Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Bakkal Defteri

Bu kategorideki yazılarda, bakkalın notları ve yorumları bulunmaktadır.

  • “Mustafa Kemal Sofya’da Ataşemiliter (Askeri ateşe) iken silah, cephane ve buğday bağlantısı yapmış. O sırada Maliye bakanlığından istifa etmiş olan Cavit Bey buna mani (engel) olmuş. Mustafa Kemal buna çok kızmış “Böyle bir adam asılmayı hak eder.” demiş.” (Lord Kinross’ın Atatürk kitabı Sf.68, 69) Alıntı: İstiklâl Mahkemeleri – Ergün Aybars, (1993 – Sf. 384) kitabından…

  • “İntihar ederek ölmüş olan Kara Kemal hakkında istiklâl Mahkemesinin kararı: Banka ve şirketlerinin feshi ve dağıtılmasına, idarelerinin Hükümete bırakılmasına, para, eşya ve mücevherlerinin Devlet hazinesine bırakılmasına karar verildi.“ Alıntı: İstiklâl Mahkemeleri – Ergün Aybars, (1993 – Sf. 383) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (2007): Kara Kemal İttihatçıların İaşe Nazırlığını yapmış önemli bir kişi. Adalet mülkün…

  • “10 Ağustos 1926’da Cavit Bey’in sorgusu başladı. Salon dolu, ilgi büyüktü. Cavit Bey’in sorulara verdiği cevap mahkemeyi tatmin etmeyince, Mahkeme Başkanı Ali Bey:  “istiklâl Mahkemesi kanaat-i vicdaniyeye (vicdani kanaatine) göre karar verir.” dedi. Cavit Bey sorgusunun sonunda “Vereceğiniz karar mesut zamanlarınızda bir istifham (şüphe) işareti ve bir sual şeklinde vicdanlarınızı rahatsız etmesin.” dedi. Cavit Bey…

  • “26 Ağustos 1926’da İstiklâl Mahkemesi kararını verdi. Cavit Bey, Dr. Nâzım Bey (1) Ardahan Mebusu Hilmi Bey ve Nail Bey idam, Ali Osman Vehbi, Hüsnü, İbrahim Edhem, Rauf ve Rahmi Beyler onar yıl kalebentliğe mahkûm edildiler, 37 sanık berat (bağışlandı) etti. Aynı gece sabaha doğru idam edildiler.” Alıntı: İstiklâl Mahkemeleri – Ergün Aybars, (1993 –…

  • “Ocak 1922’de Kara Kemal İstanbul’da İttihat ve Terakki’yi yeniden kurmak için gizli çalışmalarda bulunmuş, İngilizler bundan endişe ettikleri için onu izlemişlerdi… İngiliz istihbaratına göre İttihatçılar 29.11.1922’de İstanbul’da bir anarşi çıkartıp, yönetime el koymak için gizli toplantı yapmışlar.” Alıntı: İstiklâl Mahkemeleri – Ergün Aybars, (1993 – Sf. 369) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU (1993): Çok önemli…

  • “13 Temmuz 1926 Salı günü istiklâl Mahkemesinin kararı okundu, duruşmaların yapıldığı Elhamra sinemasının önü büyük bir kalabalık tarafından dolmuştu. Salonda ileri gelen görevliler ve yüksek rütbeli subaylar bulunuyordu.” Alıntı: İstiklâl Mahkemeleri – Ergün Aybars, (1993 – Sf.359) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU (2007): Seyirciler ve halkın baskısı sonucu mahkeme sanıkları beraat ettiriyor. Bu mahkemelerde subayların…

  • “İstiklâl Mahkemesi Başkanı Ali Bey Kâzım Karabekir Paşa’ya “Niçin muhalefete geçtin” diye soruyor. Paşa, kendilerinin yobaz olarak tanıtıldıklarını, bir parti kurmaya zorlandıklarını ve Hükûmetin de bunu teşvik ettiğini söyledi. Çeşme’de bulunan Mustafa Kemal, Kâzım Karabekir Paşa’nın Mahkeme’de yaptığı konuşmaya izin verildiği için kızmış, Çeşme’de yapılan bir baloya istiklâl Mahkemesi üyelerini de çağırtarak burada onları sert…

