Kategori: Bilim
-
Bağdat’tan kovulan bilim, İspanya’daki Cordoba’da barınak buldu. Bilim nerede saygı görse, orası evi olmuştur hep. Cordoba tüccarları, halifelerin bir yazma kitap için bin altın dinar ödedikleri zamanları daha unutmamışlardı. Bağdat’ta, insanlardan uzak yaşayan filozof Gazali, bilginin gereksiz, akim güçsüz olduğunu söylerken, Cordoba’da, aynı X. yy. da, bir Aristoteles hayranı olan filozof İbni Rüşt, bilimi cesaretle…
-
Gerçi kitabın değerini bütün halifeler anlamıştı denemez. Söylentiye göre, Ömer zamanında zapt edilen İran’da pek çok kitap ele geçirilmiş. Kumandanlardan biri Ömer’e “Kitapları ne yapalım, ganimet olarak alınan öbür eşyalarla birlikte Müslümanlara mı dağıtalım?” diye sormuş. Ömer de, “Kitaplar, Kur’an’dakilerden bahsederse, faydasız demektir. Yok, söz konusu başka bir şeyse, o halde zararlıdır. Bunun için her…
-
Kişinin temel değerlerini, hayatta kalmasını engelleyecek derecede dezavantajlı hale geldiklerinde terk etme kararı alması oldukça zor bir davranıştır. Bireyler olarak hangi noktada taviz vermek ve yaşamaktan ziyade ölmeyi tercih ediyoruz? Modern zamanlarda milyonlarca insan gerçek manada, kendi yaşamını kurtarmak için arkadaşları ya da akrabalarına ihanet etmeye, kötü bir diktatöre boyun eğmeye, tam bir köle gibi…
-
Friedrich Nietzsche diyor ki: -“Yaptığınız işin felsefesini bilmezseniz-yapmazsanız, yalnızca teknisyen olarak kalırsınız.” Sf. 543 Alıntı; Kara Kutu (Yüzleşme Vakti) – Soner Yalçın, (Kırmızı Kedi Yayınevi, 1. Basım 2019 – Sf. 543) kitabından birebir alınmıştır.
-
Kültler, ağır ve milletlerin çoğunluğu için yıkımdır. Uyruklarının batıl inançlarını sürdürmekte çıkarları olduğunu gören hükümdarlar, istedikleri zaman konuşmak ve milyonlarca uyruğun ihtiras ateşini Tanrı adına alevlendirmek hakkına sahip olan demagogların oluşturduğu ve oluşturabileceği etkiyi iyi düşünmüşler midir? Çoğu kez yaptıkları gibi, bir hükümeti karışıklığa uğratmak konusunda anlaşsalardı, bu kutsal vaizler ne yıkıma sebep olurlardı! Çoğu…
-
Hiçbir insan, yaratılışının, yani eylem ve davranışlarının kendisini mahkûm edeceğine ve cehennem azabına neden olacağına ciddi olarak inanmaz. Çoğu kez kendisini titreten müthiş bir Tanrı’dan her ne kadar korksa da, insan, şiddetli bir şekilde ihtiras eğilimi ortaya çıktığında, inancını terk eder ve hemen, kendisini güvenceye alacak ve rahatlatacak “bağışlayan Tanrı” fikrinden başka bir şey görmez…
-
Bize gururlanarak, “sahipsiz eser yoktur” diyorlar. Her dakika, dünyanın kendi kendine oluşmadığını tekrarlıyorlar. Ancak evren bir etkendir, asla bir sonuç değildir. Bir sanatla yapılmış uydurma bir şey değildir. O asla yoktan var edilmemiştir. Evren hep var olmuştur; varlığı zorunlu ve gerekli bir varlıktır. Etkeni kendisindedir. Kendi kendisinin yaratıcısıdır. İçyüzü hareket etmek ve oluşturmak olan doğa,…
-
Yaratılışı, uyruğunun zihnini karıştırmaya çok uygun, mutlak bir hükümdar ile yönetilen bir ülke var. Bu hükümdar, bilinmek, sevilmek, itaat edilmek istiyor. Ancak hiçbir zaman kendisini göstermiyor ve her şey hakkında edinilebilen bilgiyi kuşkulu kılmaya çalışıyor. Hâkimiyet ve saltanatına bağlı kavimler, görünmeyen hükümdarlarının karakteri ve yasaları hakkında sözcülerinin verdiği fikirlerden başka fikirlere sahip değil. Sözcüler bile,…
-
Gerçek sadedir. Doğru yoldan sapma karmakarışıktır; seyir ve hareketinde güvenilir değildir, dolambaçları çoktur. Gerçeğin doğal sesi kolay anlaşılır; yalanın sesi cinaslı, içinden çıkılmaz ve esrarlıdır. Gerçeğin yolu doğrudur, hilenin yolu eğri büğrü ve karanlıktır. Sf. 73 Alıntı; Sağduyu (Tanrısızlığın İlmihali) – Jean Meslier, çeviren; Abdullah Cevdet 1928, (Kaynak Yayınları, 12 basım 2018 – Sf. 52)…
-
Bu kitaptaki karşılığı: “…vatandaşlarına yaptıkları kötülükten dolayı cezalandırıldıkları ya da hor görüldükleri ve bunlara yaptıkları iyilikten dolayı da son derece hak ve adalete uygun olarak ödüllendirildikten zaman, insanlar iyi olacaklardır.” Sf. 37 Bu kitaptaki karşılığı: “…böyle bir gücü, kişisel özelliklerine bakarak bazı insanlara vermesi, inanılır bir şey midir? Mucizeler, Tanrı’nın şerefini yükseltmek, dinin kökeninin Tanrısal…
-
Parlak ve etkileyici insanlar genellikle herkese apaçık ve basit gelen şeyler hakkında sorular sorma yeteneğine sahiptirler. Albert Einstein’a da bu yetenek verilmişti. Sf. 32 Alıntı; İzafiyet ve Kuantum Fiziği (Yeni Başlayanlar İçin) – Steven L. Manly, (Tuti Kitap) 1. Baskı Ekim 2016 – Sf. 32) kitabından birebir alınmıştır.
