Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Cinsellik

  • Dünyanın tüm insanları domuza dönüştürülmektedir. Reklamlarla, her gün tıkınacağı bir çöplükten diğerine seğirten ve her çöplükte, kıskanmadan birbiriyle çiftleşen domuzlardan bir dünya kuruluyor. Tiksiniyoruz.  Alıntı: Tekelistan – Yalçın Küçük, (YGS Yayıncılık 4. Baskı – Sf. 245) kitabından birebir alınmıştır.

  • Umudu olanların, korkusu olmaz. Korku, aklın durmasıdır. Umut, aklın zorlamasıdır. Korku, tekelli düzenin olmazsa olmazı, sine qua non, koşulu olarak ortaya çıkıyor. Korkak, kendisine güveni olmayandır. Sevişme bir güven işidir. Korkak ve kendine güveni olmayan cinsel iktidarsızdır. Korkaklar, korkanları görmezler. Hainler hainleri tanımazlar. Alıntı: El Kitabı – Yalçın Küçük, (Akış Yayıncılık 1. Baskı Kasım 1997…

  • Kapitalizm, insanı insan yapan insanın iki büyük kaçışını durduruyor; İnsan, Tanrı’dan ve kendisini sevmekten kaçtığı ölçüde insan olabiliyor. Burjuvazinin, iktidarını kurar kurmaz büyük bir tutkuyla sarıldığı dinsellik, insanın kendi ekseninde özgürleşmesine çok büyük bir darbe indiriyor; insan, tekrar Tanrı’nın kölesi ya da kulu oluyor. İnsanın gelişmesi, Tanrıyı içinden çıkarıp yerine aklı koymasıdır. İnsanın gelişmesi; kendisini…

  • Zührevi bir hastalığa yakalanmıştı. Hastalık beyine sirayet etmiş, bu yüzden öldürmekten zevk alıyor olmuştu, zalim ve gaddardı. Alıntı: Bozkurt (Kemal Atatürk’ün Yaşamı) – Harold C. Armstrong, (Arba Yayınları 4. Baskı Şubat 1997 – Sf. 186) kitabından birebir alınmıştır.

  • Fikriye onun tüm ihtiyaçlarını gözetiyordu. Türk ve doğulu olduğu için onun hem metresi hem de kölesiydi. Alıntı: Bozkurt (Kemal Atatürk’ün Yaşamı) – Harold C. Armstrong, (Arba Yayınları 4. Baskı Şubat 1997 – Sf. 124) kitabından birebir alınmıştır.

  • Keskin bir hiciv yeteneği vardı, … onu insandan çok hayvana benzetiyordu; güçlü, duygu ya da vicdandan yoksun, kendi hayvani arzuları dışında tüm ahlâk kurallarına veya kılavuz ilkelere boş veren bir kurt! Sf. 122 Osman Ağa (Topal Osman, Paşa’nın muhafız birliğinin komutanı.) adamlarının keskin sadakatine güveniyordu; ayrıca bunlar, Mustafa Kemal’in teatral zevklerini de tatmin ediyorlardı. Sf.…

  • Miralay Arif Almanya’da eğitim görmüş, yetenekli bir kurmay subaydı…. Ortak zevkleri vardı (Bir cümle sansürlenmiş.) Mustafa Kemal’in kolunu omuzuna atmak ve onu okşayıcı isimlerle çağırmak yoluyla açıkça şefkat gösterdiği tek insan Arif’ti. Bu yakınlık Mustafa Kemal’in düşmanlarının, ikisinin birer sevgili olduğunu iddia etmesine yol açmıştı. Mustafa Kemal’e nerede ise köpekçe bir saygı ve bağlılık gösteriyordu.…

  • Bunların bedelini ilişkiyle bulaşan bir hastalığa yakalanarak (1) sağlığıyla ödedi. Bütün bunlara tepki olarak tüm kadınlara karşı inancını kaybetti ve şimdilik kaydıyla kendi (kısa bir boşluk) bağlı kaldı. Sf. 39 Alıntı: Bozkurt (Kemal Atatürk’ün Yaşamı) – Harold C. Armstrong, (Arba Yayınları 4. Baskı Şubat 1997 – Sf. 39) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (1) (1997):…

  • Selanik’te iken zamanının çoğunu ona Fransızca öğreten bir Dominiken Keşişi ile geçiriyordu. Sf. 7 Okul sicili; Zeki fakat asabi ve samimi olunması imkânsız bir genç. Sf. 7 (On beş satır boşluk var.)  Cinsel iştahını doyurmanın dışında, yaşamında kadının yeri yoktur. Sf. 8  Alıntı: Bozkurt (Kemal Atatürk’ün Yaşamı) – Harold C. Armstrong, (Arba Yayınları 4. Baskı…

  • 5 Şubat 1920 (1337) tarihinde 145. İçtima 1. Celse, Reisi Sani Vekili Hasan Fehmi Bey  Frenginin Men’i Hakkındaki Kanun Kanun kabul edildi, bir ek madde konularak, bel soğukluğu hastalığı da bu kapsama alınsın diye, reddedildi. Sf.89 2.Celse: Reisi Sani Vekili Hasan Fehmi Bey Tedariki Nakliye Kanunu Görüşülüyor. (Hüseyin Avni Bey’in teklif ettiği bir kanun.) Sf.100…

  • (Öcalan;) -Bu öğrencilik yıllarımda kadın konusunda yalnızlaşma var, çok muhafazakârdım. İki kelime konuşma gücünü bile gösteremiyor, çok zorlanıyordum. Alıntı: Kürt Bahçesinde Sözleşi – Yalçın Küçük ve Abdullah Öcalan (Başak Yayınları Nisan 1993 1. Baskı – Sf. 72) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU (2012): Öcalan cinsellik konusunda sorunlu olabilir.  

