Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Bakkal Defteri

Bu kategorideki yazılarda, bakkalın notları ve yorumları bulunmaktadır.

  • “25.11.1925’de Şapka Kanunu kabul edildi. Madde – 1 TBMM azaları,  İdare-i umumiye ve hususiyye (Ankara’da merkezi bulunun resmi ve özel kurumlar) ve Mahalliye (yerel yönetimler) ve bilumum müessesana (bütün kurumlara) mensup ve onların müstahdemini (bu kurumlarda bulunan ve çalışanlar), Türk Milletinin iktisap etmiş bulunduğu (edindiği, kazandığı) şapkayı giymek mecburiyetindedir. Türk halkının da umumi serpuşu (genel…

  • “12 Mart 1925’te Şeyh Sait isyanında tamamıyla Hükûmeti desteklemiş olan sol dergi ve gazeteler de Takrir-i Sükûn Kanununa dayanılarak toplatıldı. Ve Nisan ayında Dr. Şefik Hüsnü, Nâzım Hikmet, Hasan Ali yurt dışına kaçmışlardır. Mahkeme bu üç kişiye 12.8.1925’de 15’er yıl kürek cezası vermiştir.” Alıntı: İstiklâl Mahkemeleri – Ergün Aybars, (1993 – Sf. 276 ile 279…

  • “Mustafa Kemal, 26 Ağustos 1925 günü Kastamonu – İnebolu’da “Başa giyilecek olan serpuşun (başlığın) adına şapka derler. .. Bu kadar yüksek ve önemli bir sonuca ulaşabilmek için gerekirse bazı kurbanlar da verilir” dedi.”  Alıntı: İstiklâl Mahkemeleri – Ergün Aybars, (1993 – Sf. 286) kitabından birebir alınmıştır.    BAKKAL’IN NOTU (2007): Bugün kasket dediğimiz siperlikli şapkadan bahsediyor.…

  • “İstiklâl Mahkemesi başkanı Ali Bey’in 17.8.1925 günü, Hâkimiyet-i Milliye gazetesindeki beyanatında (açıklamasında): “…bütün Cumhuriyet ve gelişme düşmanlarının bu sayede yok edileceği…” Alıntı: İstiklâl Mahkemeleri – Ergün Aybars, (1993 – Sf. 274) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU (2007): Bu mahkemelerin yaptıklarının bir hukuk cinayeti olduğunu belgeleyen bir beyanat.

  • “Urfa Siverekli Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası kâtibi Emekli Yarbay Fethi Bey’in mahkemesinde: Hatıra Defteri incelenmiş, defterde “bakla, mercimek, şalgam” gibi kelimelerin şifre (gizli yazı) olmasından şüphe edilmiş, Fethi Bey bunu reddetmiş. Bu ayaklanma ile bir ilişkisinin olmadığını söylemiş, hatta Terakkiperver Cumhuriyet Fırkasının programındaki dine hürmetkârlık umdesini (kuralını) da beğenmediğini söylemiştir. Yine de 5 yıl kürek cezasına…

  • “Savcı Süreyya Bey ile hâkim Lütfi Müfit Bey, görev alanları konusunda tartışıyorlar. Savcı İstiklâl Mahkemelerinin sadece “İstiklâl Mehâkimi (Mahkemeleri) Kanunu” kapsamındaki suçlarla ilgileneceğini, hâkim ise daha geniş kapsamlı düşünüyor. Ve “Bizim belli bir amacımız vardır. Ona varmak için ara sıra kanunun üstüne de çıkarız” diyor. Zaten Mustafa Kemal, 16.01.1923’de İzmit’teki basın toplantısında “İnkılâbın kanunu mevcut…

