Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
Kategori: Dil, Edebiyat
-
“Yavuz ve Kanuni zamanlarında İstanbul’da matbaa vardı. Yahudi ve Ermenilerde var. İstanbul’a matbaa girmesine ferman var; Türkçe ve Arapça kitap basımına izin yok. … Ulema ayrıcalıklı bir sınıf olduğu için; Yer yer kast özelliği gösteren ve kendi çıkarlarını kıskançlıkla koruyan bir sınıf.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler I – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985…
-
“Tek başına eylem aydını büyütmez. Aydın, kafasıyla ve çok büyük bir inatla, toplumu değiştirmek için mücadele eden hayvandır. Tanımı kısaltmak gerekirse; Aydın, kafasıyla mücadele eden insandır. Aydını tarihin diğer aktörlerinden ayıran en belirgin çizgi, mücadeleye kafasını koymasıdır.” Sf.15 “Türk aydını, çok uzun yıllar ölmekte olan bir İmparatorluğu yaşatmak için mücadele etti. Türk aydını kurtaramadı. Aydının hayal…
-
“Sevgi, sezmeye yardım eder. Her düşünüre gereklidir. Çünkü düşünür, bir anlama, düşündüğüne aşk olmuş kimsedir. Türkiye’yi önemsemeyen kendisini küçümsüyor demektir. Sf.13 Her bilimsel çalışma aynı zamanda bir yöntem çalışmasıdır. Her ciddi bulgu bir yenice yönteme dayanır. Yöntemin yüzde yüz yeni olması mümkün değil, ancak yenice olabilir. Türk aydınını Türk eyleminin bir ürünü olarak ele almak,…
-
“Türk aydını başıyla yürüyor, ayağıyla düşünüyordu. Tersti; tersine çevirmeye başladım. Türk diline teorik bir anlatım gücü kazandırma çabalarımı burada da sürdürdüm. Çok sesli sunmak istedim. .. Denediğim cümlelerde parantezsiz parantezlerle, dip notlarla, metin içi eklerle, çok sesli bir sunuşa yaklaşmak istedim. İlaçla beynimin çalışmasını yavaşlatmak zorunda kaldığım oldu. Yazmak, benim için, öncelikle kafamı boşaltmaktır. Entelektüel…
-
BAKKAL’IN NOTU (1994): Seçim bölgelerinin eski adları: Canik (Samsun), Ertuğrul (Bilecik) Kangırı (Çankırı), Karahisarısahip (Afyonkarahisar), Karahisarı Şarki (Şebinkarahisar), Karesi (Balıkesir), Lazistan (Rize), Menteşe (Muğla), Saruhan (Manisa) Alıntı: TBMM Gizli Celse Zabıtları II – (İş Bankası Yayın No:267 – Sf. 423) kitabından birebir alınmıştır.
-
“Türkiye’de yılda ancak 25 adet eser basılıyormuş. Yeni yazı ile gazeteler her gün bir miktar daha az satılıyormuş.” Alıntı: Hayatım ve Hatıratım IV – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi,1967- Sf. 1749) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (1994): Rıza Nur, yurtdışında, bu bilgileri tuttuğu günlükten aktarmış.
-
“20-21 Mayıs 1931 tarihli Milliyet’te Hazine-i Evrak’taki (Devlet Arşivleri dairesindeki) evrakı (belgeleri) fersude (yıpranmış, erpimiş) evrak olarak Maliye Bakanlığı satmış! 200 balya imiş. Tabii 5-10 lira gibi önemsiz bir şeye satmıştır. Bu evraklar arasında önemli tarihi belgeler olduğu malumdur (bilinen şeydir). Bu bir büyük cinayettir. Bu cinayeti Maliye Bakanlığı yapmış, Bakan Mustafa Abdülhalik’in emriyle satılmış.…
-
“19 Mart 1931 tarihli Milliyet’te bir komisyonun daireleri gezip Arap harfleri ile yazılı kıymetli evrakı yaktırdığı yazılı. 2 Nisan 1931’de Milliyet’te çıkan bir istatistiğe göre 1928-1929 yılında bütün okullardaki öğretmen adedi; 18.483 olup13.635’i erkek, bunların 15.750’si ilkokullarda 2.248’i ortaokullarda, 485’i yüksekokullarda imiş. Öğretmen adedi 4 yılda 2.234 adet artmıştır. Bence ehil olanlar %10’u geçmez.” Alıntı:…
-
“Yahya Kemal (Beyatlı) Ankara’ya gelmiş. İsmet’e yolsuzluklardan şikâyet etmiş. İsmet “Bunları Gazi’ye de söyle, seni ona götüreyim.” demiş. .. İçilmiş, aptal Yahya Kemal Mustafa Kemal’e yolsuzluklardan şikâyet etmiş. Mustafa Kemal dinlemiş, dinlemiş sonunda “Sen bir şairsin, böyle şeylere karışma!” deyip kıçını dönmüş. Yahya Kemal oteline dönmüş, sabah olup ayılınca çok korkmuş. Beni bu adam asar…
-
“8 Kânunusani (Ocak) 1831 İstanbul’dan mektup aldım. Maarif Bakanlığı Matbaa-i Amire’ye (devlet matbaası amirliğine)emir vermiş, ne kadar eski yazı ile yazılmış kitap varsa hepsini yaktırmış. Mahmut Kaşgâri ve benzeri kitaplar orada idi.” Alıntı: Hayatım ve Hatıratım IV – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi, 1967 – Sf.1673) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (1994): Rıza Nur, yurtdışında, bu…
-
“Bir gün Necip Asım, Sadri Maksudof ve diğerleri de varmış. Gazi, Necip Asım’a “Ege ne demektir.” diye sormuş. O bir takım malayani (boş, anlamsız) şeyler söylemiş. Gazi uşak azarlar gibi “Çok cahilsin. Bir şey bilmiyorsun. Sus sus!” demiş. .. Ve nihayet dinleyin ben size öğreteyim demiş. “Ege’nin aslı eğe dir.” demiş çünkü bu kelime Türkçedir,…
-
“Mustafa Kemal “En nihayet bir veya iki sene içinde bütün Türkler yeni harfleri öğrenecektir.” demiş. Dört yıl geçti hala bir milyon kişi öğrenemedi.” Alıntı: Hayatım ve Hatıratım IV – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi, 1967 – Sf.1455) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (1994): Rıza Nur bu bilgileri tuttuğu günlükten aktarmış.
