Kategori: Demokrasi
-
Hutcheson, eğer “aptal” ve “önyargılı” kitleler, kendi adlarına uygulanan şeye gelecekte “tüm kalpleriyle rıza göstereceklerse”, yönetenler, halkın reddettiği planları halka dayattıklarında “yönetilenlerin rızası” ilkesinin çiğnenmiş olmayacaklarını savundu. Bu noktada, daha sonra sosyolog Franklin Henry Giddings tarafından önerilen “rıza olmadan rıza” terimini kullanabiliriz. Sf. 41 Alıntı; Halk Üzerinden Kazanç (Neoliberalizm ve Küresel Düzen) – Noam Chomsky,…
-
Doğru düzgün bir demokratik toplumun “yönetilenlerin rızası” ilkesi üzerine kurulu olması gerekir. Bu fikir genel bir kabul görmüştür, ama hem fazla sert hem de fazla zayıf olmakla itham edilebilir. Çok serttir çünkü insanların yönetilmeleri ve kontrol edilmeleri gerektiğini öne sürer. Çok zayıftır çünkü en vahşi yöneticiler bile bir miktar ‘yönetilenin rızasına” gereksinim duyarlar ve genelde…
-
Dış engeller son derece açık. ABD ve müttefikleri, Arap dünyasında işleyen bir demokrasiyi kolay kolay içlerine sindiremezler. Sf. 222 Alıntı; Geleceği Kurgulamak – Noam Chomsky, Ç; Gökhan Fırat, (İnkılâp Yayınevi, 2. Baskı 2015 – Sf. 222) kitabından birebir alınmıştır.
-
Birçok siyaset teorisinin temeli olan Aristoteles’in Politika’sından başladım. Aristoteles, bir demokrasinin (kadınlar ve köleler gibi bazı önemli istisnalarla) tamamen katılımcı olması ve kamu yararını amaçlaması gerektiğini varsayıyordu. Bunun elde edilmesi için demokrasinin herkese görece eşitlik, “orta karar ve yeterli mülkiyet” ve “kalıcı refah” sağlaması gerekiyor. Diğer bir deyişle Aristoteles, aşırı zenginlik ve yoksulluk varken, demokrasi…
-
Kissinger, Şili’deki sosyal demokrasi başarısının bulaşıcı olacağından endişeliydi. Güney Avrupa’ya -örneğin İtalya’ya- sıçrayacak ve Avrokomünizm denen sistemin olası başarısına yol açacaktı (bu sistem, komünist partilerin sosyal demokrat partilerle beraber birleşik bir cephe oluşturması anlamını taşıyordu). Aslında Kremlin de Avrokomünizm’e en az Kissinger kadar karşıydı, fakat bu durum domino teorisinin nereden çıktığına dair çok net bir…
-
Bu konuda Adam Smith’le aynı fikirdeyim, eşitliğe bir yönelim görmek istiyoruz. Sadece fırsat eşitliği değil, gerçek eşitlik: Kişinin, varoluşunun her aşamasında bilgiye erişme ve o bilgiye dayanarak kararlar alma kabiliyeti. O halde demokratik bir iletişim sistemi, büyük ölçüde halk katılımı içerecek ve hem kamu çıkarlarını hem de hakikat, dürüstlük ve keşfetme gibi gerçek değerleri yansıtacaktır.…
-
Her türlü iktidar sistemi, faşist bir diktatörlük bile, halk muhalefetine duyarlıdır. Sf. 102 Alıntı; Dünyayı Kim Yönetiyor? – Noam Chomsky, Söyleşiler; David Barsamian, Derleyen; Arthur Naiman, Ç; Ömer Çiftçi, (İnkılâp Yayınevi, 2. Baskı Temmuz 2014 – Sf. 102) kitabından birebir alınmıştır.
-
Somoza’nın zorba yönetimine karşı çıkılmadığı sürece, Nikaragua’nın dert edilecek bir yanı yoktu. Yönetime gerçekten de karşı çıkıldığında -1970’lerin sonlarında Sandinistaların yaptığı da buydu- ABD önce “Somoza’sız Somocismo [Somozaizm]” denen sistemi kurmayı denedi. Yani bütün o yozlaşmış sistem korunarak bir başkası başa getirilecekti. O işe yaramayınca Başkan Carter, Somoza’nın Ulusal Muhafız Birliği’nin bir ABD kuvvetleri üssü…
-
Ama çok alt düzeyde bir sosyal devrim bile orada gelişmeye başlar başlamaz Washington, Laos’u kanlı bir “gizli bombalama”ya maruz bırakarak, kabul edildiği üzere ABD’nin Güney Vietnam’da sürdürdüğü savaşla hiçbir ilgisi olmayan harekâtlar ile büyük yerleşim alanlarını yok etti. Grenada’da az miktarda küçük hindistancevizi üreten yüz bin insan yaşıyor ve bu ülkeyi haritada bulmanız bile neredeyse…
-
Bunun bir sebebi var. Bir ülke ne kadar zayıf ve yoksul ise, bir örnek olarak o kadar tehlikelidir. Eğer Grenada gibi küçücük, yoksul bir ülke, halkına daha iyi bir yaşam sunmayı başarıyorsa, daha zengin kaynakları olan başka bir yerde insanlar şunu soracaktır: “Biz neden yapmayalım?” Bu durum, çok büyük ve önemli kaynaklara sahip olan Hindiçin’de…
-