  • “Şark istiklâl Mahkemesinin ele aldığı ilk önemli dava Siverekli Şeyh Eyüp ve Dr. Fuat Bey’in davası. Şeyh Eyüp, Şeyh Sait’i tanımıyor, sadece Terakkiperver Fırkayı seviyormuş ve Parti’nin Urfa Kâtibi Fethi Bey’in arkadaşı, idam edildi. Dr. Fuat Bey ise Osmanlının son Sadrazam’ı Damat Ferit Paşa’ya gönderdiği mektuptaki bilgilerle idama mahkûm oldu.” Alıntı: İstiklâl Mahkemeleri – Ergün…

  • “İlk sanık, Urfa’da Seferberlik (1)  aleyhine propaganda yapmaktan tutuklu olan Urfa Mutasarrıfı ve Terakkiperver Cumhuriyet Fırkasının Urfa Şubesi Kâtibi olan Emekli Yarbay Fethi Bey.” Alıntı: İstiklâl Mahkemeleri – Ergün Aybars, (1993 – Sf. 131) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (1) (1996); Seferberliğin kelime anlamı: Daha önce askerlik görevini yapmış olanların, savaş hali nedeni ile yeniden…

  • “İsmet Paşa (Başvekil) 19 Mayıs 1925 günü, Samsun’da “TBMM’nin kanunlarına karşı gelenlerin derhal cezalandırılacaklarını ve Hükûmetin geçmişte işlenen suçları izleyerek sahiplerinin cezalandırılacağını” söyledi.” Alıntı: İstiklâl Mahkemeleri – Ergün Aybars, (1993 – Sf. 122) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU (2007): Yeni çıkan bir kanunun, çıkış tarihinden önceki olaylara da uygulanması yani makabline şamil olması tam bir…

  • “3 Mayıs 1925’ten itibaren bölgeye dışarıdan gelen gazete, dergi ve postalara sansür uygulanmaya başladı. 31 Mayıs’ta da Fransızca gazete ve mektuplara da sansür uygulandı.” Alıntı: İstiklâl Mahkemeleri – Ergün Aybars, (1993 – Sf. 121) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU (1993): Mademki bu isyanı İngilizler tahrik etmiş o halde neden İngilizce yayınlara değil de Fransızca olanlara…

  • “Ayaklanma Nisan ayı ortasında tamamıyla bastırıldı ve Şeyh Sait ele geçirildi… Yakalanan suçlular “İsyan Bölgesi İstiklâl Mahkemesi’nce yargılandı, Sıkıyönetim Mahkemelerine verilmediler… Ayaklanma bastırıldıktan sonra 20.4.1925’de, İnönü’nün Meclis’e verdiği önergede: Meclis tatile gireceğinden İstiklâl Mahkemelerinin görev sürelerinin 6 ay daha uzatılması, Meclis’in tatilde olduğu süre içerisinde Ankara İstiklâl Mahkemesinde verilecek idam cezalarının da Meclis onayına gerek…

  • “İsmet Paşa Hükümetinin İçişleri ile ilgili programının 2. Maddesinde: Ayaklanma bölgesinde bir İstiklâl Mahkemesi kurulacak. Diğer memleket parçasında işlenen, siyasi ve asayiş (güvenlik) suçlarına bakan, Ankara istiklâl Mahkemesi kurulacak. Ayaklanma Bölgesi İstiklâl Mahkemesi idam cezasını derhal, Ankara İstiklâl Mahkemesi ise Meclis onayından sonra infaz edecektir. İç politika durumu ile ilgili bütün teşkilat , tesisat ve…

  • “2 Mart 1925’de CHP gurup toplantısında konu görüşüldü, başbakan Fethi Okyar Sıkıyönetimin yeterli olacağını, Mustafa Kemal ise İsmet İnönü’yü tatilden çağırmış, her ikisi de bu olayı şiddetle bastırmak niyetinde idiler ve bu olayın geniş çaplı bir karşı devrim olduğunu düşünüyorlardı. Yapılan oylamada Sertlik yanlıları 94’e 60 kazanınca Fethi Bey Hükûmeti İstifa etti. Mustafa Kemal Hükûmet…

