Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
Kategori: Bakkal Defteri
Bu kategorideki yazılarda, bakkalın notları ve yorumları bulunmaktadır.
-
“Lozan’da bizimkiler Yunanistan’a tazminat ödenmesinde diretince Yunan diktatörü Pangalos Trakya’dan saldırmak üzere hazırlık yapmış, gerçek mi blöf mü anlaşılamamış. (1) ….Hücum kesin idiyse, büyük bir hizmet yapmışızdır. Hükümete isyan ettik. Bu çok çirkin bir şeydi. Fakat blöf idiyse durumumuz kötüdür. Hükûmet bizi Yüce Divan’a vermeli. Veya Antlaşmayı Meclis’te reddetmeliydi. Yapmadı. …Ancak, Dimetoka gibi birkaç şeyi…
-
“İsmet askerlikten çıkmış olduğu halde Birinci Ferik yaptılar. … Ne ayıp şey! İsmet Başvekil, askerlikte terfi ediyor. Millet Meclisi Başkanı Kâzım (1), Milli Savunma Bakanı iken, kendisini kendi eliyle inha edip (terfi ettirip), Ferik yaptı.” Alıntı: Hayatım ve Hatıratım III – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi, 1967 – Sf. 1246) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (1)(2013):…
-
“Zamanında Moskova’da Ruslardan aldığımız paradan 100 bin Rus altınını Safvet alıp Almanya’ya gitmiş ve Kütahya milletvekili Nuri (Conker, Mustafa Kemal’in has adamı, yaveri) ile beraber zevkle yemiş, bir tane fişek bile göndermemişti. Milli Savunma Bakanlığı’nda Divan-ı Harp (savaş suçlarına bakan yüce mahkeme) Safvet’in mahkemeye çıkmasına karar vermişti. Araştırma için Almanya’ya heyetler gönderilmişti. Bunlar Safvet’ in…
-
Ankara’da bir de “Yenigün” gazetesi var. Yunus Nadi’nin. Daima Mustafa Kemal’in lehinde, fakat bu sıra bazen aleyhinde yazıyor. ..Bir gün Mustafa Kemal’e Yunus Nadi’nin aleyhinde yazmasından bahsettim. Mustafa Kemal dedi ki; “-Ha o böyle bir mahlûktur. Aldığı yetmez. Arada avucu kaşınır, o zaman aleyhte yazar. Onu ben anlarım.. Yani bir-iki bin lira sıkıştırırım, lehte yazar.…
-
“Zamanında, Şeyhülislam Vani Efendi zamanında, Türkler, Hıristiyan kızları ile Müslüman etmeksizin evlenirlermiş. Rum Patriği görmüş ki Rumlar bitiyor, Vani Efendiye rüşvet vermiş, ondan şöyle bir fetva almış; “…Bu kadınlar hamilelik sırasında domuz eti yiyip şarap içtiklerinden bu çocuklar Müslüman olamaz.” Bu şekilde evlenmeyi hükümet resmen yasaklamış.” Alıntı: Hayatım ve Hatıratım III – Rıza Nur (Altındağ…
-
(İngiltere delegesi) “Gurzon’la konuşuyorduk, dedim; “-Musul.” Yavaş bir sesle “-Musul, Musul, ne yapacaksınız? Burnunuzun dibinde Suriye var, onu alın. Bir darbe yeterlidir.” dedi. … Biz önce Musul’u İngilizlerin petrol için istedikleri kanaatindeyiz. Petrollerin kullanım hakkını (imtiyaz= Ayrıcalık) verip Musul’u alacağımızı zannediyorduk. Gurzon asla yanaşmadı. Gurzon Musul meselesinin petrol meselesi ile hiç ilgisinin olmadığını söyledi.” Alıntı:…
-
“Ben hayatımda bu kadar evhamlı (pimpirikli, şüpheci) adama pek az rastladım. … Sağırlar evhamlı ve alıngan olurlar. Biri bir şey söyler anlamazlar hemen kendi aleyhindedir zan ve vehmine düşerler. ..Nice ahmaklar, veladi aptallar (doğuştan aptallar), mütereddi (geri zekalı) kafalar gördüm, arkalarında az çok çıkıntı vardır. İsmet’te yoktur. Sağırdır. Bir kardeşi kambur, bir tanesi yine alil…
-
“Mustafa Kemal, İsmet (İnönü) ile beni bir kenara çekti, dedi ki; “Esaslarınız budur; baktınız ki hatta Trakya’yı alamıyorsunuz, sözlerinden dönüyorlar, uğraşmayın, terk edip sulhu (barışı) yapın, hatta gerekirse İstanbul’dan da vazgeçmek lâzımdır! Musul için hiç uğraşmayın!” Mustafa Kemal’in sözlü direktifi bu.” Alıntı: Hayatım ve Hatıratım III – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi, 1967 – Sf. 976)…
-
“Nurettin Paşa’dan (karargâhı İzmit’te) Ali Kemal’i sordum, “Şimdi görürsünüz!” dedi. Yanımızda Fransız Miralayı Mojen de var. … alevler ortasında bir sehpa, bir adam asılmış, göğsünde de büyük bir yazı ile “Artin Kemal” yazılı. Ali Kemal’in bir ayağında kundura var diğer ayağında kundura da çorap da yok. yüzü kan içinde, kafası adeta yandan yassılmış, demek sopa…
-
“Mustafa Kemal, Cemal’in Türkiye’ye girmesinden telaş etti. Ruslara Cemal’i izale (ortadan kaldırma) ettirdi. Ruslarla Mustafa Kemal arasında ortaklaşa cinayetler olduğu hakkında büyük şüphem vardır. Bizde bir-iki Rus öldürüldü, katili meçhul kaldı.. Yine son zamanlarda Stalin, Trock’yi İstanbul’a yolladı. Burası Sibirya’dan daha iyi bir menfa (nef’i yeri sürgün yeri) olmasa Stalin onu Türkiye’ye emanet etmezdi.” Alıntı:…
