Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
Kategori: Eğitim, Üniversite
-
30 Ağustos 1924 Dumlupınar Abidesi’nin temel atma törenine gittik. Konuşmalar yapıldı. Gazi’nin yüzüne karşı aşırı riyakârlıkla dolu. Hele muallimler (öğretmenler) nâmına ve avukatlar nâmına diye söylenenler hiç te yakışmıyordu. Fevzi Paşa da yağ çekiyordu. ..Darülfünun Emini (üniversite rektörü) İsmail Hakkı (Baltacıoğlu) Bey bütün milletin gayret ve fedakârlığını belirtti. .. Sözlerinin Gazi’nin hoşuna gitmediğini apaçık gördüm.…
-
2 Mayıs 1928 Assosiated Press muhabiri bugün bana dedi ki; Bursa’da yargıç, öğretmenler aleyhinde karar verdikten sonra, avukata, okul müdiresi Miss Gilson’u suçlamak ve mahkûm etmek zorunda kaldığı için çok üzüldüğünü söylemiş. Avukatın kanısına göre yargıç Ankara’dan direktif almış. Alıntı: Atatürk ve İnönü – Joseph Grew (Kitapçılık Ltd. Şti. 1966 Baskısı – Sf. 89) kitabından…
-
3 Aralık 1930 Bana ısrarla söylediklerine göre, İstanbul Üniversitesi öğrencilerinden % 75’i komünist eğilimli imiş. Genç neslin yeniden düz ve dar milliyetçilik yoluna getirilmesi gerekiyor. Alıntı: Atatürk ve İnönü – Joseph Grew (Kitapçılık Ltd. Şti. 1966 Baskısı – Sf. 115) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU (2015): Grew, kendisine söylenilenle yetinen, araştırmayan herkesin düşebileceği yanılgıya düşmüş.…
-
MADDE 20 – a) Her şahıs silahsız ve saldırısız toplanma ve dernek kurma ve derneğe katılma serbestîsine maliktir. b) Hiç kimse bir derneğe mensup olmaya zorlanamaz. MADDE 21 – a) Her şahıs, doğrudan doğruya veya serbestçe seçilmiş temsilciler vasıtasıyla, memleketinin kamu işleri yönetimine katılmak hakkını haizdir. b) Her şahıs; memleketinin kamu hizmetlerinden eşitlikle yararlanmak…
-
Türkiye’de Amerikan misyonerlerinin en önemli merkezinin Harput olduğunu saptıyor. Amerikan misyonerleri, Van, Bitlis, Erzurum ve Mardin’i de eylem alanı seçiyorlar. Sf. 432 Alıntı; Türkiye Üzerine Tezler V – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınları, 1. Basım 1990 – Sf. 432) kitabından birebir alınmıştır.
-
1914 yılında, Türkiye’de 627 Amerikan okulu ve bunlarda da 34 bin öğrenci olduğunu saptıyor, Sf. 430 Osmanlı döneminde Amerikalıların, İstanbul ve Beyrut’tan başka, Tarsus, Maraş, Antep, Harput, Merzifon ve Kayseri’de kolejleri bulunuyor. Saydığım bu yerler, Ermeniler’in yoğun olarak yaşadıkları yerleşim birimleridir ve bu kolejlerin hepsi de misyonerler tarafından kurulup yaşatılıyor. Sf. 430 Alıntı; Türkiye Üzerine…
-
Tekelsi dönem cehalet düzenidir. Bu dönemde Türkiye’de bir üniversite kuruldu ve adına Bilkent dendi. Bil – kent, sondaki kent, üniversitenin sonundaki city kelimesinden uydurma. Üniversite de uydurma. Üniversitas bütünlük ve veya topluluk anlamına geliyor. Osmanlıca da karşılığı “küll” veya bilinen biçimiyle külliye oluyor, medreseler toplamını anlatıyor. Alıntı: Kürtler Üzerine Tezler – Yalçın Küçük (Dönem…
-
Robert Komer … Yıllar sonra, Amerika Birleşik Devletleri’nde CIA’nin yan kuruluşu Rand Corporation’da bir odada, Cumhuriyet’ten Ufuk Güldemir’e, başarısızlığını kabul ediyor. Ufuk’a şunları söylüyor: “ODTÜ olayı bence, siyaset bilimi açısından yeni bir gelişmenin göstergesiydi. Amerika’nın, meselenin siyasi boyutunu göremeyip, başarısızlığa uğramasının göstergesi. Biz o yıllarda, müfredatını teknik alanlara oturtmak suretiyle ODTÜ öğrencilerini politika dışı tutabileceğimizi…
-
“1927 nüfus sayımı sonuçları; 4 milyondan fazla insan tarımsal işlerle uğraşıyor, fakat sadece 300 bini her türden sanayi işletmelerinde ve takriben 257 bin kişi ticarette çalışıyordu. Yedi yaşından büyük nüfus 10.483.529 idi ancak bunun yalnızca % 10’u okuma yazma biliyordu.” Alıntı: Türkiye Üzerine Tezler II – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 1995 – Sf. 77, 78)…
-
