Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
Kategori: CHP, Cumhuriyet Halk Partisi
-
Hasan Cemal, hangi zincirin halkaları olduğu konusunda görüşlerini açık etmiyor. Yalnız Ecevit’in ne düşündüğünü açıklıyor: “Terörün üstüne kararlılıkla gidiliyor olmasından memnun”. Gerçekten çok açık oluyor. Devam ediyor: “29 Ekim Cumhuriyet Bayramı konuşmasında Evren Paşa’nın orduya sızmalar’dan söz etmesinin üstünde durdu. Bu konunun ciddiyetle izlenmesinin, yarım kalmamasının büyük önem taşıdığına işaret etti”. Daha açık olabilir mi?…
-
İnönü, Frenkçe bir deyişle, 27 Mayısçılardan, ateşten kendi kestanelerini almasını bekliyordu. CHP, 27 Mayıs’tan kendi yapamadıklarını yaparak, önünü ve yolunu açmasını istedi. İstediği kısmen yerine geldi. Sf. 38 Alıntı; Türkiye Üzerine Tezler III – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınları, 3. Basım 1990 – Sf. 38) kitabından birebir alınmıştır.
-
“1931 Yılı Ağustos ayında Cumhuriyet gazetesi, “Vatan haini Arif (Gazeteci Arif Oruç) dün iki gençten dayak yedi” başlığı ile çıkıyor. Son Posta ise Eylül ayında “Yarın (Gazetesinin) sahibi, (Arif Oruç’tan alınan son haber) lokanta açmaya karar verdi” başlığı ile çıkıyor.” Alıntı: Türkiye Üzerine Tezler II – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 1995 – Sf. 613) kitabından…
-
“Derneğin (1) 80’e yakın şubesi 24 saat içinde ve Ankara Sulh Hukuk Mahkemesi’nin telgraf yazısı üzerine kapatıldı. Kapatma gerekçesinde, Türk Milliyetçiler derneğinin din ve ırk esasına göre kurulup eylem yaptığı belirtildi. Derneğin Genel Başkanı DP (İktidardaki Demokrat Parti) Isparta Milletvekili Sait Bilgiç ve faal adamı yine DP Isparta Milletvekili Tahsin Tola, ocak ayı dolmadan DP…
-
(ABD’nin Türkiye Büyükelçisi Joseph C. Grew anılarında Serbest Fırka olayını yazıyor;) “Aynı zamanda Halk Partisinin bir baştan bir başa yeniden örgütlenmesi başladı. Eğer çıkardığım sonuçlarda yanılmıyorsam, bu yeniden örgütlenme, Halk Partisi’ni (CHP’yi) faşist ilkelere dayalı bir siyasal – eğitim örgütüne dönüşecektir ve faşizmin Türkçesi “Yeni Kemalizm” olacaktır. Gerçekten de öyle oldu. 1912’de kurulmuş olan Türk…
-
“1946 Yılı 14 Mayısında Esat Adil Müstecabi tarafından Türkiye Sosyalist Partisi kurulmuştur. CHP iktidarı aynı sene içinde bütün sendikaları kapatmış, İdare-i Örfiye (Sıkıyönetim) Komutanlığı da Partiyi faaliyetten men etmiştir. .. Ve birden 7 adet sol parti kuruluyor. Birisinin adı çok ilginç “Liberal Sosyalist Partisi” Bunların çoğu devletin kurdurduğu partiler.” Alıntı: Türkiye Üzerine Tezler II –…
-
“Mussolini 19.03.1934’de 2. Beş Yıllık Faşist Kongresi’nde yaptığı bir konuşmada, İtalya’nın tarihi emellerinin Asya ve Afrika’da olduğunu açıkça söylemişti. Bu konuşma Türk resmi makamlarının ve basınının şiddetli tepkilerine sebep olmuştur. (A. Suat Bilge – A. Şükrü Esmer – M. Gönlübol – O. Sander – C. Sar – D. Sezer – H. Ülman, “Olaylarla Türk Dış…
-
“17.06.1934, İngiltere Büyükelçisi Percy Loraine’i, Mustafa Kemal Ankara Palas’ta poker oynamaya davet ediyor. Akşamdan ertesi gün saat 9’a kadar süren poker Türkiye – İngiltere yakınlaşmasının temel taşlarını oluşturuyorlar. Ve bu pokerde Mustafa Kemal, Londra’ya büyükelçi olarak atanan Fethi (Okyar) Bey’i çok övüyor. Ertesi gece, Gazi, İran Şahı, Başbakan İsmet, Adalet Bakanı ve İngiltere Büyükelçisi sabaha…
-
“Şefik Hüsnü (1925 ile 1946 yılları arasında TKP’nin Genel sekreteri) TKP içerisinde iki eğilim olduğunu söylüyor. Eğilimlerden birisi için şunları söylüyor; “Bu eğilimin etkisinde kalan yoldaşları, en çok milliyetçilerce düzenlenen devlet ekonomisi yanıltmıştı. Nitekim bunlar, aslında dıştan borç almadan işleri yürütmek zorunda olduklarından, tekellerden devlet için gelir kaynakları yarattılar, devletin kapitalist işletmeleri için para yardımı…
-
“Londra’da İngiliz polisi Sovyet Ticaret Delegasyonu ile Arcos şirketine baskın yaptı ve Türkiye’de 1927 komünist tevkifatı başladı… .. Daha açıkçası, TKP yönetiminin kadrosu ve ideolojisi Kemalizm’in sol kanadı kadrosu ve ideolojisinden bir adım ileri değildi. O dönemin TKP’lileri muhbir (ihbarcı) Vedat Nedim Tör, Şevket Süreyya Aydemir Komintern’in (Sovyetlerin Dünya Komünistleri Yönetimi Merkezi’nin) Türkiye şartlarına uymayan…
-
“Af ile hapisten çıkıyor, ancak, memuriyet hakkını kaybediyor. Bu kez Mustafa Kemal’in meddahlığını yapıyor ve… “Ben Aşkım” manzumesini yazarak yayınlıyor ve kamu görevine dönüyor.” (Sabahattin Ali’nin şiirden bir kıta;) “Seni çıkarsam ömrüm başlamadan bitiyor Kısacası gönlümü verdim ulu Gazi’ye. Göğsümde şimdi yalnız onun aşkı yatıyor.” Sabahattin Ali’nin hapis olmasına sebep olan da yine bir şiiri;…
-
“1930 Yıllarının ortalarında, TKP artık Kemalist iktidar partisi içinde erimeyi serbest uygulamaya koyuyor. 1937 yılında TKP resmen sona eriyor.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler V – Yalçın Küçük (Tekin Yayınları 1985 Basımı – Sf. 432) kitabından birebir alınmıştır.
