Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
Kategori: CHP, Cumhuriyet Halk Partisi
-
“Liderlerin batıya sürgün edileceğinin harekâtın sonuna kadar ifşa edilmemesi gereklidir. Aksi takdirde liderler arasında anlaşmalar ve birleşmeler görülecek, liderler adamlarını mukavemete teşvik edeceklerdir. Liderler bir daha Dersim’e dönmeyecek ve kaçamayacak şekilde batıya yerleştirilmelidir. Liderlerle birlikte ailelerinin de gönderilerek, tekrar liderlik sisteminin oluşmasının önüne geçilmesi istenmektedir.” Sf. 472 Alıntı; İç İsyanlar ve Şeyh Said İsyanı –…
-
Birçok yerde sürdürülen askeri harekât Mutki bölgesinde yaşayan Baban aşireti üzerine de yöneldi. Baban aşiretinden isyana katılan herkesin yok edilmesine karar verilirken, 2. Tümen Komutanlığı 5 Temmuz 1927 tarihinde şu emri yayınladı: “Tedip (terbiye etme, edeplendirme) harekâtı, verilen emir ve plan dâhilinde yapılacaktır. Tedibat sırasında şu hususlar göz önünde bulundurulacaktır: a. Askere silah atanlar bu…
-
– Buyurdunuz ki imam şeriattan saparsa isyan vaciptir. Bunun şartı yok mu? – Şartını bilmiyorum. Şer’an vaciptir deniliyor. – Bu halin imamdan kaynaklanmasına bir Müslüman isyan eder mi? – Benim niyetim böyle değildi. Şeriye şartlarını uygulamazsa dedim. – Demek ki siz, şeriattan sapma olduğu için kıyam etimiz. Amacınız ne idi? -Kitap, kıyam vaciptir diyor. Kitap;…
-
Yargıç soru sorarken olağanüstü ya da “Şeyh Efendi” diye hitap ediyor, onu saygın yere koyuyordu. Yargıçla Şeyh Said arasında geçen diyalogu, tutanakların açıklanan kısmından özetleyerek sunulmaktadır: – İsyan hareketini nasıl düşündünüz? Size ilham mı geldi? -Hâşâ, ilham gelmedi. Kitaplarda gördüm ki, imam şeriattan saparsa isyan vaciptir. Hükümete şeriat sorununu anlatmak istedik. Hiç olmazsa bir kısmının…
-
Kararın bildirilmesinden sonra Mahkeme Başkan, Mazhar Müfit Kansu son olarak mahkûmlara şu konuşmayı yaptı; “Kiminiz kişisel çıkarlarınıza bir zümreyi alet, kiminiz yabancı kışkırtmasını ve siyasi harisleri rehber ederek, hepiniz bir noktaya yani, Bağımsız Kürdistan teşkiline doğru yürüdünüz. Senelerden beri düşündüğünüz ve tertiplediğiniz genel ayaklanmayı yaparak bu bölgeyi ateş içinde bıraktınız. Cumhuriyet Hükümeti’nin azimli ve kesin…
-
Behçet Cantürk ve arkadaşlarının duruşması, Ankara Sıkıyönetim Komutanlığı 4 No’lu Askerî Mahkemesi’nde başladı. Sf. 159 “Bu iddianame, hayalî bir mafya çetesinin oluşturulması için polisin yazdığı bir senaryodur. Ekonomik ve siyasî yönden güçlenmemi istemeyen kan düşmanlarım ve egemen güçler, bu oyunun tezgâhlanmasında başrolü oynadılar…” Askerî hâkim araya girerek, “Egemen güçlerden ne kastediyorsunuz?” diye sordu. Behçet Cantürk,…
-
İran 1969 yılında topraklarında haşhaş tarımının tekrar yapılmasına izin vermişti. İlginçtir, bu kez Türkiye haşhaş ekimini yasaklıyordu. Türkiye önemli bir döviz kapısını kapatıyordu. Afyon üretiminde dünya üçüncüsüydü. Milyonlarca dolarlık geliri vardı. 90 bin aile haşhaş ekimiyle geçiniyordu. Bu aileler, Toprak Mahsulleri Ofisi’ne 1967’de 119 ton, 1968’de 125 ton, 1969’da 128,1970’te 63 ve 1971 yılında da…
