Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
Kategori: Beyin
-
Akıl düzleminde rastlantının yeri yoktur. Alıntı: Aydınlık Zindan – Bilgesu Erenus ve Yalçın Küçük, (Akış Yayıncılık 1. Baskı Şubat 2000 – Sf. 117) kitabından birebir alınmıştır.
-
Chomsky ve meslektaşlarına tamamıyla katılıyorum; medya ifade özgürlüğünün önündeki engeldir ve işin kötüsü medya düşünceyi daha oluşum hâlindeyken boğup çarpıtmaktadır. Sf. 315 Profesör Pierre Rosanvallon yaşadığımız çağı “tele demokratik” olarak isimlendiriyor ve temsili parlamenter sistemin çöktüğüne dikkat çektikten sonra … Parlamenter sistemin çözülmesiyle ya da mevcut siyasi sistemin işlevini yerine getirememesiyle doğan boşluğun, medya tarafından…
-
Umudu olanların, korkusu olmaz. Korku, aklın durmasıdır. Umut, aklın zorlamasıdır. Korku, tekelli düzenin olmazsa olmazı, sine qua non, koşulu olarak ortaya çıkıyor. Korkak, kendisine güveni olmayandır. Sevişme bir güven işidir. Korkak ve kendine güveni olmayan cinsel iktidarsızdır. Korkaklar, korkanları görmezler. Hainler hainleri tanımazlar. Alıntı: El Kitabı – Yalçın Küçük, (Akış Yayıncılık 1. Baskı Kasım 1997…
-
Kapitalizm, insanı insan yapan insanın iki büyük kaçışını durduruyor; İnsan, Tanrı’dan ve kendisini sevmekten kaçtığı ölçüde insan olabiliyor. Burjuvazinin, iktidarını kurar kurmaz büyük bir tutkuyla sarıldığı dinsellik, insanın kendi ekseninde özgürleşmesine çok büyük bir darbe indiriyor; insan, tekrar Tanrı’nın kölesi ya da kulu oluyor. İnsanın gelişmesi, Tanrıyı içinden çıkarıp yerine aklı koymasıdır. İnsanın gelişmesi; kendisini…
-
Tekelli düzende “insan” çok küçük işlerin adamıdır. Küçük işleri yapmak sürekli küçülmektir. Alıntı: El Kitabı – Yalçın Küçük, (Akış Yayıncılık 1. Baskı Kasım 1997 – Sf. 39) kitabından birebir alınmıştır.
-
… Anlamak, kavramak, açıklamak zor bir iştir. Yoğun çaba ister. Suçlamak, yargılamak kolaydır. Sf. 38 Alıntı: UNESCO’ya Mektup – İsmail Beşikçi, (Yurt Kitap 1. Baskı Aralık 1991 – Sf. 38) kitabından birebir alınmıştır.
-
(Öcalan;) Köylüler benim için karıncaezmez derler. Ben, bir tek damla kanın bile boş yere akıtılmasından korkunç hesap sorarım. Kesinlikle yeşil tutkunuyum. .. Dünyada ölmekten ve öldürmekten en çok çekinen insanım. Alıntı: Kürt Bahçesinde Sözleşi – Yalçın Küçük ve Abdullah Öcalan (Başak Yayınları Nisan 1993 1. Baskı – Sf. 74 ile 76 arası) kitabından birebir…
-
(Öcalan:) Aslında bende çok çekingenlik, utangaçlık vardı ve bu hâlâ devam eder. Fakat bunun içinde büyük cüretkârlık ta vardır. Ben de henüz tam olarak anlamış değilim. Cüretle korkunun iç içe birleştiği başka bir insan tasavvur etmek zor! Alıntı: Kürt Bahçesinde Sözleşi – Yalçın Küçük ve Abdullah Öcalan (Başak Yayınları Nisan 1993 1. Baskı – Sf.…
-
Düşünmek, aklın sürekli gelişmesinin sonucu olduğu kadar başlangıcıdır. Sf. 281 Alıntı; Kürtler Üzerine Tezler – Yalçın Küçük, (Dönem Yayıncılık Ağustos 1990 – Sf. 281) kitabından birebir alınmıştır.
-
Hücreden uzaya çıkmanın yolunu buldum: Açlık. Teorik aklı işletmenin tek yolu, aklı, duyuların bozucu etkisinden özgürleştirmektir. Dervişlerin, inzivada, yemeği ve içmeyi kesmeleri, felsefi bir ihtiyaçtan kaynaklanıyor. Sf. 273 Alıntı; Kürtler Üzerine Tezler – Yalçın Küçük, (Dönem Yayıncılık Ağustos 1990 – Sf. 273) kitabından birebir alınmıştır.
