Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Bakkal Defteri

Bu kategorideki yazılarda, bakkalın notları ve yorumları bulunmaktadır.

  • “11 Ekim 1920 tarihinde bir yasa kabul edilip yürürlüğe konulur. .. Baltalık Kanunu ile orman köylüsünün orman sahibi yapılması ilkesi kabul ediliyor.. Orman Bakanlığının “Cumhuriyetimizin 50. Yılında Ormanlarımız” adlı yayınına göre, köylü malını baltadan geçirerek kendisine verilmiş olan ormanı tarlaya çevirmiştir. Üç yıl devam eden ve büyük orman kaybına neden olan Baltalık Kanunu 1923 yılında…

  • “Kara Vasıf ve bazı arkadaşları Başbakan Rauf Bey’in yanına gelerek; ” .. Bir yerde güzel bir kız, güzel bir çocuk gördüler mi sürükleyip götürüyorlar. İşi, bu dereceye vardırdılar. İkaz etmek istedik, aldığımız cevap, “Bu gibi işler zekâ sahiplerine arız olan (bulaşmış olan) hastalıklardır. Vazgeçilmez.” oldu. Bunu birkaç arkadaşın arasında yüzümüze karşı hem de gülerek söyleyen…

  • “Mustafa Kemal Paşa, Kara Kemal Bey ile Sadrazam Tevfik Paşa’nın şoförünü elde ederek İstanbul’dan uzaklaştırmak sureti ile kabineyi (hükümeti) düşürmek teşebbüsüne (girişimine) girişti ise de bu da İsmail Canpolat Bey’in itirazı ile akim (sonuçsuz) kaldı.” Alıntı: Hatıraları ve Söyleyemedikleri ile Rauf Orbay, Feridun Kandemir (Sinan Matbaası 1993 – Sf. 31) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU…

  • “İngilizler, ilk günler, bana verdikleri sözü tutarak ateşkes hükümlerini sadakatle uyguladılar. Bu durum benim de Harbiye Nazırı olduğum Ahmet İzzet Paşa kabinesi işbaşında bulunduğu müddetçe devam etti.” Alıntı: Hatıraları ve Söyleyemedikleri ile Rauf Orbay – Feridun Kandemir (Sinan Matbaası 1993 – Sf. 8) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU (2007): Osmanlı Paşaları çok mu saf ?…

  • “.. Büyük ordunun bütün masrafları temin edildiği gibi, devletin genel idaresi için lâzım olan bütün harcamalar bile dışarıdan hiçbir borçlanma yapılmaksızın gerçekleştirilmiştir.” (1) (1 Nisan 1923 tarihli oturumdan..) “Arkadaşlar, Türkiye Devletinde  ve Türkiye Devletini kuran Türkiye Halkında, tacdar (kral) yoktur, diktatör yoktur, (kahrolsun tacdar sesleri) tacdar yoktur ve olmayacaktır.!“ (2) Alıntı: Atatürk’ün TBMM Konuşmaları II…

  • (27 Şubat 1922 Lozan Heyeti’nin ikinci gidişi için Meclis’te yapılan oturumdaki konuşması;)        “Musul sorununun çözümünü, savaşa girmemek için bir yıl sonraya bırakmak demek, onu göz ardı etmek demek değildir.” … “Musul meselesini bugünden halledeceğiz, ordumuzu yürüteceğiz, bugün alacağız desek bu mümkündür. Musul’u gayet kolaylıkla alabiliriz. Fakat Musul’u aldığımızdan sonra savaşın hemen son bulacağına kani…

  • (1.12.1920 günü aynı oturumda devamla…) “Jean Jaques Rousseau’yu baştan sona okuyunuz. Ben bunu okuduğum zaman, gerçek olduğuna aklımın yattığı ve bu kitap sahibinde iki esas gördüm. Birisi, bu ıstırap (derin acı çekme), diğeri bir cinnettir (deliliktir). Merak ettim, özel durumunu araştırdım, anladım ki gerçekten bu adam deliydi ve deli halindeyken bu eserini yazmıştır. Binaenaleyh (dolayısıyla)…

