Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Bilim

  • “Tabiat kendi kanunlarına göre alçaktan yüksek şekillere doğru olmak üzere kendi kendine gelişir. Cansız tabiatın, kendi kendine hareket etmesi sonucunda kendisinin aksini (zıddını veya anti tezini) meydana getirmiştir. Gelişme de aynı şekilde vuku bulur (oluşur). Sosyalizmi de yaratan dış kuvvetler değildir, kapitalizmin kendi kanunları ve onlara dayanarak ortaya çıkan gelişme, onun zıddı (anti tezi) olan…

  • “Diyalektik Materyalizme göre; tarihin başlangıcında insan, tabiatın bir kölesi idi. Tabiat kanunlarını öğrendikçe bu esaretten (kölelikten) kurtulmaya başladı. Fakat bunu toplum hayatındaki bir esaret takip etti. Toplum sınıflara ayrılınca, bu sefer de insanlar kendi içtimai (toplumsal) ilişkilerinin kölesi oldular. Bu durum kapitalizmde en yüksek seviyesine erişti ve bunun çaresini de Marks buldu. Ve Marks “bütün…

  • “Diyalektik Materyalizm, hürriyet anlayışını Engels’ten almıştır. Ve Engels şöyle diyor: “Hürriyet ve zaruret (zorunluluk) münasebetini (ilişkisini) ilk defa doğru olarak ortaya koyan Hegel olmuştur. Hegel için hürriyet zarurete uymaktadır. Zaruret anlaşılmadığı müddetçe kördür. Hürriyet, tabiat kanunlarından bağımsız olarak yaşamayı hayal etmek değildir. Aksine Hürriyet, bu kanunları tanımak ve bu tanımadan edinilen bilginin verdiği imkânlarla onları…

  • BAKKAL’IN NOTU (2020): Kemiyetten-keyfiyete yani Nicelikten Niteliğe geçiş kanunu; Önce “Niceliğin Niteliğe Dönüşümü Yasası”nı ele alalım. Bu yasa değişim süreçlerinin, evrendeki hareketin, tedrici ve düzenli olmadığını söyler.  Görece tedrici ve küçük değişimlerin yaşandığı dönemlerle devâsa değişimlerin –nicel olarak değil ancak nitel olarak ölçülebilecek değişimler– yaşandığı dönemler. Her bir tür içinde her zaman çok büyük çeşitlilik…

  • 1 – 16 periyotlu titreşimleri işitemiyoruz.  16 ile 40.000 periyotlu titreşimler ses, 40.000 ile 1.000.000 periyotlu titreşimleri de algılayamıyoruz, 1 milyon ile 3 milyar arasındaki titreşimler elektrik akımı, 3 milyardan yukarısı ışık. Alıntı: Allah ve Modern İlim – Abdurrezzak Nevfel, kitabından birebir alınmıştır.

  • Güneş kendi ekseni etrafında 25,5 günde Merih ise 24 saat 37 dakikada döner. Alıntı: Allah ve Modern İlim – Abdurrezzak Nevfel, kitabından birebir alınmıştır.

  • “Milli kültür ile medeniyeti birbirinden ayıran; milli kültürün özellikle duygulardan, medeniyetin de özellikle bilgilerden mürekkep (terkip edilmiş, düzenlenmiş) olmasıdır. Vatan, milli kültür dediğimiz şeydir ki, üstünde oturduğumuz toprak onun kabından ibarettir.” Alıntı: Türkçülüğün Esasları – Ziya Gökalp (s. 57, 58) kitabından dil içi çeviri yapılarak alınmıştır.   BAKKAL’IN YORUMU (2007): Ne kadar ilginçtir ki bütün…

  • Dünyada ilk düzenli radyo yayını 1922 yılında ABD’de yapıldı, Türkiye’de ise 1927’de İstanbul’da yapıldı. Televizyon yayını ABD’de 1929’da başladı, Türkiye’de 1952’de İTÜ’de başladı. Alıntı: İsraf Ekonomisi – Agâh Oktay Güner (s. 182) kitabından birebir alınmıştır.

  • Sovyet Rusya’da 1917 yılında bir akademi ve doksan öğretim görevlisi var iken 1934 de 30.000 bilim adamı ve 1.000 araştırma enstitüsü açılmıştır. Bu enstitülerin 1940’ta 2.256’ya çıktığı iddia ediliyor. Alıntı: Milliyetçi Sanayi Sistemi – Ali Bayındır, kitabından alınmıştır.

  • Nükleer enerji; uranyum U235’in fisyonu yani zincirleme reaksiyonun sonunda meydana gelen patlamada meydana çıkan büyük enerji reaktörlerde kontrol altına alınarak kullanılabilir. Kontrolsüz zincirleme reaksiyon atom bombasını meydana getirir. Uranyumun bir kilogramı 24 milyon KWh bir enerji verebilmektedir. Alıntı: Milliyetçi Sanayi Sistemi – Ali Bayındır, kitabından alıntıdır.  

  • “Diyalektik; bütünlüğü içinde, bütün varlık biçimlerine esaslı (önemli derecede) olumsuzluğun sızmasıyla ve bu olumsuzluğun o biçimlerin içerik ve hareketini oluşturmasıyla ilgilidir.” Alıntı: Mantık ve İhtilal – Herbert Marcuse kitabından birebir alınmıştır.

