Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
recent posts
about
Kategori: Beyin
-
“Yaşamak, büyük ölçüde merak etmektir.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler II – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 9) kitabından birebir alınmıştır.
-
“Dil eyleme dönüşmüş düşüncedir.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler II – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 11) kitabından birebir alınmıştır.
-
“Düşünmenin yolu: Bir: nicelin nitele dönüşümü, İki; reddin reddi, Üç; zıtların birliği. Bu üçü diyalektiği meydana getiriyor. Zıtların birliği yaratıcı düşünce için çok büyük bir açıklık sağlıyor.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler II – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 14) kitabından birebir alınmıştır.
-
“Kepler, insanlığın kaydettiği ilk büyük yasa arayıcısı oldu. Yasa aramak, düşünmeyi öğrenmeye başlamak demektir. Yasası bilinen hareket yapıcıdır. Kepler müzikten büyük bir zevk alıyor, Galileo da öyle, bir enstrüman çalabiliyor.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler I – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 295) kitabından birebir alınmıştır.
-
Üçüncü Selim, 1789 yılında 28 yaşında tahta çıktı. …. Fransız İhtilali’nin çağdaşı ve sıcak bakıyor. (Sf. 119) Selim yel değirmenlerine hücum etti. Yenilikçi embriyonik bir biçimde Don Kişot’tur.. Yenilikçi aydın her zaman bir “saf akıllı” olmalı. Çok akıllı veya pek hesaplı, ancak düzenin adamıdır. Düşüncede ampirist politikada popülist, her zaman …. kuş beyinlidir. Sf. 120 …
-
“Bilimsel kafa, düşünme sürecini durduramayan kafadır.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler I – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 41) kitabından birebir alınmıştır.
-
“Sait Paşa gerek Sadrazam (Başbakan) iken gerek değilken, kendisi ile ne zaman istişare (danışma, görüşme) yapsam, kesin bir kanaat söylemezdi. Sorumluluktan, kamuoyundan, tarihten ve bunlar kadar, benden korkardı. Bu korkular ve kuşkular, ondan kesin bir söz söyleme kabiliyetini götürmüştü.” Alıntı: Abdülhamit’in Hatıra Defteri – Hazırlayan: İsmet Bozdağ (Kervan Yayınları 1968 – Sf. 32) kitabından birebir…
-
“Kadın, nazarımda erkekten aşağı bir mahlûktur. Sinirli, mantıksızdır. Harekâtı akıl ve mantığa değil, sinir ve hisse bağlıdır. … gençliğimde bir aralık hadım olmak fikrine düşmüştüm. Ne hayvan ne de insan sevmem. Hele insanlar iğrendiğim şeylerdir. Fakat manevi bir insaniyete meftunum. İnsana güvenim yoktur. .. Çok ciddi adamımdır. Güldüğüm azdır. Septik (şüpheci) adamım. Alıngan adamımdır. Küçük…
-
“Dalkavuk olan mutlaka namussuzdur.” Alıntı: Hayatım ve Hatıratım IV – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi, 1967 – Sf.1360) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (1994): Rıza Nur bu bilgileri tuttuğu günlükten aktarmış.
-
Eşyanın tam ve derin müşahedesi (izlenmesi), açık muhakeme alışkanlığı, mantık etüdü, matematik dilinin kullanılması, iç disiplin, fikri kudreti arttırmaktadır. Aksine, eksik müşahede, acelecilik, bir intibadan (görüşten, kabulden) süratle ötekine geçme, imaj çokluğu, kaide (kural) ve gayret yokluğu aklın gelişmesini önler. Alıntı: İnsan Denen Meçhul – Alexis Carrel (s. 148) kitabından birebir alınmıştır.
-
Bir organda kan dolaşımının üç-dört saat durması o organa bir zarar vermez. Fakat beyin oksijensizliğe karşı çok hassastır. Beyinde yirmi dakikalık bir kansızlık ölüme… on dakikalık kan kesintisi ise telafisi imkansız sorunlara neden olur. … Bizler kelimenin tam anlamıyla balçıktan yapılmış bulunuyoruz. Alıntı: İnsan Denen Meçhul – Alexis Carrel (s. 110) kitabından birebir alınmıştır.
