Kategori: Dil, Edebiyat
-
Mehmet’in yönetimindeki temel ilkenin, hiç kimsenin sivrilmesine imkân vermemek olduğu.. Sf. 183 Alternatiflerin kökünü kazımak Fatih’in temel yöntemidir. Sf. 183 Mehmet, Halil’i idam ettirerek, Osmanoğlu yönetiminde nüfuzlu Müslüman ve Türk ailelerin etkinliğine son verdi. Sf. 184 Fatih zamanında Ordu siniyor ve Fatih’ten nefret ediyor. Sf. 188 Fatih Enderun Okulunu, sivil yöneticilerin çıktığı tek kaynak haline…
-
Dimyat; Mısır’da İskenderiye ye yakın bir ticaret merkezi. Alamut; Kartal yuvası demek. Sf. 138, 144 Alıntı; Alamut’a Dönüş (Güvercinin Gerdanlığı) – Ernst W. Heine, (Yurt Yayını, Sf. 138 ile 144 arası) kitabından not alınmıştır
-
Devşirmelerin, babasının adı yerine Abdullah yazılıp, bu suretle Abdullah Oğlu olduğu, yani devşirme ve esirden gelme Hristiyan olduğu gösterilmiştir. Mesela Mehmet Nasuh ismi Mehmet bin Nasuh demektir keza Şaban Gemlik veya Ahmet Mihaliç isimleri de Şaban’ın Gemlik’ten ve Ahmet’in de Mihaliç’ten devşirildiğini göstermektedir. Alıntı; Kapıkulu Ocakları I (Acemi Ocağı ve Yeniçeri Ocağı) – İsmail Hakkı…
-
Üç yaşına kadar olan çocuğa; Şirhor yani meme emen çocuk denirdi, üç yaşından sekiz yaşına kadar olan çocuğa; beççe yani yavru, sekizden on iki yaşına kadar olana gûlamçe (küçük çocuk), ve bulûğa ermiş olana da gûlâm denirdi. Sf. 10 Alıntı; Kapıkulu Ocakları I (Acemi Ocağı ve Yeniçeri Ocağı) – İsmail Hakkı Uzunçarşılı, (Türk Tarih Kurumu…
-
Pençik: Beşte bir demek Pençik. 1363’te her beş çocuktan birini acemi ocağa alma işlemi. Sf. 9 Alıntı; Kapıkulu Ocakları I (Acemi Ocağı ve Yeniçeri Ocağı) – İsmail Hakkı Uzunçarşılı, (Türk Tarih Kurumu Yayınları, Sf. 9) kitabından birebir alınmıştır.
-
Emmanuel Karasu, Şişli Terakki Lisesi ve İ.Ü. Edebiyat Fakültesi mezunu, 1962- 1963’te Rockefeller Vakfı bursuyla Avrupa ülkelerinde araştırmalar yapan, Hacettepe Üniversitesi Öğretim üyesi ve Türk edebiyatının ünlü ismi Bilge Karasu’nun babasıdır. Sf. 84 Alıntı; Efendi (Beyaz Türklerin Büyük Sırrı) – Soner Yalçın, (Doğan Kitap, 88. Baskı 2014 – Sf. 84) kitabından birebir alınmıştır.
-
Selanik ve İzmir’de “efendi” sıfatını kullananların büyük çoğunluğunun Sabetayist olduğunu Selanik doğumlu yazar Münevver Ayaşlı da Dersaadet adlı kitabında böyle belirtiyor. Sf. 56, 57 Alıntı; Efendi (Beyaz Türklerin Büyük Sırrı) – Soner Yalçın, (Doğan Kitap, 88. Baskı 2014 – Sf. 56, 57) kitabından birebir alınmıştır.
-
Kapanî İbranicede İzmir’im demektir. Sf. 42 Alıntı; Efendi (Beyaz Türklerin Büyük Sırrı) – Soner Yalçın, (Doğan Kitap, 88. Baskı 2014 – Sf. 42) kitabından birebir alınmıştır.
-
Sabetay Sevi ve yandaşlarına, dinlerinden döndükleri için, “avdeti” (dönme) denilmeye başlandı. Sf. 39 Alıntı; Efendi (Beyaz Türklerin Büyük Sırrı) – Soner Yalçın, (Doğan Kitap, 88. Baskı 2014 – Sf. 39) kitabından birebir alınmıştır.