  • (1.12.1921 Tarihli celseden;) “Fakat ne yapalım ki, demokrasiye benzemiyormuş, sosyalizme benzemiyormuş. Efendiler, biz benzememekle ve benzetmemekle iftihar etmeliyiz. Çünkü biz bize benziyoruz efendiler.” (alkışlar).” Alıntı: Atatürk’ün TBMM Konuşmaları II – Kâzım Öztürk (Kültür Bak. Yay. 1. Baskı 1981- Sf. 662) kitabından birebir alıntıdır.  BAKKAL’IN YORUMU (1994): Sosyalizm ve liberalizm gibi iki yönetim biçimini de reddederek, bilimsel…

  • (11.8.1921 Komisyon kararı görüşülüyor. Kemal Paşa;) “Efendiler, 107 imzalı olan bu önerge içeriğinin bilhassa ikinci maddesi Başkumandanlığa aittir. Böyle bir önerge verilebilmesi için önce Başkumandanlık Kanununun lağvedilmesi (ortadan kaldırılması) gerekir. Bu kanun mevcut (vücut bulmuş, var) iken böyle bir madde okunamaz, böyle bir madde görüşülemez.” “… ben ifayı vazife ederken (görevimi yaparken) şöyle böyle heyetlerle…

  • (29.1.1921 günü Sadrazam Tevfik Paşa’ ya yazdığı mektuptan okuyor;) “Zat-ı Şahane (şahane kişi, padişah), BMM’yi tanıdığını kısa bir Hatt-ı Hümayun (Padişah tamimi, yazısı) ile ilan buyuracaktır.” (1) (diyor. Ve konuşmasına devam ediyor;) “Efendiler Zat-ı Şahane’yi zannediyorum ki içinizde benim kadar tanıyan azdır. Ben kendileri ile daha padişah olmadan önce seyahat ettim, refakatinde (yol arkadaşlığında) bulundum.…

  • (Mustafa Kemal Paşa 22.1.1921 günü;) “Varlık nedenlerinin kalmadığına inandıkları dakikada bütün millete hitaben bizzat kendileri komünizmin bu memleket içinde tatbik (uygulama) kabiliyeti olmadığını kendileri ifade ederler ve dağılırlar.” Alıntı: Atatürk’ün TBMM Konuşmaları I – Kâzım Öztürk (Kültür Bak. Yay. 1. Baskı 1981 – Sf. 453) kitabından birebir alıntıdır. BAKKAL’IN NOTU (1994): Mustafa Kemal Paşa bu konuşmasında…

  • (Mustafa Kemal Paşa kendisinin duymuş olduğu ve Reşit Bey’e ait bir sözü, 8.1.1921 günü Meclis’te söylüyor;) “.. Bizim için hayatımız, haysiyetimiz (onurumuz), bizim menfaatimiz bu milletin bu vatanın hayat ve menfaatinden üstündür. Biz İran’da da Turan’da da kendimize yaşayacak yer buluruz…” Ve Mustafa Kemal devamla; “… Ethem, Tevfik ve Reşit Beyler, doğrudan doğruya, beraberlerinde kalan…

  • (29.11.1920 günü Mustafa Kemal;)   “… düşmandan tahliye olunan yerlerdeki ahali ya düşmanla beraber kaçıyorlar yahut düşmana yalvarıyorlar, aman burada oturunuz , bizi müdafaa ediniz..”  30.12.1920 Çerkez Ethem ile ilgili oturuma devam; “Beyefendiler gayet elim (üzücü) bir durum karşısında bulunuyoruz. Eğer Hükûmet varsa (BMM Hükümetini kastediyor) ve hükûmet bir kuvvete dayanıyorsa, yapılacak şey, bu kuvvetin…

