Kategori: Demokrasi
-
(1.12.1920 günü aynı oturumda devamla…) “Jean Jaques Rousseau’yu baştan sona okuyunuz. Ben bunu okuduğum zaman, gerçek olduğuna aklımın yattığı ve bu kitap sahibinde iki esas gördüm. Birisi, bu ıstırap (derin acı çekme), diğeri bir cinnettir (deliliktir). Merak ettim, özel durumunu araştırdım, anladım ki gerçekten bu adam deliydi ve deli halindeyken bu eserini yazmıştır. Binaenaleyh (dolayısıyla)…
-
(1.12.1920 günkü aynı oturumda konuşmasına devam; ) “İşte o zaman Efendiler, bir Paşanın başkanlığı altında, üçü Hıristiyan olmak üzere on altı memur, on bilgin ve iki askerden kurulu bir heyet Babıali’de toplandı (Elindeki Kanun-u Esasi’yi, esas kanunu, 1876 yılında kabul edilmiş olan Anayasa’yı gösterip) ve bu kitabı yazdı… Bu kitap düşmanlarımızı geçici de olsa memnun…
-
“Ortak Pazar ülkelerinin politik liberalizmi, Türkiye’deki parlamenter rejimin bir cins garantisi sayılır. Bu tutum, Tanzimat döneminin nüktedan devlet adamı Fuat Paşa’nın ‘Avrupa devletlerine kapılanma’ politikasını hatırlatmaktadır, Fuat Paşa, yukarıdan gelen otoriterizme karşı halktan bir tepki gelmediği, ya “da bu tepki yetersiz kaldığı için, politik liberalizm yolunda büyük Avrupa devletlerine (bunların sefaretlerine) sığındıklarını açıklar; “Bir devlette…
-
“Özgürlük adına iktidara gelen Demokrat Parti, Türk Ceza Kanunu’nun ünlü 141 ve 142. maddelerini, idam cezasını dahi öngörecek biçimde ağırlaştırır ve bu maddelere her ileri düşünceyi cezalandırabilecek bir belirsizlik kazandırır. Bu değişikliğe Faik Ahmet Barutçu, Osman Bölükbaşı ve hatta Yargıtay Başkanlığından gelme DP’li Halil Özyörük, ‘fikir özgürlüğü kalıyor’ gerekçesiyle en kesin biçimde karşı çıkarlarsa da,…
-
“Menderes, 1 Kasım 1950’de ABD’nin 487 radyo istasyonundan yayınlanan mesajında “Türkiye’de demokrasinin kuruluşunun Amerika’nın çabaları sâyesinde» olduğunu, bunun en somut örneğini “kendi partisinin iktidarda bulunuşunun teşkil ettiğini” açıklar.” Sf. 1685 Alıntı: Milli Kurtuluş Tarihi IV – Doğan Avcıoğlu, (Tekin Yayınevi 5. Basım 1984 – Sf.1685) kitabından birebir alınmıştır.
-
“20. Yüzyılın gördüğü kanlı diktatörlüklerin büyük çoğunluğu Cumhuriyetlerde ortaya çıkmıştır. Avrupa’nın en başarılı demokrasileri; Benedix, İngiltere, İskandinav ülkeleri ve İspanya gibi kraliyet yönetimleridir. Alıntı: Sosyal Demokrasi Gündemi – Faik Bulut (1993 – Sf. 23) kitabından birebir alınmıştır.
-
“İktidara gelirken vergi koyacağını açıklamayan partiler, iktidara gelince vergi koyamazlar çünkü seçmenden bu yetkiyi almamışlardır. Çok dereceli seçim sistemi demokratik rejimlerde rastlanmayan bir yöntemdir.” Alıntı: Sosyal Demokrasi Gündemi – Faik Bulut (1993– Sf. 133 ile 146 arası) kitabından birebir alınmıştır.
-
Rousseau; “Çoğunluğun emirlerine uyduğum zaman bu çoğunluk ile aynı şekilde düşünmesem bile, kendi kendime uymuş olurum. Çünkü çoğunluğun arzusunu kabul ettireceği rejimi ben istedim.” Alıntı: Demokrasi ve Totalitarizm – Rymond Aron (Sf. 63) kitabından birebir alınmıştır.