Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: CHP, Cumhuriyet Halk Partisi

  • Bunlara bir de şunu ekliyorum: “Ülkemizin bütün büyük hainleri benim eski arkadaşlarımdır.” Bunu tiksinerek yeniden yazıyorum. İnönüler, Çetinler, Karayalçınlar, Baykallar, yakın ya da uzak benim eski yaranım, çenelerine kadar pisliğin ve cinayetlerin içindedir. Sf. 98 Alıntı; Tarihçe – Yalçın Küçük, (Akış Yayıncılık, Ocak 1997 – Sf. 98) kitabından birebir alınmıştır.

  • Peki, durum nedir; durum değil facia şudur, Eylülist darbeden sonra ve depolitizasyon döneminde, CHP örgütü bürokratize olmuş durumdadır. Politik değiller ve merkeze bağlı bürokrattırlar. Önce, Deniz Baykal’a komplo nedeniyle ağladılar ve sonra, merkez korkutunca, “sakın dönme” çığlıkları attılar. Baykal’ın dönme ihtimalinden aşırı korkmaları ki böyle bir ihtimal hiç yoktu, tipik bir bürokrat tepkisidir. Utanç verici…

  • Beki Bahar’ın, “Ankara Yahudileri” bir pınar izlenimi veriyor, içi işaret ve imalarla doludur. Beki Hanım’ın bunları bilerek yaptığını düşünmemiz isabetli görünüyor; ülkesine ve Ankara’ya tutkulu olduğundan da kuşku duymuyoruz, okuyucusunu inandırmaktadır. Bayan Bahar, Atatürk’ün Ankara Yahudileri arasında yakın dostları olduğunu da haber veriyor ki bu haber nadir ve hayli kıymetlidir; ayrıca, “Atatürk’ün, Ankara’da bir gece,…

  • Güvenlik güçleri ortada yoktu! Saldırıların sonu gelmiyordu. Camilerde “Komünistler üç din kardeşimizi şehit etti. Oruç ve namazla hacı olunmaz. Bir Alevi öldüren beş sefer hacca gitmiş gibi sevap kazanır” şeklinde vaazlar verildi. Ve 23 Aralık 1978’de Alevilerin yaşadığı mahallelerin etrafı sarıldı. Önde maskeli ve bu kez silahlı sivil unsurlar, arkalarında ise “Aleviler camileri yakıyor, Aleviler…

  • Ankara 1 Nolu Askeri Mahkeme 1985’te Türk hukuk tarihine geçen bir karar verdi: “Sanık İbrahim Çiftçi’nin maktul Doğan Öz’ü taammüden öldürdüğü mahkememizce sabit görülmüş, ancak Askeri Yargıtay Daireler Kurulu kararları mahkememizi bağlayıcı nitelikte bulunduğundan sanık İbrahim Çiftçi hakkındaki 7/8’lik oyçokluğuna dayanan bozma ilamına uyularak, sırf bu hukuki zorunluluk nedeniyle sanık İbrahim Çiftçi’nin beraatına karar verilmiştir.”…

  • “Hükümet yetkililerinden, yarın Taksim Meydanı’nda yapacağımız mitingde şahsıma suikast düzenleneceğine dair bir bilgi aldım. Can güvenliğimin sağlanamayacağını söylüyorlar. Ben de sizlere sesleniyorum devlet can güvenliğinizi sağlayamayacakmış, o yüzden mitinge gelmeyin ama ben ve eşim yarın Taksim Meydanı’nda olacağız.” Ecevit’in bu açıklaması halkı öyle bir etkiledi ki ertesi gün Taksim Meydanı’nı yüz binlerce kişi doldurdu. Seçim…

  • (Dönemin Özel Harp Dairesi Başkanı) Kemal Yamak’a göre ise Bülent Ecevit yıllarca anlattıklarının aksine brifingden sonra Özel Harp Dairesi’nin genişletilmesini istedi: “Sayın Başbakan (Bülent Ecevit) Genelkurmay Başkanına (Semih Sancar) döndü ve kadar iyi bir teşkilat ve ne kadar ulvi bir görev paşam’ dediler ve “Acaba bu teşkilatlanmayı yaygınlaştırarak çoğaltsak. Buna mukabil ordumuzun barış kadrosunda önemli…