  • “16 Şubat 1925’de Palu’dan başlayan ayaklanma, Darahini’nin (Genç’in) ele geçirilmesiyle sürdü. Şehir yağmalandı. İsyancılar 3 kola ayrıldılar; bir kol Diyarbakır’ı, bir kol Bingöl’ü, bir kol da Muş’u ele geçirecekti. 21 Şubat’ta ilk kez ordu birlikleriyle karşılaştılar, bir süvari alayını pusuya düşürerek esir ettiler. Halk bunlara yardım ediyordu, ellerinde yeşil bayrak ve Kur’an vardı. 5 Mart…

  • “Cibranlı Halil Bey’in de önayak olduğu “Kürt Teali (Yüceltme) Cemiyeti”nin amacı İngiliz Mandasında (korumasında) bir Kürdistan kurmaktı.” Alıntı: İstiklâl Mahkemeleri – Ergün Aybars, (1993 – Sf. 85) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (2011): Fevzi Çakmak’ın Karabekir’e söylediğine göre bu Cemiyet Ermenilerin vatan talebine karşı kurulmuş taktiksel bir örgüt.

  • “1878 Berlin Antlaşması’nın 61.Maddesiyle Ermenilere ıslahat, Kürtlere güvenlik teklif ediliyordu….Abdülhamit’in ıslahat yapmak için görevlendirdiği Şakir Paşa her biri 1.200 kişiden oluşan 36 Kürt alayı kurdu. Kurulan bu Hamidiye Alayları, yöredeki Kürt Aşiretleri arasında ve Kürtlerle Ermeniler arasında çatışmalara yol açtı.” Alıntı: İstiklâl Mahkemeleri, Prof. Dr. Ergün Aybars, (1993 – Sf.84) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU…

  • “Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası (Gelişmeci Cumhuriyet Partisi) 17.11.1924’te kuruldu. Genel Sekreteri Ali Fuat Cebesoy (Mustafa Kemal’in Okul ve silah arkadaşı, Selanikli, Sabetayist, Mason, Nâzım Hikmet’in Dayısı), Genel Başkanı da Kâzım Karabekir’dir.” Alıntı: İstiklâl Mahkemeleri – Ergün Aybars, (1993 – Sf. 74) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU (2007): TCF birkaç ay yaşadı, Şeyh Sait İsyanı sonrası kapatıldı…

  • “Teşkilat-ı Esasiye Kanunu’nda (Anayasa’da) yapılan değişiklikle “Türkiye Devletinin dini, Din-i İslam’dır.” ibaresi kondu.” Alıntı: İstiklâl Mahkemeleri – Ergün Aybars, (1993 – Sf. 71) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (2007): Oysa 1921’deki Meclis’in çıkardığı Teşkilatı Esasiye Kanununda devletin dini yoktu.

  • “27.12.1923 günü Ömer Lütfi hakkında karar verildi 5 yıl kürek mahkûmiyeti. Gerekçe; Ömer Lütfi’nin Meşrutiyeti (yetkinin meclis ve padişah arasında paylaşıldığı sistemi)  Hilafetin papalık gibi kalmasını istemesi.” Ö. Lütfi Bey “Vatan sağ olsun” dedi. İstiklâl Savaşında Anadolu’ya silah ve cephane yollayan Ali Osman ihbar üzerine “Cumhuriyete ve Mustafa Kemal’e küfrettiği” için bir yıl hüküm giydi.…

  • “Cumhuriyet’in ilanından sonra, 8.12.1923’de Ağa Han ve Emir Ali’nin, Hilafet’in Papalık gibi, kalmamasını isteyen mektubuna istinaden (dayanak yaparak) Başvekil İsmet Paşa, İstiklâl Mahkemesi Kanununu teklif etti ve kabul edildi. Ve bu mektupları yayınlayan gazetelerin sahipleri, yöneticileri ve önemli yazarları mahkemeye sevk edildiler. İlk önce İstanbul Barosu Başkanı Lütfi Fikri Bey gözaltına alındı ve tutuklandı.” Alıntı:…