Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
Kategori: Dil, Edebiyat
-
“Emek, değerin özü, cevheri ve bizatihi özünde mevcut ölçüsüdür; fakat bizzat kendisinin bir değeri yoktur. Toplum, kendisine saldıran bütün mahzurları (sakıncalılıkları) tasfiye etmek (ortadan kaldırmak – düzlemek) isterse önce kulağa kötü gelen terimleri tasfiye etmeli, dil’i değiştirmelidir. Bu amaçla sadece akademiye başvurup sözlüğün yeni baskısının yayılmasını istemesi yeter.” Alıntı: Kapital – Ekonomi Politiğin Eleştirisi I,…
-
“Kürtçeden bazı kelimeler. Çer-Çır= Türkü (Eski Türkçede Yır.) Çirak= Türkülü hikâye. Kal / Kalik / Kâl =Yaşlı ihtiyar. (Kaşgarlı Mahmut’ta da Kal dır.) Kek / Keke / Kako / Keko = Ağabey demek. (Sibirler’de; Kek, Yakutlarda; Keki. K. Mahmut’ta; Kek, Mek, Er. (1) Ko / Ke / Ki = Bu ekler aile adları veya sıfatlarının…
-
“Amca dilimize Arapçadan geçmedir. Türkçesi Apa veya Apağa. Kürtlerdeki Apo sözü dilimize daha yakın. Bibi = hala Kürt dilindeki bu kelime Özbekçede de var. Eski Van Milletvekili İbrahim Arvas anlatıyor “Şemdikan Kaymakamı iken Gerdi aşireti reisi Oğuz Bey’e bu adı nereden aldığını sordum. Ben 21. Oğuz’um dedi …” Alıntı: Doğu Aşiretleri ve Emperyalizm – Mahmut…
-
“David Neil Mackenzie’nin iki ciltlik Kurdush Dialect Studies adlı eserinden; “Halen Kürtlerde kullanılan şu kelimeler Türkçedir ve çok eskidir. Çirkin, mundar, …Türkçede, Arapçada olduğu gibi şedde yok ve bir ses iki kere söylenmiyor. (1) Bu yüzden de halkımız çocuklarına Muhammed (m harfi şeddeli) değil de memet demektedir. Kürtler bu Türkçe kuralına o kadar sadık kaldılar…
-
“Oğuz ve Kıpçakların kelime başlarındaki “Y” seslerini yutarak konuştuklarını Kaşgarlı Mahmut Divanı’nda belirtmektedir. Kürtlerde de bu durum söz konusu. Eğit/ İgit = Yiğit, Em= Yem, Eprax = Yaprak, Urt= Yurt gibi.” Alıntı: Doğu Aşiretleri ve Emperyalizm – Mahmut Rışvanoğlu (1978, Sf. 69) kitabından günümüz Türkçesine çevrilerek alınmıştır.
-
“Kaşgarlı Mahmud’un belirttiği gibi Türk dilindeki 9 sesli ( a, e, ı, i, o, ö, u, ü) öteki sessiz harfleri Kürtlerde de görmekteyiz. Türkçede olmayan sesler Kürtçede de yok.” Alıntı: Doğu Aşiretleri ve Emperyalizm – Mahmut Rışvanoğlu (1978, Sf. 65) kitabından günümüz Türkçesine çevrilerek alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU (2007): Artık bu iddia doğru değil. İnce ve…
-
“Bazı Başkurtça kelimeler Alkış= Dua, Kargış= Beddua (Harput’ta karış diyorlar.) Kürege= Külek (ahşap kavanoz), Gurut = Kurut (kurutulmuş çökelek), Usgur= Uşkur (Harput’ta üsküre) .. Köyümüzde akrabamız olan Ehil Molla adında yaşlı imam çoğu zaman içkili olurmuş ve içkili halde halka namaz kıldırırmış…. Annemde kürege denen ağaç kapta “acı bal” denen bu içkiyi yapar ve babamdan gizli…
-
Dildeki her kelime yapıtaşı gibidir. Büyük ve muhteşem binalar yapmak istiyorsak, tuğlamız, yapıtaşımız, çok olmalıdır. Dilde Arapçanın girmesine ilk tepki Kaşgarlı Mahmut’tan 1072 yılında gelmiştir. Alıntı: Ülkücüye Notlar – Necdet Sevinç kitabından birebir alınmıştır.
-
“Gayret paha biçilmez bir hazinedir, fakat yaşayabilmenin tılsımı (sırrı) ihtiyattır (tedbirli olmaktır)” “Bir söz yetmezse, Bin söz nafiledir (boşunadır).“ Alıntı: Kızıl Çin’den Neden Kaçtım – Humphrey Evans kitabından birebir alınmıştır.
-
Göktürklerde Edgü il; iyi il, Kamaşığ İl ise Karışık il demektir. Alıntı: Türk Kültürünün Gelişme Çağları II – Bahaeddin Ögel (s. 53) kitabından birebir alınmıştır.
-
“Tarih kelimesi İbranicede “ay” anlamına gelen “yarex” kelimesinden geliyor. Latincedeki “historia” Arapçaya “asatir” olarak girmiştir.” Alıntı: Tarihte Usul I – Zeki Velidi Togan (s. 2) kitabından birebir alınmıştır.
-
“Kültürü fazla olan insan, anlaşılması girift (karışık)olan işler hakkında kendi düşüncelerini çevresini ürkütmeyecek şekilde sözler kullanarak o çevre içinde yaşamayı, ona faydalı olmayı düşünür.” Alıntı: Hatıralar – Zeki Velidi Togan (1978, s. 422) kitabından günümüz dil içi çevirisi yapılarak alınmıştır.