Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Bakkal Defteri

Bu kategorideki yazılarda, bakkalın notları ve yorumları bulunmaktadır.

  • BAKKAL’IN NOTU (1993): Şevket Süreyya, Türkiye’ye döndükten sonra, komünizm suçundan istiklâl Mahkemelerine çıkmış ve 10 yıla mahkûm olmuş. Bu mahkemenin ilk celsesine (duruşmasına) giderken, hâkim, Hikmet Şevki adındaki bir gazeteciyi şapka taktığı için dövmüş. İkinci celsede, o arada Şapka Kanunu çıktığı için, Şevket Süreyya aynı hâkimi şapkalı görmüş. Alıntı: Suyu Arayan Adam – Şevket Süreyya…

  • “Değerli insanlardan kaçındılar, ellerinin altında daha çok komiteci (gizli örgütçü) ruhlu demagoglar tutunabildi. Demagogun itibar gördüğü yerde ise, idealizm biter ve diktatör silahlarını kuşanır.” Alıntı: Suyu Arayan Adam – Şevket Süreyya Aydemir (1993 – Sf. 283) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (1993): İttihat ve Terakkicilerle ilgili olan bu tespit doğru, benzer sorunlar ve sonuçlar yaşandı…

  • “İttihat ve Terakki iktidara geldikten sonra (1908), bu rejimin bir sıra tedhişler (hükümet terörü) ve suikastlarla yüz kızartıcı bir balkan politikacılığından ayrılamamasında Dr. Nâzım’ı da sorumlu gösterirler.” Alıntı: Suyu Arayan Adam – Şevket Süreyya Aydemir (1993 – Sf. 23) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (1993): Dr. Nazım 1926’da İzmir Suikastı davasında idam edildi.

  • “Efendiler, Ankara’da bulunan Salih ve İzzet Paşalar bir türlü Ankara’ya ısınamadılar. İstanbul’daki ailelerinin yanına gitmelerine izin vermemizi kendileri ve aracıları habire rica ediyorlar ve İstanbul’a dönüşlerinde hiçbir siyasal görev almayacakları konusunda güvence veriyorlardı. Ancak ben, ..verdikleri sözde doğruluk ve içtenlik olmadığı, … kanısında bulunduğumu söyledim. .. Namusları üzerine söz veriyorlar dendi. Bu sözlerini yazılı ve…

  • “Bir gazeteci yazar da, eleştirisinde; “Bizi üzen nokta, ulusal önderimizin kendisi ile ilgilidir. En büyük ruhlu adamlar bile, kişisel güç taşımanın çekiciliğine karşı direnememişlerdir.” Diyor. Ve görüşünü benim nutuklarımdan aldığı sözlerle pekiştirdikten sonra, Amerika’nın bağımsızlığını sağlayan Washington’ın nasıl çiftliğine çekildiğini ve meclisin hiçbir kişiyi göz önünde bulundurmayarak, yalnız kamu yararını düşünerek, altı yılda Anayasa’yı ortaya…

  • “Vatan Gazetesi’nin 5 Kasım 1924 günkü sayısındaki Başyazar, “Eleştiri eğilimi gösteren en özgür düşünceli yurttaşları zaman zaman susturmaya çalışan, tekelci bir siyasal yöntem, gelişme ve ilerleme için öldürücü bir cehennem durumundadır.” … Yazar, “Yurt düşüncesi ile çalışmak, yalnız işbaşındaki kişilere mi – Tanrı’ca – tekel biçiminde verilir bir erdem midir?” … Tanin Başyazarı 4 Kasım…

  • “Baylar, ulusumuzun başında, bilgisizlik, aymazlık ve bağnazlığın, yenilik ve uygarlık düşmanlığının simgesi gibi görülen fesi atarak, onun yerine bütün uygar dünyaca başlık olarak kullanılan şapkayı giymek ve böylece, Türk ulusunun, uygar toplumsal yaşamda anlayış bakımından hiçbir ayrılır yanı olmadığını göstermek bir gereklilik idi. Buna Takrir-i Sükûn (Sessizleştirme kararları kanunu) yasasının yürürlükte olması da kolaylık sağladı…

