Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Dersim

  • Kadınlarımızın da giysileri aynı kaldı. En ufak bir değişiklik bile olmadı. Biz erkekler de istemedik. Gözlerimiz kadınlarımızın kıyafetlerine aşinaydı, ortaçağa, yüzyıllar öncesine uzanıyordu. Uzun gömlekler, renkli manusadan uzun şalvarlar giyinirlerdi. Üstüne de, Suriye işi uzun boy entarisi. Önü açıktı bu entarilerin, eteklerini üst üste getirip bizimkilerden iki kat veya daha geniş kuşaklarla bağlarlardı. Mendillerini de…

  • Türkler, Kürtler giysilerini evlerinde, kendi boyadıkları yünlerden hazırlarlardı. Köyde değil de, dağlarda, çay kenarlarındaki mağaralarda yaşayan çoban Kürtler şalvar, salta da giymezlerdi. Şehirlere yolculuk ettiklerinde veya peynirlerini, yağlarını satmaya katırlarıyla köye indiklerinde, üstlerinde sadece uzun gömlek ve uzun don olurdu. Karşımızdaki, Şavak, Avaz dağlarının Kürtleri böyleydi, karşı geçedeki Dersim Kürtleri de. Satacak bir şeyleri olmazdı.…

  • Mırza Dağı, Munzur (Mıntzuri) sıradağlarıdır. Sf. 9 Alıntı; Turna Nereden Gelirsin? – Hagop Mıntzuri, (Aras Yayınları 2. Baskı, 2012 – Sf. 9) kitabından birebir alınmıştır.

  • Üç, 14 Şubat 1921 tarihinde, Merkez Ordusu çerçevesinde tertiplenen Altıncı Süvari Alayı, Ümraniye’ye sevk edildi. Mart Ayı bidayetinde (başlangıcında), isyancı şefler, Kürt köylerinde “hükümet Ermeniler gibi bizi de kırmak istiyor” propagandasını yapmaya başladılar. 5 Mart 1921 tarihinde, Alişan Bey, “İstanbul Hükümeti, Kürtlere beylik veriyor ve Ankara itiraz ediyor”, bildirileri dağıtıyordu. Ve 6 Mart 1921 tarihinde…

  • Stepan Zakari Stepanyan (D 1907 Kharberd Til Köyü) Babam beni görünce bayıldı. Sonra, diğer çocuğu da getirtti. Bir de bir kadın getirdiler; Kürt elbisesi giymiş, bir de yaşmak takmıştı; baktık ki, amcamın karısıymış; birbirimize sarıldık. Dersim Kürtleri eskiden Ermeni’ymiş; sonra din değiştirmişler. Soygun yaptıkları doğrudur; ama Ermenilerin canına zarar vermezlerdi. Eşyalarımızı toplayıp, yola düştük. Sf.…

  • Sargis Karapeti Khaçatıryan’ın Tanıklığı (D. 1903, Kharberd [Harput], Khula Köyü) Türklerin arasında da iyi insanlar vardı. Bütün Türklerin kötü olduğunu söylemek mümkün değildir. Türk aileleri pek çok Ermeni’yi yanlarına alıp saklamıştır; bazılarını da para karşılığında saklamışlardır. Büyük annem sık sık beni tanıdığımız bir Türk Bey’in evine götürürdü. Bey’in annesi bana Türkçe şiir okuturdu. Büyük annem…

  • Hakob Manuki Holobikyan’ın Tanıklığı (D. 1902, Kharberd [Harput], Çarsancak, Berri – Peri); Kaymakam yerli eşrafın adamlarını ve sivil giyimli Kürtler olan Hamidiyeleri de silahlandırmıştı. Canavar görünümlü adamlar şehir kuşatmışlardı. Kimse kaçamazdı ve vicdan sahibi Türkler tanıdıkları Ermenilerin evlerine yaklaşmaya korkuyorlardı. Sf. 391 Alıntı; Ermeni Soykırımı (Hayatta Kalan Görgü Tanıklarının Anlattıkları) – Verjine Svazlian, Ermeniceden Tercüme Edenler;…

