Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Eğitim, Üniversite

  • Öğrenme ve bellek altyapısını oluşturan hücresel mekanizmaların muhtemelen evrimde muhafaza edildiği, dolayısıyla da yapay tetikleme biçimleri kullanılsa bile basit hayvanlarda bulunabileceği fikrini sınıyordum. Sf. 215 Alıntı; Belleğin Peşinde – Eric R. Kandel, Çeviren; Mehmet Doğan, (Boğaziçi Üniv. Yayınları, 1. Baskı Ağustos 2016 – Sf. 215) kitabından birebir alınmıştır.

  • Dopaminin hazla bağlantılı bir sinir iletici madde olduğu ve öğrenmeyi pekiştirmede rol oynadığı unutulmamalıdır. Sf. 177 Alıntı; İnanan Beyin – Michael Shermer, Türkçesi; Nurettin Elhüseyni (çok kötü), (Alfa Yayınları,  2. Baskı Ocak 2015 – Sf. 177) kitabından birebir alınmıştır.

  • O halde bir çözüm, bilimin neleri bildiğinin yanı sıra bilimin nasıl çalıştığını öğretmektir. Sf. 17 Öğrencilere nasıl düşünecekleri değil, ne düşünecekleri öğretilmektedir. Sf. 17 Alıntı; İnanan Beyin – Michael Shermer, Türkçesi; Nurettin Elhüseyni (çok kötü), (Alfa Yayınları,  2. Baskı Ocak 2015 – Sf. 17) kitabından birebir alınmıştır. BİLGİ BAKKALI (2023); Nörobilimci Türker Kılıç; “Bir başkasına…

  • Fethullahçıların üniversitelerdeki “hasım”larına yönelik taktik ve stratejilerini -yaşayarak, bedel ödeyerek öğrenen- bir akademisyen olarak, devam etmekte olan bir savaşımın mütevazı tarafıyım. 12 Eylül döneminden itibaren, intihal dâhil, her türlü iftiraya maruz bırakılıp, 3 kez üniversiteden uzaklaştırılan; toplam 76 ceza ve disiplin soruşturmasına ve 100’e yakın idari ve adli davaya maruz ve muhatap bırakılan, ancak tümünden…

  • Diğer taraftan, YÖK, -bilerek ya da bilmeyerek- Fethullahçıların başta Anadolu üniversiteleri ve vakıf üniversiteleri olmak üzere, pek çok üniversitedeki egemenliğini pekiştirecek politikalar üretmeye devam etmektedir. Örneğin, üniversiteler-deki eğitim dilinin İngilizce olması yolundaki eğilim, doğrudan Fethullahçılara yaramaktadır. Devlet parası ile ABD ve İngiltere gibi ülkelerde çok iyi derecede İngilizce öğrenen fethullahçı kadrolar, üniversitelerde, dil avantajıyla ön…

  • Laboratuvar deneyleri, sıçanların bir kola sürekli olarak vurarak, yiyecek ve sudan olma pahasına kendilerine kimyasal madde temin edebildiklerini göstermiştir. Sıçanların bunu yapma nedeni ne para sorunu ne de toplumsal baskıdır. Neden, söz konusu kimyasalların, beyinlerindeki temel ödül devrelerini harekete geçirmesidir. Sf. 152 Alıntı; Beyin (Senin Hikâyen) – David Eagleman, Ç; Zeynep Arık Tozar, (Domingo Yayınları,…

  • Ödül mekanizmasında böyle anahtar bir rol üstlenen dopamin madde bağımlılığının da baş aktörüdür. Sigara ve uyuşturucu madde kullanımı sonucu sinapslarda dopamin birikmesi ve bunun sonucu oluşan haz, kişide o maddeleri tekrar kullanma isteği yaratır. Bir süre sonra da bu maddelere karşı bir bağımlılık oluşması kaçınılmaz olacaktır. Sf.143 Alıntı; Beyin (Senin Hikâyen) – David Eagleman, Ç;…

