Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Beyin

  • Şiddetin kaynağı iki; birisi çelişki ve diğeri ise sürpriz oluyor. Madde alanında her çelişki,, şiddete gebedir; çekirdeğin parçalanması büyük patlamalara yol açıyor. Düşün alanında sürpriz, şiddetin kaynağı sayılabilir bütün dillerde sürpriz olgu, “sarsıldım” sözcüğüyle anlatılıyor. Sürpriz, beyinde bir sarsıntı yaratıyor ve sürprizin de şiddeti artırıldığı zaman “şok” etkisi doğuyor. Şok, düşünsel uyarıcılarla yaratılabildiği gibi, çok…

  • Şizofreni, bir baskı karşısında, ruhsal yapının uyum gösterememesinden ileri geliyor; bir savunma sisteminin en ileri, patolojik anlamda en gelişmiş düzeyini oluşturuyor. Şöyle de söylenebilir; şizofreni, savunma mekanizmalarından regresyonun, gerileme, en ileri aşamasını meydana getiriyor. Sf. 86 Bir tez yazıyorum: Baskılar, şizofren yurttaşlar yaratmayı amaçlıyorlar. Tezin uzantısını yazıyorum: Şili’de Pinochet’nin yapmak istediği bütün bağlantı ve sorumluluklarından…

  • Dönek acımasızdır; kendinden korkar. Dönek saldırır. Dönek sanrılıdır; halüsinasyonu saldırısıdır. “Kısaca söylemek gerekirse, bir objenin yanlış bir biçimde algısına illüzyon, obje olmadan oluşan algıya ise halüsinasyon diyoruz.” Sf. 71 Alıntı; Küfür Romanları – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınevi, 2. Baskı 1988 – Sf. 71) kitabından birebir alınmıştır.

  • Yaşam, yaşamı tekmeleyebilmektir. İnsan için ömür, eyleminin yoğunluğudur. İdam sehpasını tekmeleyebilen genç çok uzun yaşamıştır; çünkü zamanını belirleyen kendisinin hızıdır. Sf. 69 Alıntı; Küfür Romanları – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınevi, 2. Baskı 1988 – Sf. 69) kitabından birebir alınmıştır.

  • Psikiyatri, insanın ruhsal yapısının geliştirdiği savunma mekanizmalarına yer veriyor. Ruhsal kişilik, çözemediği tansiyonlar karşısında bilinçdışı yollarla, savunma mekanizmaları geliştiriyor. Sf. 32 Alıntı; Küfür Romanları – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınevi, 2. Baskı 1988 – Sf. 32) kitabından birebir alınmıştır.

  • Diplomatlarımız, düşünceli nazik ve aynı zamanda zekâ özürlüdürler. Darwin bize kullanılmayan organların köreldiğini de öğretmişti. Akıllarını kullanmadıkları için akıl-hareket hızını düşürüyorlar ve biz çok hızlı çalışan akla zekâ ve hızı çok düşmüş olana da “zekâ özürlüsü” tabir ediyoruz. Sf. 535 Alıntı; İsyan II – Yalçın Küçük, (İthaki 2005 – Sf. 535) kitabından birebir alınmıştır.  

  • Bütün problemler tarihseldir. Ne yazık, tarihsel koşullar oluşmadan önce, hiçbir problemi formüle ede­miyoruz. Bunu tersinden de söyleyebiliriz, pek çok problemin formülasyonunda, “biz” değil, tarih daha aktif olmaktadır. Bunu, her zaman ve her koşulda insanoğlunun sınırsızlığı ve bu nedenle talihi sayamıyorum. Sf. 51 .. bizde, “ret” “anarşizm” ve “ütopya” damarlarının olmaması, büyük bir yetmezliktir. Bu damarların…

  • “İnziva, kişiliğin öğretmenidir” diyor, Einstein. Sf. 21 Alıntı; İsyan II – Yalçın Küçük, (İthaki 2005 – Sf. 21) kitabından birebir alınmıştır.

  • Cinsellik ve aşk, beyindedir. En iyi cinselliği en yaratıcı entelektüellerin yapacağına inanırım. Sf. 450 Alıntı; İsyan I – Yalçın Küçük, (İthaki 11. Baskı 2005 – Sf. 450) kitabından birebir alınmıştır.

  • Ahmak, her kesi ahmak görendir. Sf. Alıntı; İsyan I – Yalçın Küçük, (İthaki 11. Baskı 2005 – Sf. 322) kitabından birebir alınmıştır.