  • “3 Temmuz 1926’da Kâzım Karabekir, Cafer Tayyar Paşa (1)  Ali Fuat Cebesoy Paşa, Refet Bele Paşa, Rüşdü Paşa, Sivillerden, Sabit, Halis Turgut, İhsan, İsmail Canbolat, Münir Hüsrev, Faik Beyler. Bunlar Terakkiperver Cumhuriyet Fırkasının Mebusları. Ve eski İttihat ve Terakki mensuplarından, Eski Maliye Nazırı Cavit Bey (2), eski Ardahan Mebusu Hilmi Bey ve Kara Kemal Bey…

  • “Ziya Hurşit, İzmit Mebusu Şükrü Bey’i (1) suçlayınca Şükrü Bey Avukat tutmak istediğini söyledi. Mahkeme Başkanı Ali Bey: “istiklâl Mahkemesi Dava Vekillerinin (Avukatların) cambazlığına gelmez, mahkememizin derecatı yoktur (hudutsuz bir mahkemedir, bir üst mahkemesi yoktur)” dedi.  Meclis Başkanı Kâzım Paşa (Kâzım Özalp) özellikle Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası üyesi olan Mebusların dokunulmazlıkları olmasına rağmen tutuklanmaları karşısında yaptığı…

  • “Kâzım Karabekir Paşa Ankara’da hemen tutuklandı. Bunu öğrenen İsmet Paşa, İstiklâl Mahkemesine haber vermeden Polis Müdürüne emir vererek Kâzım Karabekir’i serbest bıraktırdı. Polis Müdürü Dilaver Bey durumu hemen İstiklâl Mahkemesi savcılığına bildirdi. Mahkeme, İsmet Paşa’nın Başbakan olarak, İstiklâl Mahkemesi’nin verdiği bir emrin uygulanmasına engel olamaya yetkisinin bulunmadığına karar verdi. Karara engel olan Başbakan’ı tutuklayıp hakkında…

  • “16-18 Haziran 1926’da ortaya çıktı, Suikastçıları motor ile Yunan adalarına götürecek olan Giritli Şevki’nin 17,6.’da durumu Vali’ye bildirmesi ile ortaya çıktı. Önce Lazistan Mebusu Ziya Hurşit Bey (Amerika’da okumuş ilk Makine Mühendisi, demokrat, çok cesur) tutuklandı. Mahkeme henüz Ankara’da iken, Ziya Hurşit’in üzerinde bomba ve silahlarla yakalandığı haberini alınca, suçunu ifadesinde de itiraf edince hemen…

  • “29 Aralık 1925’de Ankara’ya döndüler, Tren istasyonunda, askeri bir törenle, Başbakan İsmet, Meclis Başkanı Kâzım Paşa, Mebuslar ve Cumhurbaşkanı Yaveri (emir subayı, sekreteri) karşıladılar. Ankara’daki idam hükümlerini meclis binasının önünde uyguladılar.” Alıntı: İstiklâl Mahkemeleri – Ergün Aybars, (1993 – Sf. 314 ile 321 arası) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU (2007): Meclis’e de gözdağı vermek gerekiyor,…

  • “İstiklâl Mahkemesi 30.9.1925 günü İzmir’e geldi. Başkan Ali Bey açıkladı: “… Yörede asayişin iyi olduğunu ancak bazı zararlı davranışların bulunduğunu bunların yok edileceğini belirtti.”  9 Ekim’de Antep’teler, Cumhuriyet aleyhine konuşan birisine 2 yıl hapis cezası verdiler. 10-11 Eylül’de Maraş’talar, Çuhazade Mehmet Bey ve hamile karısını öldüren 10 kişi vicahen (yüzlerine karşı), iki kişi de gıyaben…

