Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Beyin

  • Serotoninin, tüm beyinde on sekiz kadar farklı reseptör türüne etki ettiğini ve LSD’nin, beynin alın lobunda konumlanmış bir reseptör cinsini harekete geçirerek sanrı yarattığını artık biliyoruz. Sf. 145 Alıntı; Belleğin Peşinde – Eric R. Kandel, Çeviren; Mehmet Doğan, (Boğaziçi Üniv. Yayınları, 1. Baskı Ağustos 2016 – Sf. 145) kitabından birebir alınmıştır.

  • İlk safhanın mazisi 1791 yılına dek uzanır. O yıl, İtalya’nın Bologna kentinden biyolog Luigi Galvani, hayvanlardaki elektrik etkinliğini keşfetmişti. Sf. 107 Galvani, sinir hücreleri ile kas hücrelerinin kendilerinden bir elektrik akımı üretebildiğini, kasların seğirmesinin sebebinin kas hücrelerince üretilen elektrik olduğunu ileri sürdü, yoksa o zamanlar geniş kesimlerin inandığı gibi, ruhun ya da “dirimsel kuvvetlerin” bu…

  • Bu gibi tartışmalar, bilimciler arasında rekabetin özellikleri olan hırsın, kibrin ve kindarlığın da, tıpkı cömertlik ve paylaşım gibi mevcut olduğunu gösteriyor. Bunun sebebi açık. Bilimin amacı, dünyayla ilgili yeni gerçekleri keşfetmektir ve keşif yapmanın anlamı, ayrıcalık kazanmaktır, hedefe ilk varan kişi olmaktır. İyon hipotezini oluşturan Alan Hodgkin’in, kendi yaşam öyküsüyle ilgili denemesinde belirttiği gibi, “eğer…

  • Her hücre türünün biyokimyasal açıdan ayrı olduğu ve farklı hastalıklardan etkilenebileceği zamanla açıklığa kavuştu. Dolayısıyla, örneğin deride ve eklemlerde duyu nöronları, frengi hastalığının ileri aşamalarında tahrip olur; Parkinson hastalığı, belirli ara nöron sınıflarına musallat olur; motor nöronlar ise özellikle omurilik yan duvarının sertleşmesi (ALS) ve çocuk felci hastalıkları nedeniyle tahrip olur. Aslında kimi hastalıklar o…

  • Beyin korteksi, yüksek zihinsel işlevlerle meşgul olur: algı, eylem, dil, tasarlama. Derinliklerinde üç yapı bulunur: bazal gangliyonlar, hipokampus ve amigdala. Bazal gangliyonlar, motor performansın düzenlenmesine yardımcı olur; hipokampus, anı depolama işleriyle ilgilenir; amigdala, duygusal haller bağlamında otonom ve endokrin sistemlerinin tepkilerine eşgüdüm kazandırır. Sf. 72, 73 Alıntı; Belleğin Peşinde – Eric R. Kandel, Çeviren; Mehmet…

  • İlk Homo Sapiens’in Doğu Afrika’da yaklaşık 150.000 yıl önce ortaya çıkışından beri beynin yapısı ve boyutu değişmemiş olsa da, tek tek insanların öğrenme kabiliyetleri ve tarihsel bellekleri, öğrendiğini paylaşmak, yani kültür aktarımı sayesinde yüzyıllar içinde güçlendi. Sf. 28 Alıntı; Belleğin Peşinde – Eric R. Kandel, Çeviren; Mehmet Doğan, (Boğaziçi Üniv. Yayınları, 1. Baskı Ağustos 2016…

  • İnsanlar, Alzheimer hastalığının yol açtığı bellek kaybı ve yaşla ilintili bellek kaybı hakkında yazılar okuyor, bu iki bellek rahatsızlığı arasındaki farkı anlamaya çalışıyorlar, fakat genelde anlayamıyorlar; bir tanesinde bellek kaybı gittikçe ağırlaşır ve insanın hayatını felç eder, öbürü buna kıyasla iyi huylu bir bellek kaybıdır. Sf. XIV Alıntı; Belleğin Peşinde – Eric R. Kandel, Çeviren;…

  • Moleküler biyolojide son zamanlarda kaydedilen gelişmeler, bu yeni senteze can verdi. Sonuçta yeni bir zihin bilimi doğdu; bu bilim dalı, yaşamın henüz çözemediğimiz büyük sırlarını incelemek için moleküler biyolojinin gücünden faydalanıyor. Bu yeni bilim beş ilkeye dayanır. Birincisi, zihin ve beyin ayrıştırılamaz. Beyin, büyük hesaplama gücüne sahip karmaşık bir biyolojik organdır; duyusal deneyimlerimizi inşa eder,…

  • Yapabilmek için deneyim gerektiren bir eylemimiz, bir hayvan tarafından deneyime bağlı olmadan sergilenince, özellikle de bu gençse ve bu, birçok birey tarafından da, neden yapıldığı bilinmeden, aynı biçimde ortaya konarsa buna içgüdü denir. Sf. 219 Alıntı; Türlerin Kökeni – Charles Darwin, Çeviren; Orhan Tuncay, (Gün Yayıncılık, Baskı Bilgisi Yok – Sf. 219) kitabından birebir alınmıştır.

  • Şizofreni ve göçmenlik arasındaki ilişkiyi ele alan bir varsayıma göre, sürekli toplumsal mağlubiyet, beyindeki dopaminin işlevini bozar. Sf. 257 Alıntı; İncognito (Beynin Gizli Hayatı) – David Eagleman, Türkçesi; Zeynep Arık Tozar, (Domingo Yayınları, 17. Baskı Haziran 2016 – Sf. 257) kitabından birebir alınmıştır.