-
Fikri çalışma, metabolizmayı hiç yükseltmiyor. … bu çalışma için az bir enerji gerekiyor. Alıntı: İnsan Denen Meçhul – Alexis Carrel (s. 102) kitabından birebir alınmıştır.
-
Genellikle en hassas, en çevik ve en dayanıklı insanlar uzun boylular değildir. Dahi insanlar için de durum aynıdır. Alıntı: İnsan Denen Meçhul – Alexis Carrel (s. 82, 83) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (1977): Bir Arap atasözü var: “Külli kasirun fitne. Külli sağirun ahmak” Anlamı: Bütün kısalar fitne, bütün uzunlar ahmaktır.
-
“Diyalektik Engels’ten beri iki kola ayrılır: 1-Mefhumlarımızın (kavramlarımızın) tekâmülü (gelişimi) diyalektiği; Bu sübjektif diyalektik, 2-Bizzat varlığın (maddenin) ilmi düşünce içindeki diyalektik tekâmülünün in’ikas etmiş (gelişmesinin yansımış) şekli olan objektif diyalektiktir. Engels Diyalektik Materyalizm için üç kanunu koymuştur: Kemiyetten (nicelikten) keyfiyete (niteliğe), keyfiyetten kemiyete geçiş kanunu. Zıddiyetlerin (karşıtlıkların) birbirine etki etme kanunu. Nehy’ i (yasaklamayı) Nehy’…
-
“Diyalektik Hegel’de tefekkürün (düşüncenin) bir tezahürü (ortaya çıkmış hâli) olarak görülür, fakat Marks ve Engels’e göre düşünce, tekâmülün (gelişmenin) bir sonucudur ve her şeyin temeli maddedir.” Alıntı: Bugünkü Sovyet İdeolojisi I – Gustav A. Watter, (Kültür Bakanlığı Yayınları, 2. Baskı 1976 Sf. 99) kitabından dil içi çevrilerek alınmıştır.
-
“Diyalektik sözü Yunanca “dialegomni” kelimesinden türemiştir ve karşılıklı konuşma, mükâleme (konuşma) yapma manasınadır. (1) … ne kendisinin ne de karşısındakinin haklı olmadığını anlar ve hakikatin başka bir düşüncede olduğu hükmüne varabilirler. Bu durumda her iki konuşmacı da aralarındaki fikir ayrılığının yarattığı “çelişiklik” sayesinde ne birinin ne de öbürünün sahip olmadığı yeni bir anlayışa sahip olduklarını…
-
“Şuur denilince hem faaliyet (eylem) hem de bu faaliyetin neticesi anlaşılır.” Alıntı: Bugünkü Sovyet İdeolojisi I – Gustav A. Watter, (Kültür Bakanlığı Yayınları, 2. Baskı 1976 Sf. 85) kitabından dil içi çevrilerek alınmıştır.
-
“Sovyet felsefesine göre şuur: 1- Maddenin, özel bir şekilde organize edilmiş olan insan beyni maddesinin, “mahsulü” (ürünü), fonksiyonu ve sıfatlarından başka bir şey değildir. 2- Bu şekilde anlaşılan bir şuur maddi değildir…… Bu şuur anlayışına karşı idealistler derler ki: madde dışı bir faaliyet, onun amili (sebebi)olan madde dışı bir cevherin (öz’ün) yani ruhi manada bir…
-
“Materyalist Monizm, “kâinatın maddi bütünlüğü adlı tezinde, bu maddi âlemimiz, kâinattaki varlığını başka hiçbir varlığa borçlu olmayan tek hakikattir.” der. ….. Materyalizm madde ve şuur izahında çelişkiye düşer. Şuuru, “madde dışı” olarak niteler. Eğer şuur madde dışı bir şey ise nasıl oluyor da, Engels’in iddia ettiği gibi kâinatın içinde esası yalnız madde teşkil eder.” Alıntı:…
-
“Evvela tabiat belirli bir gelişme basamağına eriştikten sonradır ki, insan şuuru (bilinci) onun mahsulü (ürünü) olarak meydana gelmiştir.” Alıntı: Bugünkü Sovyet İdeolojisi I – Gustav A. Watter, (Kültür Bakanlığı Yayınları, 2. Baskı 1976, Sf. 26) kitabından dil içi çevrim yapılarak alınmıştır.