-
Osmanlılarda zamanla iki cephenin kurulduğunu görüyoruz. Bunlardan biri yeniçeri-lonca esnafı-ulema’dan meydana gelen İslamcı halk cephesi, diğeri de Batıcı ya da yenilikçi taraftan bürokrat cephedir. s. 177 Yunan’ı yenerek Cumhuriyet’i bürokrat subaylar kurmuştur. Bunlar da devrim, yenilik, Batılılaşma diye Batı kapitalizminin üstyapı kurumlarını almaya devam etmişler, üretim güçlerini yeterince geliştirme yolunu bulamadıklarından devlet masrafları, değer yaratan…
-
Gerçekten CHP’deki reddi miras olayıyla meydana gelen görece değişiklik ve aldığı oylar bunun bir doğrulanması sayılabilir. s. 214 Alıntı; İdris Küçükömer’le Türkiye Üzerine Tartışmalar, Yöneten; Ali Gevgili – İdris Küçükömer, Yayına Hazırlayan; Yücel Yaman, (Profil Yayıncılık, 1. Baskı Ağustos 2010 – s. 214) kitabından birebir alınmıştır.
-
Böylece, ilk defa, sosyal ilişkileri toplumcu olan bir çoğunluk Türkiye’de seçimleri kazanmış oluyor. Onun için Üçüncü Cumhuriyet’i kutlayabiliriz. Millî Selâmet Partisi bu anlamda toplumcudur: Bugünkü AP, DP, CHP’nin aksine toplumcudur. s. 120 Alıntı; İdris Küçükömer’le Türkiye Üzerine Tartışmalar, Yöneten; Ali Gevgili – İdris Küçükömer, Yayına Hazırlayan; Yücel Yaman, (Profil Yayıncılık, 1. Baskı Ağustos 2010 –…
-
Birinci Cumhuriyet döneminin ideolojik, ekonomik, hukuki karakterlerine bakmak gerekir: Eğitimde tek tip insan yetiştirme, insana tapma motifi hâkimdir. Bu, demokratik sıfatı ile bağdaşamaz. Bilimler, birbirinden ayrılmış; ayrı bir iktisat, ayrı bir hukuk, ayrı bir sosyoloji öğretilmiş, bunlar da doğal bilimlerden ayrılmıştır. Oysa gerçek hayattaki ilişkiler bunlar arasındadır. Bütünü kapsayan, bütünün hipotezini yapan insan Türkiye’de yetiştirilmemiştir.…
-
“Sanayi bürokrasisi” derken sanayicileri değil; belki sanayicilerin emrinde olabilecek bir iktidarın bürokrat organlarını kast etmiştim. “Tarımsal bürokrasi” olarak da, Osmanlı’dan beri gelen devletle özdeşleşmiş “kapıkulu” denilen eski yöneticiler grubunu anlıyorum. Bugün ekonomideki gelişmeler dolayısıyla artık bunların tam bir iktidar olmasının olanağının kalmadığını söylemek istiyorum. Bunların bir kısmı eski gelenekleri, görüşleri devam ettirmiştir: s. 93 Alıntı;…
-
Yaratılan şamata kadar dağıtılacak toprak yoktur. Buna karşılık tarım kesiminden sanayi hammaddeleri ve yiyecek maddeleri gelişini hızlandırmak, talebin artışın sağlamak vergi dağılımını tarım kesimine aktarmak için istenecektir toprak reformu. s. 49 Alıntı; İdris Küçükömer’le Türkiye Üzerine Tartışmalar, Yöneten; Ali Gevgili – İdris Küçükömer, Yayına Hazırlayan; Yücel Yaman, (Profil Yayıncılık, 1. Baskı Ağustos 2010 – s.…
-