  • (Öcalan:) Kendimi büyük bir zaman kesitinde sevgi dünyasına kapatıyorum…. Annemin bir suçlaması vardı; “Sen bu kafayla gidersen kimse sana kız vermez!” diyordu. Şimdi, isabetli bir değerlendirme. .. Kız aramayı vahşice buluyorum!  “Bir kız bulmak” ta ne demek oluyor? Daha o zamandan beri, gururum bunu kabul etmiyor. Bunun tehlikeli olduğunu gördüm, bundan sıkıldım ve kız bulmayı…

  • Yalçın Küçük; “-İnsanın üç özelliği bunlardır. İnsanın başka özelliğini bulamayız. İnsan; bilgi peşinde koşan, karar veren, yani irade sahibi olan ve seven bir yaratıktır.”  Apo; “-Annemde sevgiyi aradım, fakat fazla bulamıyordum.” Alıntı: Kürt Bahçesinde Sözleşi – Yalçın Küçük ve Abdullah Öcalan (Başak Yayınları Nisan 1993 1. Baskı – Sf. 63, 64) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN…

  • Neden mi? «Çapkın erkek» erkeklerin karikatürü, en ilkeli, en az gelişmişi ve en yoksulu olduğu için. «Çapkın Erkek» tipinin ne kadar sığ, ne kadar fakir ve komik ol­duğunu algılayabilmek için Aşk-ı Memnu’da Behlül’ü göz­ler önüne getirmek yeter. «Çapkın erkek» mutlak eksikli bir insandır ve çapkınlıkla kendisini kanıtlamaya çalışmaktadır. Hâlbuki yaptığı, gelişmemiş kişiliğini tüketmek­ten başka bir…

  • Yapılan araştırmalar âşık olan kişilerin, saçlarının ve gözlerinin parlaklığının arttığını ortaya koymuştur. Alıntı: Bedenin Dili, Zuhal Baltaş – Acar Baltaş (Remzi Kitabevi – Sf. 122) kitabından birebir alınmıştır.

  • Sevmek bir başkasını geliştirmektir.   Güvenli olmayanın âşık olması ve sevişmesi mümkün olmuyor. İnsanın gelişimi, Tanrı’nın yerine kendisini koyabilmek çizgisindedir. Alıntı: Emperyalist Türkiye – Yalçın Küçük (Başak Yayınları, Temmuz 1992 – Sf. 406, 407) kitabından birebir alınmıştır.

  • İstanbullu için esas sevişme türü, erkeğin erkekle ve kadının kadınla sevişmesidir.  İstanbullunun karşı cinsi sevmesinde Kırım savaşı önemli bir yer tutuyor; savaşta yaralı İngiliz subaylarına hastabakıcılık yapmak ve güzel vakit geçirmelerini sağlamak için İngiliz asil kızları, hemşireciliğin kurucusu Florance Nightingle de bunlar arasındadır. İstanbul’a akın ediyorlar. İstanbullu bunların aşklarını görüyor ve kadın ile erkek arasındaki…

  • BAKKAL’IN YORUMU (1995): Gücü çok seviyor, güreşlere düşkün, deve, koç, horoz güreşlerini de çok seviyor. Hatta galip gelen hayvanlara devlet adamlarıyla generallere verdiği madalyalardan takıyor. Ve hemcinslerine meylediyor, yani homoseksüel iddiası var. Alıntı: Aydın Üzerine Tezler I – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 432) kitabından birebir alınmıştır.

  • BAKKAL’IN NOTU (1995): Reşit Paşa, Tanzimat Fermanı’nı okuduğu zaman Hüsrev Paşa Sadrazam’dı. Birkaç yıl sonra Reşit Paşa, Hüsrev Paşa’nın bu görevi sırasında rüşvet aldığını ileri sürerek Meclis-i Vâlâyı Ahkâm-ı Adliye (Meclisin Yüksek Hüküm Mahkemesi, Yüce Divan gibi) bir özel mahkemeye verdi ve Hüsrev’i mahkûm ettirdi. “Diktatorya için bu gerekti.” diyor Yalçın Hoca. Hüsrev Paşa “gulam”…

  • “Mecdi Sadrettin, bu çocuk güzel yüzlü bir gençti. Eski Karadağ sefiri (Büyükelçisi) Sadrettin Bey’in oğludur. Yüzüne pudra, dudaklarına kızıllık sürerdi. Ankara’da birçok bakan ve mebus onu sıraya çektiler! Bilhassa (özellikle)Meclis Başkanı Kâzım’ın metresi idi. .. Sonra Mustafa Kemal ona bir evlatlığını vermiş. Yani Damadı Hazret-i Şehriyâri..!” Alıntı: Hayatım ve Hatıratım IV – Rıza Nur (Altındağ…