-
“Ruslar Moskova sefirimiz (Büyükelçimiz) Ali Fuat’ı kolundan tutup hudut haricine atıyorlar. Ali Fuat Moskova’da İngiliz mümessili (temsilcisi) ile dost, onunla sıkı temasta imiş. Kendisi bizzat Rusların aleyhinde bulunuyormuş. Bizim Askeri Ateşe casuslar bulmuş, Rus Genelkurmayı’ndan Rus Ordusuna ait belgeler ve haritalar çaldırtmış. Bunu Ali Fuat’ın emri ile ve Polonyalılar ile birlikte yapmış. Ruslar da haber…
-
“Eskişehir – Afyon cephesinde müthiş yenildik. Bu öyle bir hezimetti ki (ağır yenilgiydi ki), öyle bir kaçış kaçtılar ki, şimendifer (tren) köprülerini, raylarını bile atmaya (bozmaya) zaman bulamadılar veya akıl edemediler. ..İsmet resmi kumandan ama Mustafa Kemal’in rey (oyu) ve emri olmadan, ondan emir almadıkça hiçbir şey yapmaz. Afyondaki saldırının şiddetine rağmen bizim kumanda, harp…
-
“Tevfik Rüştü üç-beş yıldır da Mustafa Kemal’in gönlünü yapıyor. Ankara’daki evini ona kerhane gibi yaptı. Dışişleri Bakanı oldu.” Alıntı: Hayatım ve Hatıratım III – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi 1. Baskı:1967 – Sf.763) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (2007): Tevfik Rüştü İzmir Yahudilerinden.
-
“Neriman’a sordum; “Rus Casusudur!” dedi. İşte bu adam İbrahim Abilof dur. Ankara dönüşümüzde onu Azerbaycan Büyükelçisi, Mustafa Kemal’in en baş ve gizli dostu olarak buldum. Herifin yanında birkaç tane de güzel Rus karısı var. Mustafa Kemal her gece Azerbaycan Büyükelçiliğinde sabahlıyor.” Alıntı: Hayatım ve Hatıratım III – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi 1. Baskı:1967 – Sf.…
-
“Kâhya, Enver (Paşa) lehinde Trabzon’da tertibat yaptırmış (hazırlık yaptırmış) “Enver Paşa Yaşa” diye bağırtmış, bunun şerefine fener alayı bile düzenlettirmiş. Kâhya’yı vurduran Trabzon Askeri Kumandanıdır. Mustafa Kemal’in emri tertibi ile yapılmıştır.” Alıntı: Hayatım ve Hatıratım III – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi 1. Baskı:1967 – Sf.731) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (2015): Yahya Kâhya; Trabzonludur. Trabzon…
-
“Mustafa Kemal bunları iğfal edip (kandırıp) Ankara’ya getirmiş. Bakanlar Kurulu toplandı. “İzzet Paşa’yı, hepsini birden dolaba koydum (tezgâha getirdim), Ankara’ya getirdim. Bunları geri yollamayalım. Her birisini bir Bakan bir göreve tayin etsin.” dedi. .. görüşmeler yapacağız diye bekliyorlar, Mustafa Kemal bir telgraf tamimi ile bu heyetin bize katıldığını her tarafa bildirmiş. Bir süre sonra tevkif…
-
“Mustafa Kemal harp taraflısı değildi. Orada ordunun zayıf olduğunu, ancak dört bin kişilik olan kuvvetin bu işi yapamayacağını söylüyordu. Kâzım Karabekir, “Ben bu işi başarırım.” diyordu. .. Biz Kâzım Karabekir’e saldırıya geçmesi için emir verilmesine karar verdik. Bir hafta on gün geçti, bir şey yok. Mustafa Kemal’e sorduk, emri tebliğ etmemiş. Sıkılmadan da söyledi. Adam,…
-
“Mustafa Kemal bir gece Rus Büyükelçiliğinde o kadar içmiş ki, sızmış. Sabah şafakla dört Rus onu kollarından ve bacaklarından tutup arabaya koyup evine yollamışlar.” Alıntı: Hayatım ve Hatıratım III – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi 1. Baskı:1967 – Sf.670) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (2022): İşret; içkili yemekli müzikli eğlence.
-
“Ferit Paşa (Sadrazam Damat Ferit) işgal kuvvetlerine karşı bir kuvvet elde etmek ihtiyacını hissetmiş. Bir rivayete göre de bu ihtiyacı hisseden Vahdettin’miş. Bu kuvvet Anadolu’da, Ordular ve halktan askeri bir kuvvet yapıp bunu işgal kuvvetlerine ve Padişah’a muarız (arızalı, karşıt) gösterip bunlara istiklâl (bağımsızlık) talep ettirmekmiş (istetmekmiş). Bu projeyi fiile (uygulamaya) çıkartmak için Mustafa Kemal’i…
-
“İtalyanların Trablus’a saldırısında Fethi ve Enver gibi bu da oraya gidiyor, fakat bir iş görüp kendini gösteremiyor. Orada gözünde “iritis” hastalığı oluyor. Bu hastalık frengiden olur.” Alıntı: Hayatım ve Hatıratım III – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi 1. Baskı:1967 – Sf. 562) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (1994): Frengi cinsel ilişki yolu ile bulaşan, o zamanın…