Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
Kategori: Beyin
-
İnsanlar ise aksine, buzlu tundralardan yüksek dağlara ya da vızır vızır işleyen kentlere kadar birçok farklı ortamda yaşama becerisine sahiptir. Bunun mümkün olmasının nedeniyse, gelişimi şaşılası ölçüde eksik kalmış birer beyinle doğuyor olmamızdır. İnsan beyni, her şey devrelerine “kazınmış” halde ortaya çıkmaz; onun yerine, yaşamsal deneyimlerin ayrıntılarıyla sürekli olarak yeniden biçimlenme olanağı tanır kendisine. Sf.9…
-
Marx, geçmişe bakarak ve gününü yaşayarak değil, gelecek açısından büyük bir iyimserdir. Ancak güçlüler iyimser olabiliyorlar. Ancak hiçbir güçlük karşısında moralini bozmayanlar iyimserdirler. Moralli olmak, iyimser olmak, bir yürek işidir. Ancak yürekli olanlar bir yeni düzeni düşleyebiliyorlar. Marx, yeni düzene açılan bir kapıdır ve Marx’ın düşüncesi güçlüdür. Sf. 231 Alıntı; Sol Müdahale – Yalçın Küçük,…
-
Bir yerlerde George Orwell’dan şu alıntıya rastlamıştım, belki de rızanın üretilmesiyle ilgilidir. Diyor ki, “Sirk köpeklerinin eğiticileri kamçılarını şaklattıkları zaman zıplarlar, fakat gerçekten iyi eğitilmiş bir köpek kırbaç olmadığı zaman kendi taklasını atabilenlerdir.” Sf. 122 Alıntı; Propaganda ve Toplumsal Zihin – Noam Chomsky, Söyleşiler; David Barsamian, Ç; Zahit Atam (berbat bir çeviri), (İthaki Yayınları, 1.…
-
Cesaret ve agresiflik eğilimli genlere sahip bireylerin zürriyeti, genleri pasif ve çekingen olanlara kıyasla daha fazla olacağı söylenir. Sf.63 Alıntı; Hasta Toplumlar (İlkel Düzen Efsanesine Bir Meydan Okuyuş) – Robert B. Edgerton, Ç; Harun Turgut (Berbat bir çeviri), (Buzdağı Yayınevi, 3. Baskı, Şubat 2016 – Sf. 63) kitabından birebir alınmıştır.
-
Zararlı bir inanç ya da uygulama, bireyin fiziksel ve akıl sağlığını tehlikeye atacaktır. Tütün içmek bir örnek, ölüme sebep olabilecek yüzlerce tabudan herhangi birini ihlal etme korkusuyla yaşamak da başka bir örnek olabilir. Sf. 33 Alıntı; Hasta Toplumlar (İlkel Düzen Efsanesine Bir Meydan Okuyuş) – Robert B. Edgerton, Ç; Harun Turgut (Berbat bir çeviri), (Buzdağı…
-
Dostoyevski şöyle devam etti: “Siz sağlıklı insanlarsınız; o mutluluğun nasıl bir his olduğunu, biz epileptiklerin nöbetten bir saniye önce duyduğu mutluluğun derecesini tahmin bile edemezsiniz. Muhammed, cenneti gördüğünü, orada bulunduğunu, kitabı Kuranda inanarak anlatıyor. Tüm zeki ahmaklar ise, kendilerinden pek emin, onun yalnızca bir yalancı, bir şarlatan olduğunu düşünür! Ama hayır, Muhammed yalan söylemiyor! O…
-
İki sözcükten oluşuyor, Elen’ce “şizien”, parçalama anlamındadır ki schism, “hizip” de aynı köktendir ve “frinia”, akıl karşılığıdır; böylece, ikisi birleşince, “parçalı akıl” manasını veriyor. Güzel, buradan bir adım daha atabiliyoruz, bu şizofreni, “parçalı akıl” hali de diyebiliyoruz, ise epileptiklerde sık sık manifeste oluyor; Doktor Lishman bu çıkışın iki kanalına işaret ediyordu ki, aktarmıştım ve burada…
-
Galen, cinsel ilişkinin, hem ruh hem de vücut üzerinde iyileştirici etkisi olduğuna inanıyordu ve tabii savunuyordu; melankolik halde olan ve kızgın bir insan, cinsel ilişkiden sonra daha makul bir duruma geçiyordu. Ayrıca Galen’e göre, cinsel münasebet, aşka düşmüş ve aşkla kavrulan bir insanın ölçüsüz ateşini indirebiliyordu; tabii, ölçüsüz olduğu takdirde, insanı zayıf düşürdüğünü not etmekten…
-
Sir Edmund, papazı bir konuda bilgilendirmek gereğini duyuyor. “Biliyorsun, insanlar asılır veya boyunlarında demir halka sıkılarak boğulurken ereksiyon yaşıyorlar ve tam nefes kesilince boşalıyorlar”; şimdi bu sahneyi oynamak üzeredirler. Sf. 259 Alıntı; Hasta Despot – Yalçın Küçük, (Mızrak Yayınları 1. Basım, Kasım 2010 – Sf. 259) kitabından birebir alınmıştır.
