kuvayı Milliyecilerinden, sert, haşin, muhalif bir adam. Suçu da sağda solda devlet büyükleri hakkında konuşmak. 1921’de düzenli ordu dönemine geçildiğinde kızağa alınınca canı sıkılıyor ve konuşmaya başlıyor:) Kendisi benim ve İhsan Bey’in kişisel arkadaşımız olduğu için, Ankara’ya her gelişinde bizi ziyaret eder; “-İnkılap bitmedi daha yapacağımız çok şeyler var!” diye…
-
Şükrü Bey’in kaybolduğu akşam, Osman Ağa’nın (Laz Topal Osman Ağa’nın) evinden acı acı bir takım sesler duyulduğu, hatta evin üst katında oturan kiracıların korkarak evden komşuya kaçtıkları …. Sabahın erken saatlerinde Osman Ağa’nın kapısına eşya nakli bahanesiyle bir arabanın getirilmiş olduğunu tespit ediyordu. Yarım saat süren çatışma sonucunda Osman Ağa yaralı elde edilmiş ve yirmi…
-
(Mustafa Sağir Hintli Müslümanların temsilcisi, Hintli Hilafet Derneği üyelerinden. İnebolu’dan Anadolu’ya çıkıyor, Kılıç Ali’ye göre kısmi karşılamalar ve ağırlamalar var. Adam, nutuk ata ata Kastamonu’ya kadar geliyor. Kastamonu’daki karşılamayı beğenmeyerek şikâyet edince, Ankara Hükûmeti de telgrafla Kastamonu Valisine fırça atıyor:) Mustafa Sağir üzerinde oluşan bu kötü etkiyi düzeltmek amacıyla olacak ki Ankara’ya yaklaştığı zaman Gazi…
-
Bir gün İsmet Paşa ile Recep Peker, Mustafa Kemal’e Menteşe Mebusu Halil Bey’den acı acı şikayet ediyordu…. Recep Peker; “-Hükûmetin getirdiği bir iş, Meclisten çıkacak herhangi bir siyasi mesele yoktur ki Halil Bey’den zorluk görmesin! İşleri daima tavik (ertelemeye) çalışıyor!” dedi ve İsmet Paşa da; “-Bize Meclis’te ot yolduruyor!” diye Recep Bey’i doğrulamıştı. Atatürk; “Davalarınızı,…
-
… ne Gazi’den, ne de hükümetten, hiçbir yerden ne emir ne de ilham almadık. İzmir Suikastına ait hadiselerin tahlilinde de, suikastları hazırlayanları tahrik eden haleti ruhiyeleri (ruh halleri) ve memleketin o günkü genel şartlarını göz önüne almak gerekir. (Terakkiperver Cumhuriyetçi Parti, Kâzım Karabekir ve arkadaşlarının kurduğu parti:) Bir parti programının içinde yazılı “Dini inançlara…
-
Kâzım Karabekir de Terakkiperver Fırka Başkanı sıfatıyla Ankara’da tevkif edilmiş bulunuyordu. Başbakan İsmet Paşa bu kişilerin tevkifi için mahkemenin verdiği kararlardan haberdardı. Buna rağmen, mahkemeye haber vermeden Polis Müdürü Dilaver Bey’e Kâzım Karabekir Paşa’nın serbest bırakılması için emir vermişti. Dilaver Bey Başbakan’ın bu emri ile Kâzım Karabekir Paşayı serbest bırakmış, durumu da hemen mahkeme savcılığına…
-
(Yer Ankara, henüz suikast olayı duyulmamış, Ziya Hurşit yakalanmamış. İstiklâl Mahkemesi heyeti, Çankaya civarındaki Maraş Mebusu Nurettin Bey’in köşküne serinlemek ve akşam yemeği için gidiyorlar, buradan çıkınca Eskişehir Mebusu olan ve İzmir suikastı davasında astıkları Ayıcı Arif Bey’in köşküne gidiyorlar. Arif Bey bu mahkeme heyetini görünce heyecanlanıyor.) Oturur oturmaz ben, hiçbir sebep olmadığı halde, muhakkak…
-
Hükümet, İzmir’e hareketimiz için bir özel tren hazırlatmıştı. Trenin hareketinden önce trenin salonunda arkadaşlarla toplandık. Durumu inceledik. Ziya Hurşit’in itirafı üzerine olay ile Terakkiperverlerin (Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası yöneticilerinin) ilgisi ihtimalini teemmül ettik (istekle ve etraflıca düşündük). Bütün Terakkiperver Fırka üyelerinin bulundukları yerlerde ve aynı saatte derhal tevkif edilmelerini ve evlerinin itina ile aranmasını ve çıkacak…
-
Gazi İzmir’e ulaşınca, Ziya Hurşit ile diğer şerirleri (şirretli adamları) bizzat huzuruna çağırıp sorgulamış, (1) Ziya Hurşit her şeyi kabul ve itiraf ettikten sonra Gazi; “-Ziya Hurşit! Seninle hayli arkadaşlık ettik. Hayatıma kastedecek kadar ileri gitmene sebep neydi? Bana acımadın mı?” dediği zaman susmuş. Alıntı: İstiklâl Mahkemesi Hatıraları – Kılıç Ali (Sel yayınları 1955- Sf.…