-
“Bundan 60-70 yıl önce İstanbul basınında Latin harfi leh ve aleyhinde tartışmalar olmuştu. On yıl önce de oldu, iki yıl önce de oldu. Bütün düşünürler, üniversite profesörleri ile birlikte Latin harfi aleyhinde oy verdiler. Her yaz bir inkılâp yapıyor. Bu hal bir tür delilerde olur. Mustafa Kemal alkolik, frengilidir. Bunlar böyle şeyler yaparlar. Bir gün…
-
“Dokuz ay bu kırık sandalyede oturdum… Sultanilere Lise adını verdim. Derhal yazışmaların Türkçe ile yapılmasını emrettim. Lakapları kaldırdım…. Lozan’dan sonra bu “Zat-ı âlileri” vb. gibi takıları resmi yazılara dâhil ettiler. .. ilk olarak istatistik müdürlüğünü bu devlette ben kurdum.” Alıntı: Hayatım ve Hatıratım III – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi 1. Baskı:1967 – Sf. 625 ile…
-
“Abdülaziz zamanında Münif Paşa, Padişah’a yazı hakkında dilekçe sunuyor. Enver Paşa harflerin bitişik değil de ayrı ayrı yazılmasını orduda uyguluyor ve askerin okuryazarlığı üzerinde çok duruyor. 8 Şubat 1928’de İstanbul’da ilk hutbe okundu, 1.11.1928’de harf devrimi oldu.” Alıntı: Tek Adam III – Şevket Süreyya Aydemir (1993 – Sf. 320) kitabından birebir alınmıştır.
-
“Bolşevik; Çoğunlukçu, kolektivist demek.” Alıntı: Tek Adam II – Şevket Süreyya Aydemir (1993 – Sf. 383) kitabından birebir alınmıştır.
-
“Bürokrat, tutucu memur demektir.” Alıntı: Milli Kurtuluş Tarihi III – Doğan Avcıoğlu, (Tekin Yayınevi 5. Basım 1984 – Sf. 1231) kitabından birebir alınmıştır.
-
“Evliya Çelebi, Alanya’da Türkçeden başka (çok eski bir Türkçe) bir dil konuşmayan Hıristiyan toplumundan bahseder. İbn-i Batuta Anadolu’da Türkçeden başka dil konuşmayan Hıristiyan Ermenilerden bahseder. .. Ermeni alfabesi ile Orhun Yazıtlarındaki alfabe arasında benzerlik vardır. Erzurum karayazı İlçesi “Ecinni – Cünni Mağarası”ndaki Ermenice metinlerin, Göktürk alfabesiyle yazılmış olabileceğine dair Herman Vory’nin 1969 yılında bir açıklaması…
-
“Varto Aşiretleri Zaza’ca konuşurlar ama ayinleri, Gülbank’leri, Şiirleri hep Türkçedir.” Alıntı: Doğu İlleri ve Varto Tarihi – Mehmet Şerif Fırat (1993 – Sf. 200) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (2022): Mehmet Şerif Fırat Doğu İlleri ve Varto Tarihi kitabını yazdıktan bir hafta sonra öldürüldü ve faili meçhul oldu.
-
BAKKAL’IN NOTU (1993); Müşir; Mareşal, 1. Ferik; Orgeneral, Ferik; Tümgeneral ile Korgeneral arası, Mirliva; Tuğgeneral ile Tümgeneral arası, Miralay; Albay, Kaymakam; Yarbay ve Binbaşı, Kolağası; Kıdemli Yüzbaşı ve Yüzbaşı, Mülâzımı Sâni; Üsteğmen, Mülâzımı Evvel; Teğmen, Çavuş, Onbaşı ve Nefer yani er. Alıntı: Doğu İlleri ve Varto Tarihi – Mehmet Şerif Fırat (1993 – Sf.?) internetten…