Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
Kategori: Beyin
-
Beynin, belirgin bölgelerden oluşan bir harita olarak temsil edildiği modeller görmüşüzdür hepimiz. Bu modellerde falanca bölge şu işi, filanca bölge de bu işi yapmakla görevlidir. Ama böyle bir model, insan beyninin en önemli yönünü göz ardı eder: Nöronlar fark gözetmeksizin bağlanırlar birbirlerine; hiçbir beyin bölgesi tek başına çalışmaz. Tıpkı bir insan toplumunda olduğu gibi, bölgeler…
-
Denizüzümü olarak bilinen küçük bir yumuşakça türünün, ilginç bir âdeti vardır. Yaşamının ilk dönemlerinde ortalıkta yüzer, sonunda kendine kaya midyesi misali tutunacak bir yer bulur ve ardından beslenme amacıyla kendi beynini emer. Neden mi? Çünkü beyne ihtiyacı kalmamıştır artık. Kalıcı evini bulmuştur. Beyni, ona tutunacağı yeri belirleme ve o yerde karar kılmasını sağlamıştır ve görev…
-
Yaratıcılığa yönlendiren itici gücü harekete geçiren bir etken daha vardır. Beynimizin ötesinde yaşayan bir şeydir bu: başkalarının beyinleri. Sf. 29 Alıntı; Yaratıcı Tür (Fikirler Dünyayı Nasıl Yeniden Yaratıyor) – David Eagleman ve Anthony Brandt, Çeviri; Zeynep Arık Tozar, (Domingo Yayınları, 1. Basım Nisan 2019 – Sf. 29) kitabından birebir alınmıştır.
-
İnsanlar, alışkanlıkları yansıtan otomatik davranışlar ile alışkanlıkları yenilgiye uğratan yönlendirilmiş davranışların rekabeti arasında yaşarlar. Beyin, bir nöral ağı verime yönelik olarak işlemeli midir, yoksa esnekliğe yönelik olarak dallandırmalı mıdır? Dayanağımız, her ikisinin de yapılabiliyor olmasıdır. Otomatikleştirilmiş davranışlar bize uzmanlık sağlar. Sf. 26 Alıntı; Yaratıcı Tür (Fikirler Dünyayı Nasıl Yeniden Yaratıyor) – David Eagleman ve Anthony…
-
Öyleyse arı beyniyle bizim beynimiz arasındaki fark nedir? Arı beyninde bir milyon nöron varken bizimkinde yüz milyar nöron bulunması, bize geniş bir davranış repertuarı kazandırmıştır. Bizi ayrıcalıklı kılan bir şey daha var: nöronların niceliğinden öte, düzenlenme biçimleri. Yani bizde duyularla (orada ne var?) eylem (şimdi şunu yapacağım) arasında daha fazla beyin hücresi var. Bu da…
-
Tekrardan kaçınma, insan kültürünün temelidir. İnsanlar tarihin tekerrürden ibaret olduğunu sıkça söylerler ama pek doğru değildir bu. Tarih en fazladan, Mark Twain’in ifadesiyle “kafiye oluşturur”. Benzer şeyleri farklı zamanlarda yapmayı dener ama ayrıntılar hiçbir zaman aynı değildir. Her şey evrim geçirir. Yenilik zorunludur. İnsanlar yeniliğe gerek duyar. Yani bir denge gösterisi söz konusudur: Beyin bir…
-
Bir şeye ne kadar aşinaysak onun için o kadar az nöral enerji harcarız. Yeni İşyerinize arabayla ilk gidişinizde sürenin size fazla uzun gelmesinin nedeni budur. Sf.19 Alıntı; Yaratıcı Tür (Fikirler Dünyayı Nasıl Yeniden Yaratıyor) – David Eagleman ve Anthony Brandt, Çeviri; Zeynep Arık Tozar, (Domingo Yayınları, 1. Basım Nisan 2019 – Sf. 19) kitabından birebir…
-
Beyniniz bir şeye alıştığında, onu her görüşünde giderek daha az tepki vermeye başlar. Farz edin ki yeni bir nesne, örneğin, bir sürücüsüz araba çıktı karşınıza. İlk gördüğünüzde beyniniz büyük bir tepki verecektir çünkü o sırada yeni bir şeyi soğurmakta ve kaydetmektedir. Arabayı ikinci görüşünüzde beyninizin vereceği tepki biraz daha az olacaktır. Sf. 17, 18 Alıntı;…
-
“Bir çocuğa psikiyatrik ilaç verdiğinde onu tedavi etmezsin, zehirlersin” diyen psikiyatri dünyasının efsane ismi Szasz bu konuda netti: “Otuz yaşında bir adam bir cep dolusu Ritalin ile yakalanırsa yıllarca hapis yatabilir. Bunun diğer adı speed’dir (uyuşturucu). Zerre kadar laboratuvar testi veya tıbbi kanıt olmadan ‘hasta’ diye okul çocuklarına verdikleri budur!” Sf. 382 Alıntı; Kara Kutu…
-
Szasz’in şu tanımlaması harikadır. “Tanrı ile konuşursanız, dua ediyorsunuz; Tanrı sizinle konuşursa şizofreniniz var! Ölüler sizinle konuşursa, bir ruhsalcısınız; ölülerle siz konuşursanız şizofrensiniz!” Sf. 381 Alıntı; Kara Kutu (Yüzleşme Vakti) – Soner Yalçın, (Kırmızı Kedi Yayınevi, 1. Basım 2019 – Sf. 381) kitabından birebir alınmıştır.