-
Bir gün, Kâmil Paşa, Kıbrıs’a giderken, Eşref’ten ne hediye istediğini soruyor. Eşref, “Kıbrıs’ın eşekleri meşhurdur, bir eşek getirirseniz makbule geçer Paşa’m” diyor. Bir ay sonra Kâmil Paşa, Kıbrıs’tan dönüyor. Valiyi rıhtımda karşılayanlar arasında Eşref de vardır. Kâmil Paşa vapurdan iner ve karşısında Eşrefi görünce, elini dizine vurarak Tüh! Sen benden eşek istemiştin. Unuttum. Şimdi, seni…
-
Evliyazâde Mehmed Efendi işte bu yerli simsarlardan biriydi. “Sebilürreşat’tı, yani “komprador”! Evliyazâde Mehmed Efendi’nin “iş ortağı” J.J. Frederic Giraud adlı bir Levanten’di! Sf. 19 Alıntı; Efendi (Beyaz Türklerin Büyük Sırrı) – Soner Yalçın, (Doğan Kitap, 88. Baskı 2014 – Sf. 19) kitabından birebir alınmıştır.
-
Şeytana tapanlar deniliyor ancak aslı bu değil; Latince Paganus, taşrada oturanlar ve doğaya tapınanlar demek. Sf. 46 Alıntı: Da Vinci Şifresi – Don Brown, (Sf. 46) romanından birebir alınmıştır.
-
1870’te İtalya ulusal birliğini kurduğunda nüfusunun sadece yüzde 4’ü İtalyanca, yine o yıllarda Fransa’nın ancak yarısı Fransızca biliyordu. Alıntı: Kürtler – Hasan Cemal, (Doğan Kitap 2. Baskı 2003 – Sf. 534) kitabından birebir alınmıştır.
-
Panik, Pan Tanrısının saldığı korku. Sf. 177 Alıntı: Denemeler – Michael de Montaigne, (Kum Saati Yayınları, 2004 – Sf. 177) kitabından birebir alınmıştır.
-
Paşa sözcüğü Farsça’dan geliyor ve padişah sözcüğünün küçültülmüşü anlamına geliyor. Paşaya “küçük padişah” gözüyle bakılıyor. Sf. 106 Alıntı: Kurtuluş Yazısı – Yalçın Küçük ve Çelik Bilgin, (Dönem Yayıncılık 1. Baskı 1988 – Sf. 106) kitabından birebir alınmıştır.
-
Hepsi Ahmed, Muhammed, ve Mahmud aynı anlama sahipler “övülen” demektir, çok ilginç, “yehudi” de övülen anlamını vermektedir, Memduh diyebiliriz. Sf. 341 Alıntı: Tekeliyet II (Ansiklopedi) – Yalçın Küçük, (İthaki Yayınları 1. Baskı 2003 – Sf. 341) kitabından birebir alınmıştır.
-
Profesör Doktor Faruk Sümer’in her açıdan eşsiz “Şahıs Adları” çalışmasına bakma cesaretini gösterirsek bir büyük sürpriz ile karşılaşmamız kaçınılmaz olmaktadır. Çünkü bu kaynağa baktığımızda Türk Tarihinde “Mehmet Ali” adını taşıyan hiçbir kimseye rastlamıyoruz. .. Osmanlı dinastisitesinde (hanedanında) Mehmet Ali’ler bir yana tahta oturmuş hiç “ali” görünmüyor ve daha da önemlisi Profesör Sümer “ali” adını da…
-
.. bir kimsenin Yahudi olması, benim ona sevgimi hiç azaltmamaktadır ve ben rantiye olan, hak etmediği yere gelen bu topraklara sadakati olmayanları deşifre ediyorum, bunları hiç sevmiyorum ve böylelerini sevmemek için başka bir vasfa ihtiyaç yoktur. Musa – Moşe, Mısır’ın eski dili Kıptice’de ilk hece “mu” su ve ikinci hece “sa” “-dan” veya “çıkarmak” anlamındadır.…
-
Nivellement, düzleme işi. Sf. 160 Alıntı: Tekeliyet II (Ansiklopedi) – Yalçın Küçük, (İthaki Yayınları 1. Baskı 2003 – Sf. 160) kitabından birebir alınmıştır.
-
Yahudilik ve Sabatayizm’de iki isim esastır, birisine Şem Hakodoş, Şem Arabi’de “isim” ve Kodoş da “kutsî” sözcüklerine denk düşüyorlar, ikincisi kinnuy, Batı dillerinde “gentile” isim diyoruz, Yahudi olmayan anlamındadır, bazen laik isim olarak da çevriliyor ki doğru bulmuyorum. Sf. 422 Alıntı: Tekeliyet I (Ansiklopedi) – Yalçın Küçük, (İthaki Yayınları 1. Baskı 2003 – Sf. 422) kitabından…