Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Dil, Edebiyat

  • “Cevat Şakir’in Resimli Ay’da çıkan bir yazısından dolayı; Zekeriya Sertel ile birlikte Ankara İstiklâl Mahkemesinde yargılandığı ve mahkûm olarak Bodrum’a sürüldüğü doğru.  Ancak, Cevat Şakir’in politikaya pek ilgisi yok. Üstelik kendi ifadesinden de anlaşılıyor, Cevat Şakir bir politik dergide, yazmadığı bir yazıdan dolayı mahkûm olmuş. Cevat Şakir Abdülhamit’in ünlü Paşalarından Şakir Paşa’nın oğludur. İngiltere Oxford…

  • 15. Asrın sonlarında ve 16. asırda, Yahudiler tarafından İstanbul, İzmir, Edirne ve Selanik’te kurulan matbaalarda yalnız İbranice eserler basılmıştır.” Matbaanın girişi öyle sanıldığı kadar geç olmamış anlaşılan.        1510-1520 Yılları arasında İstanbul’da Avrupa’dan ithal edilen sekiz matbaa daha kuruluyor. Bunu 1512 yılında Selanik, 1519 yılında Halep, 1554 yılında Edirne, 1605 yılında Şam’da kurulan matbaalar izliyor.…

  • “Türk diline ve özellikle düz yazıya önemli bir gelişmişlik getiren, cümle kuruluşunu genişleterek dilin anlatım gücünü arttıran Hüseyin Cahit’tir. (Hüseyin Cahit Yalçın’ın “Edebiyat Anıları” adlı eserinden alıntı:) “… Rauf’un, benim bu yalnızlığımız, doğrusunu isterseniz, bilgisizliğimizden ileri geliyordu. Cenap’ın (Cenap Şahabettin) Arapçasını, Fikret’in kelime hazinesini bize veriniz, bak neler yazardık. En bilgisizi Rauf ile bendim. Bundan…

  • “Devlet Başkanlığı köşkünden İsmet Paşa’nın desteği ile Garip Akımı başlatılıyor. Tam bir kaçış akımıdır. Abdülhamit’in Sarayından desteklenen Servet-i Fünûn akımı da bir kaçış akımı olmuştur.  Garip Akımı ve Orhan Veli ile diğer öncüleri, Türk Aydınının yüz karasıdır; Aydın olmaya reddiyedir. “Halkçılık” adına büyük bir tembelliğin ötesinde, insan ruhunu ve yapısını basitleştirici, insanlığın ortak kazanımı olan…

  • “Dilin gelişmesi için önce düşüncenin gelişmesi gerekiyor.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler II – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 418) kitabından birebir alınmıştır.

  • BAKKAL’IN NOTU (1995): Vulgarize etmek veya Popülarize etmek her ikisi de halklaştırmak demek oluyor. Alıntı: Aydın Üzerine Tezler II – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 395) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Batıda, Rusya da dâhil, edebiyat kelimesi, Latince harf anlamına gelen ittera kelimesinden geliyor.  Tanzimatçılar iyi davranış demek olan “edep” kelimesinden edebiyatı türetiyorlar. Tanzimat’tan önce Türkiye’de edebiyat yoktur.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler II – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 397) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Efendi” kelimesi Türkçeye, Grekçe “Ofendis” den geçmiş. Dillerin çoğunda “ekonomi” kelimesi koca, huzband veya efendi kelimesinden türemiştir.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler II – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 169) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Bir yazıda ki’lerin çokluğunun bir anlamı var; Sözler içten değil, düşünce özgün değil, demek. Ki’leri bol bir anlatım hep ukalâ izlenimi bırakıyor.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler II – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 162,163) kitabından birebir alınmıştır.

  • (Behçet Kemal Çağlar, Ergenekon adlı oyununun Ozan adlı şiirinden örnekler😉   “Türk örnektir Tanrı’nın her pürüzsüz huyuna.   Dünya yaratılmıştır Türk’ün yüzü suyuna.     Türklerden ün almışsa yeryüzünde kaç kişi.   O kadardır Tanrının toprakta belirişi.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler II – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 41, 42) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Şemsettin Günaltay ve Hasan Reşit Tankut: “Bu millet yarattığı kültür eserlerinin adını ve bu eserlere bağlı fikir sistemlerini Asya’dan sonra Avrupa’ya, Amerika’ya ve bütün dünyaya birlikte götürmüş ve içlerine girdiği uluslara da yaymıştır.   Türk jenesisinin ürünü olan Güneş-Dil Teorisini Büyük Şef Atatürk’ün dehası aydınlattı.” diyorlar.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler II – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi…

  • (Ord. Prof. Fuat Köprülü’nün “Bizans Müesseselerinin Osmanlı Müesseselerine etkisi” adlı kitaptan;) “Bizans esnaf örgütü ile Osmanlı devri esnaf örgütü arasında bazı benzerlik noktaları pek göze çarpıcı olduğu gibi….. Bizans İmparatorlarının yabancı tüccarları memleketlerine çekmek için verdikleri imtiyazlar (ayrıcalıklar) yani kapitülasyonlar, yalnız Osmanlılarda değil, Selçuklularda, hatta Akdeniz kıyılarına hâkim çeşitli İslam devletlerinde de vardı.  Selçuklular, Hıristiyan…

  • (İbrahim Necmi Dilmen’den alıntı:) “Güneş-dil teorisinin asıl büyük hedefi, Türk dilinin yeryüzü dillerine ana kaynak olduğu davasının ispatıdır.” İ.N. Dilmen. Alıntı: Aydın Üzerine Tezler II – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 91) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Köksüz Türk, Anadolu’daki ilk devletine “Roma Selçukluları” adını uygun görüyor. Resmi yazışmalarını Arapça yapıyor. Ve yöneticilerine Keyhüsrev, Keykavus, Keykubat türünden Farsça isimler koyuyorlar. (Rum Arapçada Roma demek)   Bu devletin yıkıntıları üzerinden büyümüş şairi de Arapça Romalı anlamına gelen Rumi kelimesini beğenerek Mevlana Celaleddini Rumi oluyor. Türkçe, yok denecek kadar az şiir yazıyor, bunun yerine ve…

  • “Osmanlılar edebiyatı İran’dan alıyorlar. (Bizans’ta edebiyat yok)  Biz Türklerin bir teorik geleneği olmaması, sanat birikiminin bulunmaması, Türkçenin basitliği; Biz Türkler için sevinç değil üzüntü kaynağıdır.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler II – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 55 ile 59 arası) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (1995): Yalçın Küçük Hoca Türklerin köksüzlüğü…

  • “Dil eyleme dönüşmüş düşüncedir.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler II – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 11) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Batı Avrupa dillerinde düşünme ile gebe kalma aynı kelimelerle ifade ediliyor: Conception. Tam karşılığı kavrama ve gebe kalma demek oluyor.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler II – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 12) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Kanun, Fatih’ten sonra Grekçe’deki Kanen den dilimize geliyor. İngilizce de Canon “yol” ve ” kural”  anlamına geliyor.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler II – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 13) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Aydın, doğarken filolog doğar, aydın sözlük kullanır.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler I – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 599) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Türkçede bir ihtilâldir. Şinasi şunu yapmaya çalıştı: Dili halklaştırmak, Türkçeyi kütleleştirmek.” Sf. 588  “Niyazi Berkes: “Yeni Osmanlılardan hiçbiri, din, devlet, dil konuları üzerinde Şinasi’nin bıraktığı yerden bir adım ileriye gidememişlerdir.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler I – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 588 ile 589) kitabından birebir alınmıştır.