Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Bakkal Defteri

Bu kategorideki yazılarda, bakkalın notları ve yorumları bulunmaktadır.

  • “Şark istiklâl Mahkemesinin ele aldığı ilk önemli dava Siverekli Şeyh Eyüp ve Dr. Fuat Bey’in davası. Şeyh Eyüp, Şeyh Sait’i tanımıyor, sadece Terakkiperver Fırkayı seviyormuş ve Parti’nin Urfa Kâtibi Fethi Bey’in arkadaşı, idam edildi. Dr. Fuat Bey ise Osmanlının son Sadrazam’ı Damat Ferit Paşa’ya gönderdiği mektuptaki bilgilerle idama mahkûm oldu.” Alıntı: İstiklâl Mahkemeleri – Ergün…

  • “İlk sanık, Urfa’da Seferberlik (1)  aleyhine propaganda yapmaktan tutuklu olan Urfa Mutasarrıfı ve Terakkiperver Cumhuriyet Fırkasının Urfa Şubesi Kâtibi olan Emekli Yarbay Fethi Bey.” Alıntı: İstiklâl Mahkemeleri – Ergün Aybars, (1993 – Sf. 131) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (1) (1996); Seferberliğin kelime anlamı: Daha önce askerlik görevini yapmış olanların, savaş hali nedeni ile yeniden…

  • “İsmet Paşa (Başvekil) 19 Mayıs 1925 günü, Samsun’da “TBMM’nin kanunlarına karşı gelenlerin derhal cezalandırılacaklarını ve Hükûmetin geçmişte işlenen suçları izleyerek sahiplerinin cezalandırılacağını” söyledi.” Alıntı: İstiklâl Mahkemeleri – Ergün Aybars, (1993 – Sf. 122) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU (2007): Yeni çıkan bir kanunun, çıkış tarihinden önceki olaylara da uygulanması yani makabline şamil olması tam bir…

  • “3 Mayıs 1925’ten itibaren bölgeye dışarıdan gelen gazete, dergi ve postalara sansür uygulanmaya başladı. 31 Mayıs’ta da Fransızca gazete ve mektuplara da sansür uygulandı.” Alıntı: İstiklâl Mahkemeleri – Ergün Aybars, (1993 – Sf. 121) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU (1993): Mademki bu isyanı İngilizler tahrik etmiş o halde neden İngilizce yayınlara değil de Fransızca olanlara…

  • “Ayaklanma Nisan ayı ortasında tamamıyla bastırıldı ve Şeyh Sait ele geçirildi… Yakalanan suçlular “İsyan Bölgesi İstiklâl Mahkemesi’nce yargılandı, Sıkıyönetim Mahkemelerine verilmediler… Ayaklanma bastırıldıktan sonra 20.4.1925’de, İnönü’nün Meclis’e verdiği önergede: Meclis tatile gireceğinden İstiklâl Mahkemelerinin görev sürelerinin 6 ay daha uzatılması, Meclis’in tatilde olduğu süre içerisinde Ankara İstiklâl Mahkemesinde verilecek idam cezalarının da Meclis onayına gerek…

  • “İsmet Paşa Hükümetinin İçişleri ile ilgili programının 2. Maddesinde: Ayaklanma bölgesinde bir İstiklâl Mahkemesi kurulacak. Diğer memleket parçasında işlenen, siyasi ve asayiş (güvenlik) suçlarına bakan, Ankara istiklâl Mahkemesi kurulacak. Ayaklanma Bölgesi İstiklâl Mahkemesi idam cezasını derhal, Ankara İstiklâl Mahkemesi ise Meclis onayından sonra infaz edecektir. İç politika durumu ile ilgili bütün teşkilat , tesisat ve…

