Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Bilim

  • İnsanın doğru bilgi edinmeye yatkın olduğunu ve bilgiyi tartarak karar verme yeteneğine sahip bulunduğunu düşünmek, insanı Tanrı’dan ayırmaktır. Tarihte en çok on sekizinci yüz yılda ateizmin yayılması bir rastlantı sayılmamalıdır; kendi kendine doğru bilgi edinebileceğine ve bunu kullanabileceğine inanan bir insanın Tanrı’ya inanması için bir gereksinimi kalmıyor. Sf. 22 Alıntı; Türkiye Üzerine Tezler V –…

  • Bilim, olgu’ya şiddet uygulamaktır; ayrıştırıyor. Sf. 49 Alıntı; Türkiye Üzerine Tezler III – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınları, 3. Basım 1990 – Sf. 49) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Bilim ve gerçeğin kendisi devrimcidir.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler V – Yalçın Küçük (Tekin Yayınları 1985 Basımı – Sf. 316) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Korku, aklın durmasıdır.    Aklın durduğu yerde bilgisizlik başlıyor, cehalet çıkıyor.     Öyleyse cehalet dönemi için aklın durması zorunludur. Aklın durması için ise korku gerekiyor.   Korkuyu bilimin içine sokmak gerek; çünkü bilimin düşmanıdır.  Bilen insanı cahilleştirmek için korkutmak zorunludur…. Korku insana özgüdür; insan korkuyor… Hayvanı korkutarak cahilleştirmek mümkün değil; çünkü hayvan hem bilmiyor ve hem de…

  • “Ancak yalnız ve yalnız bir tek ideoloji doğrudur; gerçeği bütünselliğinde ve sır’ının içinde gösteriyor. Bilimle çakışıyor. Bilimin karmaşıklığından uzak, bilimin bakışının gerektirdiği yerlerde kılavuz oluyor.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler V – Yalçın Küçük (Tekin Yayınları 1985 Basımı – Sf. 294) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN YORMU (2022): Hoca’nın başlıkta verdiğim görüşüne katılıyorum, sonra anlatmak istediği bilimsel…

  • Bilim adamı olsa da olmasa da toplumda gerçeklik vardır. Bilim adamı, saçılmış gerçekliği derleyip yasalar biçiminde formüle etmeye çalışıyor. .. Ancak toplumda ve doğada var olan bilimsel gerçeklik bilimsel formülasyonuna kavuşsa da kavuşmasa da, etkinliğini ve bu anlamda sürekliliğini gösteriyor, bilimin nesnelliği ve .. Materyalist niteliği buradan çıkıyor.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler V – Yalçın…

  • “Türkiye aydını bu düzenin nimetlerinden hoşnuttur. Düzenle cilveleşmesini muhalefet sanıyor ve göstermek istiyor.   Bugün var olanla, eninde-sonunda hoşnut olanlar, geleceğe yönelik risk almıyorlar ve inatçı olmuyorlar. Belki de Türkiye üniversitelerinden en çok kovulmuş bir öğretim üyesi olduğum için, bilimi topluma akıtmaya çalışmaktan başka çarem kalmıyor.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler V – Yalçın Küçük (Tekin Yayınları…

  • “Bitkilerin çiçek açması için suyun kesilmesi gerekiyor.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler IV – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985- Sf. 400) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU (2008): İnsan ve hayvanlarda da bu doğal tepki var. Erkek ölmeden az önce üreme organından sıvı salgılıyor. Çoğalma veya neslin devamı bütün canlılarda tabiatın bir kuraldır.

  • “Eleştiri, anlamanın en önemli yöntemlerinden biridir.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler IV – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 340) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Pratik ne kadar zengin olursa olsun, mutlaka, yaştır eğilir. Bilim ise ne kadar coşku verici olursa olsun kurudur, bükülmez.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler III – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 18) kitabından birebir alınmıştır.

  • Engels ve Diyalektik Materyalizm, düşünüş ile ruhu ve varlık ile tabiatı birbirine benzetirler. Hâlbuki düşünüş ruhun bir faaliyetidir, tamamen aynı olamazlar. Alıntı: Bugünkü Sovyet İdeolojisi I – Gustav A. Watter, (Kültür Bakanlığı Yayınları, 2. Baskı 1976 Sf. 46) kitabından dil içi çevrilerek alınmıştır.

