Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
Kategori: CHP, Cumhuriyet Halk Partisi
-
Ağaoğlu Ahmet Bey “Halk Partisi o ana kadar liberalin liberali iken, birden bire devletçi oldu.” Alıntı: Siyasi Dargınlıklar (Serbest Fırka Nasıl Kuruldu, Nasıl Kapatıldı?) IV -Feridun Kandemir (Ekicigil Tarih Serisi 1955 – Sf. 72) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU (1995): Çok ilginç bir tespit. O dönemin ve Ağaoğlu’nun anlayışına göre, baskıcı ve nerede ise tüm…
-
Madde1- Serbest Cumhuriyet Fırkası; Cumhuriyetçilik, milliyetçilik ve laiklik esaslarına bağlıdır. Madde 2- Vergiler millet fertlerinin girişim yeteneğini sarsmayacak….. Madde 4- … Yabancı sermayeye yol açmak azmindedir. Madde 5- Parti … vatandaşların mali ve ekonomik her türlü girişimlerine engel olan hükûmet müdahalelerini kabul etmez. … Madde 11- parti; … siyasi hakların Türk kadınlarına da…
-
Gazi, Ağaoğlu Ahmet Bey’e hitaben; “-Profesör bey, sen ne dersin?” “-Bu biraz fazla yapaydır!” “-Ne demek istiyorsun?” “-Arz etmek istiyorum ki, Zatı Devletinizin durumu açık değildir. Eski parti olduğu gibi kalıyor, onun başında İsmet Paşa, devletin bütün güçlerine, cihazlarına, araçlarına hâkim kalıyor, bütün bunlar yetmiyormuş gibi, Zatı Devletleri de uluslararası şöhret ve prestijinizle yine o…
-
11 Ağustos 1930 tarihli gazeteler Ali Fethi Bey’in Gazi Mustafa Kemal Paşa’ya hitaben yazılmış olan şu mektubunu yayınlar; “… Parti (CHP) üyelerinin kendi hükümetlerini tenkit etmekten çekinmeleri sebebiyle Millet Meclisi’nde serbest tartışma azalmış ve hükûmet gayri mesul (sorumsuz) denecek bir halde kalmıştır. … Zatı Devletleri Reisicumhur olduktan başka, şimdiye kadar mensup bulunduğum CHP’nin de genel…
-
31 Temmuz 1930 akşamı, Gazi, Ali Fethi (Okyar) Bey ile görüşüyor. Ali Fethi Bey bunu şöyle açıklıyor; “-Görüştük, bana, ille ikinci bir parti kurup başına geçeceksin diye ısrar etti. Ben de kabul ettim. Anlaşmamıza göre, kuracağım partinin, Cumhuriyet Halk Partisinden esaslı bir farkı olmayacaktır. Zaten iki partinin de yüksek idare ve gözetimi, kendi elinde olacaktır. …
-
BMM’nin 26.01.1928 günü, bir bakanın yasama dokunulmazlığı kaldırılıp Yüce Divan’a verildiği gün. Topçu İhsan; “-Benim masum olup olmadığımın Cumhuriyet Adliyesinden çıkacak bir kararla anlaşılmasını istiyorum. Adliyemizin geçireceği bu imtihandan muzaffer çıkacağıma imanım vardır. … her inkılap sonucunda inkılapçılar birbirlerini darbelemeye başlarlar. .. Ben elinde inkılap bayrağı, cebimde banknot destesi taşıyanlardan değilim.” İsmet Paşa; “-Vekillerle temasa…
-
(Topçu İhsan cezaevinden Kılıç Ali’ye mektup yazarak, bu olanların sebebini soruyor, o da 21 Temmuz 1934’de mektupla cevaplıyor;) “-Benden mahkûmiyet sebeplerini ve Gazi’nin hakkındaki intibalarını soruyorsun. İsmet Paşa’nın sebebini elbette hatırlarsın. Latife Hanım tarafından Çankaya’da verilen büyük ziyafette, ayağa kalkarak, İsmet Paşa’ya hitaben, Gazi’yi göstererek; “Bu adamın sana itimadına ve emniyetine şükür et! Yoksa ben…
-
1 Mayıs 1930 BMM’nde sesini yükselten İzmit Mebusu Kılıçzâde Hakkı Bey; “-Memlekette genel bir hoşnutsuzluk vardır. Bu, daha çok irtikâp (suç işleme)ve irtişadan (rüşvet yemekten) ileri geliyor!” diye bağırıyor. Alıntı: Siyasi Dargınlıklar (Serbest Fırka Nasıl Kuruldu, Nasıl Kapatıldı?) IV – Feridun Kandemir (Ekicigil Tarih Serisi 1955 – Sf. 344, 45) kitabından birebir alınmıştır.