-
Sabit bir arabadan çıkan ışığın hızı da, çok hızlı giden bir arabadan çıkan ışığın hızı da aynıdır. Sf. 28 Alıntı; İzafiyet ve Kuantum Fiziği (Yeni Başlayanlar İçin) – Steven L. Manly, (Tuti Kitap) 1. Baskı Ekim 2016 – Sf. 28) kitabından birebir alınmıştır.
-
“Zaman için tek gerekçe, hiçbir şeyin bir anda gerçekleşmiyor oluşudur.” Albert Einstein Sf. 21 Alıntı; İzafiyet ve Kuantum Fiziği (Yeni Başlayanlar İçin) – Steven L. Manly, (Tuti Kitap) 1. Baskı Ekim 2016 – Sf. 21) kitabından birebir alınmıştır.
-
Bilim metodolojisi, insanların doğayı gözlemlemesine ve bu gözlemlerini diğer gözlemlerle ilişkilendirmesine dayanır. Sf. 17 Alıntı; İzafiyet ve Kuantum Fiziği (Yeni Başlayanlar İçin) – Steven L. Manly, (Tuti Kitap) 1. Baskı Ekim 2016 – Sf. 17) kitabından birebir alınmıştır.
-
Fakat bilimden bahsediyorsak, bir hipotezin geçerli olabilmesi için deneylerden elde edilen verilerle desteklenmesi gerekir. Bilim insanları seçme şansına sahip olduklarında (diğer tüm şartlar eşitse) daha basit açıklamaları tercih etmeye meyillidirler. Sf. 12 Alıntı; İzafiyet ve Kuantum Fiziği (Yeni Başlayanlar İçin) – Steven L. Manly, (Tuti Kitap) 1. Baskı Ekim 2016 – Sf. 12) kitabından birebir…
-
Bilime göre, bir insan bir şeye bakar ve onun nasıl işlediğine dair bir hipotez (veya teori) ortaya atar. Sonra, bu hipotezi sınamak için bir deney düzenler. Deney uygulandıktan sonra, deneyin sonucuna bağlı olarak teori düzeltilir veya bir kenara atılır. Bu süreç tekrarlana tekrarlana o hadiseye dair bilimsel anlayışımız yavaş yavaş gelişir. Sf. 8 Alıntı; İzafiyet…
-
O vakit, ne öğreteceğiz? Çoğu pedagoji uzmanı okulların şu dört şeyi öğretmeye başlaması gerektiğini savunuyor: eleştirel düşünce, iletişim, işbirliği ve yaratıcılık. Kabaca ifade edecek olursak, okullar teknik becerileri ikinci plana alıp genel amaçlı yaşam becerilerine ağırlık vermeli. Hepsinden önemlisi de değişimle başa çıkma, yeni şeyler öğrenebilme ve alışılmışın dışında durumlarda akli dengeyi koruyabilme becerileri olacak.…
-
Nobel ödülü alan on Yahudi’nin onu da laikti ve neden aynı dönem içinde tek bir aşırı Ortodoks, Bulgar ya da Yemen Yahudi’si herhangi bir Nobel Ödülü almadı? s.184 Alıntı; 21.Yüzyıl İçin 21 Ders – Yuval Noah Harari, Çeviri; Selin Siral, (Kolektif Kitap Yayınları, 1. Baskı Eylül 2018 – Sf. 184) kitabından birebir alınmıştır.
-
Yahudi fiziği, Hıristiyan biyolojisi. Modern bilimde oynadıkları önemli rol sayesinde, Yahudilerin insanlığın geneline sıradışı bir katkıda bulunduğunu sadece 19. ve 20. yüzyıllarda görüyoruz. Einstein ve Freud gibi bilindik isimlerin yanı sıra bilim alanlarındaki Nobel ödüllerinin yüzde 20’sini dünya nüfusunun binde 2’sinden azını oluşturan Yahudiler aldı. Ama bunun Yahudilik dini ya da kültüründen ziyade münferit Yahudilerin…