Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Bakkal Defteri

Bu kategorideki yazılarda, bakkalın notları ve yorumları bulunmaktadır.

  • (12 Nisan 1920 tarihli gizli celsede mali durum ve Tekalif görüşülüyor. Tekâlif; Osmanlı da bir tür vergi, ne amaçla alınırsa o amaca harcanma ve vatandaşa iade edilme şartı var.) Cemil Bey (Kütahya): “Müskirat (alkollü içecekler) Kanununun tatbikinden sonra 80 ila 150 kuruşa satılan içki, 400-700 kuruşa kadar satıldı ve içildi ve bundan yine çoğunluğu Pontus’çu,…

  • (29 Ekim 1921 tarihli gizli celsede asayiş ve Sakallı Nurettin Paşa ve Topal Laz Osman konuşuluyor:) Osman Bey (Lazistan); “Merkez Ordu Komutanı Nurettin Paşa tarafından, kadınların, çocukların tehciri (hicret ettirilmesi, zorunlu göç ettirilmeleri) meselesi bütün mıntıkalara emrediliyor. Bunu haber alan Samsunlular Samsun aydınları ve Müdafi Hukuk Heyeti, Belediye, Müftü… doğrudan doğruya Mustafa Kemal Paşa’ya başvurarak…

  • (29 Ekim 1921 tarihli gizli celsede ordunun durumu, asker firarları ve İngilizlerden silah alımı görüşülüyor:) Refet Paşa (İzmir) (Milli Müdafaa Vekili); “.. Sakarya Harbinde de hiç olmazsa otuz bin kişi firar etti ve Refet Paşa otuz bin tüfeği buldu, yerine koydu. Oradan aldı, buradan aldı, İngilizlere başvurdu, casusluk etti ve ordu tekrar savaşa hazır hale…

  • (5 Ekim 1921 tarihinde Koçgiri ve Ümraniye ile Karadeniz’deki Rum tehciri görüşülüyor:) Vehbi Efendi (Konya); “Hükümetçe tedibi (terbiye edilmesi) gereken on dört köy yerine yetmiş-seksen köy mahıv ve perişan olmuş.” Ziya Hurşit Bey (Lazistan); (1) “.. Nurettin Paşa Rum tehciri (zorunlu göçürmesi) sırasında Samsun’un içinde bunlar için gayrimesul (sorumsuz) çeteler yapılıyordu. Bunun üzerine Rumlar dağlara…

  • (4 Ekim 1921 tarihli gizli celsede Koçgiri ve Ümraniye olayları görüşüldü:) Emin Bey (Erzincan); “.. Ümraniye meselesi şu şekilde olmuştur. Karacaören Nahiyesinde eskiden beri bilinen on sekiz ile yirmi kişi, eşkıyalık ettiklerinden birkaç kez mahkûm olmuşlardı. .. Alişir adındaki habis (kötü huylu) adam bu eşkıyalığa bir siyasi renk vererek … bundan yararlanmak için kalemi ile…

  • (5 Ağustos 1921 tarihli gizli celse:) Emin Bey (Eskişehir); “Memleketi Yunandan, düşmandan kurtarıp ta böyle bir müddet için kendisi diktatör olarak iş yaparsa ben bunda memleket için fayda görürüm. Hatta bendeniz, padişahlıktan yüksek bir makam olsa dahi veririm.” (1) Mustafa Bey (Tokat); “Aldandın!”….  Rıza Nur Bey (Sinop); ” …Biz adeta bir padişah seçiyoruz. … Hâlbuki…

  • (11 Ağustos 1921 tarihli gizli celsede Jandarmanın durumu görüşülüyor:) İsmail Şükrü Efendi (Karahisar-ı Şarki); “Efendim jandarmalardan ahali (halk kelimesinin çoğulu) nefret etmiştir. … Çünkü jandarmalar şimdiye kadar köylerde birer irtişa (rüşvet) aleti, hırsız ocağı olmaktan başka bir şey değildir. … Bir taraftan bir tarafa bir tarafa bir kumandan naklederken yirmi bin lirayla oynuyor… Jandarma hırsız…

