Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Bakkal Defteri

Bu kategorideki yazılarda, bakkalın notları ve yorumları bulunmaktadır.

  • “19 Mayıs 1932’de ve kendi isteği üzerine çıkartılan 2307 sayılı özel kanunla Medeni kanunun mirasçılara mahfuz hisse kuralı Atatürk için kaldırılmıştı. Bu suretle de kimseye miras hakkı tanınmamıştı.” Alıntı: Tek Adam III – Şevket Süreyya Aydemir (1993 – Sf. 558) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (2011): Alıntı: “İkinci miras: Mustafa Kemal Atatürk: 1938 yılında sağlığı…

  • “1937 Yılında Mustafa Kemal’in kanamaları ve vücudunun muhtelif yerlerinde kaşıntılar kendisini gösterdi. Cumhurbaşkanlığı Özel Kalemi, bu durumu Sağlık Bakanlığına “Köşkte karınca baskını olduğu” şeklinde bildirdi. Sıhhat Vekâleti Müsteşarı şöyle yazıyor; “Köşk’ün bazı yerlerinde gerçi bazı karıncalar bulundu. Hatta uzmanlar bunların Çin’den Avrupa’ya geçen karıncalar cinsinden olduğunu da ilmen ispat ettiler.” Ama Atatürk’te görülen kaşıntıların başka…

  • “Mustafa Kemal İş Bankası’na 750.000 lira ile ortak olmuş. Vasiyetinde buradan gelen gelirin büyük bir kısmının Türk Dil Kurumu, Türk Tarih Kurumu gibi kurumlara, bir miktarını da kız kardeşi ile bazı yakınlarının aylıklarına ayırtmış.” Alıntı: Tek Adam III – Şevket Süreyya Aydemir (1993 – Sf. 315) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU (1993): Bu 750.000 lira…

  • “Gazi, Kastamonu Müftüsü ile konuşuyor; “.. Şimdi sorarım, bizim kıyafetimiz medeni midir? Milli midir? Beynelmilel midir? (uluslararası mıdır)”  Müftü; “Hayır! Asla !” Gazi; “O halde kıyafetsiz bir millet medeni olur mu?” Müftü; “Katiyen (Kesinlikle olmaz)” Gazi; “…bizim milletimize layık olan kıyafet, medeni ve beynelmilel kıyafettir öyle giydireceğiz. Ayakta iskarpin, fotin, bacakta pantolon, yelek gömlek kravat…

  • “Kürt İsyanından (Şeyh Sait İsyanı) 10 gün sonra, 25.02.1925’de Başvekil Fethi (Okyar) Bey Terakkiperver (Gelişmeci) Cumhuriyet Fırkası (Partisi) Reisi Kâzım Karabekir Paşa ve Umumi Kâtip (Genel Sekreter) Ali Fuat Cebesoy ve Rauf (Orbay) Bey’i davet ederek kendilerine şu tebliğde bulundu; “Size, Fırkanızı kendi kendinize dağıtmanızı tebliğ etmeye, beni memur ettiler. Dağıtmazsanız geleceği çok karanlık görüyorum.…

  • “Hanedan üyelerinin, damatlar da dâhil olmak üzere erkek kadın bütün mensuplarının en fazla 10 gün içerisinde memleketi terk etmeleri gerekiyordu. Saraylar ve eşyaları devlete kalıyordu. Halife ve çocuklarının çıkartılması için on gün de beklenilmedi. Kanun çıkar çıkmaz, bir gece İstanbul Valisi, Halife ile yakınlarını sınır dışına çıkarttı.” Alıntı: Tek Adam III – Şevket Süreyya Aydemir…

  • (Venizelos’un Lozan’daki konuşması;) “… M. Venizelos bildirmek ister ki; Onun hükümeti, müdahalesine karşılık toprak isteğini hiçbir zaman şart koşmamıştır. Yunanistan ancak müttefiklerine karşı sözünü tutmakta ve müttefiklerin savundukları esasları savunmak için harbe girmiştir.” Alıntı: Tek Adam III – Şevket Süreyya Aydemir (1993 – Sf. 58, 59) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU (1993): Bu çok önemli…

  • ” Birinci Meclis, 1 Nisan 1923’te kendi kendisini feshederek seçime gitti. Ancak, 15 gün sonra 15 Nisan 1923’te Hıyanet-i vataniye kanunundaki değişikliği yaptı; Kanun’un 1. Maddesi şöyle değişti; “1922 yılına kadar tekemmül etmiş olan (geliştirilmiş olan) devlet şekline her ne surette olursa olsun karşı gelenlerin vatan haini sayılmaları..” Bu madde ile seçimlerde mevcut rejimin aleyhine…

  • “5 Mart 1923 günü Lozan görüşmelerinin arasındaki meclis tartışmaları; Ali Şükrü Bey; “Ben de söyleyeceğim, ben de söz isterim!” Fakat Gazi de hiddetliydi.  “Bir haftadır söylüyorsunuz artık memlekete zarar veriyorsunuz.” diye bağırırken diğer taraftan da ellerini cebine sokarak birden sert ve şiddetli adımlarla Ali Şükrü Bey’in üzerine yürüdü. . bir dövüşme havası başlamıştı. Ali Şükrü…

  • “Dersaadet (başkent) İşgal Orduları Başkumandanı General Harrington Cenaplarına;         İstanbul’da hayatımı tehlikede gördüğümden İngiliz Devlet-i Fahime’sine (yüce İngiliz Devletine) iltica ve bir an önce İstanbul’dan başka yere naklimi talep ederim. 16 Kasım 1922                                                              Halife-i Müslimin Mehmet Vahdettin” Alıntı: Tek Adam III – Şevket Süreyya Aydemir (1993 – Sf. 62) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU…