-
BAKKAL’IN NOTU (1996): Çok ilginç; Nazım, askeri, üstlerine karşı kışkırtmaktan yargılanıp mahkûm oluyor. Hâlbuki komünistlikten mahkûm olsa daha az ceza alacaktır. Bu nedenle kendisini şahit göstererek, Nazım Hikmet’in komünist olduğunu söylüyor. Yargıç ise; “Eserlerinde komünistlik yok, şimdi seni yalancı şahitlikten tutuklarım” diyor. Alıntı: Aydın Üzerine Tezler V – Yalçın Küçük (Tekin Yayınları 1985 Basımı –…
-
“Türkiye’de insan kafasının, Kemalizm’in boyunduruğundan kurtulmaya başlaması, tarihin falsifikasyonundan da uzaklaşmayı sağlıyor. Anadolu direnişinin şiirinin, bir komünist şair Nazım Hikmet tarafından yazılmış olmasının şans mı, şanssızlık mı olduğunun tartışılması gerekir.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler V – Yalçın Küçük (Tekin Yayınları 1985 Basımı – Sf. 355) kitabından birebir alınmıştır.
-
“Türkiye aydınının ilkelliğinde korkudan kurtulma çabası var; şeytan daha az soyut olduğu için Türkiye aydını en çok Tanrı’nın çarpmasından korkuyor. Şeytanın resmi yapılabiliyor; Tanrı ise sisteme benziyor. Sistemin de resmi yapılamıyor; sistem çarpması ilkel Türkiye aydını için Tanrı çarpmasına yaklaşıyor. Korkusunu yenebilmesi için soyutlayamıyor ve hep kişisel bakıyor. .. Mustafa Suphi ve arkadaşlarını Kemalist sistem…
-
“Bir tezi yazıyorum; Mayıs 1950 seçimi ve sonuçlarını abartan bütün görüşler Kemalizm’in içindedir. İçinden bakış, çok zaman abartmacıdır. Dışından bakış her zaman olmasa bile çoklukla düzelticidir. Dışından bakış, Türkiye somutunda, Kemalizm’in dışından bakmayı gerektiriyor. 1950 Yılına kadar, Kemalist bakışın militanları, öğretmenler ve genç subaylar oluyorlar… 1960 yıllarında ticaret ve sanayi burjuvazisi, Kemalist militanlar arasına katılıyor. …
-
“Adam “Dergisinde Zahir Güvenli; “Abidin (Dino) demek ibrik demektir.” vecizesini (!) ifade ediyor. İbrik bir yarıtanrı haline getiriliyor.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler V – Yalçın Küçük (Tekin Yayınları 1985 Basımı – Sf. 173) kitabından birebir alınmıştır.
-
“Bir tezi yazıyorum; 1940 kuşağı aydınlar, sağı ve solu ile bağımsız değillerdir. Rejimin oyuncağı olarak ortaya çıkıyorlar.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler V – Yalçın Küçük (Tekin Yayınları 1985 Basımı – Sf. 214) kitabından birebir alınmıştır.
-
“Kadro”dan “İnkılap ve Köy” yazısından aktarıyorum; “Sarayın da, Tanzimat’ın da, Meşrutiyetin de köye gönderdiği adamın, faaliyet sahasındaki manzarası şudur; Kuzu, avrat.” “Halkçılık, demagoji ve sövenizim ile birlikte geliştiriliyor.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler V – Yalçın Küçük (Tekin Yayınları 1985 Basımı – Sf. 109) kitabından birebir alınmıştır.
-
“1930 Yıllarında Tanzimat düşmanlığı sırasında Miskin Yunus ile birlikte tekkecilik kapıları yeniden açıldı ve 1960 yıllarına doğru Bektaşilik ve halkçılık solculuk sayıldı. Marks’ın, sınıf çatışmalarının geri olduğu bir dönemde mücadelenin edebi bir renk alması ile ilgili tezlerine uygun bir gelişme ortaya çıktı.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler V – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınları 1985 Basımı –…