  • Önceki bölümlerde belirtildiği gibi Amerika, yardım kuruluşu JUSMMAT aracılığıyla kuruluşundan itibaren Özel Harp Dairesi’nin giderlerini karşılıyordu. Bu amaçla daireye her yıl bir milyon dolar veriyordu. 1974’te kadar bu paranın Özel Harp Dairesi’ne verilmesinde bir aksama yaşanmadı. Sf. 187 Alıntı;  Özel Harp Dairesi (Türkiye’nin Gizli Tarihi) – Ecevit Kılıç, (Güncel Yayıncılık, 3. Baskı Kasım 2007 –…

  • 14 Ekim de yapılan seçimlerde CHP birinci parti çıktı. 186 milletvekili çıkartan CHP, tek başına çoğunluğu sağlayamamıştı. MSP 49, CGP 13, MHP 3 ve BP 1 milletvekilliği almıştı. Sf. 186 Alıntı;  Özel Harp Dairesi (Türkiye’nin Gizli Tarihi) – Ecevit Kılıç, (Güncel Yayıncılık, 3. Baskı Kasım 2007 – Sf. 186) kitabından birebir alınmıştır.

  • Türkiye seçim atmosferine girmişti. 14 Ekim 1973’te yapılacak genel seçimlere az zaman kalmıştı. Seçim havasının solunduğu bir ortamda CHP’nin Olağan Kurultayı 4 Mayıs 1972’de Ankara’da toplandı. Kurultay’da İsmet İnönü’nün desteklediği parti meclisi listesi ve genel sekreter adayı Kemal Satır’ın seçimi kaybetmesi ve Bülent Ecevit yanlılarının seçimi kazanması üzerine İsmet İnönü Genel Başkanlık’tan istifa etti. 14…

  • İleride 40 yıl boyunca adı kontrgerilla faaliyetleri içinde anılacak olan Türkeş, 25 Kasım 1917’de Lefkoşa’da doğdu. İlk askeri üniformayı Kuleli Askeri Lisesi’nde giyen Türkeş bu okulu 1936’da, Kara Harp Okulu’nu da 1938 yılında tamamladı. Bir yıl da Piyade Atış Okulu’nda eğitim gördü. Alparslan Türkeş, İkinci Dünya Savaşı başlamadan önce, 1939 yılının başlarında İnönü’ye bir mektup…

  • 26 Nisan 1944’de, aralarında Turancı hareketin önemli isimlerinin de bulunduğu grup, o dönemde Anafartalar Caddesi üzerinde bulunan Adliye’den Ulus’a doğru yürüyüşe geçti. Bu yürüyüş ilk ciddi komünizm karşıtı eylemdi. Yürüyüş boyunca “Kahrolsun Komünistler” sloganı atan gruba polis engel oldu. Eylemden sonra ırkçı grubun liderleri olarak 23 kişi tutuklandı, haklarında dava açıldı. Bu isimler şunlardı: Reha…

  • İki yaşlı Yahudi’nin on yıl ağır hapis cezasına mahkûm edilmeleri üzerine, tutuklu bulunan haham Azzur Aka’nın İsrail’de yaşayan çocukları, mahkûmların serbest bırakılmaları için İsrailli yetkililer ve Dünya Yahudi Kongresi (WJC) ile temasa geçtiler.  WJC, Türkiye’nin Washington Büyükelçisi Feridun Cemal Erkin ve Londra Büyükelçisi Cevat Açıkalın ile temasa geçip, sanıkların suçsuz olduklarını belirterek bu adlî haksızlığın…

