Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Bilim

  • Tarihe her zaman sınıf mücadeleleri açısından bakmak, etnik gurupların istek ve iradelerini gözden uzak tutmak, olayları her zaman çözümleyici olamıyor. Alıntı: Devletlerarası Sömürge Kürdistan – İsmail Beşikçi (Yurt Kitap Yayın Aralık 1991 Baskısı- Sf. 30) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bilimsel araştırma kavgadır. Kavga olmadan tez olmaz, tez olmadan kavga olmaz. Alıntı: Bilim ve Edebiyat – Yalçın Küçük (Tekin Yayınları Ocak 1985 Baskısı- Sf. 607) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bilim adamı, yeni bilgiler için duyduğu huzursuzluktan mutlu olabilendir. Alıntı: Bilim ve Edebiyat – Yalçın Küçük (Tekin Yayınları Ocak 1985 Baskısı- Sf. ?) kitabından birebir alınmıştır.

  • Yeni bilgi ya hiç dokunulmamış bir alana düşer veya kendisine yeni bir alan arar. Hiç dokunulmamış alan pek az olmalı. Bu yüzden yeni bilginin tek yolu, mevcut bilgi envanterindeki yanlışlıkları ortadan kaldırmaktır. Bu ise ancak tartışmak ve eleştirerek olur.  Yine bu yüzden tartışmadan ve eleştirmeden hiçbir zaman bilgi üretilemez. Bilim adamı için özgürlük, tartışmak ve…

  • Orta çağdan bugüne bir konuyu bilen kişiye doktor deniyor. Çünkü bilgi edinmenin en yüksek ve formel bilgi üretmenin ilk ve son mertebesi doktora oluyor. Bu yüzden, üniversiteler, önem verdikleri kişilere, devlet adamlarına, fahri profesörlük değil, fahri doktorluk unvanı veriyorlar. Sf. 460 Alıntı; Bilim ve Edebiyat – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınevi, Ocak 1985 – Sf. 460)…

  • Üniversitede, yeni bilgi üretmenin gerekli koşullarından olan mevcut bil­gi envanteri yapılır ve verilir. Bu, tekrar ediyorum, bilgi üretmek için kesinlikle gereklidir; ancak kesinlikle yeter­li değil. Neyin bilindiğini bilmek, mevcut bilginin sınırlarını tanımak demektir. Yeni bilgi üretmek ise bu sınırları kırıp aşmaktır. Tanımak statik, kırıp aşmak dinamiktir. Sf. 459 Alıntı; Bilim ve Edebiyat – Yalçın Küçük,…

  • Bilimsel yasalar ve bilimsel zorunluluklar, bizler farkına varmasak ta vardır.  Farkına varmamak yalnızca yanlış yapmayı garanti eder; yoksa yasalar ve zorunlulukların ortadan kaçmasına yol açmaz.  Kapitalizm devlet müdahalesini ortadan kaldırmıyor; daha da kaçınılmaz yapıyor. Kapitalizmin anarşik yapısı veri olarak alındığında, kapitalist bir ekonomiyi devlet müdahaleleri olmadan işletmek mümkün olmuyor. Alıntı: Bilim ve Edebiyat – Yalçın…

  • Neyin bilindiğini bilmek, yeni bilgi üretebilmenin ilk şartıdır.  Mevcut bilginin sınırlarını tanımak demektir. Yeni bilgi üretmek ise bu sınırları kırıp aşmaktır. Tanımak statik, kırıp aşmak dinamiktir.  Alıntı: Bilim ve Edebiyat – Yalçın Küçük (Tekin Yayınları Ocak 1985 Baskısı- Sf. 460) kitabından birebir alınmıştır.

  • Türkiye’de en taze ve en ön sırada yer alan yeteneklerin tıp, mimarlık, mühendislik, işletme türünden alanlara gitmesi 1990’lar Türkiye’sini karartan bir eğilimdir. Bu alanlarda etkin olabilmek için fazla yetenekli olmaya hiç gerek yok. Fakat yetenekli olanlar matematik, fizik, tarih ve filoloji türünden alanlara gitmeli.. Alıntı: Bilim ve Edebiyat – Yalçın Küçük (Tekin Yayınları Ocak 1985…