-
Szasz’in görüşüne göre, ruhsal hastalıkların altında yatan fizyolojik temeller değildi; başkaları tarafından zihinsel bir hastalığı olduğu söylenen insanlar, en iyi ihtimalle “yaşamda sorun” yaşayanlardı. Sf. 381 Alıntı; Kara Kutu (Yüzleşme Vakti) – Soner Yalçın, (Kırmızı Kedi Yayınevi, 1. Basım 2019 – Sf. 381) kitabından birebir alınmıştır.
-
Antidepresanlar serotonin hormonunu artırmak istiyor. (Ki, kimi yiyecekler bunu sağlıyor ama bu konu üzerinde hiç durmuyorlar.) Böylece antidepresanlar beyinde serotonin metabolizmasını bozuyor. Bu ilaçlan altı aydan uzun süre kullandıktan sonra beyin kendi kendine yeterli serotonin üretmeyi bırakıyor, “nasılsa hazırda var” diye! Sf. 225 Alıntı; Kara Kutu (Yüzleşme Vakti) – Soner Yalçın, (Kırmızı Kedi Yayınevi, 1.…
-
Şunu ileri sürenler de var: İnsanın beyinsiz kalmasını istiyorlar… Bu ilaçlar birer kimyasal. Problemin kaynağı olarak beyni görüyorlar ve beyni “yola getirmek” istiyorlar! Yani beyne “format” atılıyor… Düşünün ki, beyni nasıl etkiliyor ise kişinin rüya görmesini bile engelliyor. Sf. 224 Alıntı; Kara Kutu (Yüzleşme Vakti) – Soner Yalçın, (Kırmızı Kedi Yayınevi, 1. Basım 2019 –…
-
Bir tanrıtanımaz iyi hareket etmek, tavır ve davranışlarında iyi ve dürüst olmak için, bir sofudan daha çok nedenlere sahiptir: Bir dinsizin iyilik yapması için, ne sebep ve gerekçeleri olabileceği sorulur. Kendi kendisince beğenilmek, hemcinslerince beğenilmek, mutlu ve rahat yaşamak, varlıkları ve tabiatları, gerçek içyüzünün bilinmesi mümkün olmayan bir zatın varlık ve tabiatından daha çok bilinen…
-
Bir adamın kendisine yararlı ya da zararlı olanı bilmesinin mümkün olması için, öteki adamın da kendisi gibi duygulu bir varlık olduğunu bilmesi yeterlidir. Başka bir insanda, kendisine uygun olmayan duyguları kışkırtmaktan korkması gerektiğini bilmesi için, insanın hemcinsine muhtaç olması yeterlidir. Bu şekilde, hem kendisi hem başkaları için yapması gereken şeyi keşfetmesi için, duygulanan ve düşünen…
-
İman yalnızca zayıf, bilgisiz ya da tembel ruhlarda kök salar. Pythagore’un öğrencileri, üstatlarının mezhebine zımni bir imanla bağlıydı. “O böyle söyledi” formülü, onlar için bütün sorunların çözümüydü… İnsanlar çoğu kez bu kadar az akıl ve muhakemeyle hareket ederler. Bizzat incelemektense, başkasının sözüne inanmak daha kolaydır. İnceleme ve araştırma, yavaş ilerlediğinden ve zor olduğundan, gerek ahmak…
-
Pratik, alışkanlık ve eğitim sayesindedir ki, insan zekâsı gelişir kendisini çevreleyen yaratıkların üstüne çıkmayı başarır. Kültürsüz ve deneysiz insan, hayvan kadar akıl ve beceriden yoksun bir yaratıktır. Bir ahmak; organını güçlükle harekete geçiren, dimağı zorlukla harekete geçirilen, kanı yavaş dolaşan bir insandır. Zeki bir adam; organı uysal olan, kolay işleyen, hızla hisseden, dimağı çabuk harekete…
-
Bize ruhundan dem vuruyorsun! Ancak bir ruh nedir bilir misin? Görmüyor musun ki, bu ruh, bileşkesi hayat olan organların faaliyetteki bütün toplamından, bunların halen çalışmakta olmasından başka bir şey değildir. Yaşayan, düşünen, muhakeme eden, anlayan, senin gibi hazzı arayan, acıdan kaçan ve çoğunlukla kendilerine senin organından daha çok yarayan organa sahip bulunan öteki hayvanlar için…
-
Görüyorum ki, bu çok şaşılacak makine bozulmaya açıktır. Görüyorum ki, makine bozulunca, şaşırtıcı aklı da bozuluyor ve perişan oluyor, bazen tümüyle yok oluyor. Bundan şu sonucu çıkarıyorum: insan aklı, insan vücudunun maddi organlarının bir dizi durum ve kuralına bağlıdır ve insanın akıllı olmasından Tanrı’nın da akıllı olması sonucunu çıkarmak gerekmez. Nitekim insanın maddi olmasından Tanrı’nın…
-
Bir şey, birbirini karşılıklı olarak bozan, aklen birleştirilmeyen ve anlaşılmayan iki düşünceyi kapsıyorsa; o şey hayal ürünüdür. Sf. 90 Alıntı; Sağduyu (Tanrısızlığın İlmihali) – Jean Meslier, çeviren; Abdullah Cevdet 1928, (Kaynak Yayınları, 12 basım 2018 – Sf. 90) kitabından birebir alınmıştır.