  • “Meclis-i Mebusan’a 451 kişi seçildi, bunun 14 kişisi mükerrer (tekraren, yani birkaç yerden birden seçilmişler) seçildikleri için 437 kişinin adı geçiyor. BMM Ankara’da açıldığı zaman, 338 kişilik mebus listesinin 115 kişisi katılmıştı. Mayıs ayı sonunda 62 mebus daha katıldı ve üç mebus ta Aralık ayında geldiler.”        (Mustafa Kemal Paşa;) “İç isyanları bastırmak Yunan saldırısını tutmaktan…

  • “28 Ocak 1920 günü İstanbul’da, Meclis-i Mebusan’da kabul edildi;  Madde 1- … Savaş sonrası işgal altında kalan yerlerde kamuoyuna başvurulacak, tamamıyla bağlı Osmanlı çoğunluğu ile meskûn (yerleşilmiş) bulunan kısmın tamamı.. hiçbir sebeple ayrım kabul etmez bir bütündür. Madde 2- Elviye-i Selase’de  (üç livalarda, Kars, Artvin, Ardahan’da) tekrar kamuoyu yoklamasına gideceğimizi kabul ederiz. (1) Madde 3-…

  • BAKKAL’IN NOTU (1993): Halit Paşa, yıllarca İstiklâl Mahkemesi başkanlığı yapan Ali Çetinkaya’nın Meclis’te öldürdüğü, çok asabi bir mebus. Mustafa Kemal Paşa, Halit Paşa’yı Trabzon’a Tümen Kumandanı yapmak istiyor, bu tayinin kendisinin başını ağrıtacağını düşünen Kâzım Karabekir Paşa karşı çıkıyor. Ayrıca Karabekir, Halit Paşa’nın Ermeni tehcirinde Ardahan’daki tutumundan dolayı sicilinin bozuk olduğunu da biliyor.  Mustafa Kemal…

  • “Bizi İtilaf Devletleri bağımsız bir devlet olarak tanısa bile biz yardıma muhtacız… Amerikalılar da mandadan korkmamamız gerektiğini söylemektedirler. İstanbul’daki Amerika temsilcisine bir mektup yazarak Amerika’ya gizlice bir heyet gönderebilmek ve görüşmelere girişmek üzere emrimize bir torpido tahsis (hususi olan, özel ayrılmış) edilmesini isteyebiliriz.” Alıntı: Erzurum’dan Ölümüne Kadar Atatürk’le Beraber I – Mazhar Müfit Kansu (TTK…

  • “Aynı celsede Refet Paşa da konuşuyor; “Manda ile istiklâl (bağımsızlık) biri birine engel şeyler değildir. Şu kadar ki kuvvetli olmak lâzımdır. Kuvvetli olmazsak o zaman manda altında eziliriz. .. Biz harici ve dâhili istiklâl-i tam (içeride ve dışarıda tam bağımsızlık) istiyoruz. Bunu kendi kendimize yapabilecek miyiz ve bizi kendi başımıza bırakacaklar mı? Şurası muhakkaktır ki…

  • “Meclis-i Mebusan kapatılınca Mazhar Müfit ve diğer mebusları Fransa Sefareti (Büyükelçiliği) memurlarından Mösyö Marcel Anadolu’ya kaçırıyor.” Alıntı: Erzurum’dan Ölümüne Kadar Atatürk’le Beraber II – Mazhar Müfit Kansu (TTK yayını, 3. Baskı 1988 – Sf. 550) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU (1993): Osmanlı Paşaları, çok omurgasız, ne zaman sıkışsalar kendi halklarına veya güçlerine değil de bir…

  • “Muhterem Efendim, … Harici vaziyet İstanbul’a şöyle görünüyor; Fransa, İtalya, İngiltere, Türkiye’de mandaterlik meselesini Amerika Senatosuna resmen teklif etmiş olmakla beraber, bütün kuvvetlerini Senato’nun kabul etmemesi için sarf ediyorlar. Taksimden (Osmanlı Devletinin paylaşılmasından) hisse kaçırmak tabii ki işlerine gelmiyor. Suriye’de hüsrana uğrayan Fransa, zararını Türkiye’de telafi etmek (karşılamak) istiyor. İtalya namuskâr (namuslu) bir emperyalist olduğundan…