Kategori: Bursa Cezaevinden Vâ-Nû’lara Mektuplar – Nazım Hikmet
-
Sevgili oğlum Vâlâ, Şimdi çocuğun yanından geliyorum.- Hastalığı neurasteniye döndü. Mükemmel melankoli, neurasteni nöbetleri içinde çırpınıyor. Bundan bir ay evvel arkadaşı intihar etmesine mani olmuş. Revirden uyku ilâcı almış, yatarken, bütün tüpü içerken yakalanmış.- Fakat çok reca ederim, bunu doktordan başkasına söylemeyiniz. Sf. 242 Alıntı; Bursa Cezaevinden Vâ-Nû’lara Mektuplar – Nazım Hikmet, (Cem Yayınevi, 2.…
-
(Bursa Mapushanesinden Vâ-Nû’lara Mektup) Eh ne yapalım, bir kanunsuzluğun timsali olarak işkence çekmektense, bir hakkın gerçekleşmesi uğrunda ölmek elbette ki daha güzel bir şeydir. Sf. 236 Alıntı; Bursa Cezaevinden Vâ-Nû’lara Mektuplar – Nazım Hikmet, (Cem Yayınevi, 2. Baskı 1993 – Sf. 242) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (2024); 1950 yılında DP’nin iktidara geleceği anlaşılınca Nazım…
-
(5.04.1950 Bursa Mapushanesinden Vâ-Nû’ya Mektup) Vâlâ Kardeşim, 5.4.1950 Unutma, intihar etmiyorum, hiç kimseye şantaj yapmıyorum, hiç kimseyle inatlaşmıyorum, sadece kanun yollarının açılabilmesi için, on üç yıldır sürüp giden adli bir hatanın düzeltilmesi için, hayatımı ortaya koymaktan başkaca imkânım kalmadığı için bu son çareye başvuruyorum. Haydi kardeşlerim, ikinizi de hasretle kucaklar, her şeye rağmen yakın zamanda…
-
(30.03.1950 Bursa Mapushanesinden Vâ-Nû Mektup) Müzehher ve Vâlâ Çok şükür aklım başımda. Ne yaptığımı bilen bir adamım. Fakat dedim ya, bu derdimizi anlaşılan benim avukata bile anlatamamışız. Adaletin, hakkın, hakikatin tecellisi için bir Türk vatandaşının icabında hayatını ortaya atacağı, atabileceği, bu uğurda ölebileceği neden kabul edilmiyor, anlamadım gitti. Yahu bu Türk milleti hak ve hakikat…
-
(28.11.1949 Bursa Mapushanesinden Vâ-Nû’ya Mektup) Vâlâ Kardeşim, Şiirlerimin tercüme edilip basılması ve Paris radyosunda okunması, eğer doğruysa beni pek minnettar etti. Acı olan şey, kendi memleketimde kitaplarım toplanmışken, ve şiirlerimin okunması, yahut bir insanın üstünde bulunması, okuyan ve onları üzerinde taşıyan için bir Suç delili sayılırken onların başka dillere çevrilmesini bile günahı kebairden sayanların Türk…
-
(12.09.1949 Bursa Mapushanesinden Vâ-Nû Mektup) Vâlâcığım, İşte böyle canım kardeşim, üzülme. Hapishane de memleketimin, Türkiye’min hapishanesi, o da benim; taşı, toprağı, ağacı, suyu, bütün namuslu, çalışkan, harikulâde Türk insanları gibi, bütün insanlığın bu en cana yakın çocukları gibi benim. Sf. 203 Alıntı; Bursa Cezaevinden Vâ-Nû’lara Mektuplar – Nazım Hikmet, (Cem Yayınevi, 2. Baskı 1993 –…
-
(12.09.1949 Bursa Mapushanesinden Vâ-Nû’lara Mektup) Müzehher, evlâdım, Şartlarım değişecek te, tekrar şiir yazabilecek miyim diye düşünüyorum. Yazarım, şartlarım değişsin, yine şiir yazmadan duramam elbet te değil mi? Sf. 199 Alıntı; Bursa Cezaevinden Vâ-Nû’lara Mektuplar – Nazım Hikmet, (Cem Yayınevi, 2. Baskı 1993 – Sf. 199) kitabından birebir alınmıştır.
