Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
Kategori: Bakkal Defteri
Bu kategorideki yazılarda, bakkalın notları ve yorumları bulunmaktadır.
-
(2 Ağustos 1921 tarihli gizli celsede Gediz-Afyon yenilgisi görüşülüyor:) Rıza Nur (Sinop): “… Cephane ve silah temininde bir aciz (çaresizlik) düşünülemez. .. Diğer taraftan da satın almak için kaynak ta vardır. İngiliz karargâhının kumandanının yaverleri, bilmem neleri, bol bol silah satıyorlar .. İşittim ki yüzlerce mitralyöz, binlerce silah satıyorlar.” Alıntı: TBMM Gizli Celse Zabıtları II…
-
(23 Temmuz 1921 tarihli gizli celse, Gediz-Afyon yenilgisi ve Meclis’in Kayseri’ye nakli görüşüldü, tutanakların çoğu kayıp olanlar da sansürlenmiş;) (1) Fevzi Paşa Bakanlar Kurulu Başkanı; “.. biz Ankara’da bulundukça, ordu daima Ankara’yı göz önüne almak zorundadır. Ordu Ankara’yı göz önüne aldıkça, düşman da manevrasını ona göre yapacaktır. .. Herhalde hükümet merkezinin değiştirilmesi zorundayız. Bunun için…
-
(12 Mayıs 1337 (1921) tarihli gizli celse: Fransa İle Anlaşma. Bekir Sami Bey’in İstifası) BAKKAL’IN NOTU (1995): İlk sözü Mustafa Kemal Paşa alıyor; Denebilir ki siyasetimiz müstakil yani bağımsız olmakla birlikte şark siyasetine yani Rusya’ya meyilli bir siyasettir. Bekir Sami Bey’i muhalefetin ağzına atıyor ve Meclis’te tutmayıp yurtdışına gönderelim diyor. Amasya Mebusu ve Çerkez milliyetçisi…
-
(17 Mart 1921 tarihli celse, Sevr görüşmeleri:) BAKKAL’IN NOTU (1994): 17 Mart 1921 tarihli görüşmelerden anlaşılan o ki; Sevr Antlaşmasını Ankara Meclisi’nin gönderdiği heyet de imzalamış veya kabullenmiş. Bu antlaşmayı vahdettin imzalamamış yani onaylanmamış. Bir diplomatik sorun olarak kalmış. Alıntı: TBMM Gizli Celse Zabıtları II – (İş Bankası Yayın No:267 – Sf. 7 ile 9…
-
(14 Mart 1921 tarihli gizli celse:) BAKKAL’IN YORUMU (1994): Antepliler, Şahin Bey dedikleri sonradan kahraman olarak anılacak olan toprak ağasının öncülüğünde önce Fransızları Antep’e davet etmişler, sonra Fransız ordusundaki Ermeni lejyonerlerden cesaret alan tehcire uğramış olan bazı Ermenilerin Antep’e geri dönüp mallarını sahiplenmelerinden rahatsızlık duyulunca yine Şahin Bey öncülüğünde Antep’i Fransız lejyonerlerinden kurtarmış, geri almışlar,…
-
(22.1.1921 tarihli gizli celse:) Fevzi Paşa Müdafai Milliye Vekili (Milli Savunma Bakanı) (Kozan): “ .. Halen yedi sekiz yüz bin kadar Hıristiyan vardır… Meşrutiyetten sonra (1908) askerlik seyyanen (tamamen) bütün halka bir yükümlülük olarak vazedilmişti (emredilmişti, yasalaşmıştı) ve Hıristiyanlar da askere alınmıştı. Balkan Savaşlarında bunlar silahlı olarak askere alınmışlardı. Mahzur (sakınca) görüldüğü için Harbi Umumi’de…
-
(Çerkez Ethem ile ilgili gizli celse görüşmesi var: 9.12.1920) (1) Mustafa Kemal; “.. Yalnız sizin o kadar muhakemeniz olsaydı, ben sizi tevkif etmek isteseydim, ne için sizi alıp ta buradan oraya götürecektim? Ben sizin hepinizi tevkif eder, idam eder ve öldürürdüm! Hâlbuki ben sizi orada bıraktım ve ben oraya gittiğim zaman o kararı vermiş olsaydım……
-
(Çerkez Ethem ile ilgili 30 Aralık 1920 tarihli gizli celse:) (1) Salih Efendi (Erzurum): “Mademki bazı arkadaşlarımızın da beyanatı üzerine bu sorunun barışçı yollardan hallinin mümkün olduğunu Celal Bey itiraf ediyor, gerek Meclis ve gerek sizin Şeref-i Riyasetinizden (şerefli başkanlığınızdan) bunu temenni ediyorum…” Mustafa Kemal; “Beyefendiler, gayet elim (üzücü) bir durum karşısında bulunuyoruz. Eğer hükümet…
-
BAKKAL’IN NOTU (1994): Diyarbekir Mebusu Hacı Şükrü Bey Konya’daki olayların, bir Selçuklu devleti kurma olayı olduğunu, buna önayak olanların da Mevlana’nın torunu Abdulhalim Çelebi Efendi ile Musa Kâzım olduğunu söylüyor. BAKKAL’IN YORUMU (2019): Konya İsyanının içeriği hiç anlaşılamadı. Bu isyanın Konya’da sosyalist bir devlet, şura hükümeti kurma olayı olduğu da iddia ediliyor. Alıntı: TBMM Gizli…
-
