Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Bilim

  • Bilimsel çalışma her şeyden önce, doğru soru sormakla başlar. Doğru soru sormanın vazgeçilmez özelliği ise; kuşkuculuktur. İşte yuvarlak sözler söylemek doğru soru sormayı engelleyen çok önemli bir hastalık olarak beliriyor. Alıntı: Doğu’da Değişim ve Yapısal Sorunlar (Göçebe Alikân Aşireti) – İsmail Beşikçi, (2. Baskı – Sf. 4) kitabından birebir alınmıştır.

  •  21 Nisan 1341 (1925) tarihinde İçtima: 108, Celse:1, Reis Kâzım Paşa Darülfünun Yani İstanbul Üniversitesi Bütçesi; Ağaoğlu Ahmet Bey (Kars); “Darülfünun (İstanbul Üniversitesi) meselesi, bir memleket bir millet meselesi. Efendiler! Türkün lisanı tetkik edilmemiştir (araştırılmamıştır), çünkü darülfünunu yoktur. Türkün içtimaiyatı (sosyal hayatı) tetkik edilmemiştir. Çünkü Darülfünunu yoktur. Türkün tarihi yazılmamıştır, çünkü Darülfünunu yoktur, Türk halkının…

  • 29 Haziran 1338 (1922) tarihinde İçtima: 65. Celse:1, Reisisani Mehmet Vehbi Efendi Hazretleri. Hüseyin Avni Bey Muvazene-i Maliye Encümeni (Bütçe Komisyonu) Mazbata Muharriri (Tutanak yazıcısı) Seçildi. Sf.138, 143 Siirt Mebusu Mustafa Sabri Efendinin Mensubin-i İlmiyenin Derecâtiyle (din adamlarının rütbeleri ile) Kisve-i İlmiyenin Âlâmet-i Farikasına (din adamlarının üniformalarına) Dair Takrir; (Din Adamlarının Kılık Kıyafeti İle İlgili…

  • Toplumsal ve siyasal süreci, tarihsel geçmişi kavramamızı engelleyen en önemli etken ideolojilerdir.  .. Bilimde doğrunun temel ölçütünün olgular olduğunu belirmiştik. İdeolojilerde ise doğrunun temel ölçütü ileri sürülen düşüncelerin, o ideoloji tarafından ileri sürülen görüşlere uygun olup olmadığıdır.   İnanç, ideolojilerin bir özelliğidir.   İdeolojiler eleştiriden uzak sistemlerdir. Katı donmuş düşüncelerdir.   Bilim ise dinamik bir sistemdir. İdeolojiler tarihsel…

  • Bilim olgulardan hareket eder. Olgular arasındaki ilişkileri açıklayıcı varsayımlar kurar. Bu varsayımları tekrar, olgular aracılığıyla sınar. Alıntı: Bilim, Resmi İdeoloji, Devlet, Demokrasi ve Kürt Sorunu – İsmail Beşikçi (Yurt Kitap Yayın 2. Baskı Aralık 1991 – Sf. 54) kitabından birebir alınmıştır.

  • Aksi konuşulamayan aksinin konuşulması yasak olan önermeler bilimsel olamazlar. … Sadece ideoloji, slogan olurlar. Bütün bunların ötesinde eğer görüşler eleştirilemiyorsa, sizi eleştirenler cezai müeyyide ile karşılaşıyorsa, aslında sizin de özgür olduğunuz söylenemez. Çünkü o zamana kadar söylediklerinizi ve yazdıklarınızı tekrarlamaktan başka bir yolunuz yok demektir. Alıntı: Bilim, Resmi İdeoloji, Devlet, Demokrasi ve Kürt Sorunu –…

  • Resmi ideolojiyi eleştirmediği sürece, bilimin gelişmesi olasılığı yoktur.   Resmi ideolojiyi eleştiremeyen bilimin, saygınlık kazanması da olanaksızdır.  Alıntı: Bilim, Resmi İdeoloji, Devlet, Demokrasi ve Kürt Sorunu – İsmail Beşikçi (Yurt Kitap Yayın 2. Baskı Aralık 1991 – Sf. 17) kitabından birebir alınmıştır.

  • Eleştirinin olmadığı bir yerde tarafsızlık gerçekleşemez. Tarafsızlığı ancak, eleştiri kurumunun rahat ve sağlıklı işliyor olması doğurabilir. Alıntı: Bilim, Resmi İdeoloji, Devlet, Demokrasi ve Kürt Sorunu – İsmail Beşikçi (Yurt Kitap Yayın 2. Baskı Aralık 1991 – Sf. 20) kitabından birebir alınmıştır.

  • .. Doğadaki, tarihteki, toplumdaki bütün olgular ve şeyler biri biriyle ilişki halindedirler. Bu olgu ve şeyler biri birinden bağımsız değildirler.  Geniş, karmaşık ve yoğun bir ilişkiler sistemi içindedirler.       Hiçbir olgu ve şey durağan değildir. Değişir. Bu da bilim yöntemi ile ilgili temel bir özelliktir.  Bu özelliğe göre bütün toplumsal bilimlerin tarihsel olma durumu vardır.  Toplumsal…

  • Öğrenmenin yaşamının sevinci olduğunu ve artık kalmadığını yazarak intihar eden Stefan Zweig’i hep büyük bir hüzün ile hatırlıyorum. Türkiye’nin düzeninin intihar aşamasında olduğunu bir de buradan çıkarıyorum. Alıntı: Kürtler Üzerine Tezler – Yalçın Küçük (Dönem Yayınları, 1. Baskı Ağustos 1990 – Sf. 116) kitabından birebir alınmıştır.

