Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Demokrasi

  • Çağımızda İslâmcılık, İslâmî yönetim, Şeriat vb. adlarla bir ideolojiye dönüştürülmüş olmasına rağmen Mushaf’ta apaçık bir devlet sistemi, bir yönetim şekli yer almaz. Mushaf’ta miras hukukuyla ve kadınları boşamayla ilgili oldukça ayrıntılı ayetler vardır; ama insan hak ve özgürlüklerine ilişkin olarak açık ve net hükümler yer almaz. Sf. 57 Alıntı; Mushaf (Bugünkü Kur’an) Kur’an’ı Kerim midir?…

  • 21.3.2014 Nevroz Günü Tutanağı “Barış savaştan daha zordur ama her savaşın da mutlaka bir barışı vardır. Biz direnirken korkmadık, barışırken de korkmayacağız. Bizim direnişimiz, kardeş halklara karşı değil, hegemonik karakterli, yok sayan, imha eden, inkâr eden zulüm düzenine karşı olmuştur.” Sf. 253 Alıntı; İmralı Tutanakları (Öcalan’ın Ağzından “Çözüm” Süreci) – Ceyhun Bozkurt, (Destek Yayınları,  3.…

  • Artık tek parti oldular ve seçimlere ihtiyaç duymuyorlar; ama bazen “seçimcilik” oynuyorlar. Aslında şimdiye kadarki uygulamalara seçim demek çok zor idi ve şimdi şeklen de sondayız. Bir, yüzde onluk seçim barajı, Eylülist diktatoryanın hükmüdür ve değiştirmediler. İki, 27 Mayıs Devriminden sonra milletvekili adaylarını, parti delegeleri seçiyordu ve bu usulü kaldırdılar, bu üçü karar veriyorlar. Kendi…

  • Büyük toprak sahipleri, vebanın bir daha gelmeyeceğini düşündükleri zamanlarda, kaybettikleri feodal haklarını geri alabilmek için baskıya ve zor kullanmaya başladılar. Bu ise, çok büyük düzensizliklere ve köylü isyanlarına yol açtı. On dördüncü yüzyılın sonuna doğru Osmanlı kuvvetleri Balkanlar’a yerleşirken, Avrupa köylü ayaklanmaları ile yanıyordu. Sf. 49 Burada durmuyor, ölülerle cinsel ilişkiye girdiler ve bu ilişkilerde…

  • (Nizam’ül-Mülk’ün Sultan Melikşah’a sunduğu Siyasetname kitabından;) Memleket meselelerinde acele etmemek gerekir. Kulaklarına çalınan bir meseleden kuşkuya düştüklerinde işin hakikatinin doğrusu yalanıyla ortaya çıkması için meselenin araştırılmasını emretmelidir. Esasında acelecilik güçlünün değil zayıf adamın kârıdır. İki davacı huzura gelip maruzatlarını arz ettiklerinde padişahın gönlünün kimden yana olduğunun taraflarca malum olmaması lazımdır. Padişahın gönlünün bir tarafa meylettiği…

  • Egemenlik: Bunun esas ölçüsü şudur: Egemen olan, kendisi hakkında karar alabilmeli ve bu kararların uygulanışının nihaî kontrolünü yapabilmelidir. Bir ulusun egemenliği, ulusun kendi kararlarını kendisinin alıp alamaması ve onları nihaî olarak kontrol edip edememesi ile belirir. O halde, bir ülkede alınacak ulusal kararları (kanun vesaire biçiminde) alıp bunların uygulanmasının nihaî kontrolünü yapanlar, ulus içinde egemen…

  • CHP içinde demokrasi yoktur. Esas niteliği bürokratik yönetimden alan CHP içinde bürokratik merkeziyetçi gelenek yaşamaktadır. Sf. 77 Alıntı; Sivil Toplum Yazıları – İdris Küçükömer, Yayına Hazırlayan; Yücel Yaman, (Profil Yayıncılık, 2. Baskı Şubat 2013 – Sf. 77) kitabından birebir alınmıştır.

  • O halde, beğenmek veya beğenmemek hürriyeti var, ancak, “cumhuriyet” varsa, kamusal işlerin yürütülmesinde yavaşlık şarttır. Ve işlerin daha hızlı yürütülmesinde ve ölçeklerin büyütülmesinde, hiçbir zaman, erdem bulamıyoruz. “Küçük her zaman güzeldir”, demeyi sürdürüyoruz ve tabii sürdürüyorum. Sf. 132 Cumhuriyet, neden çöktü? Montesquieu’nün cevabı çok kısadır; Roma çabuk büyüdü. Gerçi Roma büyümek için kuruldu ve yasaları…

  • Burada Montesquieu’yü hatırlamak yerindedir; Montesquieu, üçe ayırdığı devlet türlerinden, monarşinin onur’a, demokrasinin erdem’e ve despotizmin de korku’ya dayandığını yazmıştır, demokrasi ya da hürriyet düzeni ile korku, birbirinin zıddı olmaktadır. Korku’nun bireyi köleleştirdiği kesindir; feodalitede, insanların, kendiliğinden ve isteyerek, ayrıca bir törenle, köleliğe geçtiklerine işaret etmiştim. Sf. 78 Alıntı; Caligula (Saralı Cumhur) – Yalçın Küçük, (Salyangoz…

  • Yönetimde hasta veya kaçık varsa, demokrasi asla yoktur ve bunu araştırıyoruz. Sf. 25 Alıntı; Caligula (Saralı Cumhur) – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, Birinci Basım Mart 2007 – Sf. 25) kitabından birebir alınmıştır.

