Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
Kategori: Bakkal Defteri
Bu kategorideki yazılarda, bakkalın notları ve yorumları bulunmaktadır.
-
“Varlık Vergisi Yasası’na göre bir kurulun belirleyeceği vergiyi ödemek zorunlu. Ödeyemeyenler doğu illerinde çalışma kamplarına alınıyorlar. Faik Ökte (O dönemin İstanbul Defterdarı) “Gayrimüslim teşebbüs sahibinin sıkıştırılmasını sağlayanlar, sonra da fabrikayı elde edenler var. İsmet Paşa’nın kardeşi Hasan Rıza Temelli (1) zamanın İstanbul Valisi Lütfü Kırdar’a gelip giderdi. İdrofil Pamuk Fabrikaları sahipleri vergilerini ödeyemiyorlardı. İlgililerin sıkıştırılmaları…
-
“Sonunda 1933 yılında Darülfünun’da (Üniversite’de) tasfiye (temizlik) gerçekleşiyor. 157 kişi, yetmiş biri ordinaryüs veya profesör, bunların 10’u edebiyat veya ilahiyattan, 14’ü hukuktan, 13 fen, 18’i tıptan, 16’sı eczacılık veya dişçilikten.” Alıntı: Türkiye Üzerine Tezler I – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 1993- Sf.279-280) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (1993): İstanbul Üniversitesi Rektörü Prof. İsmail Hakkı Baltacıoğlu…
-
“Osmanlı Sarayı’nda mütareke (ateşkes) günlerinde Ahali İktisat Fırkasını kuruyor, MM diye bilinen Müdafi Milliye Cemiyetinde yöneticilik yapıyor. Anadolu’ya silah ve cephane kaçırıyor. Görüşlerini Gazi’ye anlatıyor, Gazi de rapor haline getirip kendisine sunmasını istiyor. Ahmet Hamdi “İktisadi Devletçilik” kitabını yazıyor. Raporunu takdim için Yalova’ya gidiyor. “Yalova’da bir gece kaldım, .. o gece Gazi Hazretleri beni sofralarına…
-
“Ahmet Hamdi Başar’ın “Atatürk’le Üç Ay ve 1930’dan Sonra Türkiye” adlı kitabında, “1932 senesi açık olarak iki cephe oluşmuş ve çarpışmaya başlamıştır. Himayeler (Devletin koruma politikaları) sayesinde canlanan sanayiciler ve yeni burjuvalar bir tarafta, devletin güçlenmesi oranında güçlenen memur sınıfı diğer tarafta. Bunlardan birincisi İş Bankası, ikincisi de Hükûmet ve Meclis’te hâkim olmaya başlamıştı. İş…
-
“Mustafa Kemal’in Büyük Müzik İnkılâbı şu sözlerle başlıyor (1 Kasım 1934); “Bugün dinletilmeye yeltenilen musiki, yüz ağartacak değerde olmaktan uzaktır. Bunu açıkça bilmeliyiz. Ulusun, ince duyguları ve düşünceleri anlatan, yüksek deyişleri söyleşileri toplamak, onları bir gün önce genel son musiki kurallarına göre işlemek gerekir. Ancak bu düzeyde Türk ulusal musikisi yükselebilir. Evrensel musikide yerini alabilir.”…
-
“Samsun’un Çarşamba ilçesinde, 1930 seçimlerinde bazı kadınlar bir bayan öğretmene “Hangi fırkaya oy verelim?” diye sorarlar, bayan öğretmen de; “İstediğiniz fırkaya oy verin.” der… Görevinden uzaklaştırılır.“ Alıntı: Türkiye Üzerine Tezler I – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 1993- Sf. 135) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU: (1993): Öğretmen, “CHP ye oy verin” demediği için görevinden uzaklaştırılıyor.
-
11 Şubat 1925’de Aşar (tarımdan alınan üretim vergisi) kaldırılıyor. Bu, büyük toprak ağalarına feodallere ve kapitalist çiftçilere verilen büyük ödün oluyor. Alıntı: Türkiye Üzerine Tezler I – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 1993- Sf.62 ile 65 arası) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU (1993): Meclis bu kanunu defalarca geri çeviriyor, tam da Şeyh Sait İsyanının patlak verdiği…
-
“Türkiye Milli İthalat ve İhracat A.Ş. Kurucuları arasında 54 milletvekili ve 37 tüccar önemli yer tutmaktadır. ..Son düşman kuvvetlerinin 17 Eylül’de Bandırma’dan gemlere binerek Anadolu’yu terk etmelerinden hemen sonra 19 Eylül 1922’de Ankara’da kuruluyor. Ancak 1 milyon 6 yüz bin Lira sermayeli şirketin kuruluş hazırlıklarının Büyük Taarruzdan da önce başladığı anlaşılıyor…. 19 Kasım 1922’de Hâkimiyet-i…
-
“Maliye Bakanı Cavit Bey İtibar-ı Milli Bankası’nın kurucusu. Cavit’in idam edilmesinden hemen sonra İtibar-ı Milli Bankası önce iflasa sonra da iş bankasına iltihaka (katılmaya) zorlandığı görülecek.” Alıntı: Türkiye Üzerine Tezler I – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 1993- Sf. 79) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU (2007): Cavit Bey çok politize bir adam değil. Demek ki bu…
-
“1927 yılında Takrir-i Sükûn (Susturma kararı) Yasasının iki yıl daha uzatılması kararlaştırılırken, İsmet Paşa; “Gelecek yıllarda da Takrir-i Sükûn Kanunu’nun yararlarından yoksun kalınmaması düşüncesindeyiz. .. Böylece milletin gerçek isteğine, samimi sevgisine dayanarak egemenliğini yürüten BMM’nin yeni seçiminde, daha çok huzur ve sevgi ile milletin oyuna başvurulmasına da imkân vereceğini kabul ediyoruz. … İki yıl önce…