Çağımızda İslâmcılık, İslâmî yönetim, Şeriat vb. adlarla bir ideolojiye dönüştürülmüş olmasına rağmen Mushaf’ta apaçık bir devlet sistemi, bir yönetim şekli yer almaz. Mushaf’ta miras hukukuyla ve kadınları boşamayla ilgili oldukça ayrıntılı ayetler vardır; ama insan hak ve özgürlüklerine ilişkin olarak açık ve net hükümler yer almaz. Sf. 57 Alıntı; Mushaf (Bugünkü Kur’an) Kur’an’ı Kerim midir?…
-
21.3.2014 Nevroz Günü Tutanağı “Barış savaştan daha zordur ama her savaşın da mutlaka bir barışı vardır. Biz direnirken korkmadık, barışırken de korkmayacağız. Bizim direnişimiz, kardeş halklara karşı değil, hegemonik karakterli, yok sayan, imha eden, inkâr eden zulüm düzenine karşı olmuştur.” Sf. 253 Alıntı; İmralı Tutanakları (Öcalan’ın Ağzından “Çözüm” Süreci) – Ceyhun Bozkurt, (Destek Yayınları, 3.…
-
Artık tek parti oldular ve seçimlere ihtiyaç duymuyorlar; ama bazen “seçimcilik” oynuyorlar. Aslında şimdiye kadarki uygulamalara seçim demek çok zor idi ve şimdi şeklen de sondayız. Bir, yüzde onluk seçim barajı, Eylülist diktatoryanın hükmüdür ve değiştirmediler. İki, 27 Mayıs Devriminden sonra milletvekili adaylarını, parti delegeleri seçiyordu ve bu usulü kaldırdılar, bu üçü karar veriyorlar. Kendi…
-
Büyük toprak sahipleri, vebanın bir daha gelmeyeceğini düşündükleri zamanlarda, kaybettikleri feodal haklarını geri alabilmek için baskıya ve zor kullanmaya başladılar. Bu ise, çok büyük düzensizliklere ve köylü isyanlarına yol açtı. On dördüncü yüzyılın sonuna doğru Osmanlı kuvvetleri Balkanlar’a yerleşirken, Avrupa köylü ayaklanmaları ile yanıyordu. Sf. 49 Burada durmuyor, ölülerle cinsel ilişkiye girdiler ve bu ilişkilerde…
-
(Nizam’ül-Mülk’ün Sultan Melikşah’a sunduğu Siyasetname kitabından;) Memleket meselelerinde acele etmemek gerekir. Kulaklarına çalınan bir meseleden kuşkuya düştüklerinde işin hakikatinin doğrusu yalanıyla ortaya çıkması için meselenin araştırılmasını emretmelidir. Esasında acelecilik güçlünün değil zayıf adamın kârıdır. İki davacı huzura gelip maruzatlarını arz ettiklerinde padişahın gönlünün kimden yana olduğunun taraflarca malum olmaması lazımdır. Padişahın gönlünün bir tarafa meylettiği…
-
Egemenlik: Bunun esas ölçüsü şudur: Egemen olan, kendisi hakkında karar alabilmeli ve bu kararların uygulanışının nihaî kontrolünü yapabilmelidir. Bir ulusun egemenliği, ulusun kendi kararlarını kendisinin alıp alamaması ve onları nihaî olarak kontrol edip edememesi ile belirir. O halde, bir ülkede alınacak ulusal kararları (kanun vesaire biçiminde) alıp bunların uygulanmasının nihaî kontrolünü yapanlar, ulus içinde egemen…
-
CHP içinde demokrasi yoktur. Esas niteliği bürokratik yönetimden alan CHP içinde bürokratik merkeziyetçi gelenek yaşamaktadır. Sf. 77 Alıntı; Sivil Toplum Yazıları – İdris Küçükömer, Yayına Hazırlayan; Yücel Yaman, (Profil Yayıncılık, 2. Baskı Şubat 2013 – Sf. 77) kitabından birebir alınmıştır.
-
O halde, beğenmek veya beğenmemek hürriyeti var, ancak, “cumhuriyet” varsa, kamusal işlerin yürütülmesinde yavaşlık şarttır. Ve işlerin daha hızlı yürütülmesinde ve ölçeklerin büyütülmesinde, hiçbir zaman, erdem bulamıyoruz. “Küçük her zaman güzeldir”, demeyi sürdürüyoruz ve tabii sürdürüyorum. Sf. 132 Cumhuriyet, neden çöktü? Montesquieu’nün cevabı çok kısadır; Roma çabuk büyüdü. Gerçi Roma büyümek için kuruldu ve yasaları…
-
Burada Montesquieu’yü hatırlamak yerindedir; Montesquieu, üçe ayırdığı devlet türlerinden, monarşinin onur’a, demokrasinin erdem’e ve despotizmin de korku’ya dayandığını yazmıştır, demokrasi ya da hürriyet düzeni ile korku, birbirinin zıddı olmaktadır. Korku’nun bireyi köleleştirdiği kesindir; feodalitede, insanların, kendiliğinden ve isteyerek, ayrıca bir törenle, köleliğe geçtiklerine işaret etmiştim. Sf. 78 Alıntı; Caligula (Saralı Cumhur) – Yalçın Küçük, (Salyangoz…
-
Yönetimde hasta veya kaçık varsa, demokrasi asla yoktur ve bunu araştırıyoruz. Sf. 25 Alıntı; Caligula (Saralı Cumhur) – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, Birinci Basım Mart 2007 – Sf. 25) kitabından birebir alınmıştır.