  • Ben kesinlikle demokrat değilim ve bana demokrat denmesini en büyük küfür sayıyorum; ben, özgürlükçüyüm, ben ortakçıyım, ben katılımcıyım, ben halkçıyım, ben kesinlikle demokrat değilim, ben devrimciyim. Ben aydınım ve ben sosyalist olmaya çalışıyorum. Ben demokrat değilim ve ben devrimciyim. Hiçbir demokrat, devrimci değildir. Sf. 127 Alıntı; Tarihçe – Yalçın Küçük, (Akış Yayıncılık, Ocak 1997 –…

  • En evvel Posta ve Telgraf Nazırı Oskan Efendi söz isteyerek kendisi esas itibarıyla muharebelerin (savaşların) aleyhtarı olduğundan, Osmanlı hükümetinin harbe girmesini tasvip eden (kabul eden) bir kararnameye imza koyamayacağını ve bu itibarla nezaretinden (bakanlığından) istifaya mecbur olduğunu ve şu kadar ki, şayet Posta ve Telgraf Nezareti Umum müdürlük haline getirilecek olursa, umum müdür sıfatıyla bu…

  • 11 Aralık 1924 tarihli Hâkimiyet-i Milliye gazetesinde, Mustafa Kemal’in 21 Kasım 1924’te The Times gazetesinin İstanbul muhabiri Mr. Macartney’e verilen bir mülakat yayımlanmıştı, mülakatta Mustafa Kemal, millî egemenlik esasına dayanan ülkelerde siyasi partilerin kurulmasının gayet doğal olduğunu; Türkiye Cumhuriyeti’nde de rakip partilerin elbette olacağını, TPCF’nin de gerekli formaliteleri tamamlayarak kurulduğunu belirtiliyordu. Mülakat, 18 Aralık 1924…

  • Mesudî ve İbn Fadlan’a dayanılarak, bu tarihlerde, Oğuz boylarında servet farklılaşmasının başlamış olduğu ancak kabile demokrasisi kurumlarının hala yaşamakta devam ettiği söylenebilinir. Aralarındaki kararları tartışarak alır, problemleri tartışarak çözerlerdi. Herkes katılmadan karar almazlardı. Bir kişinin muhalefeti bile alınacak kararı bozardı. Fakir ve zengine bakmadan herkesin bir oy hakkı vardı ve hiçbir oy daha kıymetli değildi.…

  • Socrates (Sokrates) M.Ö.470 ile 399 yılları arasında yaşamıştır. Tek bir kelime yazmamıştır. Zamanının çoğunu, Atina sokaklarında, insanlarla konuşarak geçirmiştir. Kır hayatından hiç hoşlanmaz ve hep insanlarla birlikte olmak isterdi. Çirkindi, ama içinin çok güzel olduğu söylenirdi. Sokrates hakkında bilgimizi, onun talebesi olan Platon’a borçluyuz. ..Sokrates kimseye bir şey öğretmek peşinde değildir. Hatta konuştuğu insanlardan, bir…

  • İkinci Fasıl: Vazifei Teşriiye (yasama görevi) Madde 17: Hiçbir mebus Meclis dâhilindeki rey ve mütalâasından ve beyanatından ve Meclisteki rey ve mütalâasının ve beyanatının Meclis haricinde irat ve izharından (söylem ve hazırlığından) dolayı mesul değildir. Gerek intihabından evvel gerek sonra aleyhine cürüm isnat olunan bir mebusun maznunen isticvabı (zanlı olarak sorgulanması) veya tevkifi veyahut muhakemesinin…

  • İdare; Yönetim Madde 15.- Kaza, yalnız idari ve inzıbati cüz’ü olup mânevi şahsiyeti haiz değildir. İdaresi Büyük Millet Meclisi Hükümeti tarafından mansup ve valinin emri altında bir kaymakama mevdudur.NAHİYEMadde 16.- Nahiye, hususi hayatında muhtariyeti haiz bir mânevi şahsiyettir.Madde 17.- Nahiyenin bir şûrası, bir idare heyeti ve bir de müdürü vardır.Madde 18.- Nahiye şûrası, nahiye halkınca…

  • İdare; Madde 10.- (Özgün hali) Türkiye coğrafi vaziyet ve iktisadi münasebet noktai nazaran vilâyetlere; vilâyetler kazalara münkasem olup kazalar da nahiyelerden terekküp eder. Madde 10.- (Değişik : 29.10.1339 (1923) – 364 S. Kanun) Türkiye Reisicumhuru, Türkiye Büyük Millet Meclisi Heyeti Umumiyesi tarafından ve kendi âzası meyanından bir intihap devresi için intihap olunur. Vazifei Riyaset yeni…

  • Ahkâmı Esasiye; Esas Hükümler Madde 1.- (Özgün hali) Hâkimiyet bilâkaydü şart milletindir. İdare usulü halkın mukadderatını bizzat ve bilfiil idare etmesi esasına müstenittir (dayalıdır). Madde 1.- (Değişik : 29.10.1339 (1923) – 364 S. Kanun) Hâkimiyet, bilâ kaydü şart Milletindir. İdare usulü halkın mukadderatını bizzat ve bilfiil idare etmesi esasına müstenittir. Türkiye Devletinin şekli Hükümeti, Cumhuriyettir.…

  • Yahudi doğası otokratiktir.  Demokrasi tüm dünya için en uygun yöntemdir, fakat Yahudi, olduğu her yerde şu veya bu şekilde otokrasiyi kullanır.  Demokrasi sadece Yahudi tahrikçilerin baskı altında kaldıkları zaman, eski serbestliklerine kavuşmak için kullandıkları bir sözcükten ibarettir.  Alıntı; Siyon Liderlerinin Protokolleri – Sergius Nilus, Ç: İsmail Tulçalı – (Nokkitap 1. Baskı Temmuz 2004 – Sf.…