Kategori: Bakkal Defteri
Bu kategorideki yazılarda, bakkalın notları ve yorumları bulunmaktadır.
-
“Mustafa Kemal İstanbul’a uğrayamıyor. Orada kendisini öldürecekler diye ödü kopuyor. Nitekim birçok zaman (uzun zaman) ve Kara Kemal’leri mahvedinceye kadar İstanbul’a gidememiştir.” Alıntı: Hayatım ve Hatıratım IV – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi, 1967 – Sf. 1347) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (1994): Rıza Nur bu bilgileri tuttuğu günlükten aktarmış.
-
“Benden önce Berlin’deki Eden Palas oteline Mazhar Müfit, Çolak İbrahim ve Konya Mebusu Vefik gelmişler. Yavuz’un (Zırhlı savaş gemisi)tamirini bir şirkete vermek istemişler. Şirketten bir rüşvet almak için de kararlaştırmışlar. Fakat otelde Rüşvetin aralarında bölüşümü için kavga dövüş etmişler, rezalet olmuş. .. Bizim halılardan Almanya % 500 gümrük alıyormuş. Yunus Nadi Ankara’daki Alman Büyükelçiliği’nden, 150…
-
“Sivas’ta Erzurum’da, ötede beride, halk şapka aleyhine ayaklandı. Mustafa Kemal derhal Kel Ali’nin (Ali Çetinkaya) Başkanlığı altında bir İstiklâl Mahkemesi dolaştırdı. Epeyce adam astılar. Sayısını bilmiyoruz. Halk yıldı. İş bitti. Asılan bir hocaya pek acırım. (İskilipli Atıf Hoca) Şapka kanunundan önce, şapka aleyhinde bir yazı yayınlamış, hem de bunu Maarif Bakanlığı’nın (Milli Eğitim) izniyle yayınlamış.…
-
“Bundan da Yahudiler yararlandılar. İtalya ve Fransa’da hazır yeni ve eski şapkaları, milyonla memlekete soktular. İki-üç Frank değeri olan bu şapkalar, en aşağı on liraya, yüz yirmi Frank’a satıldı. Bunların çoğu zımpara kâğıdı ile temizlenmiş şapkalardı. Anadolu’da Türk köylüsünde tesettür yoktur. Şapka giymemek için nesi varsa satıp savıp Suriye’ye göç edenler görüldü.. Sinop’ta şehre bir…
-
“İsmet’in Rıza adında kambur bir kardeşi vardır. Bu aile mütereddi (soy olarak geri ) bir ailedir. Kimi sağır kimi topal, kimi kamburdur. İsmet sağır, Rıza Kambur, Turan (Temelli) topal, küçük kardeşi de kokain çeker. Rıza pek cahil, bayağı bir adamdır. Ateşkes başlangıcında, Direklerarası’nda bir manifaturacının yanında ayda 10 lira maaşla çalışan bir işçi idi. Bez…
-
“İsmet İstanbul’a Heybeliada’ya Kardeşi Kambur Rıza’nın köşküne çekildi. İsmet Lozan’dan dönüşte Çankaya’da Mustafa Kemal’e yakın bir yerde bir bağ aldı. Bağda pek entipüften bir bina vardı. Bir gün bana dedi ki: “İyi bir tamirat yapıp, yanına ilaveler yapacağım. Param yok. Bana para verebilir misin?” “Kütüphane yapıyorum biliyorsun, bana da lâzım. Sana 2 bin lira verebilirim.”…
-
“Tanin, Ağahan’ın demecini yayınlayınca, İsmet küplere bindi. Bir İstiklâl Mahkemesi oluşturup, Topçu İhsan’ın Başkanlığı altında İstanbul’a gönderildiler. İstanbul’a gideceğim, İsmet’e veda ettim. Ben orada iken Topçu İhsan geldi: “Gidiyorum Paşa Hazretleri, ne emirleriniz var?” dedi. … İsmet; “Bak İhsan. Hüseyin Cahit’i asıp bu işi bitirmeli.” dedi.” Alıntı: Hayatım ve Hatıratım IV – Rıza Nur (Altındağ…
-
“Lozan’da bizimkiler Yunanistan’a tazminat ödenmesinde diretince Yunan diktatörü Pangalos Trakya’dan saldırmak üzere hazırlık yapmış, gerçek mi blöf mü anlaşılamamış. (1) ….Hücum kesin idiyse, büyük bir hizmet yapmışızdır. Hükümete isyan ettik. Bu çok çirkin bir şeydi. Fakat blöf idiyse durumumuz kötüdür. Hükûmet bizi Yüce Divan’a vermeli. Veya Antlaşmayı Meclis’te reddetmeliydi. Yapmadı. …Ancak, Dimetoka gibi birkaç şeyi…
-
“İsmet askerlikten çıkmış olduğu halde Birinci Ferik yaptılar. … Ne ayıp şey! İsmet Başvekil, askerlikte terfi ediyor. Millet Meclisi Başkanı Kâzım (1), Milli Savunma Bakanı iken, kendisini kendi eliyle inha edip (terfi ettirip), Ferik yaptı.” Alıntı: Hayatım ve Hatıratım III – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi, 1967 – Sf. 1246) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (1)(2013):…
-
“Zamanında Moskova’da Ruslardan aldığımız paradan 100 bin Rus altınını Safvet alıp Almanya’ya gitmiş ve Kütahya milletvekili Nuri (Conker, Mustafa Kemal’in has adamı, yaveri) ile beraber zevkle yemiş, bir tane fişek bile göndermemişti. Milli Savunma Bakanlığı’nda Divan-ı Harp (savaş suçlarına bakan yüce mahkeme) Safvet’in mahkemeye çıkmasına karar vermişti. Araştırma için Almanya’ya heyetler gönderilmişti. Bunlar Safvet’ in…