  • “Mustafa Kemal, İstanbul’da Meclisi Mebusan’ın açılması ile birlikte müthiş bunalımda. Ve bitmek üzeredir. Hatta yakın çevresine bu işi bırakmak ve kenara çekilmek istediğini söylüyor.” Alıntı: Tek Adam II – Şevket Süreyya Aydemir (1993 – Sf. 250) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU (2007): Bu olay İstanbul’un işgali değil, Meclisi Mebusan’ın basılması ve aydınların Ankara’ya yönlendirilmesi için…

  • “Dâhiliye Nazırı (İçişleri Bakanı) Ali Kemal 22.06.1919’da Sadarete yazdığı müzekkere (teklif yazısı) ile Bakanlar Kurulundan Mustafa Kemal’in azl’i (görevden atılması) için gereken yetkiyi çıkartır. 24.06.1919 Amasya Tamiminden bir gün önce de kararı bütün Valilere tebliğ eder. Ali Kemal bu tebliğinde; “Harp ve darp yaygara ve şamata zamanı değildir. En büyük vatanseverlik, barış konferansında mukadderatımız (geleceğimiz)…

  • “Mustafa Kemal, 17.09.1917’de Başkumandanlık Vekâletine bir rapor gönderdi. Bu rapor kabul edilmeyince hiçbir askerin hiçbir Ordu kumandanının yapamayacağı bir işi yapıyor. Kendi vekilini (yerine bakacak kişiyi) kendisi tayin ederek kendi kendine vazifesinden çekilir.” Alıntı: Tek Adam I – Şevket Süreyya Aydemir (1993 – Sf. 310 ile 318 arası) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (1993): Savaş…

  • “29 Ekim 1914’de savaş başlıyor. .. Almanya ile yapılan ittifaktan ne Padişah ne Kabine ne de Meclis’in haberi var. Sadece Enver, Talat Paşalarla, Meclisi Mebusan Reisi Halil Bey ile Sadrazam Sait Halim Paşa’nın bilgisi var… Türkiye, sınırları bile ortak olmayan Almanya ve Avusturya gibi iki orta Avrupa ülkesinin safında, hem kara hem de deniz yolları…

  • “Ve 30 Mayıs 1913’de Londra’da Barış Antlaşması imzalandı, Edirne Bulgarlara kaldı. Edirne’nin Bulgarlara kalması İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin itibarını iyice zayıflattı. Muhalefet intikam peşindeydi, 11.06.1913 günü sadrazam Mahmut Şevket Paşa öldürüldü. Bu olayı iktidarın terörü takip etti. İdamlar ve sürgünler Cemal Paşa tarafından organize edildi. 29/30 Haziran 1913 günü II. Balkan Harbi çıktı ve 29…

  • “23 Temmuz 1908’deki ilk ihtilalden sonra, Osmanlıda fail-i meçhul (yapanı belli olmayan) cinayetler başladı. 2 Aralık 1908’de İsmail Mahir Paşa evinin önünde öldürüldü. Padişah’ın Millet Gazetesi’nin başyazarı Ahmet Samim, 7 Nisan 1909’da Serbestî gazetesi Başyazarı Hasan Fehmi Beyi Köprü üstünde ve herkesin gözü önünde öldürüldüler.” (1) Alıntı: Tek Adam I – Şevket Süreyya Aydemir (1993…

  • “İttihat ve Terakki’nin çekirdeği 1889 Mayısının 21. gününde Tıbbiyenin bahçesinde atılmıştı. Kurucuları: İbrahim Temo, Arapkirli Abdullah Cevdet, Diyarbakırlı İshak Sükûti, Kafkasyalı Mehmet Reşit (Çerkez Ethem’in ağabeyi olmalı ?) Bakülü Hüseyinzâde Ali… vs. İttihat ve Terakki 1912’de Parti halini aldı. 1908’de II. Meşrutiyet’in ilanından sonra İngiltere Hâriciye Nazırı Sir Edvard Grey İstanbul’daki İngiliz Sefiri’ne (Büyükelçisine) Jön…

  • Yafa bölgesinde piyade stajı yapmakta olduğu sırada bir gün, ancak bir iki arkadaşının bilgisi ile Yafa’dan bir yabancı vapura binerek kaçar. Alıntı: Tek Adam I – Şevket Süreyya Aydemir (1993 – Sf. 103, 104) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (1993): Bu kaçışta Selanik’teki ihtilalci örgütlere katılma amacı da var. Şevket Süreyya bu kaçıştan sonra geldiği…

  • “Ömer Naci, Manastır Askeri İdadisinde Mustafa Kemal’in yakın arkadaşı oldu, ona edebiyat ve hitabet aşkını aşılamış ve onda da bu kabiliyetlerin gelişmesine yardım etmiş olduğu bir gerçektir.” Alıntı: Tek Adam I – Şevket Süreyya Aydemir (1993 – Sf. 78) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (1993): Mustafa Kemal Harbiye’de güzel yazı yazma ve güzel söz söylemede…

  • “Varlık Vergisi Yasası’na göre bir kurulun belirleyeceği vergiyi ödemek zorunlu. Ödeyemeyenler doğu illerinde çalışma kamplarına alınıyorlar. Faik Ökte (O dönemin İstanbul Defterdarı) “Gayrimüslim teşebbüs sahibinin sıkıştırılmasını sağlayanlar, sonra da fabrikayı elde edenler var. İsmet Paşa’nın kardeşi Hasan Rıza Temelli (1) zamanın İstanbul Valisi Lütfü Kırdar’a gelip giderdi. İdrofil Pamuk Fabrikaları sahipleri vergilerini ödeyemiyorlardı. İlgililerin sıkıştırılmaları…