  • Cinsel yolla bulaşan virüslerin, kendi sağkalım kapasitelerini artırmak için yapabilecekleri en bariz şeyin, insanlarda cinsel davranışları teşvik edici mekanizmalar geliştirmek olduğunu sıklıkla düşünmüşümdür. Bunu destekleyen herhangi bir veriye rastlamadıysam da incelenmeye değer olduğu görüşündeyim. Sf. 256, 257 Alıntı; İncognito (Beynin Gizli Hayatı) – David Eagleman, Türkçesi; Zeynep Arık Tozar, (Domingo Yayınları, 17. Baskı Haziran 2016…

  • Bellek ve “aralıksız yeniden icat” varsayımıyla ilgili olarak ele alınabilecek bir durumu da şöyle açıklayabiliriz: Nörobilimciler belleği tek bir olgu olarak değil, farklı birçok alt tipin bir toplamı olarak düşünürler. En geniş ölçekte kısa dönemli ve uzun dönemli bellek yer alır. Kısa dönemli bellek, bir telefon numarasını, onu tuşlayacak kadar hatırladığınızda devreye giren bellektir. Uzun…

  • Ama insan beyni bu zamanı harcar ve bunu da akıllıca yollarla yapar. Bana göre insan beynini simüle etmenin tek yolu, tecrit edilmiş uzmanlardan oluşan montaj hattı fikrini aşıp, çok sayıda partinin aynı konuda oylamaya gittiği ve çekişme temelinde işleyen bir zihinsel demokrasi fikrine geçiş yapmaktır. Sf. 246 Alıntı; İncognito (Beynin Gizli Hayatı) – David Eagleman,…

  • Söz gelimi ezbere dua okumak, tespih çekmek ya da ilâhi söylemek, bilinçli zihnin gürültüsünü azaltmada yardımcıdır. Sf. 242  Alıntı; İncognito (Beynin Gizli Hayatı) – David Eagleman, Türkçesi; Zeynep Arık Tozar, (Domingo Yayınları, 17. Baskı Haziran 2016 – Sf. 242) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bilinçdışı düzeyde gerçekleşen ilişkilendirmelere bir başka örnek verecek olursak; bir deneyde katılımcılara önce karbonatlı içecek verilmiş, ardından sandalyeleri ileri geri sallanarak midelerinin bulanması sağlanmıştı. Katılımcılar, içeceğin mide bulandırıcı hareketle hiçbir ilişkisi olmadığını (bilinçli olarak) bildikleri halde, bu içeceğe karşı tiksinti hissi geliştirmişlerdi. Sf. 240 Alıntı; İncognito (Beynin Gizli Hayatı) – David Eagleman, Türkçesi; Zeynep Arık…

  • Eğer beyinlerimiz, anlaşılabilecek kadar basit olsaydı, bizler onu anlayacak kadar akıllı olamazdık. Sf. 228, 229 Beyin, kendimize yabancı hissettiğimiz, tuhaf bir organ olsa da, ayrıntılı devre örüntüleri içsel yaşantımızın manzarasına biçim verebiliyor. Ne inanılmaz, ne şaşırtıcı bir şaheserdir beyin. Ve bizler de ne şanslıyız ki, dikkatimizi ona yoğunlaştırmamıza olanak sağlayan teknoloji ve iradeye sahip bir…

  • Tutumluluk (Occam’ın usturası olarak da bilinen ve “doğru açıklamanın, olasılıkla en basit açıklama olduğu” biçiminde özetlenebilecek ilkede olduğu gibi), Sf. 227 Nörobilimciler her sabah laboratuvarlarına gider ve parçaları yeterince anlamanın bütünü de anlamamızı sağlayacağı varsayımıyla işe koyulurlar. Bu “en küçük parçaya kadar ayırma” yaklaşımı, ne de olsa bilimin fizik ve kimyada, yanı sıra elektronik gereçlerde…

  • Beyniniz, kim olduğunuzu anlama oyununda işe karışan tek biyolojik oyuncu olmayıp “büyük sinir sistemi” olarak da ifade edilebilecek endokrin (iç salgı sistemi) ve bağışıklık sistemleriyle iki yönlü ve sabit bir bağ kurmuş durumdadır. “Büyük sinir sistemi” ise gelişimini etkileyen kimyasal çevreye (besin, kurşunlu boyalar, hava kirliliği vs.) güçlü biçimde bağımlıdır. Siz de kurduğunuz her bir…

  • Bir başka deyişle, beyninizle ilgili bazı sorunlarınız olsa bile, iyi bir ev ortamında yetişmişseniz böyle bir sıkıntı yaşamayabilirsiniz. Ama hafif beyin hasarına kötü bir ev yaşamı da eşlik ediyorsa, zarların lehinize gelmesi olasılığı çok düşüktür. Bu örnekler, kişiliği belirleyen nihai etkenin ne tek başına biyoloji ne de tek başına çevre olduğunu göstermektedir. İş gelip de…

  • Pasaportunuzun şizofreniyle ne ilgisi mi var? Öyle anlaşılıyor ki, yeni bir ülkede göçmen olarak yaşamanın getirdiği toplumsal baskı, şizofreninin gelişmesinde devreye giren kritik etkenlerden biri. Birçok ülkeyi kapsayan çalışmalara göre, kültür ve dış görünüş bakımından ev sahibi ülkeden en büyük farklılığı sergileyen göçmenler, en büyük risk grubunu oluşturmaktadır. Bir başka deyişle, çoğunluğun arasına kabul düzeyi…