-
Ankara’da bir de “Yenigün” gazetesi var. Yunus Nadi’nin. Daima Mustafa Kemal’in lehinde, fakat bu sıra bazen aleyhinde yazıyor. ..Bir gün Mustafa Kemal’e Yunus Nadi’nin aleyhinde yazmasından bahsettim. Mustafa Kemal dedi ki; “-Ha o böyle bir mahlûktur. Aldığı yetmez. Arada avucu kaşınır, o zaman aleyhte yazar. Onu ben anlarım.. Yani bir-iki bin lira sıkıştırırım, lehte yazar.…
-
“Zamanında, Şeyhülislam Vani Efendi zamanında, Türkler, Hıristiyan kızları ile Müslüman etmeksizin evlenirlermiş. Rum Patriği görmüş ki Rumlar bitiyor, Vani Efendiye rüşvet vermiş, ondan şöyle bir fetva almış; “…Bu kadınlar hamilelik sırasında domuz eti yiyip şarap içtiklerinden bu çocuklar Müslüman olamaz.” Bu şekilde evlenmeyi hükümet resmen yasaklamış.” Alıntı: Hayatım ve Hatıratım III – Rıza Nur (Altındağ…
-
(İngiltere delegesi) “Gurzon’la konuşuyorduk, dedim; “-Musul.” Yavaş bir sesle “-Musul, Musul, ne yapacaksınız? Burnunuzun dibinde Suriye var, onu alın. Bir darbe yeterlidir.” dedi. … Biz önce Musul’u İngilizlerin petrol için istedikleri kanaatindeyiz. Petrollerin kullanım hakkını (imtiyaz= Ayrıcalık) verip Musul’u alacağımızı zannediyorduk. Gurzon asla yanaşmadı. Gurzon Musul meselesinin petrol meselesi ile hiç ilgisinin olmadığını söyledi.” Alıntı:…
-
“Ben hayatımda bu kadar evhamlı (pimpirikli, şüpheci) adama pek az rastladım. … Sağırlar evhamlı ve alıngan olurlar. Biri bir şey söyler anlamazlar hemen kendi aleyhindedir zan ve vehmine düşerler. ..Nice ahmaklar, veladi aptallar (doğuştan aptallar), mütereddi (geri zekalı) kafalar gördüm, arkalarında az çok çıkıntı vardır. İsmet’te yoktur. Sağırdır. Bir kardeşi kambur, bir tanesi yine alil…
-
“Mustafa Kemal, İsmet (İnönü) ile beni bir kenara çekti, dedi ki; “Esaslarınız budur; baktınız ki hatta Trakya’yı alamıyorsunuz, sözlerinden dönüyorlar, uğraşmayın, terk edip sulhu (barışı) yapın, hatta gerekirse İstanbul’dan da vazgeçmek lâzımdır! Musul için hiç uğraşmayın!” Mustafa Kemal’in sözlü direktifi bu.” Alıntı: Hayatım ve Hatıratım III – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi, 1967 – Sf. 976)…
-
“Nurettin Paşa’dan (karargâhı İzmit’te) Ali Kemal’i sordum, “Şimdi görürsünüz!” dedi. Yanımızda Fransız Miralayı Mojen de var. … alevler ortasında bir sehpa, bir adam asılmış, göğsünde de büyük bir yazı ile “Artin Kemal” yazılı. Ali Kemal’in bir ayağında kundura var diğer ayağında kundura da çorap da yok. yüzü kan içinde, kafası adeta yandan yassılmış, demek sopa…
-
“Mustafa Kemal, Cemal’in Türkiye’ye girmesinden telaş etti. Ruslara Cemal’i izale (ortadan kaldırma) ettirdi. Ruslarla Mustafa Kemal arasında ortaklaşa cinayetler olduğu hakkında büyük şüphem vardır. Bizde bir-iki Rus öldürüldü, katili meçhul kaldı.. Yine son zamanlarda Stalin, Trock’yi İstanbul’a yolladı. Burası Sibirya’dan daha iyi bir menfa (nef’i yeri sürgün yeri) olmasa Stalin onu Türkiye’ye emanet etmezdi.” Alıntı:…
-
“Ruslar Moskova sefirimiz (Büyükelçimiz) Ali Fuat’ı kolundan tutup hudut haricine atıyorlar. Ali Fuat Moskova’da İngiliz mümessili (temsilcisi) ile dost, onunla sıkı temasta imiş. Kendisi bizzat Rusların aleyhinde bulunuyormuş. Bizim Askeri Ateşe casuslar bulmuş, Rus Genelkurmayı’ndan Rus Ordusuna ait belgeler ve haritalar çaldırtmış. Bunu Ali Fuat’ın emri ile ve Polonyalılar ile birlikte yapmış. Ruslar da haber…
-
“Eskişehir – Afyon cephesinde müthiş yenildik. Bu öyle bir hezimetti ki (ağır yenilgiydi ki), öyle bir kaçış kaçtılar ki, şimendifer (tren) köprülerini, raylarını bile atmaya (bozmaya) zaman bulamadılar veya akıl edemediler. ..İsmet resmi kumandan ama Mustafa Kemal’in rey (oyu) ve emri olmadan, ondan emir almadıkça hiçbir şey yapmaz. Afyondaki saldırının şiddetine rağmen bizim kumanda, harp…
-
“Tevfik Rüştü üç-beş yıldır da Mustafa Kemal’in gönlünü yapıyor. Ankara’daki evini ona kerhane gibi yaptı. Dışişleri Bakanı oldu.” Alıntı: Hayatım ve Hatıratım III – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi 1. Baskı:1967 – Sf.763) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (2007): Tevfik Rüştü İzmir Yahudilerinden.