Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Beyin

  • Televizyona gelince, uzun yıllardan sonra, sadece haber için siyah-beyaz eski bir televizyonu eve sokmaya razı oldum. Şimdi bozuldu. Tamir ettirmeyerek, aklımın sağlığına özen gösteriyorum. Sf.219 Alıntı; Kürtler Üzerine Tezler – Yalçın Küçük, (Dönem Yayıncılık Ağustos 1990 – Sf. 219) kitabından birebir alınmıştır.

  • Beyin, ahmağın yüzündedir. Ahmağın yüzü yumuşaktır ve hafif kaygandır.. Şiddet yoktur. Alıntı: Bilim ve Edebiyat – Yalçın Küçük (Tekin Yayınları Ocak 1985 Baskısı- Sf. 262) kitabından birebir alınmıştır.

  • Kötümserler ise büsbütün farklı bir tiptirler.  Bunlar çocukluk yaşantılarının ve izlenimlerinin sonucu olarak bir “aşağılık kompleksi” edinmiş olan kimselerdir.   Çocuklar sürekli annelerinin peşindedirler ve annelerinden ayrılır ayrılmaz ağlamaya başlarlar.  Hiç şüphesiz bu tür insanlar iyi uyuyamazlar  .. Uyku bozuklukları, bir güvensizlik duygusu karşısında büyük bir tedbirliliğin belirtisidirler.  Bu guruptan olan insanlar çoğu zaman oldukları yerde…

  • Hipokrates insan mizaçlarını dörde ayırmış; sıcakkanlı, öfkeli, hüzünlü ve soğukkanlı.   Sıcakkanlı Tip; Hayattan tat aldığını açığa vuran, olayları çok fazla ciddiye almayan tip..    Öfkeli Tip; Öfkeli tipten olan bir insanın, güçlü olmak için gösterdiği çaba o kadar kuvvetlidir ki; her zaman gücünü kanıtlamak zorunda bulunduğunu hissettiği için daha sert ve şiddetli hareketlerde bulunmaktadır. .. güçlü…

  •  C.1: Neşeli olmak: Dostoyevski şöyle der; “Bir insanın karakterini uzun süren psikolojik araştırmalardan çok, gülüşünden anlamak mümkündür.” Alaylı bir gülüş ya da başkalarının acılarına gülmek düşmanca bir duyguyu gösterir. C.2: Düşünce ve konuşma tarzı: Basmakalıp düşünce ve konuşma tarzı olanlar ucuz ve basit konuşanlar ilgi çekici olamazlar. Alıntı: İnsanı Tanıma Sanatı – Alfred Adler (1977…

  • Cimrilik üzerine yalnızca para biriktirme şeklinde ortaya çıkan bir aç gözlülüğü değil, genellikle bir insanın başkasına zevk vermemesi, topluma ve başka insanlara karşı takındığı tavırda cimri davranması gibi … Alıntı: İnsanı Tanıma Sanatı – Alfred Adler (Sf. 371) kitabından birebir alınmıştır.  

  •   1-İlk Çocukluk Yılları; Eğitilebilir olma, iki etkenden dolayı zararlı bir şekilde etkilenebilir. Bu etkenlerden biri aşırı, şiddetli ve çözümlenmemiş bir aşağılık duygusudur; öbürü ise kendi gücünü çevreye kabul ettirme çabasını ve başka insanlardan üstün olma isteğini de gerektiren bir gayenin benimsenmiş olmasıdır.   Çocukların çoğu, başkaları onunla alay edebilir diye sürekli bir korku duyarak büyür. …

  • … insanların çoğu görme algısına dayanan bir ruh taşırlar. Bazıları da kendileri için yaratmış oldukları parçalı bir dünya görüşünü, daha çok işitme ile ilgili algılarla tamamlarlar.  Bir insanın bireyselliği ve tekliği neyi nasıl algılamış olduğuna bağlıdır. Alıntı: İnsanı Tanıma Sanatı – Alfred Adler (Sf. 153) kitabından birebir alınmıştır.

  • Hayal gücü denince bir algının, o algıyı yaşatan obje olmaksızın yeniden yaratılmış olmasını anlıyoruz.   Hayal, yeniden yaratılmış bir algıdır; ruhun yaratıcı yeteneğinin bir kanıtıdır. Alıntı: İnsanı Tanıma Sanatı – Alfred Adler (Sf. 155) kitabından birebir alınmıştır.