-
Bir epileptik, nöbetler arasında son derece zaaflıdır, nöbetler, epilepsi hastasını belleği ve iradesi çok zayıf bir yaratık yapmaktadır. İradesi ve öğrenme kabiliyeti son derece zayıf ve paraya ve hırsızlığa meyyaldirler. Dostoyevskiy’de bu zayıflığı kumarda ve şehvet düşkünlüğünde netlikle teşhis edebiliyoruz. Bu iki açıdan Dostoyevskiy tam bir lümpen kişiliğe sahiptir; kumar ve şehvet tutkusunun esiridir. Bu…
-
İki kişiliklidir; hem küstah ve hem köledir. Daha küstah olanı ve daha kölesi gelmemiştir ve saralı’dır. Sf. 242 Alıntı; Hasta Despot – Yalçın Küçük, (Mızrak Yayınları 1. Basım, Kasım 2010 – Sf. 241) kitabından birebir alınmıştır.
-
Burada, “aşırı ve ölçüsüz dinsel ritüellere bağnazca bağlanma” ve “aşırı ve frenlenemeyen şehvet” kişilik çizgilerini okuyoruz ki son derece açıklayıcı olduklarında kuşku bulunmamaktadır. Buraya, “kaba donuk yüz ifadesi” de ilave edebilir; benim bu mediko-politik çalışmamda önemli yerlere sahiptirler. Neden mi, çok basit bir nedenle ve bu epileptik karakter çizgilerine baktığımda, “saralı cumhur” tasvirinin yerli yerine…
-
Julyus Sezar için yaşadığı dönemde rakipleri, “bütün kadınların kocası ve bütün kocaların karısı” yakıştırmasını yapmışlardı; yakıştırmadan öte olduğunu biliyoruz, Sezar da, epileptik idi. Caligula, ayrıca had safhada sodomi düşkünüdür; iki türünü de tatbik ettiği kayıtlıdır, ünlü tiyatro oyuncusu oğlanları altına alıyor ve bir diğerinin altına yatıyordu; sodomi budur. Cinayette ise eşsizdi ve erkek sevgilileri kadar…
-
Ölüm, bilincin kaybı değilse nedir? Orgazm, yaşamı sürdürmek için, anlık ölmek değilse, ne diyebiliriz; orgazm’ı da, zaman zaman “öldüm” sözü ile anlatıyorlar ve biliyoruz. Ortak yanları, bilincin kaybındadır. Sf. 188 Alıntı; Hasta Despot – Yalçın Küçük, (Mızrak Yayınları 1. Basım, Kasım 2010 – Sf. 188) kitabından birebir alınmıştır.
-
Julyus Sezar ve Caligula’ya ilaveten Dostoyevskiy’in de bir şehvet düşkünü olduğunu not edebiliyoruz; ilk ikisi için, “bütün kadınların kocası ve bütün kocaların karısı” yakıştırması yerindedir, sodomist ve sodomize oldukları noktasında da “tarih” kayıtlarına rastlıyoruz. Dostoyevskiy için ise, tacizci ve/veya “ırz düşmanı” işaretleri var. Dolayısıyla, ortalama saralıların hiposeksüel olduklarını kabul etsek dahi, “büyük” sara hastalarının şehvet…
-
Cimrilerin vefası az olur. Sf. 177 Alıntı; Aşkın Gözyaşları (Tebrizli Şems) – Sinan Yağmur, (Karatay Akademi Yayınları 260. Baskı, Mayıs 2011 – Sf. 177) kitabından birebir alınmıştır.
-
Bu yolculuğu izlerdim. Ölmeden önce ölmek için ölümü canlı seyretmek lâzım. O nedenle kimi geceler mahallemizdeki caminin gasilhanesindeki tabutun kapağını açar, içine yatar ve sabaha kadar ölümün kokusunu çekerdim içime. Hiçbir zaman yün, pamuk türünden yataklarda uyumadım. Ya sert bir tahta üzerinde, ya bir kayabaşında yahut bir ağacın altında, bir tabutun içinde sabahlardım. Sf. 19…
-
Nuritsa Kürkçüyan’ın Tanıklığı (D. 1903, Ayntap [Antep]) Parandzem’in eski nişanlısı onu arayıp bulur. Görür ki, Parandzem’in annesi ölmüş, kendisi de yalnız kalmıştır. Ona der ki: “Olan oldu; kendi rızanla olmadığını biliyorum; gel seni götüreyim; evlenelim.” Kız da şöyle cevap verir: “Ben artık ne Daciğe ne de sana varmam. Karnımda bir yılan var.” Tek başına, dört…
-
Yebruhi Sargisi Cırdıkhyan’ın Tanıklığı (D. 1906, Hacın) Bir de bakmışlar ki, Türkler çoktan kendilerini dört yandan kuşatmışlar. Dacikler gidip o diğer genç kızları sürükleyerek kaçırmışlar; benim kocamın kız kardeşi güzel Nazeli, ağabeyine sarılmış ve ona şöyle demiş: “Ağabey! Vur beni! Bak diğer kızları götürdüler.” -Seni nasıl vurayım? Demiş. Sargis kocam. -Tüfeğinde bir tane fişek var.…
-
Pek çok akıl hastalığının aileden kalıtımsal olarak geçtiği bilinir. Söz konusu ister şizofreni olsun ister panik bozukluk ya da majör depresyon, karmaşık bazı genetik unsurlar keşfedilmiştir. Bunun sorumlusu genelde birden fazla gendir ve çevresel tetikleyiciler de devreye girebilir. Bazen kişiye akrabasından kalıtımla sadece hastalığa yatkınlık özelliği geçebilir ve hastalık yaşam koşullarına bağlı olarak bazen ortaya…