  • Beklentilerinizle gerçekliğiniz arasında bir uyuşmazlık olduğunda, orta beyindeki bu dopamin sistemi, durum için biçilen değeri yeniden değerlendirmeye yarayan bir sinyal yayınlar. Bu sinyal sistemin geri kalanına, işlerin beklenenden iyi mi (dopamin (1) düzeyinin aniden fırlamasıyla) yoksa kötü mü (dopamin düzeyinin düşmesiyle) sonuç verdiğini bildirir. Beynin geri kalanı da bu öngörü hata sinyalinin etkisiyle beklentilerini, bir…

  • Bir çalışmada, insanların sert bir sandalyede otururken daha sıkı pazarlık edebildikleri, yumuşak bir sandalyede ise teslim olmaya daha yatkın oldukları gösterilmiştir. Sf.104 Richard Thaler ve Cass Sunstein, Dürtme (Nudge) başlıklı kitaplarında “sağlık, para ve mutluluğa ilişkin kararlarda” gelişme kaydetmek için beynin bilinçdışı ağlarını hedefleyen bir yaklaşımdan bahsederler. Buna göre ortamdaki ufak çaplı “dürtmeler”, biz farkında…

  • Otomatikleşmiş becerilerin ilginç bir özelliği daha vardır: Onlara bilinçli olarak müdahale etmeye kalkıştığınızda, performans genellikle düşer. Öğrenilmiş becerileri -çok karmaşık olanlarını bile- kendi haline bırakmak en iyisidir. Sf. 99 Alıntı; Beyin (Senin Hikâyen) – David Eagleman, Ç; Zeynep Arık Tozar, (Domingo Yayınları,  2. Baskı, Haziran 2016 – Sf. 99) kitabından birebir alınmıştır.

  • Nazi Almanya’sından konuşursak, onların Propaganda Bakanı Joseph Goebbels bir keresinde şunu demişti: “Bir karenin hakikatte bir daire olduğunu ispat etmek, yeterli tekrar ve halkın psikolojisini anlayarak hareket etmek koşuluyla, imkânsız değildir. Bunlar yalnızca sözcüklerdir ve sözcükler biçim değiştirmiş bir halde fikirlerle giydirilene kadar bir kalıba sokulabilirler.” Bu fikri nereden aldığını hatırlamak önemlidir. İnsani müdahaleye geri…

  • Bir yerlerde George Orwell’dan şu alıntıya rastlamıştım, belki de rızanın üretilmesiyle ilgilidir. Diyor ki, “Sirk köpeklerinin eğiticileri kamçılarını şaklattıkları zaman zıplarlar, fakat gerçekten iyi eğitilmiş bir köpek kırbaç olmadığı zaman kendi taklasını atabilenlerdir.” Sf. 122 Alıntı; Propaganda ve Toplumsal Zihin – Noam Chomsky, Söyleşiler; David Barsamian, Ç; Zahit Atam (berbat bir çeviri), (İthaki Yayınları,  1.…

  • Çocuklarla çalışan ya da uğraşan herkes bilir ki onlar meraklıdır ve yaratıcıdır. Her şeyi keşfetmek ve ne olduğunu kafalarında canlandırmak isterler. Okulların önemli bir kısmı onlardan bunu çekip alma, yaratıcı dürtüyü önleme çabasıdır; onları bir kalıba uydurmak, belirli davranışlarla sınırlamak, düşünmelerini durdurmak ve hiç sorun çıkarmayacak hale getirmektir. Sf. 40 Alıntı; Propaganda ve Toplumsal Zihin…

  • “Bakkal Mektebi” de deniyordu. Mezunlarının çoğu, bakkaliye işlerini sürdürüyorlardı. Bizim zamanımızda üniversite olmuştu ve bizi hızla attılar. Tayyip Erdoğan’ın artık bir yüksekokul diploması olmadığına emin olabiliriz. Kılıçdaroğlu ve Bahçeli de Ankara Akademisinin (1) “bakkal mektebi” sayıldığı zamanda Akademi’den çıktılar. Sf. 396 Alıntı; Ansiklopedi II, Çıkış – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları,  1. Basım, Kasım 2007 –…