(5.7.1920 tarihli gizli celse konuşmaları:) Mustafa Kemal (Ankara); ” .. Hilafet ve saltanatın korunması zaten birinci esasımızdır. ..makamı hilâfet ve saltanata olan bağlılığımız ve o makamın bütün gerekli koşulları ile korunması birinci esasımızdır. … maatteessüf (üzüntülerimle) şimdi hilafet ve saltanat makamını işgal eden zat bu millet için hain bir adamdır.” (1) “..İstediğiniz adamlarla görüşebilirsiniz ve…
-
(4.7.1920 tarihli TBMM Gizli Celse. Üç gizli celse yapılmış, ilkinin zabıtları yani tutanakları var son iki celsenin zabıtları yok! 5 Temmuz’daki gizli celsenin baş ve son kısmının zabıtları yok.) Vehbi Efendi (Konya); “Efendiler! Köylü yedi senedir, yetmiş senedir, yüz yetmiş senedir kasaba eşrafı (şereflileri, önde gelenleri) adına öle öle usanmış! Canı boğazına gelmiş. Onlar, dostlar…
-
(Haziran sonundaki büyük bozgundan sonra İsmet Paşa Meclis’in bu ilk gizli celsesinde (oturumunda), işgalden korkulmamasını, işgal genişleyince de küçük harp yani çete harbi yapılacağını söylüyor:) Süleyman Sırrı Efendi (Yozgat); “Soyguncu Başkanı Edip Bey ile görüştük…. Edip Bey bana bir soru sordu ‘Siz orada geçici bir hükümet kurdunuz, başkentten vazgeçtiniz, Padişah’ı unuttunuz, sonra biz padişahı…
-
“I. Meşrutiyetin Meclisi olan Meclis-i Mebusan’da (1877), 93 Rus Harbinde Ermenilerin Ruslara yakınlaşması görüşülürken Halep Mebusu Ermeni Manok Karaca Efendi: “Ben, Hıristiyan ve Osmanlı mülkünde bulunan Hıristiyanların büyük kısmı olan Ermeni Milletinden bulunduğum için, umum Hıristiyanlara da dâhilim (genel Hıristiyanların da içindeyim) Ve bu sebeple, bu konuda fikrimi söylemeye hakkım vardır. Ermeni Milleti, beş yüz…
-
“Bizi muhafazaya memur müfrezenin komutanı Fethi Bey (Okyar) söz anlar, aklı başında bir subaydı. (1) “Bu biraderimin emri midir?” “Ordu ve Hükümetin sizden ricasıdır efendim.” “Peki, çoluk çocuğum ne olacak?” “Zat-ı Devletinizin ve evlâdı iyâlinizin (çocuklarınızın ve yakınlarınızın) hayat ve maişetleri devlet ve ordunun kefaleti altındadır.” Cevap verirken Ordu ve Devleti ayırdığına dikkat etmiştim. Ordu,…
-
“Osmanlı Tarihini anlayanlar bilirler ki: Bu ülke kuvvete dayanarak değil, adalete dayanarak kurulmuştur. Eğer Osmanlı orduları gittikleri yerlere adalet değil zulüm götürselerdi bu imparatorluk kurulmadan çekirdek halinde parçalanırdı. Adalet, meşruiyetin (haklılığın) temelidir. Meşruiyet, hükmetmenin mesnedidir (dayanağıdır). Kuvvet meşruiyetin müeyyidesidir (yaptırımı, sağlamlaştıranıdır). Bu halde kuvvet meşruiyete, hükmetme adalete dayanmak zorundadır. Ordu gayesi içinde elindeki gücü kullanırsa…
-
“Bir Osmanlı padişah ve halifesine bomba ile kasteden Ermeni kundakçılarını alkışlamayı vatanperverlik sayan aydınları görünce…. Hiçbir namuslu Ermeni, Padişah’a kasteden eli bombalı ırkdaşına “Şanlı Avcı” diyecek kadar hayâsız (utanması olmayan) olmamıştır.” Alıntı: Abdülhamit’in Hatıra Defteri – Hazırlayan: İsmet Bozdağ, (Kervan Yayınları 1968 – Sf. 90) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (2007): II. Abdülhamit’e Ermeni teröristlerce…
-
.. Buna rağmen kendileri ile ilgilendim. Yabancı memleketlerde parasızlık yüzünden bazı şeylere katlanmamaları için, gazetelerini satın almak bahanesi ile büyücek yardımlarda bulundum, bazı kimselerin memleketten para göndermelerine göz yumdum. Yeter ki yabancıların maşası olmasınlar, muhalefetleri yanlış ta olsa namuslu kalsın diye! .. Ahmet Rıza Bey Paris’te Meşveret adı ile bir gazete çıkarmaya başladı. Paris Sefirimize…
-
“Musahibim (padişahın sohbetinde bulunan kişi) evvelki gün Fransızca küçük bir kitap getirdi, adı “Piyer Kiyar’ın Hatırasına” dır. Bana “Kızıl Hayvan: Bete rouge lakabını takan bu Piyer Kiyar mış. Lakabı duymuştum da ortaya atanı bilmezdim. .. yazanlar Aharonyan ve Çobanyan’dır. Aharonyan efendi ve Mösyö Çobanyan’da ağız birliği edip allandıra ballandıra anlatıyorlar ki: Piyer Kiyar 1893 yılında…