  • “Tarihi maddecilik sosyal fikir ve teorilerin örgütleyici, harekete geçirici ve değiştirici muazzam gücünü hiçbir zaman inkâr etmez. O yalnız bütün bu fikirlerin kökenlerini toplumsal varlıktan ve sonunda üretim biçiminden aldıklarını iddia eder.” Alıntı: Bugünkü Sovyet İdeolojisi I – Gustav A. Watter, (Kültür Bakanlığı Yayınları, 2. Baskı 1976 Sf. 292) kitabından dil içi çevrilerek alınmıştır;

  • “İnsanın maddi bir varlık olmayan şuur faaliyeti, üretim biçimine yapıcı bir öge olarak katılır ve bu üretim tarzının her yeni insan zekâsıyla işlenmiş bir manzara arz eder. Bu böyle olunca da sonunda tarihi tayin eden unsurun madde olmadığı kendiliğinden meydana çıkmaz mı?” Alıntı: Bugünkü Sovyet İdeolojisi I – Gustav A. Watter, (Kültür Bakanlığı Yayınları, 2.…

  • “Diyalektik, tarihte toplum hayatının ileriye doğru gelişmesinin nasıl olduğunu belirler. Bu gelişmenin itici gücünü, toplumsal alanda birbirine zıt elemanların mücadelesi oluşturur. Bu gelişme ve zıtlıklar mücadelesi sonucunda meydanda çıkan düğüm, çözüm yolunu ancak kalite bakımından yeni ve daha yüksek bir toplum şekline sıçrayışta bulur.” Alıntı: Bugünkü Sovyet İdeolojisi I – Gustav A. Watter, (Kültür Bakanlığı…

  • “Edward Bernstain (Alman sosyal demokratlarından) şöyle diyor; “Hiç bir tarihi maddecilik anlayışı, insanların tarihlerinin kendilerine ait olduğu gerçeğini ortadan kaldıramaz ve yine böyle bir anlayış hiçbir zaman insanların kafalarını inkâr edemez ve bu kafaların sadece iktisadi durumla ayarlanacak bir makine olduğunu iddia edemez.”” Alıntı: Bugünkü Sovyet İdeolojisi I – Gustav A. Watter, (Kültür Bakanlığı Yayınları,…

  • “Tarihi Maddeciliğe göre; “Üretim tekniğindeki değişiklikler üst yapıya direkt aksetmezler, üretim ilişkilerinin aracılığı ile yani altyapı yolu ile bu işi yaparlar.” Alıntı: Bugünkü Sovyet İdeolojisi I – Gustav A. Watter, (Kültür Bakanlığı Yayınları, 2. Baskı 1976 Sf. 267) kitabından dil içi çevrilerek alınmıştır.

  • “Sovyet ideologlarına göre “Eğer üretim ilişkileri, üretim güçlerinin karakterine uygunsa onların gelişmesine bir imkân sahası açarlar. Fakat bu uygun üretim ilişkileri devirlerini tamamlamış ve üretim güçleriyle bir çelişme haline düşmüşlerse bu takdirde onlar üretim güçlerinin gelişmesini aksatırlar.” Alıntı: Bugünkü Sovyet İdeolojisi I – Gustav A. Watter, (Kültür Bakanlığı Yayınları, 2. Baskı 1976 Sf. 262) kitabından…

  • “Marksizm, üretimi bir diyalektik olay olarak kabul etmektedir. Bu diyalektik olay, üretim güçleriyle, üretim ilişkilerinin bir birlik teşkil etmesiyle oluşur. Bu birlik içinde üretim güçleriyle üretim ilişkileri birbirini karşılıklı olarak etkiler ve biri diğerinin harekete geçmesini sağlayan bir sebep görevi görür. Bu olay içerisinde önderlik rolünün, gelişme seviyelerine göre, üretim güçlerine ait olduğu, kabul edilmektedir.…

  • “Marks, üretim tarzında iki yanlı bir ayrım yapar; insanın tabiatla olan ilişkisi onun üretim güçleriyle tespit edilmiştir: İnsanların üretim olayında karşılıklı ilişkileriyle, üretim ilişkileri alanında ifadesini bulmuştur. Üretim güçleri ve üretim münasebetleri (ilişkileri) diye adlandırılan bu iki üretim kategorisi tarihi maddeciliğin iki esas mefhumunu (kavramını) oluşturur.” Alıntı: Bugünkü Sovyet İdeolojisi I – Gustav A. Watter,…

  • “Marks, “Ekonomi Politiğin Eleştirisi” adlı eserinin ön sözünde şunları diyor: “içtimai (toplumsal),  politik ve fikir hayatını, tümüyle maddi hayatın istihsal tarzı (üretim biçimi) tayin eder (belirler) veya onların meydana gelmesine sebep olur. İnsanların varlığını şuurları (bilinçleri) tayin etmez, aksine içtimai varlıkları onların şuurlarını tayin eder…… bir şahsı tanımak için onun kendi hakkındaki görüşünü sormak ne…