-
“-Çok iyi hatırlarsınız ki, o devirlerde, arkadaşlar meşru biçimde kazanç sağlasınlar düşüncesi vardı. Bütün Mebus arkadaşlar böyle düşünüyorlardı. Bir kısmı şirket temsilcisi, komisyoncusu falan olmuş, bir kısmı da ticaretle meşgul olmuştu.” (Yıllarca İstiklâl Mahkemesinde görev yapan, Topçu İhsan, şimdi, BMM’de oluşan adliye ve Anayasa Komisyonlarından seçilmiş 40 kişilik heyetin huzurunda. Komisyon Başkanı, Hâkimiyeti Milliye Gazetesinde…
-
Topçu İhsan Yüce Divan’da sorgulanıyor; “-.. Bir gün Azmi Bey’de gelmişti. Hugositeyns ismindeki şirketin temsilcisi olduğunu söyledi ve Ankara’da çalışmak üzere bana teklifte bulundu. Liderimin muvafakatini almalıyım diye Ankara’ya geldim. Reisicumhur Gazi Paşa Hazretleri’ne durumu arz ettim. Bana dediler ki; “Ticaretle uğraşmanız iyidir. Fakat Azmi Bey kim oluyor ki, o, Hugositeyns başkanı olacak, sen de…
-
İsmet, ilk Bahriye Nazırlığını (deniz bakanlığını) Gazi Paşa’nın tavsiyesi üzerine Topçu İhsan Bey’e vermek zorunda kalmıştı. 4 Aralık 1927 Cumartesi günü Malatya Mebusu İsmet Paşa, sabık Bahriye Vekili Topçu İhsan Paşa’nın Yüce Divan’a sevki hakkındaki önergeyi veriyor; “Temmuz 1926’da Bahriye Vekili İhsan Bey zamanında Yavuz zırhlısının bir senede tamir edilmesi ve iki senede parasının ödenmesi…
-
Çorlu Belediye Başkanı gelip Cafer Tayyar Paşa’ya şu haberi ulaştırıyor; “Biz bütün Çorlu, sana oy verecektik, ama Vali telefon başına Kaymakamı çağırdı ve kesinlikle hiçbir taraftan bağımsızlara oy verilmemesi için tebligatta bulundu. İsmet Paşa, sabaha kadar telgraf başında Vali’ye direktifler vermiş..” Alıntı: Siyasi Dargınlıklar (Serbest Fırka Nasıl Kuruldu, Nasıl Kapatıldı?) IV – Feridun Kandemir…
-
“-… engizisyon devrinden sonra, medeni ve hür dünyada ve bilhassa hakimiyeti halka dayanan bir demokrasi ve cumhuriyette, kimse fikir ve mesleğinden (ideolojisinden) dolayı muhatap ve sorumlu olmamıştır. ..Ben mesleğimin (Siyasi görüş ve ideolojimin) de tetkik (incelenme) ve tahlil (araştırma) edilmesinden çekinmem; Cumhuriyetçi değil miyim? Laik değil miyim? Yenilenme aşığı değil miyim? Demokrasi savunucusu değil miyim?…
-
(Hüseyin Cahit İstiklal Mahkemesinde;) “- … hiçbir suç teşkil etmeyen makalelerimden dolayı, beni itham olmuş görmesi Türk Cumhuriyetinin adliye tarihine öyle elim bir örnek olarak kayıt etmek olur ki, tarihi bir mahkeme gördüğünü açıklayan yüce mahkemenizin tarihin huzuruna elinde böyle bir kararla çıkmaktan sakınacağından şüphem yoktur. Herhalde böyle bir muhakemede ben, hâkim olmaktansa, mahkûm durumunda…
