Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Dil, Edebiyat

  • “Dil, büyük bir soyutlamadır; Zengin. Dejenerasyon dili daraltmakla bir arada gidiyor. Bir toplumun bilimsel ve teorik zenginliği, dilinin zenginliği, cümle kuruluşunun gelişmişliği ve sözcüklerinin çok anlamlılığıyla paralel oluyor.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler IV – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 525) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Falih Rıfkı Atay, Yön dergisinde, yıl 1965, sayı 110; “Ben yere kapanarak Atatürk’ün ayağını öpen tek adam hatırlarım; Yahya Kemal.” diyor.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler III – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985- Sf. 657) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU (1995): Beyatlı bundan sonra şiir yazamadı, tükendi. Çok yazık!

  • “Nazım, Yusuf Ziya Ortaç, Faruk Nafiz Çamlıbel ve Vâlâ Nurettin Anadolu’ya geçmek için İnebolu’da bekliyorlar. Nazım ve Vâ-nu’ya izin çıkıyor ama diğer ikisi “Seciyesizler” diye geri döndürülüyor.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler III – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 628) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU (1995): Yıllar sonra, seciyeli yani kişilikli Nazım…

  • (Mustafa Kemal Çankaya’da İsveç Veliahdı (geleceğin kralı) Ruvayal için verilen yemekte şöyle konuşuyor;) “Avrupa’nın iki bitim ucunda yerlerini berkiten uluslarımız, ataç özlüklerinin tüm ıssıları olarak baysak, önürme, uygunluk kıldacıları olmuş bulunuyorlar; onlar bugün, en güzel utkuyu kazanmıya anıklanıyorlar; baysal utkusu.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler III – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf.…

  • “Hüseyin Cahit, Talat Başbakan iken Latin harflerini uygulamak için Maarif Bakanlığını istiyor.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler III – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 402) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Tanin, yankı anlamındadır.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler III – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 282) kitabından birebir alınmıştır.

  • Türkiye’ de Kürtçe konuşanların oranı % 7 civarındadır. (1965 Türkiye İstatistik Yıllığı, Genel Nüfus Sayımı) İLLER İTİBARI İLE AZINLIK DİLLERİ: Adıyaman: 117.325 Kürtçe, 6.705 Zaza’ca. —- Ağrı: 156.316 Kürtçe —- Bingöl: 56.881 Kürtçe, 30.928 Zaza’ca. Ankara: 36.798 Kürtçe — Artvin: 7.698 Gürcü’ce, 12.090 Laz’ca —- Adana 22.356 Arapça —- Balıkesir: 3.146 Çerkezce, 3673 Pomakça Diyarbakır:…

  • “1874 Yılında Balıkesir’de doğan Hüseyin Cahit’in çok kavgacı kişiliği var. Hırslı, …. Okumayı seviyor, çok istediği 17 ciltlik Larousse Ansiklopedisinin karşılığını ödeyebilmek için 3.500 sayfa polis romanı çevirmeye razı oluyor. Düz yazının gelişmesine en büyük katkıda bulunanlardan birisi oluyor. Dilin gelişmesine katkıda bulunmakla birlikte, sadeleşmesine karşı çıkıyor.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler II – Yalçın Küçük…

  • (İlber Ortaylı’dan alınmış:) “Akif, Trablusgarp Savaşı sırasında Sırat-ı Müstakim’de, “Osmanlı ve İslam Muhibbi (seveni) Almanlara Açık Mektup”  yayınlıyor.” “Biz mahvolursak doğunun anahtarı Almanların değil rakiplerinin eline geçecektir. Doğuyu korumak ve uygarlaştırmak, doğuya doğru Osmanlı ile birlikte gitmek, Doğu’yu al! Ticaret ve sanayi için kazanmak… işte kendisini bilen Osmanlı ve Alman Hükümetleri için büyük bir program.”   Alıntı:…

  • “Halit Ziya’ya (Uşaklıgil) göre Tevfik Fikret, pek az okur bir şairdir.  Az bilen ve felsefi gelişmelerden habersiz bir şairdi. Birincilikle bitirdiği Galatasaray’dan aldığı ansiklopedik bilgiler, bir insan sevgisini ve insan sevgisinin zorunlu uzantısı olan Tanrısızlığa açılmayı sağlamaya yetiyor.     Çok bilen şair var mı? Veya çok bilen şair olabilir mi? Nazım ne kadar biliyordu?” Alıntı:…