  • Hakob Manuki Holobikyan’ın Tanıklığı (D. 1902, Kharberd [Harput], Çarsancak, Berri – Peri); Babam yiyeceği aldıktan sonra, alçak sesle: “Oğlum bana bir tane taze koyun postu getir ki, sırtıma koyayım; o kadar çok dövdüler ki, yaralarım simsiyah kanla kaplı” dedi. Ben babamın o ricasını yerine getirdim. Pazar günü amcamın evine döndüm. O günlerde belediye reisi olan…

  • Hakob Manuki Holobikyan’ın Tanıklığı (D. 1902, Kharberd [Harput], Çarsancak, Berri – Peri); Sonbahar aylarında bağcılık faaliyetleri başlardı. Yazın dutu kuruturlardı; o kış aylarında temel yiyecek maddesiydi. Ermeniler üzüm özünden ceviz sucuğu hazırlıyorlar, pestile sarıyorlar ve yılbaşında açmak üzere çömlek içine yerleştiriyorlardı. Sf. 389 Alıntı; Ermeni Soykırımı (Hayatta Kalan Görgü Tanıklarının Anlattıkları) – Verjine Svazlian, Ermeniceden Tercüme…

  • Hakob Manuki Holobikyan’ın Tanıklığı (D. 1902, Kharberd [Harput], Çarsancak, Berri – Peri); Katliam başladığında, bölgemizdeki altmış dört köyün Ermenileri ve merkezimiz Berri (Peri) şehri müreffeh bir durumdaydı. Bizim Berri Şehri’nin 700 hanelik nüfusunun büyük bir kısmı Ermenilerden oluşuyordu; sadece 100 hane Türk vardı; onlar da başka yerlerden gelen insanlardı; yerli değildi. Şehir altı mahalleden oluşuyordu:…

  • Haykaz Acemyan’ın Tanıklığı (D. 1892, Kharberd [Harput]) Dersim isyankârdı. Osmanlı Dersim’e giremezdi. Birinci Dünya Savaşı sırasında Dersimlileri silah altına aldılar; ama onlar savaşmadılar; silahlarını alıp evlerine döndüler. Öyle ki, onlar hep silahlıydılar. Sf. 375 Alıntı; Ermeni Soykırımı (Hayatta Kalan Görgü Tanıklarının Anlattıkları) – Verjine Svazlian, Ermeniceden Tercüme Edenler; Tigran Ter Voğormiyacıyan ve Petros Çavikyan, (Belge Yayınları,…

  • (Belge 6; V. T. Maevskiy, Van Vilayeti. Askerî-İstatistikî Tasvir, Kafkasya Askerî Bölge Karargâhının Yayını, Tiflis 1901 – Etnografik Deneme –  Ermeniler.) Bununla birlikte Müslümanlar da dâhil olmak üzere Türkiye’nin köylü nüfusunun tamamının Kürtlerin keyfî hareketlerinden yeterince korunamadığını belirtmek gerekmektedir ki, Kürtler arasında bugün de hırsızlık, soygun, hayvan kaçırma ve buna benzer hareketler, suç değil, onurlu…

  • (Belge 5; “Genelkurmay Başkanlığı Albayı D. V. Putyata’nın Küçük Asya Hakkındaki Notu”) Doğu eyaletlerdeki Kürtlerin hırsızlığa yatkın, görgüsüz ve kaba olduklarını kendileri de dâhil olmak üzere herkes kabul ediyordu. Dersim’de bulunduğumuz sırada Türk subayı tercümanım ile yaptığı konuşmada onların korkunç derecede kaba ve görgüsüz bir halk olduğunu belirtti. Yanımızda duran Kürtler de içtenlikle “İşte bu…

