Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
Kategori: Bilim
-
“Türkiye aydını bu düzenin nimetlerinden hoşnuttur. Düzenle cilveleşmesini muhalefet sanıyor ve göstermek istiyor. Bugün var olanla, eninde-sonunda hoşnut olanlar, geleceğe yönelik risk almıyorlar ve inatçı olmuyorlar. Belki de Türkiye üniversitelerinden en çok kovulmuş bir öğretim üyesi olduğum için, bilimi topluma akıtmaya çalışmaktan başka çarem kalmıyor.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler V – Yalçın Küçük (Tekin Yayınları…
-
“Bitkilerin çiçek açması için suyun kesilmesi gerekiyor.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler IV – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985- Sf. 400) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU (2008): İnsan ve hayvanlarda da bu doğal tepki var. Erkek ölmeden az önce üreme organından sıvı salgılıyor. Çoğalma veya neslin devamı bütün canlılarda tabiatın bir kuraldır.
-
“Pratik ne kadar zengin olursa olsun, mutlaka, yaştır eğilir. Bilim ise ne kadar coşku verici olursa olsun kurudur, bükülmez.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler III – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 18) kitabından birebir alınmıştır.
-
Engels ve Diyalektik Materyalizm, düşünüş ile ruhu ve varlık ile tabiatı birbirine benzetirler. Hâlbuki düşünüş ruhun bir faaliyetidir, tamamen aynı olamazlar. Alıntı: Bugünkü Sovyet İdeolojisi I – Gustav A. Watter, (Kültür Bakanlığı Yayınları, 2. Baskı 1976 Sf. 46) kitabından dil içi çevrilerek alınmıştır.
-
15. Asrın sonlarında ve 16. asırda, Yahudiler tarafından İstanbul, İzmir, Edirne ve Selanik’te kurulan matbaalarda yalnız İbranice eserler basılmıştır.” Matbaanın girişi öyle sanıldığı kadar geç olmamış anlaşılan. 1510-1520 Yılları arasında İstanbul’da Avrupa’dan ithal edilen sekiz matbaa daha kuruluyor. Bunu 1512 yılında Selanik, 1519 yılında Halep, 1554 yılında Edirne, 1605 yılında Şam’da kurulan matbaalar izliyor.…
-
“Adnan Adıvar’a göre, Osmanlı döneminde inançlarından dolayı, ortodoksi karşısında inançsızlığından dolayı da denilebilir, üç aydın ölüme mahkûm edilmiştir. Bunlardan birisi; Kabız-ı Acemi’dir ve Kanuni Sultan Süleyman astırıyor. Kabız’ın İsa’nın görüşlerini Muhammed’in görüşlerinden daha üstün tuttuğu için asıldığı bildiriliyor. Bilgin Hamza’yı dinsizliği gerekçesiyle Üçüncü Murat idam ettiriyor. Üçüncüsü Behram Kethüda Müderrisi Nadaj’lı Sarı Abdurrahman. Sarı Abdurrahman;…
-
Türkiye… 1930 yıllarında, ulusal bilince ulaşma sağanağı altında yıkandı. Ulusal bilince ulaşma ciddi ve kocaman adamların bilimsel sayılabilecek malzemelerle bir halkın beynini yıkaması demekti. Rastlantı, bilimsel olarak açıklanamayan beraberliklere verilen addır. Dünyada rastlantı olmaz ancak bilimin ve bilimsel iktidarın ulaşamadığı alanlar olur. Rastlantının reddine yönelik bilimsel çaba, zaman zaman tarihin derinliklerine inmeyi zorunlu kılıyor.” Alıntı:…
-
“Eğer yanlışlar bir nakarat haline gelmişse, doğruların ayrı bir makamdan fakat ısrarla tekrarlanması zorunlu oluyor.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler I – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 246) kitabından birebir alınmıştır.