  • (4 Ağustos 1921 tarihli gizli celse:) Selahattin Bey (Çolak Selahattin) (Mersin); (Mustafa Kemal’in başkumandan değil de başkumandan vekili olmasını uygun buluyor.) “Yani milletin hâkimiyetini, milletin kudretini, milletin kendisinde saklamak istiyorum. O’nun başkumandanlığı altında milletin işini gördürmek istiyorum. Mustafa Kemal Paşa (Ankara); “ … Ben Başkumandan Vekili Mustafa Kemal Paşa diye bir imza atarsam zannediyorum ki…

  • (2 Ağustos 1921 tarihli gizli celsede Gediz-Afyon yenilgisi görüşülüyor:) Rıza Nur (Sinop): “… Cephane ve silah temininde bir aciz (çaresizlik) düşünülemez. .. Diğer taraftan da satın almak için kaynak ta vardır. İngiliz karargâhının kumandanının yaverleri, bilmem neleri, bol bol silah satıyorlar .. İşittim ki yüzlerce mitralyöz, binlerce silah satıyorlar.” Alıntı: TBMM Gizli Celse Zabıtları II…

  • Hüseyin Avni Bey (Erzurum); “Efendiler Paşa hazretlerini (Mustafa Kemal’i) severiz, fakat emrimize uyduğu için severiz, aksi halde parçalarız. (bravo sedaları) O da iftihar etsin.” .. Mustafa Kemal Paşa (Ankara)(Başkumandan); “…Evet, bağlıyız çünkü Hilafet Makamı ve Saltanat herhangi bir şahsın değildir. Doğrudan doğruya bütün İslam âleminin müzaheretiyle beraber Türkiye halkında olan o makam bizimdir. Koruduk ve…

  • (23 Temmuz 1921 tarihli gizli celse, Gediz-Afyon yenilgisi ve Meclis’in Kayseri’ye nakli görüşüldü, tutanakların çoğu kayıp olanlar da sansürlenmiş;) (1) Fevzi Paşa Bakanlar Kurulu Başkanı; “.. biz Ankara’da bulundukça, ordu daima Ankara’yı göz önüne almak zorundadır. Ordu Ankara’yı göz önüne aldıkça, düşman da manevrasını ona göre yapacaktır. .. Herhalde hükümet merkezinin değiştirilmesi zorundayız. Bunun için…

  • “1337 Bütçesi Görüşmeleri. Maliye Bakanı Ahmet Ferit Bey’in izahatı; Gelirler 108 milyon bunun 67,5 milyonu Milli Savunmaya.” Alıntı: TBMM Gizli Celse Zabıtları II – (İş Bankası Yayın No:267 – Sf. 80 ile 85 arası) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU (1994) Hüseyin Avni Bey bu celse aleni olsun diyor, “halktan neyi gizliyoruz?” Diyor.

  • (12 Mayıs 1337 (1921) tarihli gizli celse: Fransa İle Anlaşma. Bekir Sami Bey’in İstifası) BAKKAL’IN NOTU (1995): İlk sözü Mustafa Kemal Paşa alıyor; Denebilir ki siyasetimiz müstakil yani bağımsız olmakla birlikte şark siyasetine yani Rusya’ya meyilli bir siyasettir. Bekir Sami Bey’i muhalefetin ağzına atıyor ve Meclis’te tutmayıp yurtdışına gönderelim diyor. Amasya Mebusu ve Çerkez milliyetçisi…

