Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
Kategori: Demokrasi
-
13 Aralık 1920 tarihinde 113. İçtima 1. Celse, İkinci Reis vekili Hasan Fehmi Bey 12 İçtimada Ticaret Vergisi Kanunu Görüşülüyor. Teşkilâtı Esasiye Kanunu 1921 Anayasası Görüşülüyor. 5 Madde. (Meclisin İçtima (toplanma) süresi ile ilgili madde.) Vehbi Bey (Karesi); “..Dört seneyi değil iki seneyi geçtikten sonra, mebusların milleti temsil kuvveti kalmaz… Sf.337 Mesud Bey (Karahisarışarki); (Halka…
-
29 Kasım 1920 tarihinde 105. İçtima 2. Celse, İkinci Reis Vekili Hasan Fehmi Bey Teşkilât Esasiye Kanunu’nun Görüşülmesine Devam Ediliyor. Yani 1921 Anayasası. İntihap (Seçim) Madde 4. Ali Rıza Efendi (Batum); (Bu kanun uygulanamaz çünkü halk çok cahil diyor.) “-.. Bir vakit köylü bir Macar neferine sormuştum ki yazı bilir misin? Eseri gaflet ile (bilmeden)…
-
18 Kasım 1920 tarihinde 99. İçtima 1. Celse, İkinci Reis vekili Hasan Fehmi Bey (Menteşe Mebusu Dr. Tevfik Rüştü Bey Moskova’ya sefir yaveri olarak görevli gidecek. Meclisten izin almadan hükümet gönderiyor.) Sf.406 Teşkilâtı Esasiye Kanunu (Anayasa) Görüşmeleri: (Halkçılık Programı adı altında Hükümetin Özel Encümene gönderdiği bu tasarı görüşülüyor. İsmail Suphi Soysallı bu tarihi bir gündür…
-
3 Temmuz 1920 tarihinde 26. İçtima 1. Celse Lazistan Mebusu Osman Nuri Bey’ Düzce isyanı hakkında bir takrir (soru önergesi) veriyor: Osman Nuri Bey (Lazistan); “1-Düzce’de zuhura gelen (açığa çıkan) hadisei irtica (gericilik olayı) filhakika (gerçekte) Ferit Paşa Hükümetinin Anadolu’yu parçalamak üzere .. yaptıkları teşvikat (teşvikler) neticesi meydana gelmiştir. Fakat umumiyetle (genellikle) halkı bu derece…
-
… benim gibi bir köylü parçası asla böyle bir gelişme imkânını bulamazdı. Ama böyle bir haksızlığın, büyük bir düzensizliğin olması beni olağanüstü kıldı. Bir adalet insanı güçlü kılar, bir de zulüm insanı güçlü kılar. Bir eşitlik güçlü kılar, bir de eşitsizlik; bir zorbalık güçlü kılar bir de yiğitlik. Alıntı: Diriliş Tamamlandı Sıra Kurtuluşta – Abdullah…
-
… her türlü çözüme varız. Ben burada bunu sizlere taahhüt ediyorum; zor seçeneğini kaldırın, kesinlikle mevcut sınırlar dâhilinde, halkların demokratik tercihlerine göre nasıl istiyorlarsa düzenlemeyi öyle yaparlar. İlişkilerin yeniden düzenlenmesinin nasıl büyük bir zenginlik sağlayacağını, demokrasinin halkları nasıl yücelteceğini, Kürt halkının kendi kültürünü geliştirmesinin Türkiye’ye ne kadar büyük bir yaşam zenginliği olacağını, insanların karşılıklı olarak…
-
Demokrasiye yönelen tehlike politik ayrılıkçılık değildir. Kırgınlık ve açgözlülükle beslenen hırstır ve açgözlülükte bir nedenden çok bir sonuçtur, bir korku duygusunun sonucudur. Bu korku gerçekte mali güvensizlik korkusu değildir. Kişisel yetersizlik korkusudur. Açgözlülüğün babası, kendini beğenmişliktir. Alıntı: Yirminci Yüzyılın ve Modern Çağın Sonu – John Lukacs (Sabah Yayınları – Sf. 148) kitabından birebir alınmıştır.
-
Demokrat yılgın ve yılışık insan türüdür. Ancak “Devrimci” demokratın kıymeti harbiyesi vardır. Alıntı: Emperyalist Türkiye – Yalçın Küçük (Başak Yayınları, Temmuz 1992 – Sf. 280) kitabından birebir alınmıştır.
-
Lenin, “Demokrasi bir devlet biçimidir, hâlbuki biz Marksistler devletin her türüne karşıyız. Devlet, sınıflar var olduğu sürece duruyor ve demokrasi hep sınıfların varlığında ortaya çıkıyor.” Alıntı: Emperyalist Türkiye – Yalçın Küçük (Başak Yayınları, Temmuz 1992 – Sf. 292) kitabından birebir alınmıştır.
-
Bir; Misakı Milli Türkiye’de bitmiştir. İki; Demokrasi bitmiştir. % 26 ile hükûmet kurma hesaplarının yapıldığı bir Türkiye’de, milletvekillerinin nerede ise tombala kurallarıyla belli olduğu bir ülkede, demokrasiden bahsedilemez. Üç; CHP bitmiştir. Bir acizler topluluğudur. Dört; Partiler bitmiştir. Alıntı: Emperyalist Türkiye – Yalçın Küçük (Başak Yayınları, Temmuz 1992 – Sf. 199) kitabından birebir alınmıştır.
-
Tekelli düzende sokaktaki insanın kültürü reklam kültürüdür; dili, reklamcının basit düşünmeye mahkûm eden dili oluyor. Hobson, emperyalizm ile halk yönetiminin ortak hiçbir yanı olmadığını ileri sürüyor. Bu saptama 1902 tarihlidir ve her geçen zaman Hobson’u doğruluyor. Tekelli ve emperyalist düzene geçen her ülke halk yönetimini bir kenara atıyor. Başkanlık sistemi, bürokratik yönetime en uygun sistemdir.…
-
Bir tez yazıyorum; Tekelli düzen, çelişkileri algılayan aklı siliyor. Bir tez daha yazıyorum; Tekelli düzen insansızlaştırma sürecidir. Alıntı: Emperyalist Türkiye – Yalçın Küçük (Başak Yayınları, Temmuz 1992 – Sf. 59) kitabından birebir alınmıştır.
-
… Devleti şişler demeti olarak anlatmaya çalıştım. Her zor bir vektör yada şiştir. .. Diktatörlük şişlerin hepsinin yönünü birleştirerek kalın bir şiş oluşturmaktır. Demokrasi şişlerin yönlerinin birbirinin şiddetini azaltacak biçimde birbirleriyle çeliştikleri bir durumdur. Alıntı: Emperyalist Türkiye – Yalçın Küçük (Başak Yayınları, Temmuz 1992 – Sf. 19) kitabından birebir alınmıştır.
-
24.10.1921’de Matbuat ve İstihbarat Müdürü Umumisi Muhittin Bey’in bana Tiflis’ten gönderdiği mektup; “..Son defa Ankara’da Matbuat ve İstihbarat Müdürü, ondan evvel Mebus, Vatan’ın Başmuharriri idim, şimdi ise bir serseri! …Ankara’nın havası ile bir türlü imtizaç edememiş (uyum sağlayamamış), .. çünki bugünkü Ankara, ..asap ve ahlaki çürümeye mahsus bir cehennem halini almıştır. .. memleketin bu…