  • 15. Asrın sonlarında ve 16. asırda, Yahudiler tarafından İstanbul, İzmir, Edirne ve Selanik’te kurulan matbaalarda yalnız İbranice eserler basılmıştır.” Matbaanın girişi öyle sanıldığı kadar geç olmamış anlaşılan.        1510-1520 Yılları arasında İstanbul’da Avrupa’dan ithal edilen sekiz matbaa daha kuruluyor. Bunu 1512 yılında Selanik, 1519 yılında Halep, 1554 yılında Edirne, 1605 yılında Şam’da kurulan matbaalar izliyor.…

  • “Adnan Adıvar’a göre, Osmanlı döneminde inançlarından dolayı, ortodoksi karşısında inançsızlığından dolayı da denilebilir, üç aydın ölüme mahkûm edilmiştir. Bunlardan birisi; Kabız-ı Acemi’dir ve Kanuni Sultan Süleyman astırıyor. Kabız’ın İsa’nın görüşlerini Muhammed’in görüşlerinden daha üstün tuttuğu için asıldığı bildiriliyor. Bilgin Hamza’yı dinsizliği gerekçesiyle Üçüncü Murat idam ettiriyor.           Üçüncüsü Behram Kethüda Müderrisi Nadaj’lı Sarı Abdurrahman. Sarı Abdurrahman;…

  • Türkiye… 1930 yıllarında, ulusal bilince ulaşma sağanağı altında yıkandı.    Ulusal bilince ulaşma ciddi ve kocaman adamların bilimsel sayılabilecek malzemelerle bir halkın beynini yıkaması demekti.   Rastlantı, bilimsel olarak açıklanamayan beraberliklere verilen addır. Dünyada rastlantı olmaz ancak bilimin ve bilimsel iktidarın ulaşamadığı alanlar olur.  Rastlantının reddine yönelik bilimsel çaba, zaman zaman tarihin derinliklerine inmeyi zorunlu kılıyor.” Alıntı:…

  • “Kepler, insanlığın kaydettiği ilk büyük yasa arayıcısı oldu. Yasa aramak, düşünmeyi öğrenmeye başlamak demektir.   Yasası bilinen hareket yapıcıdır.  Kepler müzikten büyük bir zevk alıyor, Galileo da öyle, bir enstrüman çalabiliyor.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler I – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 295) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Eğer yanlışlar bir nakarat haline gelmişse, doğruların ayrı bir makamdan fakat ısrarla tekrarlanması zorunlu oluyor.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler I – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 246) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Yenilgi en pahalı öğretmen, en ucuz öğretmen, bilimdir. Eğer bir toplumda bilimsel gelenek varsa, bilim raflardaki kitaplarda değil de toplumun bireylerinin davranışlarına içerilmiş bir biçimde varsa, en ucuz öğretmen bilimdir. Çünkü böyle bir durumda bilim hava gibidir, havanın varlığı değil yokluğu fark edilir.  Bilim, sadece yol göstermez, topluma içerildiği zaman, aynı zamanda, yol açar. Bu…

  • Üçüncü Selim, 1789 yılında 28 yaşında tahta çıktı. …. Fransız İhtilali’nin çağdaşı ve sıcak bakıyor. (Sf. 119) Selim yel değirmenlerine hücum etti.   Yenilikçi embriyonik bir biçimde Don Kişot’tur.. Yenilikçi aydın her zaman bir “saf akıllı” olmalı. Çok akıllı veya pek hesaplı, ancak düzenin adamıdır.   Düşüncede ampirist politikada popülist, her zaman …. kuş beyinlidir. Sf. 120  …

  • “Düşün gücü olan, teorik dayanağı olan aydın, yalnızlığa en çok dayanabilen insandır.  Aydın, yalnızlığa dayanabilen hayvandır.” Sf. 19 (Aydın) “Yeniçerilik yıkılınca hep dayanak aradı. Batmakta olan bir İmparatorluğu kurtarmaya çalışmak, mutlak misyoner (mücahit) ruhunu gerektirir. Türk aydını doğuştan imparatorlukçudur, kurtarıcı bir hırsa sahip.” Sf. 20     “Bilimlerin anası tarih bilimi kendisini ilerletecekler için son derece…

  • “Sevgi, sezmeye yardım eder. Her düşünüre gereklidir. Çünkü düşünür, bir anlama, düşündüğüne aşk olmuş kimsedir.   Türkiye’yi önemsemeyen kendisini küçümsüyor demektir. Sf.13 Her bilimsel çalışma aynı zamanda bir yöntem çalışmasıdır. Her ciddi bulgu bir yenice yönteme dayanır. Yöntemin yüzde yüz yeni olması mümkün değil, ancak yenice olabilir. Türk aydınını Türk eyleminin bir ürünü olarak ele almak,…