  • Saldırgan insanlar .. Gurur, küstahlık ve kendi değerine inanmaktan ileri gelen bir duygu ile şişinip dururlar.   Savunmacı insanlar; bu tipten olan kimselerin en belirgin ve en çok rastlanan özelliklerinden biri, başkalarına karşı takınmış oldukları eleştirici tavırdır. Sf.311  Kendine güvenmeyen kimselerin başkalarına da güvenmedikleri çok iyi bilinmektedir.  Böyle bir tavrın kaçınılmaz sonucu, haset ve cimrilik gibi…

  • Karakterleri genellikle dümdüz bir çizgi üzerinde gelişmiş olan insanlardan oluşan iyimserler.  İyimserleri hemen tanımak mümkündür. Ürkek değildirler; açık ve serbest bir şekilde konuşurlar; ne çok alçak gönüllüdürler ne de kendilerini az gelişmiş ve tutuk hissederler. Başkaları ile ilişki ve dostluk kurmada hiçbir zorluk çekmezler çünkü güvensiz değildirler. Konuşmaları tutuk değildir; tavırları, hareketleri, yürüyüşleri tabii ve…

  • Öfke, insanları birbirlerinden en fazla uzaklaştıran duygudur. Alıntı: İnsanı Tanıma Sanatı – Alfred Adler (Sf. 390) kitabından birebir alınmıştır.

  • 1-Oyun; Bir çocuğu oynarken gözlemekle, hayat karşısındaki bütün tavrını görebiliriz. Pedagoji Profesörü olan Gross, hayvanların oyunlarında da aynı eğilimin var olduğunu ortaya çıkartmıştır. Sf.208   2- Unutkanlık; Unutkan insanlar, çoğunlukla, açıkça isyan etmeyi tercih etmemekle birlikte, unutkanlıkları, bir dereceye kadar işlerine ilgi duymamış olmalarından ileri gelmektedir. Sf.214    3- Bilinçdışı Alan; Bir insanın davranış kalıbını o insanın…

  • Bazı çocukların yalnızca başkalarının sözünden çıkmamaları yüzünden suç işlemeye kadar varan davranışlarda bulundukları .. Alıntı: İnsanı Tanıma Sanatı – Alfred Adler (Sf. 172) kitabından birebir alınmıştır.

  • Kıskançlık, ihmal edilmiş olma duygusundan ya da başkalarından faklı tutulduğunu hissetmekten ileri gelmektedir.   Kıskançlık, başkalarına güvenmeme ve onlara pusu kurma, başkalarını eleştiren bir tavır takınma ve sürekli bir ihmal edilmiş olma korkusu duyma gibi belirtilerle ortaya çıkabilir.  Kıskançlığın bir şekli, kendi kendini yiyip bitirme, başka bir şekli ise şiddetli bir inatçılık olarak görünmektedir. Alıntı: İnsanı…

  • Çocuğun itaatsizliği… bu gibi çocukların çevrelerinde bulunan kimselerden daha üstün olmaya çalıştıklarını göstermektedir. Alıntı: İnsanı Tanıma Sanatı – Alfred Adler (Sf. 173) kitabından birebir alınmıştır.

  • Hatırlanması belli bir ruhsal eğilim için önemli olan olayları hatırlarız. Alıntı: İnsanı Tanıma Sanatı – Alfred Adler (Sf. 154) kitabından birebir alınmıştır.

  • Zarar verilen bir insan üzerinde devamlı bir etkide bulunmak imkânsızdır. Bir insan ancak kendi haklarının gösterildiğini hissettiği zaman en iyi şekilde etkilenir. Alıntı: İnsanı Tanıma Sanatı – Alfred Adler (Sf. 171) kitabından birebir alınmıştır.

  • İnsanlar yalan söyledikleri zaman en başarılı şekilde kontrol ettikleri yüz ifadeleridir.  Bir kişinin yalanını yüzüne ve gözüne bakarak anlamak pek kolay değildir.  Ama    1- Yalan söyleyen kişilerin elleriyle yaptıkları jestler azalmaktadır.  2- Yalan söyleyen kişinin elini yüzüne götürme ve yüz çevresine değdirme sayısı artmaktadır. . Ağzı örtmek ve buruna değmek jestlerinde de adeta patlama olur. …

  • 1- Göz İlişkisi; İnsanların yüzüne bakanlar bakmayanlardan daha çok hoşa giderler.    2-  Yüz İfadesi; Canlı olun, dostça tebessüm edin ve gülün.     3- Baş Hareketleri; Karşıdaki konuşurken sık sık başımızı hafifçe aşağı yukarı hareket ettirmek onu dinlediğimizi ve anladığımızı ifade eder. Başınızı hafif dik tutun.   4- Ellerinizi cebinizde tutmaktan ve kollarınızı kavuşturmaktan kaçının.   5- Ayakta iseniz…