  • Bulunduğu yere kuvvetle kök salmış organizmaların bir ruhu olması gerekmez.  Hareketle ruhsal hayat arasında sıkı bir bağlılık vardır.  Bitki ile hayvan arasındaki fark da buradan ileri gelir. Alıntı: İnsanı Tanıma Sanatı – Alfred Adler (Sf. 115) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bilim, en küçük ile en büyüğü birlikte düşünebilmektir. Limit ve türevi matematiğe hediye eden Liebnitz ile birlikte Newton oluyor. Newton’un bilimi, düşünülebilecek en küçük ile kozmostaki cisimlerin hareketi türünden düşünülemeyecek kadar en büyüğü bir arada almaya dayanıyor. Marks’ta böyleydi; fabrika teknolojisindeki minimal değişmelerle, insanlığın tarihsel gelişmesi Marks’ta, bir arada yer alıyor.  Alıntı: Emperyalist Türkiye –…

  • Doğru, doğru’ya yeni bir kapıdır. Yeni bir doğru’da genişleme basıncı var. Yeni bir doğru, mevcut «bilgi» dizgesi üzerinde, kırıcı etki yapıyor. Gerçek, «doğru» bilgiyle birlikte var oluyor. Gerçek öylesine «doğal» ki, bulunduktan sonra, bulan için bile, son derece basit görünüyor. Bu nedenle bilimsel devrimler, bir doğal düzlemden bir diğer doğal düzleme geçişi sağlıyor. Sf. 686…

  • Ön yargısız insan olur mu? Ön yargısı olmayan insanın kafasının içi, her halde, bir curcunadır. Bilim adamı, ön yargılıdır. Sf. 494 Alıntı; Türkiye Üzerine Tezler V – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınları, 1. Basım 1990 – Sf. 494) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bir yıl sonra selülozdan kâğıt yapma patenti alınıyor. Bu arada 1839 yılında bisiklet kullanılmaya başlanıyor ve Goodyear adında birisi ticari lastik patentini yazdırıyor. Komünist Manifesto yılında ise güvenilir kibrit yapımı gerçekleştiriliyor. Sf. 272 Alıntı; Türkiye Üzerine Tezler V – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınları, 1. Basım 1990 – Sf. 272) kitabından birebir alınmıştır.

  • İnsanın doğru bilgi edinmeye yatkın olduğunu ve bilgiyi tartarak karar verme yeteneğine sahip bulunduğunu düşünmek, insanı Tanrı’dan ayırmaktır. Tarihte en çok on sekizinci yüz yılda ateizmin yayılması bir rastlantı sayılmamalıdır; kendi kendine doğru bilgi edinebileceğine ve bunu kullanabileceğine inanan bir insanın Tanrı’ya inanması için bir gereksinimi kalmıyor. Sf. 22 Alıntı; Türkiye Üzerine Tezler V –…

  • Bilim, olgu’ya şiddet uygulamaktır; ayrıştırıyor. Sf. 49 Alıntı; Türkiye Üzerine Tezler III – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınları, 3. Basım 1990 – Sf. 49) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Bilim ve gerçeğin kendisi devrimcidir.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler V – Yalçın Küçük (Tekin Yayınları 1985 Basımı – Sf. 316) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Korku, aklın durmasıdır.    Aklın durduğu yerde bilgisizlik başlıyor, cehalet çıkıyor.     Öyleyse cehalet dönemi için aklın durması zorunludur. Aklın durması için ise korku gerekiyor.   Korkuyu bilimin içine sokmak gerek; çünkü bilimin düşmanıdır.  Bilen insanı cahilleştirmek için korkutmak zorunludur…. Korku insana özgüdür; insan korkuyor… Hayvanı korkutarak cahilleştirmek mümkün değil; çünkü hayvan hem bilmiyor ve hem de…

  • “Ancak yalnız ve yalnız bir tek ideoloji doğrudur; gerçeği bütünselliğinde ve sır’ının içinde gösteriyor. Bilimle çakışıyor. Bilimin karmaşıklığından uzak, bilimin bakışının gerektirdiği yerlerde kılavuz oluyor.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler V – Yalçın Küçük (Tekin Yayınları 1985 Basımı – Sf. 294) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN YORMU (2022): Hoca’nın başlıkta verdiğim görüşüne katılıyorum, sonra anlatmak istediği bilimsel…

  • Bilim adamı olsa da olmasa da toplumda gerçeklik vardır. Bilim adamı, saçılmış gerçekliği derleyip yasalar biçiminde formüle etmeye çalışıyor. .. Ancak toplumda ve doğada var olan bilimsel gerçeklik bilimsel formülasyonuna kavuşsa da kavuşmasa da, etkinliğini ve bu anlamda sürekliliğini gösteriyor, bilimin nesnelliği ve .. Materyalist niteliği buradan çıkıyor.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler V – Yalçın…