  • (17 Mart 1921 tarihli celse, Sevr görüşmeleri:) BAKKAL’IN NOTU (1994): 17 Mart 1921 tarihli görüşmelerden anlaşılan o ki; Sevr Antlaşmasını Ankara Meclisi’nin gönderdiği heyet de imzalamış veya kabullenmiş. Bu antlaşmayı vahdettin imzalamamış yani onaylanmamış. Bir diplomatik sorun olarak kalmış.  Alıntı: TBMM Gizli Celse Zabıtları II – (İş Bankası Yayın No:267 – Sf. 7 ile 9…

  • (14 Mart 1921 tarihli gizli celse:) BAKKAL’IN YORUMU (1994): Antepliler, Şahin Bey dedikleri sonradan kahraman olarak anılacak olan toprak ağasının öncülüğünde önce Fransızları Antep’e davet etmişler, sonra Fransız ordusundaki Ermeni lejyonerlerden cesaret alan tehcire uğramış olan bazı Ermenilerin Antep’e geri dönüp mallarını sahiplenmelerinden rahatsızlık duyulunca yine Şahin Bey öncülüğünde Antep’i Fransız lejyonerlerinden kurtarmış, geri almışlar,…

  • (22.1.1921 tarihli gizli celse:) Fevzi Paşa Müdafai Milliye Vekili (Milli Savunma Bakanı) (Kozan): “ .. Halen yedi sekiz yüz bin kadar Hıristiyan vardır… Meşrutiyetten sonra (1908) askerlik seyyanen (tamamen) bütün halka bir yükümlülük olarak vazedilmişti (emredilmişti, yasalaşmıştı) ve Hıristiyanlar da askere alınmıştı. Balkan Savaşlarında bunlar silahlı olarak askere alınmışlardı. Mahzur (sakınca) görüldüğü için Harbi Umumi’de…

  • (Çerkez Ethem ile ilgili gizli celse görüşmesi var: 9.12.1920) (1) Mustafa Kemal; “.. Yalnız sizin o kadar muhakemeniz olsaydı, ben sizi tevkif etmek isteseydim, ne için sizi alıp ta buradan oraya götürecektim? Ben sizin hepinizi tevkif eder, idam eder ve öldürürdüm! Hâlbuki ben sizi orada bıraktım ve ben oraya gittiğim zaman o kararı vermiş olsaydım……

  • (Çerkez Ethem ile ilgili 30 Aralık 1920 tarihli gizli celse:) (1) Salih Efendi (Erzurum): “Mademki bazı arkadaşlarımızın da beyanatı üzerine bu sorunun barışçı yollardan hallinin mümkün olduğunu Celal Bey itiraf ediyor, gerek Meclis ve gerek sizin Şeref-i Riyasetinizden (şerefli başkanlığınızdan) bunu temenni ediyorum…” Mustafa Kemal; “Beyefendiler, gayet elim (üzücü) bir durum karşısında bulunuyoruz. Eğer hükümet…

  • BAKKAL’IN NOTU (1994): Diyarbekir Mebusu Hacı Şükrü Bey Konya’daki olayların, bir Selçuklu devleti kurma olayı olduğunu, buna önayak olanların da Mevlana’nın torunu Abdulhalim Çelebi Efendi ile Musa Kâzım olduğunu söylüyor. BAKKAL’IN YORUMU (2019): Konya İsyanının içeriği hiç anlaşılamadı. Bu isyanın Konya’da sosyalist bir devlet, şura hükümeti kurma olayı olduğu da iddia ediliyor. Alıntı: TBMM Gizli…

  • (5.7.1920 tarihli gizli celse konuşmaları:) Mustafa Kemal (Ankara); ” .. Hilafet ve saltanatın korunması zaten birinci esasımızdır. ..makamı  hilâfet ve saltanata olan bağlılığımız ve o makamın bütün gerekli koşulları ile korunması birinci esasımızdır. … maatteessüf (üzüntülerimle) şimdi hilafet ve saltanat makamını işgal eden zat bu millet için hain bir adamdır.” (1) “..İstediğiniz adamlarla görüşebilirsiniz ve…