  • “2 Mart 1925’de CHP gurup toplantısında konu görüşüldü, başbakan Fethi Okyar Sıkıyönetimin yeterli olacağını, Mustafa Kemal ise İsmet İnönü’yü tatilden çağırmış, her ikisi de bu olayı şiddetle bastırmak niyetinde idiler ve bu olayın geniş çaplı bir karşı devrim olduğunu düşünüyorlardı. Yapılan oylamada Sertlik yanlıları 94’e 60 kazanınca Fethi Bey Hükûmeti İstifa etti. Mustafa Kemal Hükûmet…

  • “16 Şubat 1925’de Palu’dan başlayan ayaklanma, Darahini’nin (Genç’in) ele geçirilmesiyle sürdü. Şehir yağmalandı. İsyancılar 3 kola ayrıldılar; bir kol Diyarbakır’ı, bir kol Bingöl’ü, bir kol da Muş’u ele geçirecekti. 21 Şubat’ta ilk kez ordu birlikleriyle karşılaştılar, bir süvari alayını pusuya düşürerek esir ettiler. Halk bunlara yardım ediyordu, ellerinde yeşil bayrak ve Kur’an vardı. 5 Mart…

  • “Cibranlı Halil Bey’in de önayak olduğu “Kürt Teali (Yüceltme) Cemiyeti”nin amacı İngiliz Mandasında (korumasında) bir Kürdistan kurmaktı.” Alıntı: İstiklâl Mahkemeleri – Ergün Aybars, (1993 – Sf. 85) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (2011): Fevzi Çakmak’ın Karabekir’e söylediğine göre bu Cemiyet Ermenilerin vatan talebine karşı kurulmuş taktiksel bir örgüt.

  • “1878 Berlin Antlaşması’nın 61.Maddesiyle Ermenilere ıslahat, Kürtlere güvenlik teklif ediliyordu….Abdülhamit’in ıslahat yapmak için görevlendirdiği Şakir Paşa her biri 1.200 kişiden oluşan 36 Kürt alayı kurdu. Kurulan bu Hamidiye Alayları, yöredeki Kürt Aşiretleri arasında ve Kürtlerle Ermeniler arasında çatışmalara yol açtı.” Alıntı: İstiklâl Mahkemeleri, Prof. Dr. Ergün Aybars, (1993 – Sf.84) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU…

  • “Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası (Gelişmeci Cumhuriyet Partisi) 17.11.1924’te kuruldu. Genel Sekreteri Ali Fuat Cebesoy (Mustafa Kemal’in Okul ve silah arkadaşı, Selanikli, Sabetayist, Mason, Nâzım Hikmet’in Dayısı), Genel Başkanı da Kâzım Karabekir’dir.” Alıntı: İstiklâl Mahkemeleri – Ergün Aybars, (1993 – Sf. 74) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU (2007): TCF birkaç ay yaşadı, Şeyh Sait İsyanı sonrası kapatıldı…

  • “Teşkilat-ı Esasiye Kanunu’nda (Anayasa’da) yapılan değişiklikle “Türkiye Devletinin dini, Din-i İslam’dır.” ibaresi kondu.” Alıntı: İstiklâl Mahkemeleri – Ergün Aybars, (1993 – Sf. 71) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (2007): Oysa 1921’deki Meclis’in çıkardığı Teşkilatı Esasiye Kanununda devletin dini yoktu.

  • “27.12.1923 günü Ömer Lütfi hakkında karar verildi 5 yıl kürek mahkûmiyeti. Gerekçe; Ömer Lütfi’nin Meşrutiyeti (yetkinin meclis ve padişah arasında paylaşıldığı sistemi)  Hilafetin papalık gibi kalmasını istemesi.” Ö. Lütfi Bey “Vatan sağ olsun” dedi. İstiklâl Savaşında Anadolu’ya silah ve cephane yollayan Ali Osman ihbar üzerine “Cumhuriyete ve Mustafa Kemal’e küfrettiği” için bir yıl hüküm giydi.…