  • “Türkiye’de detektif romanlarının yazılmayışının sebebi, sorgulamalardaki tek yöntemin dayak ve işkence olmasındandır.” Alıntı: Sosyal Demokrasi Gündemi – Faik Bulut (1993 – Sf. 23) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (2007): Detektif romanlarının yazılmaması ve okunmaması insanımızın hayal gücünü ütopik yapısını zayıflatan bir gerçektir.

  • (Sadrazam Ali Rıza Paşa’nın Kemal Paşa’ya telgrafı 4 Ekim 1919:) “..Ancak Hükümetin tutacağı yol: yasalara eksiksiz uymak, aykırı durumları önleyip ortadan kaldırmak olduğundan, olağandışı ve yasalara uymayan durumların sürüp gitmesi ise, Osmanlı Devleti merkezi ile Anadolu’yu birbirinden ayırarak birçok korkulu sonuçlar doğurmakla, tanrı korusun, Başkentin varlığını korkulur duruma düşürecek ve düşmanların yer yer yurdumuza girmeleriyle…

  • “1930’lardaki hızlı büyümenin de planlama sayesinde değil, planlamaya rağmen gerçekleştiği, Sovyet halkının insanüstü fedakârlıklarını yansıtan yüksek iş ve tasarruf oranlarından kaynaklandığı görüldü.  Planlama kavramı, ekonomik kararların merkeze aktarılmasının ideolojik kılıfını oluşturur, merkez bürokrasisinin ekonomi üzerindeki gücüne meşruiyet (haklılık) verir. Planlama, üretici birimlerin ellerinden tüm karar verme inisiyatifini (Kendi kendine karar verip uygulamayı) alır ve onları…

  • “Rauf (Orbay Paşa) “Padişaha bağlı kalmak borcumdur, Halifeye bağlılığım ise gördüğüm eğitim gereğidir.” … Önce padişahlığı kaldırmaya karar verdiğim zaman, ilk yaptığım işlerden biri de hemen Rauf Bey’i meclisteki çalışma odama çağırmak oldu. Rauf Bey’in, Refet Bey’in evinde sabahlara kadar dinlediğim kanı ve düşüncelerini hiç bilmiyormuşum gibi, ayakta, şunu istedim; “Halifeliği ve Padişahlığı biri birinden…

  • “İstanbul’da Tevfik Paşa Hazretlerine 30.1.1921 “1. Londra Konferansına katılacak olan Türkiye delegeler Kurulu yalnız TBMM hükümetince seçilecek ve gönderilecektir. 2. Bu delegeler kurulunun yanına verilmesini gerekli gördüğümüz kimi uzman danışmanları siz hazır edip, gerekli belgelerle kurula katılmak üzere göndereceksiniz. 3. Bizim göndereceğimiz bu delegeler kurulunun bütün Türkiye’yi temsil edecek tek kurul olduğunu da itilaf Devletlerine…

  • “23 Nisan 1923’te Lozan’da Barış Konferansı ikinci defa toplandıktan sonra ben de yeni seçimlerle uğraşıyordum. Yeni seçimlere bilinen ilkelerimizi açıklayarak girdik…. Milletvekili olmak isteyen kişiler, önce, ilkeleri kabul ettiklerini ve bu görüşe katıldıklarını bana bildiriyordu. Adayları ben saptayacaktım… Çünkü yapılacak seçimlerde ulusu kandırarak, değişik ereklerle milletvekili olmaya çalışacakların çok olduğunu biliyordum. Bütün ulus açıkladığım ilkeleri…