-
(27 Temmuz 1955’de Halkçı Gazete’de, Hüseyin Cahit Bey’in “Atatürk Devri” isimli hatıraları yayınlanıyor bu yazıda anlattığına göre; Çorum’dan dönüşte İsmet Paşa’ya uğrayıp onunla uzlaşıyor:) “-Güçlü bir kalem, ateş püskürerek yazıyordu, öyle bir sırada bizi nereye doğru götürdüğünü bilemediğimiz bu güçlü kalemi serbest bırakamazdık. Fakat artık geçmiş silinmiştir. İstediğiniz gibi çalışabilirsiniz, hiçbir husumete (düşmanlığa) maruz değilsiniz.”…
-
(Tanin’i kapatmak Hüseyin Cahit’in aklından geçiyor ama sonra okuyucuya, bunu yapamayacağını düşünüyor. Son köşe yazısında şunları yazıyor;) “Tanin, bundan sonra sadece haber gazetesi olarak yaşamak girişiminde bulunacaktır…. Eğer siz almazsanız bu gazete batar, dolayısı ile Tanin sizin ellerinizle kapatılmış olur.” diyor. (1) (Bu arada Terakkiperver Partinin evrakları, Ankara İstiklâl Mahkemesince incelemeye alınıyor, çünkü Şeyh Sait…
-
İsmet Paşa’nın ilk işi alelacele hazırlattığı Takriri Sükûn Kanunu’nu (susturma kararları kanunu) BMM’ne vermek oldu. Bu kanun üç maddeden ibaretti. Kanunun amacını belirten birinci madde şöyleydi; “-Gericiliğe ve isyana ve memleketin sosyal düzenini, huzur ve sükûnunu ve emniyet ve asayişini bozmaya sebep bütün örgüt, tahrikçi, teşvik eden, teşebbüsat (yeltenen) ve yayını, hükümet, Cumhurbaşkanının onayı ile…
-
Recep Peker Meclis’te konuşuyor; “-… İstanbul Gazetelerinin memlekette ne kadar kurum ve makamlar varsa hepsini tahrike geçtiklerini görüyorum. Genç Olayı’nın (Şeyh Sait İsyanının) en birinci müsebbibi (sebebi) bunlardır. … ve hepsi saralı salgıları ile yalnız tahrip ediyorlar. İşte biz bu yılan yuvalarını tahrip (harap etmek) etmek ve susturmak azmindeyiz. Bu yılanlar, bu zehirli yuvalar,…
-
(Adana’da kapatılan gazetenin iki yazarı tanık sıfatıyla ve tutuklu olarak Ankara’ya isteniyor. Gönderilmeleri gecikince, Adana Valisi, sonradan CHP mebusu olup ta İçişleri Bakanlığı yapan, Hilmi Uran, tevkif edilerek, koruma altında Ankara’ya getiriliyor:) Bu gecikmenin sebebi bile sorulmadan, bir Valiyi makamında yakalayıp bir cani gibi teşhir ederek getirtme işi, Hükûmetin başında bulunanları bile şaşırtmış. Bu…
-
BAKKAL’IN NOTU (1995): Recep Peker: İsmet İnönü’nün cumhurbaşkanı olduğu dönemde Başbakan olarak Eskişehir’de, “Açız!” diyen vatandaşlara “Açsanız bok yeyin!” diyen kişidir. Alıntı: Siyasi Dargınlıklar III – Feridun Kandemir (Ekicigil Tarih Serisi 1955 – Sf. ) kitabından not alınmıştır.