  • “30 Kasım 1925’te 676 Sayılı Kanunla, Tekke, Zaviye ve Türbeler kapatıldı. Ve din görevlilerinin hepsinin dini kıyafet giyinip giyinmeyeceği bu kanunla belirlendi.” Alıntı: İstiklâl Mahkemeleri – Ergün Aybars, (1993 – Sf. 296) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (2007): Kürtler, Şafii mezhebinden olup hem bu nedenle hem de etnik yapıları gereği dini akidelere, kurallara Hanefilerden daha…

  • “25.11.1925’de Şapka Kanunu kabul edildi. Madde – 1 TBMM azaları,  İdare-i umumiye ve hususiyye (Ankara’da merkezi bulunun resmi ve özel kurumlar) ve Mahalliye (yerel yönetimler) ve bilumum müessesana (bütün kurumlara) mensup ve onların müstahdemini (bu kurumlarda bulunan ve çalışanlar), Türk Milletinin iktisap etmiş bulunduğu (edindiği, kazandığı) şapkayı giymek mecburiyetindedir. Türk halkının da umumi serpuşu (genel…

  • “12 Mart 1925’te Şeyh Sait isyanında tamamıyla Hükûmeti desteklemiş olan sol dergi ve gazeteler de Takrir-i Sükûn Kanununa dayanılarak toplatıldı. Ve Nisan ayında Dr. Şefik Hüsnü, Nâzım Hikmet, Hasan Ali yurt dışına kaçmışlardır. Mahkeme bu üç kişiye 12.8.1925’de 15’er yıl kürek cezası vermiştir.” Alıntı: İstiklâl Mahkemeleri – Ergün Aybars, (1993 – Sf. 276 ile 279…

  • “İstiklâl Mahkemesi başkanı Ali Bey’in 17.8.1925 günü, Hâkimiyet-i Milliye gazetesindeki beyanatında (açıklamasında): “…bütün Cumhuriyet ve gelişme düşmanlarının bu sayede yok edileceği…” Alıntı: İstiklâl Mahkemeleri – Ergün Aybars, (1993 – Sf. 274) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU (2007): Bu mahkemelerin yaptıklarının bir hukuk cinayeti olduğunu belgeleyen bir beyanat.

  • “Mustafa Kemal, 26 Ağustos 1925 günü Kastamonu – İnebolu’da “Başa giyilecek olan serpuşun (başlığın) adına şapka derler. .. Bu kadar yüksek ve önemli bir sonuca ulaşabilmek için gerekirse bazı kurbanlar da verilir” dedi.”  Alıntı: İstiklâl Mahkemeleri – Ergün Aybars, (1993 – Sf. 286) kitabından birebir alınmıştır.    BAKKAL’IN NOTU (2007): Bugün kasket dediğimiz siperlikli şapkadan bahsediyor.…

  • “Urfa Siverekli Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası kâtibi Emekli Yarbay Fethi Bey’in mahkemesinde: Hatıra Defteri incelenmiş, defterde “bakla, mercimek, şalgam” gibi kelimelerin şifre (gizli yazı) olmasından şüphe edilmiş, Fethi Bey bunu reddetmiş. Bu ayaklanma ile bir ilişkisinin olmadığını söylemiş, hatta Terakkiperver Cumhuriyet Fırkasının programındaki dine hürmetkârlık umdesini (kuralını) da beğenmediğini söylemiştir. Yine de 5 yıl kürek cezasına…

  • “Savcı Süreyya Bey ile hâkim Lütfi Müfit Bey, görev alanları konusunda tartışıyorlar. Savcı İstiklâl Mahkemelerinin sadece “İstiklâl Mehâkimi (Mahkemeleri) Kanunu” kapsamındaki suçlarla ilgileneceğini, hâkim ise daha geniş kapsamlı düşünüyor. Ve “Bizim belli bir amacımız vardır. Ona varmak için ara sıra kanunun üstüne de çıkarız” diyor. Zaten Mustafa Kemal, 16.01.1923’de İzmit’teki basın toplantısında “İnkılâbın kanunu mevcut…