  • (16 Ağustos 1919 günü Milli Savunma Bakanı Ferit Paşa’ya yazdığı mektup🙂 “…İngilizler bile ,.. Hiçbir dayanağı olmayan ve ulus adına hiçbir görev üstlenmeyen ve üstlense bile bunu ulusa benimsetemeyecek olan bir hükümetle verimli bir işe girişmek olanağı bulunmadığına inanmışlardır.” Alıntı: Nutuk, Mustafa Kemal Atatürk (Sabah Yayınları, Haz; Nur Ardakoç, 1993 – Sf. 55) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Bu yetkiye göre, Ankara’da bulunan 20. Kolordu ve buna bağlı olduğu müfettişlikler ve Diyarbakır’daki kolordu ile ve hemen bütün Anadolu’da bulunan sivil örgütlerin başında bulunan yöneticilerle yazışabilecek ve ilişkide bulunabilecektim. Bu geniş yetkiyi, beni, İstanbul’dan sürmek ve uzaklaştırmak amacıyla Anadolu’ya gönderenlerin..”. Alıntı: Nutuk – Mustafa Kemal Atatürk, (Sabah Yayınları, Haz; Nur Ardakoç, 1993 – Sf.…

  • “Rauf Bey; “Amerika’da yıllardan beri bize karşı yapılmakta olan olumsuz propagandaların doğurduğu düşünce akımını düzeltmek için, hepsinden önce Amerikan Kongresi’nden yurdumuzu inceleyecek bir kuruluşu çağırmak.” Bu öneri oybirliği ile kabul edildi. .. bu yolda bir mektup taslağı hazırlandığını anımsıyorsam da bu mektubun gönderilip gönderilmediğin pek iyi anımsamıyorum.” Alıntı: Nutuk – Mustafa Kemal Atatürk (Sabah Yayınları,…

  • “Kurulunuz ulus ile padişah arasında engeldir. Bu yoldaki direnmeniz bir saat daha sürerse, ulus artık her türlü davranış ve eyleminde kendisini özgür sayacaktır ve bütün yurt, töreye aykırı kurulunuzla kesin olarak ilgisini ve bağlantısını kesecektir. Bu son uyarımızdır. Bundan sonra ulusun alacağı durum, burada bulunan yabancı subaylar aracılığı ile itilaf devletleri temsilciliğine de ayrıntılı olarak…

  • “Maraş, Urfa ve Antep’te savaştık…” Alıntı: Nutuk – Mustafa Kemal Atatürk (Sabah Yayınları, Haz; Nur Ardakoç, 1993 – Sf. 186) kitabından birebir alınmıştır.  BAKKAL’IN YORUMU (1993) Ankara’nın o çatışmalara hiçbir dahli (müdahalesi) olmamıştır. Bu Maraş, Urfa ve Antep yöreler halkının Ermenilerin geri gelip de mallarına sahip çıkmaya başlaması nedeniyle gösterdiği reaksiyonlar ve kahramanlıklar, hatta biraz da…

  • “3 Mart 1924 günü Meclis’in birinci oturumunda şu önergeler okundu; 1. Halifeliğin kaldırılması ve Osmanlı soyundan gelenlerin yurtdışına çıkartılması konusunda Şeyh Saffet Efendi ve elli arkadaşının önergesi.  2. Din işleri ile Evkaf (Vakıflar) Bakanlığı ile Genelkurmay Başkanlığının kaldırılması ile ilgili Siirt Milletvekili Halil Hulki Efendi ve elli arkadaşının verdiği önerge. 3. Öğretimin birleştirilmesi konusunda Manisa…

  • “Batı Cephesi Komutanı (İsmet Paşa) 61. ve 11. tümenler ve geçici güçlerle (1) 24 Ekim 1920’de Gediz’deki düşmana saldırıldı. Efendiler, dalgalı, düzensiz ve komutasız bir takım savaşlardan sonra bildiğiniz gibi Gediz de yenildik. .. cephenin her yanında yeniden genel bir yenilgiye uğradık.” Alıntı: Nutuk – Mustafa Kemal Atatürk (Sabah Yayınları, Haz; Nur Ardakoç, 1993 –…