Yaratılışı, uyruğunun zihnini karıştırmaya çok uygun, mutlak bir hükümdar ile yönetilen bir ülke var. Bu hükümdar, bilinmek, sevilmek, itaat edilmek istiyor. Ancak hiçbir zaman kendisini göstermiyor ve her şey hakkında edinilebilen bilgiyi kuşkulu kılmaya çalışıyor. Hâkimiyet ve saltanatına bağlı kavimler, görünmeyen hükümdarlarının karakteri ve yasaları hakkında sözcülerinin verdiği fikirlerden başka fikirlere sahip değil. Sözcüler bile, hükümdarlarının karakteri ve niyetleri hakkında hiçbir fikre sahip olmadıklarını, bu hükümdara giden yolların geçilmesinin olanaksız olduğunu, niyet ve sıfatının bilinmesinin hiç mümkün olmadığını kabul ediyor. Sf. 75
Sonsuz hâkim olduğu varsayılıyor; oysa yönetiminde her şey mantığa ve sağduyuya aykırıdır. Adaleti övülür; oysa uyruklarının en iyileri genellikle en az yardım ve iyiliğe erişirler. Her şeyi gördüğü, her yerde hazır ve nazır olduğu temin olunur; oysa bu hazır ve nazırlığın hiçbir şeye yararı olmaz. Düzen ve doğruluk dostu olduğu söylenir; oysa ülkesinde her şey alt üst olmuş, karışıklık içindedir. Sf. 76
Alıntı; Sağduyu (Tanrısızlığın İlmihali) – Jean Meslier, çeviren; Abdullah Cevdet 1928, (Kaynak Yayınları, 12 basım 2018 – Sf. 75, 76) kitabından birebir alınmıştır.
Yorum bırakın