  • (Belge 5; “Genelkurmay Başkanlığı Albayı D. V. Putyata’nın Küçük Asya Hakkındaki Notu”) …Suç vakaları konsolos raporlarında ileri sürüldüğü gibi çok sık meydana gelmiyor. Bununla birlikte Kürtlerde başkasının mülkiyetini kullanma eğilimi mevcuttur ve özellikle de Şii Kürtler bunu bir suç olarak görmüyorlar. Onlar, Hz. Ali’nin taraftarlarının öğretisine dayanarak zenginlerin mal fazlalığını fakirlerle paylaşmaları gerektiğine, bunu yapmadıkları…

  • (Belge 5; “Genelkurmay Başkanlığı Albayı D. V. Putyata’nın Küçük Asya Hakkındaki Notu”) Kürtlerin kullandıkları dil ve dinî inançlarında büyük farklılıklar mevcuttur… Dinî konularda aralarında büyük farklar vardır. Zaza dilinde konuşanlar, çoğunlukla Şii, Kurmani dilini konuşan Kürtler ise Sünni’dirler. Kızılbaşlar gibi çeşitli Kürt grupları ise putperestliğin kalıntılarını da içeren karışık bir dine mensuplar. Sonuç olarak onların…

  • Yine Mehmet Şerif’in Varto Tarihi (Sf. 34-35) de; “Büyük Halik cismani şekilde ilk önce Adem’i yaratmış, Muhammed Alinin nurunu ona emanet bırakmış, bu nur bütün peygamberleri dolaşarak Abdülmuttalip’de ikiye ayrılmış nübüvvet kısmı hazreti Muhammed’e ve imamet kısmı da hazreti Aliye geçmiş, bu bölünen nur Fâtıma’da tekrar birleşmiş İmam Hasan ve İmam Hüseyin ile 12 İmamda…

  • ‘‘Tanrı kâinatı yaratmazdan önce Muhammed, Ali, Fatıma, Hasan, Hüseyin ve 12 İmam’ın ruhlarını yaratmış kendi nurundan bunlara nur vermiş. Bunların hatırı için cihanı ve diğer ruhları yaratmıştır.” diyor ve sonra Kur’an’dan ayet getirmek suretiyle bu inanışı İslami bir şekilde yorumlamaya çalışıyor.” (Sf. 36) “Alevi ve Bektaşilere göre dünya var olmadan önce yeşil kandildeki Remzi Elest’de…

  • Zira gerek Porikli Derviş ve gerek Göbürgeli Baba, Bektaşilerde hizmet etmiş olduklarından Caferi mezhebi ile Bektaşilik arasındaki bazı farklar dolayısıyla bunu bir Bektaşi inanışı olarak da düşünmek mümkün olur. Mesela bu ayrılıklar arasında en mühimi Bektaşilerde babalık belden değil elden gelir. Yani veraset sureti ile babadan oğula geçmez Hizmet ve liyakat ile teslim taşma ve…

  • (Veysi Turan’ın ‘Nazım Ve Nesir Hazreti Virani Baba’ adlı kitabının 78 ve 79 sayfaları) Nazar eyle eya talip, Alidir cümle zat ullah Ali şanında saddakna, Ali nuruna eyvallah Ali ateş, Ali bad, Ali ab, Alihak Ali Fikir, Ali Akıl, Ali aşk ve hayatullah    Bu nazmı ile Viranî; Alinin Allah’ın kendisi olduğunu tasdik ederek Ali nuru…

  • Yine Porikli dervişe göre Ali, ay; Hasan ile Hüseyin de Şehper, Şehper diye belirtilen yıldızlar olduğuna göre gün’ün yani güneşin de açıklanması gerekir. Bu da her halde Sünni akidelere aykırı geldiği ve Kur’an’ın açık anlamında adı geçmediği ve Hristiyanlıktaki teslis (üçleme) şüphesini uyandıracağı korkusu ile adı gizlenen Hızır’dır. Aralarında “Ah Muhammed, Hızır” diye adlandırılan bu…