-
İkinci Ankara İstiklâl Mahkemesinde Afyon Mebusu Ali Bey’le (Kel Ali Çetinkaya) görevde idik. Osmaniye’nin Bahçe kazasından (Kasabasından) boylu poslu, irice, levent gibi gayet güzel bir delikanlı mahkememize gönderilmişti. Askerlikten firar etmiş, takip eden müfrezeye karşı silahlı çatışma sonucunda yakalanmış olmakla suçlanıyordu. İdam kararını verdik fakat bu karar beni çok üzdü. .. Sabah erken Mahkemeye gittim,…
-
İstanbul henüz İtilaf Devletlerinin işgali altındaydı, o sırada Gazi, benimle arkadaşım İhsan’ı (1) İstanbul’daki milli teşkilatımızı gözden geçirmek ve başkanları ile görüşmek, temas etmek üzere gizli olarak ve takma adlarla İstanbul’a göndermişti. Teşkilat arkadaşlarımız bizi Kara Kemal’le de görüştürmeyi arzu etmişlerdi. Kara Kemal bize, Ankara’daki 2. Gurup şeklindeki ayrılığı (Mustafa Kemal’e muhalif olan mebusların gurubuna…
-
Bu mahkemeleri (İstiklal Mahkemeleri) Çeka Mahkemesine benzetenler de olmuştu. Alıntı: İstiklâl Mahkemesi Hatıraları – Kılıç Ali (Sel yayınları 1955- Sf. 9) kitabından birebir alınmıştı. BAKKAL’IN NOTU (1995): Çeka, komünist ihtilalinden sonra Rusya’da kurulmuş devrim mahkemeleri.
-
(9 Şubat 1925’te Başbakanlık bütçesi görüşülürken, Elazığ Mebusu Hüseyin Bey (Deveci), baytarların (Veterinerlerin) terfileri hakkında bir önergeyi imza ettirmek için Ardahan Mebusu Halit Paşa’ya gidiyor. Tersliği üstünde olan Deli Halit Paşa bunu imzalamıyor ve tartışıyorlar. Halit Paşa Hüseyin Bey’i vurmak istiyor ama bırakmıyorlar. Rize Mebusu Rauf Bey, Bozok Mebusu Salih Bey, Antep Mebusu Kel Ali…
-
Atatürk, Latife Hanımla evlendiğinden kısa bir zaman sonra, Çankaya Köşkü’ne, Atatürk’ün üvey babasının erkek kardeşinin kızı olan Fikriye Hanım geliyor. (1) Günün birinde Fikriye’nin Almanya’dan dönüp, gelir-gelmez Ankara’ya giderek Atatürk’ü ziyaret etmek istediği halde, Başyaveri Rasuhi Bey’in, herhalde daha önce almış olduğu talimata uyarak, nezaketle engel olması üzerine, Fikriye’nin son derece mahzun, müteheyyiç bir vaziyette…
-
O zaman Ankara’da Rus Sefarethanesinde kafayı çekmekle meşgul olan, İstiklâl Mahkemesi Reisi Ali Çetinkaya’ya bu haber bildirilince, sevinçten bir kadeh daha yuvarlayarak, hemen oradaki İsmet Paşa’ya koşarak; “- Paşa’m müjde! Kara Kemal gürledi gitti! İntihar etmiş!” diye müjdeyi verdi. Alıntı: Cumhuriyet Devrinde Siyasi Cinayetler – Feridun Kandemir (Ekicigil Tarih Yayınları 1952 – Sf. 100)…
-
Ve Meclis’e bir önerge veriliyor; ” … yapılan çatışma sonucunda yaralı olarak ele geçirilen ve sonradan geberen, hunhar katil Kaymakam (yarbay) Topal Osman’ın Meclis’in kapısı önünde asılarak teşhir edilmesini teklif ederiz.” İttifakla (herkesin katılımıyla) kabul edilen bu teklif de Topal Osman’ın cesedi Meclis önündeki sehpada sallandırılmak sureti ile yerine getirildi. Fakat ceset başsızdı. Alıntı:…
-
Lazistan Mebusu Ziya Hurşit Bey (1) ; “-Giresunlu Topal Osman ve hempalarından, suç ortaklarından BMM Başkanlığı Muhafız Bölüğü Kumandanı Mustafa Kaptan adlı şahsa fuzuli olarak verilen Teğmen rütbesi dolayısıyla askeri tevkifhanede (tutukevinde) yatması pek manasızdır. Kendisinin derhal genel hapishaneye nakli ve cinayetin hakiki müsebbiplerinin (sebep olanların) süratle tahkiki ile (araştırılarak) meydana çıkartılmasını teklif ederim.” Ziya…
-
… korumasıyla görevli olduğu Mustafa Kemal Paşa’ya kıymaya kalkması ihtimali olduğundan her şeyden önce, Mustafa Kemal Paşa’yı bu melun’un şerrinden korumak gerekiyordu. Mustafa Kemal Paşa’yı ve Latife Hanım’ı Çankaya Köşkünün arka tarafından aldırıp istasyona getiriyorlar. Tam o sırada Çankaya’da ateş de başlamıştı. Topal Osman, yarasından akan kanları sile sile kudurmuşçasına; “Ah namertler! Kancıklar! Beni gafil…