  • İnsanın bakarken görebildikleri, aklındaki sınıflama ve düzenlemelerin bir türevidir; buna, bilgilerin türevidir, denebilir. İnsanın aklında var olanı bilmesi, bilincini meydana getiriyor. Bilinç görmeyi kolaylaştırıyor ve görüntüyü netleştiriyor. Bilimsel akıl ile sıradan akıl arasındaki ayrım burada da gereklidir. Doğanın hareketliliği ile tarihin eylemleri her akılda aynı etkiyi yapmıyor; bilimsel akıl bunları daha düzenli bir biçimde alabiliyor…

  • Hiçbir şey insanın gözlerini nefret kadar kör etmez çünkü nefret bakışı bulandırır, öfke ise keskinleştirir. Sf. 161 Alıntı; Alamut’a Dönüş (Güvercinin Gerdanlığı) – Ernst W. Heine, (Yurt Yayını, Sf. 161) kitabından not alınmıştır.

  • Ressamlara göre; ağlarken ve gülerken yüzümüzde beliren çizgiler ve hareketler aynıymış. Sf. 123 Alıntı: Denemeler – Michael de Montaigne, (Kum Saati Yayınları, 2004 – Sf. 123) kitabından birebir alınmıştır.

  • Aklın geri vitesi vardır. Alıntı: Kurtuluş Yazısı – Yalçın Küçük ve Çelik Bilgin, (Dönem Yayıncılık 1. Baskı 1988 – Sf. 346, 347) kitabından birebir alınmıştır.

  • Kuantum fiziği üzerindeki çalışmalar, şimdiye kadar bütün düşünce düzenlerinde var olduğu kabul edilen gözlem ile gözleyenin bağımsızlığı ilkesini sona erdirdi. Mikrop, mikroskobu ve gözlem gözü etkiliyor; yepyeni bir durum ortaya çıkıyor. Sf. 346 Gözlemin gözleyen aygıtı etkilemesi, olgunun aklı etkilemesi anlamına da geliyor. Aydınlanma çağının çok gerilerde kalması, te­kellerin tüm haber ağları ile eğitimi tekellerine…

  • İnsanlar bugün yirminci yüzyılın başına göre çok daha fazla gözleriyle değil akıllarıyla görüyorlar. Akıl ise, Lenin’in zama­nına göre çok daha fazla ideolojik özellikler taşıyor. Mikelanj, aklıyla resim yaptığını yazıyordu, ideoloji, artık her sıradan insanın aklına yapılmış bir resimdir. Alıntı: Kurtuluş Yazısı – Yalçın Küçük ve Çelik Bilgin, (Dönem Yayıncılık 1. Baskı 1988 – Sf. 346)…

  • Bu tarihsel özetlemeden sonra düşünsel deneyime devam ede­bilirim; bunun için önce insan aklının bir kusurundan söz etmek gerekiyor, insan aklının association tutkusuyla defolu olduğunu ileri sürmek durumundayım. Özellikle kütlesel akıl, aynı zaman ke­siti içinde algıladığı iki olguyu önce birleştirme ve daha sonra da bunlar arasında bir neden-sonuç ilişkisi kurma zaafını taşıyor. Eğer turistlerin çok geldiği…

  • Bu orkestranın şarkıcılarından Hafız Yaşar Okur’a birdenbi­re orkestrayı susturarak Kuran-ı Kerim okuttuğunu, bu dinsel anın çekiciliği altında güzel insan sesinin aktardığı tanrısallığın yüksek sözlerini, saygının doruğunda ve gözyaşları içinde din­lediğini birçok kez gördüm. Sf. 268 Alıntı: Hüsrev Gerede’nin Anıları (Kurtuluş Savaşı, Atatürk ve Devrimler) – Hüsrev Gerede, Hazırlayan: Sami Önal, (Literatür Yayıncılık, 2. Basım Kasım…

  • Mutlular saate bakmazlar, mutlular için “an” sonsuzdur; başka bir deyişle “an” da sonsuzu yaşamak demektir, çünkü mutluluk, sonsuz hareketsizlik ve bu nedenle hareketsizlikte yaşamak ve aslında yaşamamaktır. Sf. 16 Alıntı: Tekeliyet II (Ansiklopedi) – Yalçın Küçük – (İthaki Yayınları 1. Baskı 2003 – Sf. 16) kitabından birebir alınmıştır.

  • Tekelokrasi en despotik rejimdir ve orada, korku, motordur. Sf. 8 Alıntı: Tekeliyet II (Ansiklopedi) – Yalçın Küçük, (İthaki Yayınları 1. Baskı 2003 – Sf. 8) kitabından birebir alınmıştır.