Tecdidi Kanuni Tımar ve Zeamet (Yeni Tımar ve Zeamet Kanunu) adıyla düzenlenen bir yasayla, tımar ve zeamet sahibi olduğu halde, savaşlara katılmamış olan kişilerin, tımar hakları geri alınarak, bunlar merkez ve sancaklarda görevlerini tam olarak yapan kimselere verildi. (28.02.1793) Daha sonra Mühendishane-i Berri Hümayun (Devlet Kara Mühendisliği Okulu) açıldı…. Tıp okulu açıldı. Avrupa’dan öğretmenler getirtildi.…
-
“Köy Enstitüleri Türk aydınının kaynağını genişletti ve sayısını arttırdı. Köy Enstitüleri Türk aydınının derinliğini azalttı. Köy Enstitülerinin temeli olan eğitmen kurslarına 1936 yılında başlandı. Aynı yıl İş Yasa’sı çıkartıldı. Grev ve sendikal haklar askıya alındı. Ceza Kanununa 141 ve 142 maddeler geldi.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler III – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985…
-
“Prens, özel teşebbüs ile önce toplumu oluşturacak entitelerin (niteliklerinin) gelişmesini istiyor. Müslüman ve Müslüman olmayan halklara bir yönetim özerkliği, Adem-i Merkeziyet (Merkezden idare olmaması) verilmesini istiyor. Bireyci eğitime, bireyci aileye ve yerinden yönetim şekline taraftardır. …bir noktada Le Play’den ayrılıyor Le Play ve yandaşları çalışmalarını saha çalışmasına yöneltirken, Prens’te bu yoktur. Sabahattin, 1906 yılında yeni hareketinin…
-
“Ziya, hiçbir zaman ciddi Durkheim’ci olmadı ve sosyolojik sayılabilecek bir çalışma yapmadı. Yükseköğrenimi olmayan, yalnızca birkaç yıl Baytar Lisesinde okumuş Ziya, … Üniversite’de Profesör oluyor. Öğrenciler bir heyet yapıp Fakülte Müdürü ve Maarif Nazır’ına Ziya’yı şikâyet ettiler. Ziya görevinden alınıp Diyarbakır’a İlköğretim müfettişi oldu. Ziya, Enver için yazdığı şiirleri Mustafa Kemal için de hemen hemen…
-
“1874 Yılında İstanbul’da on tane kız rüştiyesi var. Toplam 294 öğrencisi var. 8 Şubat 1870 Pazar günü… Maarif Nazırı (Öğretim Bakanı) Saffet Paşa’nın nutku ile Darülfünun (Fenlerin kapısı, Üniversite) açıldı. Müdür Tahsin Efendi Türkçe, Efganlı (Afganistanlı) Cemalettin Efendi Arapça, muallimlerden (öğretmenlerden) Aristokli Efendi Fransızca birer nutuk söylediler. İstanbul Üniversitesi üç dilde açılış konuşmalarıyla enternasyonal bir…
-
Bayram Kodaman, “Abdülhamit Dönemi Eğitim Sırları” adlı kitabından: “Rüştiyeler 250’den 600’e, İdadiler 5’ten 104’e, Darülmuallimler 4’den 32’ye çıkartılmıştır. Yine 18762da sayıları 200 olan iptidai okullarına 4.000 – 5.000 civarında yenileri eklendiği gibi ….. taşraya ilk defa orta öğretim müesseseleri ve öğretmen okulları, bu dönemde götürülmüştür. Böylece Tanzimatçıların İstanbul’u hedef alan maarifçiliği terk edilmiştir.” Alıntı: Aydın…
-
“Hamit “Aşiret Mektebi” açtı. Osmanlı toprakları içindeki Arap ve Kürt aşiretlerinin reislerinin çocuklarını burada toplamaya çalıştı. Bunlara gerekli özen gösterildi.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler II – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 484) kitabından birebir alınmıştır.
-
“Fatih Kanunnamesindeki Ulema imtiyazları, Köprülü’den; “Bayram merasiminde Padişah onları kabul ederken ayağa kalkar, merasimde Padişah’ın yanında dururlar. Seferlerde Padişahın yanına girebilirler. Günde ekalli (ortalama) 500 akçe tahsisat (ödenek, maaş) alırlar.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler II – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 456) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (2008): Osmanlı’da ulema sınıfı,…
-
“Tekrarlayabilmek ise, tek kelimeyle, disiplindir. Tekrar, disiplin demektir. Kışlada acemi ocağına gelen askere, silah tutmak, selam vermek, yürümek ve koşmayı öğretmek de, okula gelen öğrenciye okuma-yazmayı, oynamayı, oturmayı ve kalkmayı öğretmek te aynı kelimeyle, “talim” kelimesiyle anlatılır.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler II – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 447) kitabından birebir…