-
“Ceza Kanunu’na faşist İtalya’dan ithal edilen 141. ve 142. maddeler konuldu.” Alıntı: Türkiye Üzerine Tezler I – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 1993- Sf.52) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU (2007): Bu maddeler, devletin rejimini koruma adına düşünce ve propaganda özgürlüğünü yok ediyordu. Menderes döneminde şiddetlendirildi, Özal döneminde kaldırıldı ve bunlarla birlikte siyasi İslamcılığı engelleyen 163 madde…
-
“Meşrutiyet’i izleyen beş yılda (1908- 1913) 22 siyasi partinin kurulmasına karşılık, 1918-1923 döneminde 55 parti ortaya çıkıyor. …” Alıntı: Türkiye Üzerine Tezler I – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 1993- Sf.39) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU (2007): 1923 ile 1938 arasında ise iki muhalif siyasi parti kuruluyor, Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası ve Serbest Fırka, kapatılmaları kanlı oluyor.…
-
Türkiye Halk İştirakiyyun Partisi’nin (Sosyalist veya Komünist parti) kapatılması, silahlı çatışmanın tamamlanmasından hemen sonra gerçekleştiriliyor. 1922 yılının Eylül ve Kasım ayları arasında 300 komünist ve sendika yöneticisi tutuklanıyor. Alıntı: Türkiye Üzerine Tezler I – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 1993- Sf.47) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU (2007): Yalçın Küçük Hoca bu ilk komünist tevkifâtını (tutuklamalarını) yeni…
-
“11 Ekim 1920 tarihinde bir yasa kabul edilip yürürlüğe konulur. .. Baltalık Kanunu ile orman köylüsünün orman sahibi yapılması ilkesi kabul ediliyor.. Orman Bakanlığının “Cumhuriyetimizin 50. Yılında Ormanlarımız” adlı yayınına göre, köylü malını baltadan geçirerek kendisine verilmiş olan ormanı tarlaya çevirmiştir. Üç yıl devam eden ve büyük orman kaybına neden olan Baltalık Kanunu 1923 yılında…
-
“Kara Vasıf ve bazı arkadaşları Başbakan Rauf Bey’in yanına gelerek; ” .. Bir yerde güzel bir kız, güzel bir çocuk gördüler mi sürükleyip götürüyorlar. İşi, bu dereceye vardırdılar. İkaz etmek istedik, aldığımız cevap, “Bu gibi işler zekâ sahiplerine arız olan (bulaşmış olan) hastalıklardır. Vazgeçilmez.” oldu. Bunu birkaç arkadaşın arasında yüzümüze karşı hem de gülerek söyleyen…
-
“Mustafa Kemal Paşa, Kara Kemal Bey ile Sadrazam Tevfik Paşa’nın şoförünü elde ederek İstanbul’dan uzaklaştırmak sureti ile kabineyi (hükümeti) düşürmek teşebbüsüne (girişimine) girişti ise de bu da İsmail Canpolat Bey’in itirazı ile akim (sonuçsuz) kaldı.” Alıntı: Hatıraları ve Söyleyemedikleri ile Rauf Orbay, Feridun Kandemir (Sinan Matbaası 1993 – Sf. 31) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU…
-
“İngilizler, ilk günler, bana verdikleri sözü tutarak ateşkes hükümlerini sadakatle uyguladılar. Bu durum benim de Harbiye Nazırı olduğum Ahmet İzzet Paşa kabinesi işbaşında bulunduğu müddetçe devam etti.” Alıntı: Hatıraları ve Söyleyemedikleri ile Rauf Orbay – Feridun Kandemir (Sinan Matbaası 1993 – Sf. 8) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU (2007): Osmanlı Paşaları çok mu saf ?…
-
“.. Büyük ordunun bütün masrafları temin edildiği gibi, devletin genel idaresi için lâzım olan bütün harcamalar bile dışarıdan hiçbir borçlanma yapılmaksızın gerçekleştirilmiştir.” (1) (1 Nisan 1923 tarihli oturumdan..) “Arkadaşlar, Türkiye Devletinde ve Türkiye Devletini kuran Türkiye Halkında, tacdar (kral) yoktur, diktatör yoktur, (kahrolsun tacdar sesleri) tacdar yoktur ve olmayacaktır.!“ (2) Alıntı: Atatürk’ün TBMM Konuşmaları II…
-
(27 Şubat 1922 Lozan Heyeti’nin ikinci gidişi için Meclis’te yapılan oturumdaki konuşması;) “Musul sorununun çözümünü, savaşa girmemek için bir yıl sonraya bırakmak demek, onu göz ardı etmek demek değildir.” … “Musul meselesini bugünden halledeceğiz, ordumuzu yürüteceğiz, bugün alacağız desek bu mümkündür. Musul’u gayet kolaylıkla alabiliriz. Fakat Musul’u aldığımızdan sonra savaşın hemen son bulacağına kani…
-
(1.12.1920 günü aynı oturumda devamla…) “Jean Jaques Rousseau’yu baştan sona okuyunuz. Ben bunu okuduğum zaman, gerçek olduğuna aklımın yattığı ve bu kitap sahibinde iki esas gördüm. Birisi, bu ıstırap (derin acı çekme), diğeri bir cinnettir (deliliktir). Merak ettim, özel durumunu araştırdım, anladım ki gerçekten bu adam deliydi ve deli halindeyken bu eserini yazmıştır. Binaenaleyh (dolayısıyla)…