  • “Ben o zaman bezzaz (manifaturacı) esnafın başkanı idim. Yahudilerin bu emsali görülmemiş canavarlıklarına ve canavarlıklarını da biz Türklerin boynuna koymak istemelerinden Yahudilerle alış veriş edilmemesine karar verildi. Yahudilerle alış veriş kesildi. Sf. 441 Yahudiler Vali Kâmuran Çukruğ’a beni şikâyet ettiler. Vali beni çağırdı, ‘elebaşı, elebaşı esnaflara emir vermişsin Yahudi vatandaşları ile kimse alışveriş etmiyor’, ‘evet’…

  • Katliam gecesi (Kasım 1946) Urfa Hahamı Azzur (Ezra) Aka (Mizrahi) ve haham Yusuf Hamuz (Büyüktosun) (Yosef Kohen), İshak Hayim Şorkaya’nın kayınpederinin ruhuna mevlit okumak üzere Şorkaya’nın evinde bulunuyorlardı. Mevlit’in okunması ve yemek yenilmesinden sonra Şorkaya iki hahamı yatıya tuttu. İshak Hayim Şorkaya, eşi ve üç çocuğu her zaman olduğu gibi aynı odada, 17 yaşındaki Yakov’la…

  • Urfalı Yahudiler tarafından “Siverekli” olarak çağrılan İshak Hayim Şorkaya küçük bir esnaftı ve sakin bir hayat sürüyordu. Ancak en büyük oğlu Hayim’in (Haymun) davranışları onu sürekli endişelendiriyordu. 17 yaşındaki Hayim çalışmayı reddediyor, babasından sürekli para talep ediyor, reddedildiğinde kavga çıkarıyordu. Hayim 1944 yılında ailesiyle ilişkisini kesti ve evden ayrıldı. Urfalı Şeyh Muhammed’in telkiniyle 1945 yılının…

  • Birinci belge 1312-1329, (1902 ilâ 1914 doğumlu), yani 27 ilâ 39 yaşları arasındaki İstanbullu gayrimüslimleri kapsamaktadır. Kararnamenin özelliği laik bir devlet olan Türkiye Cumhuriyeti’nin olağanüstü koşullar söz konusu olduğunda bu ilkeden sarfınazar etmesi ve sadece gayrimüslim yurttaşları askere çağırmasıdır. Sf.300 18 Mart 1942 tarihli kararname ise bu kez 18 Nisan 1941 tarihli ilk kararnameyle silahaltına…

  • Mişon Ventura 21 Mart 1912 tarihinde Paris Akademisi Hukuk Fakültesinden mezun olacak ve İstanbul’a geri dönecekti. Sf. 189 Aynı tarihlerde Dârülfünün Hukuk Mektebi’ne müderris (profesör) olarak girecek, Mukayeseli Hukuku Medeniye, Felsefe-i Hukuk, Deniz Ticareti Hukuku, Roma Hukuku derslerini verecekti. Dârülfünûn’un İstanbul Üniversitesi’ne dönüşmesinden sonra önce 31 Mayıs 1933 tarihinde kabul edilecek kanunla geçici kadroya alınacak,…

  • 1 Mart 1935 tarihinde TBMM’ye seçilen Abrevaya V. ve VI. Dönem milletvekili olarak görev yaptı ve 8 Mart 1943 günü milletvekilliği sona erdi. Milletvekili olduğu süre zarfında Sıhhat ve İçtimaî Muavenet Encümeni üyeliğine seçildi.  Bu faaliyetinin dışında da herhangi bir etkinliği olmadı. Bunun nedeni de Tek Parti döneminde bağımsız milletvekillerinin daha çok simgesel bir öneme…

  • Abrevaya’nın Betty Ross adındaki İngiliz gazeteciye verdiği demecin Yeni Asır’da yayınlanan Türkçe çevirisinin tam metni şöyleydi: Fransızca olarak, “Türkiye’de hiçbir vakit, ne dinî ve ne de İktisadî Yahudi aleyhtarlığı olmamıştır” diyerek, söze başladı ve devam ederek, “sureti umumiyede, Yahudi aleyhtarlığı hissi bu iki kaynağın birisinden veya her ikisinden doğan bir his gençlikten ileri gelir fakat…