Araç olarak sayılacak bir Toprak Reformu meselesi vardır. Toprak reformuna CHP eskiden beri taraftar, çünkü CHP bürokratı, toprak sahiplerini karşısında bulduğundan bu gücü bölmeyi düşünebilir. Acaba CHP nasıl bir toprak reformu istiyor? Çünkü Amerika da az gelişmiş ülkelerde toprak reformu ister. Amerika’nın amacı şudur: Tarımsal bölgede reformla üretim artırılabilir ve bu da sanayi ürünlerine talebi…
-
CHP’liler toplantısı sonunda 2 Temmuz 1968 tarihinde Ulus Gazetesinde kırmızı çerçeve içinde yayımlanan “Ortanın Solu” tanımını okuyalım: s. 126 Bu tanım bir istisnasıyla, sadece amaçları sıralamaktadır. Bu amaçlarda anlaşmayacak hiçbir parti liderinin bulunduğunu da sanmıyorum Türkiye’de. Mesele, bunların ne gibi araçlarla gerçekleştirileceğidir. Partilerin kişiliği, araçlarının niteliğindedir. s. 126 Alıntı; Batılılaşma ve Düzenin Yabancılaşması – İdris Küçükömer,…
-
Esasen, tekelci kapitalizmin egemen olduğu bir dünyada onun koşulları içinde, DP iktidarının uzun süreli şansı yoktu (şimdi de AP’nin olmadığı gibi). DP’yi iktidardan sanıldığı gibi aslında CHP’nin muhalefeti düşürmemişti. DP, başlangıcı kendisinden önce CHP iktidarında açılan yolda gelişen iç üretim güçlerine dayanarak ve onların daha da gelişmesi için izlenen ve kaçınılmaz gözüken politikadan dolayı düşmüş;…
-
Muhalefet, özellikle bürokratik CHP, başlangıçtan beri inemediği temel meselelere inebilecek değildi. Türkiye’de sol yaşatılmamıştı. CHP bazılarına göre soldu. Oysa üretim güçlerinin geliştirilmesi açısından bakarsak ve daha büyük kitlelere mutlak olarak bir şeyler verebilmeyi dikkate alırsak DP daha soldu denilebilir belki. Harpten sonra iki partinin emperyalizmle ilişkilerinde, ana hatlarıyla önemli bir fark görülmemiştir. Laik olarak, Batıcı…
-
İttihat ve Terakki idaresi, özellikle yabancı sermayeye ait şirketlerde 1908 yılında yer alan grevleri zaman zaman asker ve polisle zorla bastırmıştı. Yabancı sermayenin zoruyla meşhur “Tatili Eşkâl Kanunu” çıkarılmıştı. (1) s. 92 Gerçekten de adamları ve akrabalarıyla bunu da bir derecede başardılar. İttihat ve Terakki için anlamlı bir adı, Yahya Kemal koymuştur. Bu ad “İktidar…
-
İttihat ve Terakkinin genellikle on dokuzuncu yüzyıl Osmanlı bürokratlarına has diğer bir yanına işaret etmek gerekir. Bunlar da “devleti kurtarmak” iddiası ile iktidara geldikten sonra nüfuz ticareti ve nepotizm yanında, emperyalist-levanten-bürokrat işbirliğine girmiş ve bunu yürütmüşlerdi. İngilizler yerine kısmen Cermen kapitalistleri ikame etmek neticeyi değiştirmezdi. s. 92 Alıntı; Batılılaşma ve Düzenin Yabancılaşması – İdris Küçükömer,…
-
1908 Meşrutiyeti ile İttihat ve Terakki Cemiyeti, imparatorluğa hâkim olmuştu. Devlet cemiyetin eline geçmişti. Fakat Osmanlı Devleti’ni ele geçirmek, toplumu ele geçirmek değildi. Oysa onlar toplumu, daha doğrusu halkı elde edeceklerine, devleti elde etmek istemekteydiler ve bu yoldan elde edilen ya da kapılan devlet, kurtarılabilir sanılıyordu. Devletin toplumda (hiç değilse bazı sınıflarla) organik bütünlüğü olmaksızın…