-
“Yenilgi en pahalı öğretmen, en ucuz öğretmen, bilimdir. Eğer bir toplumda bilimsel gelenek varsa, bilim raflardaki kitaplarda değil de toplumun bireylerinin davranışlarına içerilmiş bir biçimde varsa, en ucuz öğretmen bilimdir. Çünkü böyle bir durumda bilim hava gibidir, havanın varlığı değil yokluğu fark edilir. Bilim, sadece yol göstermez, topluma içerildiği zaman, aynı zamanda, yol açar. Bu…
-
“Düşün gücü olan, teorik dayanağı olan aydın, yalnızlığa en çok dayanabilen insandır. Aydın, yalnızlığa dayanabilen hayvandır.” Sf. 19 (Aydın) “Yeniçerilik yıkılınca hep dayanak aradı. Batmakta olan bir İmparatorluğu kurtarmaya çalışmak, mutlak misyoner (mücahit) ruhunu gerektirir. Türk aydını doğuştan imparatorlukçudur, kurtarıcı bir hırsa sahip.” Sf. 20 “Bilimlerin anası tarih bilimi kendisini ilerletecekler için son derece…
-
“Sevgi, sezmeye yardım eder. Her düşünüre gereklidir. Çünkü düşünür, bir anlama, düşündüğüne aşk olmuş kimsedir. Türkiye’yi önemsemeyen kendisini küçümsüyor demektir. Sf.13 Her bilimsel çalışma aynı zamanda bir yöntem çalışmasıdır. Her ciddi bulgu bir yenice yönteme dayanır. Yöntemin yüzde yüz yeni olması mümkün değil, ancak yenice olabilir. Türk aydınını Türk eyleminin bir ürünü olarak ele almak,…
-
“Bilgiye düşman olsaydım, Dârül Fünunlar (İTÜ, Mühendislik Fakülteleri) açar, Mülkiye-i Şahane (Siyasal Bilgiler Fakültesi) gibi mektepler kurar mıydım?. Akla ve bilgiye düşman olsam, horozdan kaçan genç kızlarımızın okuması için Dârül Muallimat (Kız Öğretmen Fakültesi) kurar mıydım?. .. Galatasaray Sultanisini Avrupa’nın Üniversiteleri ayarına çıkartıp orada talebelere hukuk dersi okutturur muydum?. Ben Mülkiye-i Şahane’ye Felsefe dersini koydurttuğum…
-
“Tenkit (eleştiri), bana pek hoş geliyordu. Sevdiğim şeydi, hilkatimde (yaratılışımda) vardı.” Alıntı: Hayatım ve Hatıratım II – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi 1. Baskı:1968 – Sf. 293) kitabından birebir alınmıştır. Alıntı: Hayatım ve Hatıratım II – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi 1. Baskı:1968 – Sf. 293) kitabından birebir alınmıştır.
-
“21. Yüzyılın en heyecan uyandırıcı atılımları, teknoloji sayesinde değil, insan olmanın ne anlama geldiğinin daha iyi anlaşılması sayesinde gerçekleştirilecektir…. Artık politikacıların görevi: (uluslararası bir görev) tüm ekonomilerin evrenselleşmesini kolaylaştırmak için politik yapıları yeniden düzenlemektir. Avrupa ile Amerika arasına 1988’de çekilen fiber-optik kablo 40.000 görüşmenin aynı anda yapılmasını sağlıyor. … 1991’de döşenen kablo ile 80.000 görüşmeye…
-
“Tokyo Teknoloji Enstitüsünde Isao Karube’nın geliştirdiği “tazelşk çipi ” balığa takılıyor, balık bayatlayınca rengini değiştiriyor. Bu sistemin diğer besinler için de uygulanmasına çalışılıyor. Metafor= Tırtılın kelebeğe dönüşmesi sürecidir. BST adlı bir hormon ineklerin süt verimini % 30-40 arttırıyor. … Toronto Üniversitesinden Dr. Robert Haynes “Günümüzde genleri belirleyebiliyor, tartabiliyor, ölçebiliyor, sayabiliyor, değiştirebiliyor, kopya edebiliyor ve test…
-
“Makine sistemi, iş sürecine daima bütünü ile girer; değerlenme, değere değer katma süreci ne ise her zaman ancak bir kısmı ile katılır. Makine sisteminin ürüne aktardığı değer, hiçbir zaman, aşınma ve yıpranma ile kaybettiği değerden fazla olmaz. Bundan dolayı bir makinenin değeri ile bu makinenin belli bir zaman aralığında ürüne aktardığı değer parçası arasında büyük…
-
“İlk defa olarak makinenin ortaya çıkışından beri, işçi, sermayenin maddi varlık şekli olan iş-aracının kendisi ile savaşmaya başlamıştır. İşçi, üretim aracının bu özel şekline karşı, bu şekil kapitalist üretim biçiminin maddi temeli olduğu için, başkaldırır.” Alıntı: Kapital – Ekonomi Politiğin Eleştirisi I, II – Karl Marks (1974 1. Baskı, Sf. 92, 93) kitabından birebir alınmıştır.