  • Birinci sonuç şudur: Bilim, akademik dünya içinde geliştiği ölçüde, en çok doktora tezleriyle gerçekleşiyor Kuşkumuz yok, bilimin, akademik dünya dışında da geliştiğini biliyoruz. Belki daha çok ve benim alanımda ise hiç kuşkusuz daha çoktur. Ancak akademik evrende bilimin gelişmesi söz konusu ise bu, öncelikle doktora tezleriyle olmaktadır. O halde doktora tezlerini ciddiye almak ve her…

  • Türkiye Yahudilerinin en “hikmetli” kadrolarının, hahamlarının, “günah” saydıkları için Alyans Üniversel İsraelit okullarına, kısaca “alyans” mekteplerine, karşı çıktıklarını unutuyoruz. Hâlbuki bu okulların kuruluş nedeni, Yahudiler’in yoksul ve Osmanlı Türklerinden daha cahil ve yeteneksiz olmaları idi, başta Osmanlı, diğer Müslüman ve bazı geri Hıristiyan ülkelerde yönetime gelebilmeleri için bir ihtiyaç sayılıyordu; bilmek istemiyoruz. Sf. 291 Alıntı;…

  • Karapet Sahaki Faraşyan’ın Tanıklığı (D. 1906, Balu [Palu]) Babam ve annem Büyük Kharberd [Harput] Koleji’ni bitirmişlerdi. Kharberd’de Yeprat Koleji, Fransız Koleji, Alman Koleji ve Büyük Amerikan Koleji vardı. Bizim, köydeki yazlık evimize gitme alışkanlığımız vardı. Köyün ismini hatırlamıyorum; bir su kaynağının adını taşırdı. Orada sıcak günler geçirirdik. Sonra, bağbozumundan ve meyveleri topladıktan sonra Balu’ya dönerdik.…

  • Harutyün Zakari Martikyan’ın Tanıklığı (D. 1899, Kharberd [Harput], Tsovk Köyü (Gölcük Köyü) Köyde yedi yıllık bir okulumuz vardı; eski usulle Ermenice alfabe öğretirdi. Zemine oturuyor, örtünün üzerinde iki kat olmuş halde ve her birimiz dersi okuduktan sonra ‘Haç bana yardım et’ diyorduk. Amerika’da yaşayan Kharberdlilerin himayesinde olduğundan eğitim ücretsizdi. Sf. 383 Alıntı; Ermeni Soykırımı (Hayatta Kalan…

  • Siranüş Simoni Tütüncüyan’ın Tanıklığı (D. 1906, Van) “Van’da ilk defa Levon Şant’ın “Eski Tanrılar” oyunu sahnelendi. Annem, babam, beni ve Gurgen’i oyunu seyretmeye götürmediler. Ben ve Gürgen güzel giysilerimizi arabanın içine koyduk ve akşam giyinip onların arkasından gittik. Biletin fiyatı bir altındı. Babam bizi görünce şaşırdı, ama ses çıkarmadı. O piyes Kentronakan Okulunda sahneye kondu.…

  • Siranüş Simoni Tütüncüyan’ın Tanıklığı (D. 1906, Van) “Yedi okulumuz vardı: Ulusal okul Sandıkhtyan Okulu’ydu; ben orda öğrenim gördüm. Yetimhane de vardı. İki yıllık ve dört yıllık yükseköğrenim kurumları da mevcuttu; orda, köy okullarını bitirenler öğrenim görürlerdi. Kentronakan Okulu da vardı. Öğretmen kadrosu çok geniş değildi. Onların çoğu İstanbul’da öğrenim görmüştü. Mesela benim ağabeylerim 7 ve…