  • “Cevat Şakir’in Resimli Ay’da çıkan bir yazısından dolayı; Zekeriya Sertel ile birlikte Ankara İstiklâl Mahkemesinde yargılandığı ve mahkûm olarak Bodrum’a sürüldüğü doğru.  Ancak, Cevat Şakir’in politikaya pek ilgisi yok. Üstelik kendi ifadesinden de anlaşılıyor, Cevat Şakir bir politik dergide, yazmadığı bir yazıdan dolayı mahkûm olmuş. Cevat Şakir Abdülhamit’in ünlü Paşalarından Şakir Paşa’nın oğludur. İngiltere Oxford…

  • 15. Asrın sonlarında ve 16. asırda, Yahudiler tarafından İstanbul, İzmir, Edirne ve Selanik’te kurulan matbaalarda yalnız İbranice eserler basılmıştır.” Matbaanın girişi öyle sanıldığı kadar geç olmamış anlaşılan.        1510-1520 Yılları arasında İstanbul’da Avrupa’dan ithal edilen sekiz matbaa daha kuruluyor. Bunu 1512 yılında Selanik, 1519 yılında Halep, 1554 yılında Edirne, 1605 yılında Şam’da kurulan matbaalar izliyor.…

  • “Türk diline ve özellikle düz yazıya önemli bir gelişmişlik getiren, cümle kuruluşunu genişleterek dilin anlatım gücünü arttıran Hüseyin Cahit’tir. (Hüseyin Cahit Yalçın’ın “Edebiyat Anıları” adlı eserinden alıntı:) “… Rauf’un, benim bu yalnızlığımız, doğrusunu isterseniz, bilgisizliğimizden ileri geliyordu. Cenap’ın (Cenap Şahabettin) Arapçasını, Fikret’in kelime hazinesini bize veriniz, bak neler yazardık. En bilgisizi Rauf ile bendim. Bundan…

  • “Devlet Başkanlığı köşkünden İsmet Paşa’nın desteği ile Garip Akımı başlatılıyor. Tam bir kaçış akımıdır. Abdülhamit’in Sarayından desteklenen Servet-i Fünûn akımı da bir kaçış akımı olmuştur.  Garip Akımı ve Orhan Veli ile diğer öncüleri, Türk Aydınının yüz karasıdır; Aydın olmaya reddiyedir. “Halkçılık” adına büyük bir tembelliğin ötesinde, insan ruhunu ve yapısını basitleştirici, insanlığın ortak kazanımı olan…

  • “Dilin gelişmesi için önce düşüncenin gelişmesi gerekiyor.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler II – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 418) kitabından birebir alınmıştır.

  • BAKKAL’IN NOTU (1995): Vulgarize etmek veya Popülarize etmek her ikisi de halklaştırmak demek oluyor. Alıntı: Aydın Üzerine Tezler II – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 395) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Batıda, Rusya da dâhil, edebiyat kelimesi, Latince harf anlamına gelen ittera kelimesinden geliyor.  Tanzimatçılar iyi davranış demek olan “edep” kelimesinden edebiyatı türetiyorlar. Tanzimat’tan önce Türkiye’de edebiyat yoktur.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler II – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 397) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Efendi” kelimesi Türkçeye, Grekçe “Ofendis” den geçmiş. Dillerin çoğunda “ekonomi” kelimesi koca, huzband veya efendi kelimesinden türemiştir.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler II – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 169) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Bir yazıda ki’lerin çokluğunun bir anlamı var; Sözler içten değil, düşünce özgün değil, demek. Ki’leri bol bir anlatım hep ukalâ izlenimi bırakıyor.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler II – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 162,163) kitabından birebir alınmıştır.

  • (Behçet Kemal Çağlar, Ergenekon adlı oyununun Ozan adlı şiirinden örnekler😉   “Türk örnektir Tanrı’nın her pürüzsüz huyuna.   Dünya yaratılmıştır Türk’ün yüzü suyuna.     Türklerden ün almışsa yeryüzünde kaç kişi.   O kadardır Tanrının toprakta belirişi.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler II – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 41, 42) kitabından birebir alınmıştır.