-
(Bursa Mapushanesinden Vâ-Nû’lara Mektup) Müzehher, kızım, Mektubunu tuhaf bir tesadüfle elden aldım, cevabım da elden yolluyorum, karşılığını ona göre verirsin. Dayıkızım geldi. Münevveri pek beğendim. Bayıldım doğrusu dayıkızıma. Soyumun sopumun en güzel, en akıllı insanı. Sf. 111 Ne yalan söyleyeyim, dayı kızımın da beni beğenmesini pek isterdim doğrusu. Sf. 111 Alıntı; Bursa Cezaevinden Vâ-Nû’lara Mektuplar…
-
(Bursa Mapushanesinden Vâ-Nû’ya Mektup) Vâlâ Dünyanın en iyi insanlarından biri olan Türk halkının ve dünyanın en güzel dillerinden biri ve belki de en başta gelenlerinden olan Türk dilinin yabancı diyarlarda tanınmasına vesile olabilmek ömrümün en büyük sevinci ve şerefi olur. Bir köylü toprağını ve öküzünü, bir marangoz tahtasını ve rendesini nasıl severse ben de Türk…
-
(Bursa Mapushanesinden Vâ-Nû Mektup) Vâlâ Hattâ şahsıma ait biricik zevkim bu. Bunda egoistlik eden ben Nâzım Hikmet kulunuzum. Ne olur kırk yılda birde böyle bir egoistlik göstereyim, yani çoluk çocuğuma hapisten bile bakmak, onların yiyeceğini, içeceğini, odununu, kömürünü, üstünü başını düşünmek ve temin etmek zevkinin egoistliğini. Sf. 83 Alıntı; Bursa Cezaevinden Vâ-Nû’lara Mektuplar – Nazım…
-
(Bursa Mapushanesinden Vâ-Nû Mektup) Vâlâcığım, Millet mecmuasının bir sayısını ben de okudum. Üstüme pislik sürülmüş gibi bir şey oldum. Çok yalancı, aşağılık herifler. s. 82 On yıldan beri kanunsuz yere hapislerde yattığım halde hâlâ beni baş düşmanları sayıp saldırmaları tuhaf bir kederle de olsa hoşuma gidiyor. Yaşasın, büyük, ölmez ve uğrunda hapislerde yatılmağa değer Türk…
-
(Bursa Mapushanesinden Vâ-Nû Mektup) Müzehher kızım, II. Dünya Savaşını yaşamamış olanlara o savaşın dehşetini anlatmak nasıl olanaksızsa, bizde de tek parti devrini yaşamamış olanlara o gerçek faşist devrin baskısını anlatabilmek o denli olanaksızdır. Sf. 75 Alıntı; Bursa Cezaevinden Vâ-Nû’lara Mektuplar – Nazım Hikmet, (Cem Yayınevi, 2. Baskı 1993 – Sf. 75) kitabından birebir alınmıştır.
-
(Bursa Mapushanesinden Vâ-Nû Mektup) Müzehher kardeşim, Zaten şu geçen 46 yılında ne yaptın? Derlerse, tül perde yaptım ve bugün bu tül perdeleri, bütün Türkiye fabrikaları dâhil, benim tezgâhtan başka yapan değil (yapabilen ) yok. Abajur işi olmadı, yani tam ben piyasaya abajur çıkardım, bilmem hangi fabrika da tam o sırada ortaya abajur sürdü. Fabrika mamûlü…
-
(Bursa Mapushanesinden Vâ-Nû Mektup) Müzehher kardeşim, Bana öyle geliyor ki, bir tek insana, yüz milyonlarla insana, bir tek ağaca, bütün bir ormana, bir tek düşünceye ve fikre âşık olmadan yaşamak, yaşamak değildir. Hemen âşık olmaya başla. Sf. 57 Alıntı; Bursa Cezaevinden Vâ-Nû’lara Mektuplar – Nazım Hikmet, (Cem Yayınevi, 2. Baskı 1993 – Sf. 57) kitabından…
-
(Bursa Mapushanesinden Vâ-Nû Mektup) Ali Fuad Paşa’nın şimdi biraz daha yakından benim işle ilgileneceğini ben de tahmin ediyorum ama kendisi komutanlık, fırka liderliği, milletvekilliği ve bakanlık ettiği halde ben memleketimi ondan daha iyi tanıdığımı sanıyorum, bu sebepten ötürü de biraz daha bekleyeceğini tahmin ediyorum. Bakın, size tuhaf bir şey söyleyeyim, insan bir suç işler, suç…
-
(Müzehher Vâ-Nû’dan Önsöz:) Açlık grevine başladıktan sonra Bursa’dan İstanbul’a getirilen Nâzım Hikmet’i, galiba ilk olarak Tevkifhanede, sonra Paşakapısı’nda yattığı sırada sık sık ziyaret ettik. Bu arada grevi bırakmıştı ama yine sâkin ve kararlı hattâ keyifliydi. Yıllar sonra düşünüyorum da gerçekten keyifliydi. Bende öyle bir etki bırakmış. Kuzeni Mehmed Ali Aybar’la buluşmuşlardı Paşakapısı’nda… Aybar da bir…