  • Üniversitenin çürümesi genel çürümenin parçasıdır. Sanıldığının aksine tekelsi aşama, bir toplumun her cephesinde çürümedir; çünkü tekelsi düzen parazitler fabrikasıdır. Parazitler için ise bilmek gerekmiyor; tekelsi düzende çok sınırlı alanda dar bir uzmanlığın dışında genel bilgi düzeyinin düşmesi zorunlu oluyor.  Alıntı: Kürtler Üzerine Tezler – Yalçın Küçük (Dönem Yayınları, 1. Baskı Ağustos 1990 – Sf. 116)…

  • Tarihe her zaman sınıf mücadeleleri açısından bakmak, etnik gurupların istek ve iradelerini gözden uzak tutmak, olayları her zaman çözümleyici olamıyor. Alıntı: Devletlerarası Sömürge Kürdistan – İsmail Beşikçi (Yurt Kitap Yayın Aralık 1991 Baskısı- Sf. 30) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bilimsel araştırma kavgadır. Kavga olmadan tez olmaz, tez olmadan kavga olmaz. Alıntı: Bilim ve Edebiyat – Yalçın Küçük (Tekin Yayınları Ocak 1985 Baskısı- Sf. 607) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bilim adamı, yeni bilgiler için duyduğu huzursuzluktan mutlu olabilendir. Alıntı: Bilim ve Edebiyat – Yalçın Küçük (Tekin Yayınları Ocak 1985 Baskısı- Sf. ?) kitabından birebir alınmıştır.

  • Yeni bilgi ya hiç dokunulmamış bir alana düşer veya kendisine yeni bir alan arar. Hiç dokunulmamış alan pek az olmalı. Bu yüzden yeni bilginin tek yolu, mevcut bilgi envanterindeki yanlışlıkları ortadan kaldırmaktır. Bu ise ancak tartışmak ve eleştirerek olur.  Yine bu yüzden tartışmadan ve eleştirmeden hiçbir zaman bilgi üretilemez. Bilim adamı için özgürlük, tartışmak ve…

  • Orta çağdan bugüne bir konuyu bilen kişiye doktor deniyor. Çünkü bilgi edinmenin en yüksek ve formel bilgi üretmenin ilk ve son mertebesi doktora oluyor. Bu yüzden, üniversiteler, önem verdikleri kişilere, devlet adamlarına, fahri profesörlük değil, fahri doktorluk unvanı veriyorlar. Sf. 460 Alıntı; Bilim ve Edebiyat – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınevi, Ocak 1985 – Sf. 460)…

  • Üniversitede, yeni bilgi üretmenin gerekli koşullarından olan mevcut bil­gi envanteri yapılır ve verilir. Bu, tekrar ediyorum, bilgi üretmek için kesinlikle gereklidir; ancak kesinlikle yeter­li değil. Neyin bilindiğini bilmek, mevcut bilginin sınırlarını tanımak demektir. Yeni bilgi üretmek ise bu sınırları kırıp aşmaktır. Tanımak statik, kırıp aşmak dinamiktir. Sf. 459 Alıntı; Bilim ve Edebiyat – Yalçın Küçük,…

  • Bilimsel yasalar ve bilimsel zorunluluklar, bizler farkına varmasak ta vardır.  Farkına varmamak yalnızca yanlış yapmayı garanti eder; yoksa yasalar ve zorunlulukların ortadan kaçmasına yol açmaz.  Kapitalizm devlet müdahalesini ortadan kaldırmıyor; daha da kaçınılmaz yapıyor. Kapitalizmin anarşik yapısı veri olarak alındığında, kapitalist bir ekonomiyi devlet müdahaleleri olmadan işletmek mümkün olmuyor. Alıntı: Bilim ve Edebiyat – Yalçın…

  • Neyin bilindiğini bilmek, yeni bilgi üretebilmenin ilk şartıdır.  Mevcut bilginin sınırlarını tanımak demektir. Yeni bilgi üretmek ise bu sınırları kırıp aşmaktır. Tanımak statik, kırıp aşmak dinamiktir.  Alıntı: Bilim ve Edebiyat – Yalçın Küçük (Tekin Yayınları Ocak 1985 Baskısı- Sf. 460) kitabından birebir alınmıştır.

  • Türkiye’de en taze ve en ön sırada yer alan yeteneklerin tıp, mimarlık, mühendislik, işletme türünden alanlara gitmesi 1990’lar Türkiye’sini karartan bir eğilimdir. Bu alanlarda etkin olabilmek için fazla yetenekli olmaya hiç gerek yok. Fakat yetenekli olanlar matematik, fizik, tarih ve filoloji türünden alanlara gitmeli.. Alıntı: Bilim ve Edebiyat – Yalçın Küçük (Tekin Yayınları Ocak 1985…