-
İnsanların beynini bu medyanın hain bombardımanından … korumak için ne yapmak gerekiyor? Bu soru ortadadır. Benim bildiğim gazete ve dergi okumamak ve sadece TV’den haber izlemektir. Medyanın etkisiyle; bir, insanoğlu artık öğrenme tutkusunu yitirmiştir. … İki; Newton ile en mükemmel örneklerinden birisini veren insan aklı, karşılaştırmaya, tartışmaya ve tutarlılığını sağlayarak bütünselleştirmeye dayanıyor. Akıl demek,…
-
Uzmanları ilgilendirmekle birlikte medyanın insan aklı üzerindeki iki benzer etkisinden söz etmeden geçmek istemiyorum. Bir: İnsanoğlu artık öğrenme tutkusunu yitirmiştir. Öğrenmek insanoğlunun içgüdülerinden ve sevinçlerinden birisi olmaktan çıkıyor. Tekelsi düzenin de etkisiyle, medyanın bu hale gelmesi bu düzenin hem sonucu ve hem de dayanaklarından birisi oluyor, insanoğlu öğrenme eğilimini yitiriyor. İki: Newton ile en mükemmel…
-
Televizyona gelince, uzun yıllardan sonra, sadece haber için siyah-beyaz eski bir televizyonu eve sokmaya razı oldum. Şimdi bozuldu. Tamir ettirmeyerek, aklımın sağlığına özen gösteriyorum. Sf.219 Alıntı; Kürtler Üzerine Tezler – Yalçın Küçük, (Dönem Yayıncılık Ağustos 1990 – Sf. 219) kitabından birebir alınmıştır.
-
Beyin, ahmağın yüzündedir. Ahmağın yüzü yumuşaktır ve hafif kaygandır.. Şiddet yoktur. Alıntı: Bilim ve Edebiyat – Yalçın Küçük (Tekin Yayınları Ocak 1985 Baskısı- Sf. 262) kitabından birebir alınmıştır.
-
Hipokrates insan mizaçlarını dörde ayırmış; sıcakkanlı, öfkeli, hüzünlü ve soğukkanlı. Sıcakkanlı Tip; Hayattan tat aldığını açığa vuran, olayları çok fazla ciddiye almayan tip.. Öfkeli Tip; Öfkeli tipten olan bir insanın, güçlü olmak için gösterdiği çaba o kadar kuvvetlidir ki; her zaman gücünü kanıtlamak zorunda bulunduğunu hissettiği için daha sert ve şiddetli hareketlerde bulunmaktadır. .. güçlü…
-
Kötümserler ise büsbütün farklı bir tiptirler. Bunlar çocukluk yaşantılarının ve izlenimlerinin sonucu olarak bir “aşağılık kompleksi” edinmiş olan kimselerdir. Çocuklar sürekli annelerinin peşindedirler ve annelerinden ayrılır ayrılmaz ağlamaya başlarlar. Hiç şüphesiz bu tür insanlar iyi uyuyamazlar .. Uyku bozuklukları, bir güvensizlik duygusu karşısında büyük bir tedbirliliğin belirtisidirler. Bu guruptan olan insanlar çoğu zaman oldukları yerde…
-
C.1: Neşeli olmak: Dostoyevski şöyle der; “Bir insanın karakterini uzun süren psikolojik araştırmalardan çok, gülüşünden anlamak mümkündür.” Alaylı bir gülüş ya da başkalarının acılarına gülmek düşmanca bir duyguyu gösterir. C.2: Düşünce ve konuşma tarzı: Basmakalıp düşünce ve konuşma tarzı olanlar ucuz ve basit konuşanlar ilgi çekici olamazlar. Alıntı: İnsanı Tanıma Sanatı – Alfred Adler (1977…
-
Cimrilik üzerine yalnızca para biriktirme şeklinde ortaya çıkan bir aç gözlülüğü değil, genellikle bir insanın başkasına zevk vermemesi, topluma ve başka insanlara karşı takındığı tavırda cimri davranması gibi … Alıntı: İnsanı Tanıma Sanatı – Alfred Adler (Sf. 371) kitabından birebir alınmıştır.
-
1-İlk Çocukluk Yılları; Eğitilebilir olma, iki etkenden dolayı zararlı bir şekilde etkilenebilir. Bu etkenlerden biri aşırı, şiddetli ve çözümlenmemiş bir aşağılık duygusudur; öbürü ise kendi gücünü çevreye kabul ettirme çabasını ve başka insanlardan üstün olma isteğini de gerektiren bir gayenin benimsenmiş olmasıdır. Çocukların çoğu, başkaları onunla alay edebilir diye sürekli bir korku duyarak büyür. …
-
Hayal gücü denince bir algının, o algıyı yaşatan obje olmaksızın yeniden yaratılmış olmasını anlıyoruz. Hayal, yeniden yaratılmış bir algıdır; ruhun yaratıcı yeteneğinin bir kanıtıdır. Alıntı: İnsanı Tanıma Sanatı – Alfred Adler (Sf. 155) kitabından birebir alınmıştır.