  • “Cumhuriyet’in ilanından sonra, 8.12.1923’de Ağa Han ve Emir Ali’nin, Hilafet’in Papalık gibi, kalmamasını isteyen mektubuna istinaden (dayanak yaparak) Başvekil İsmet Paşa, İstiklâl Mahkemesi Kanununu teklif etti ve kabul edildi. Ve bu mektupları yayınlayan gazetelerin sahipleri, yöneticileri ve önemli yazarları mahkemeye sevk edildiler. İlk önce İstanbul Barosu Başkanı Lütfi Fikri Bey gözaltına alındı ve tutuklandı.” Alıntı:…

  • “İsmet İnönü’nün, Lozan dönüşü Meclis’te çok münakaşalar (tartışmalar) oldu. Bir ara Ali Şükrü Bey’e çok sinirlenen Mustafa Kemal, ellerini cebine sokarak üzerine yürüdü.” Alıntı: İstiklâl Mahkemeleri – Ergün Aybars, (1993 – Sf. 14) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU: Trabzon Mebusu, Ali Şükrü Bey, bu toplantıdan birkaç hafta sonra Mustafa Kemal Paşa’nın Muhafız Alayı komutanı Laz…

  • “Sait Halim Paşa’ya da Halifeliği satması için büyük para teklif edilmiş, o, bunu reddetmişti; aynı teklifin İsmet Paşa’ya da yapılmış olduğu ileri sürülüyordu. Bu görüşte olan Rauf Bey (Rauf Orbay) bunu ömrü boyunca sakladı..” Alıntı: İstiklâl Mahkemeleri – Ergün Aybars, (1993 – Sf. 13) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU: Çok ilginç, halifeliği satın almak isteyen…

  • “İstiklâl Mahkemesi 1920’de kurulmuş, 1927’ye kadar çalışmış, ancak kanun 1949’da yürürlükten kaldırılmıştır. .. Bu konuda, Ahmet Süreyya Özgeveren’in anıları, Faik Günday’ın “İzmir Suikastının İçyüzü” adlı yazısı, Kılıç Ali’nin hatıraları belli başlı kaynaklardır. .. En önemli belgeler TBMM arşivindedir. Arşivde duruşma dosyaları, mahkemenin yazışmaları ve karar defterleridir. Ancak dosyalar İçişleri Bakanlığınca alınmıştır.” Alıntı: İstiklâl Mahkemeleri –…

  • BAKKAL’IN NOTU: Şevket Süreyya’nın anlattıklarının özeti: Türkiye yaklaşan 2. Dünya Harbinden de bihaberdi (haberi yoktu). Bir Muamele Vergisi Kanunu ile küçük işletmelerin, büyük fabrika olmaları adeta engelleniyor, sermaye birikimi oluşmuyordu. Yaklaşan savaşa göre, Almanya ve Rusya sanayi bazında hazırlık yapıyordu. Biz ise uyuyorduk. Alıntı: Suyu Arayan Adam – Şevket Süreyya Aydemir (1993 – Sf. 453,…

  • “Bir aralık CHP Genel Sekreteri Recep Peker, “Liberal demek vatan haini demektir.” demiştir.”” Alıntı: Suyu Arayan Adam – Şevket Süreyya Aydemir (1993 – Sf. 450) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU: Devlet Partisi olan CHP’nin genel Sekreteri olması, hatta daha sonra Başbakan bile olması işi daha da vahim kılıyor. Aynı kişi, sanırım Başvekil iken Eskişehir’de “açız”…

  • BAKKAL’IN NOTU(1993): Şevket Süreyya’yı istiklâl Mahkemesi 10 yıla mahkûm etmişti, Afyon cezaevinde iken 1926 Cumhuriyet Bayramı’nda bazı mahkûmların affedilmesi ile 1,5 yıl yatıp çıktı. İkinci bir sefer 40 kişilik bir gurupla tevkif edildiler, savcı idamını istemiş, berat etmiş, dava arkadaşları ile yolları ayrılmış. BAKKAL’IN YORUMU (1993): Diğer muhalifler de eğildiler, mesela Nazım, Hasan izzettin, Sabahattin…