Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Eğitim, Üniversite

  • Sabatayizm’de beşik “kertmesi”, Osmanî’de “beşik uleması” meşhur idi. Osmanî’de, seçilmiş ailelerin mahdumları (çocukları), daha beşikte iken müderris (profesör) tayin ile bunlar, Sf. 585 Alıntı; İsyan II – Yalçın Küçük, (İthaki 2005 – Sf. 585) kitabından birebir alınmıştır.

  • Çok bilenler tutucudur; şimdi en tutucu olan üniversitedir. Amma bizde şu anda bir paradoks var, üniversite en az bilendir ve en tutucudur. Ben bu nedenle ün’e karşıyım. Ün, düşünen insanın ayağına vurulmuş, prangadır, hâlâ öyle görüyorum. Sf. 420 Alıntı; İsyan II – Yalçın Küçük, (İthaki 2005 – Sf. 420) kitabından birebir alınmıştır.

  • Reşat Tesal’ın verdiği kıymettar malumatı bir defa daha arz etmek istiyorum İbrani asıllıdır, Selanik’ten mübadil (Lozan gereği karşılıklı değiş tokuş) olup, pek çok yakınma ile de olsa, Zonguldak’ta çok kıymetli mal mülk almışlardı, Türkiye’deki yaşamlarına varlıklı başladılar. Hep öyle oldular, çıkarmış bulunuyorum. Tesal’dan okuyoruz. Hasan Ali Yücel’in, Feyziye okullarının resmileşmesinde en önemli rolü oynamış olduğunu…

  • Köylü ozan, hakikat için, şeriat gemisinden çıkmayı şart koşuyor; ancak hakikati bulabilmek için okumayı da reddediyor. Kaldı ki okuma ve yazma­sı yoktur, eskiden böylelerine, anadan-doğduğu halde kalmış anlamında “ümmi” deniyordu, Arabi “ümmi” anne’dir ve “ümmi”, doğduğu üzere kalmış, yontulmamış ve dolayısıyla, cahildir. Yoldaş Yunus, cahilleşmeyi savunuyor­du, Sf. 232 Alıntı; İsyan II – Yalçın Küçük, (İthaki…

  • Daha çok Müslüman ülkelerde Yahudi çocuklarına mesleki eğitim ve okuma – yazma öğretmek için kurulmuştu. Dil öğretiyordu; dil, Fransızca idi. İbrani geri plana düşmüştü. Sf. 124 Alıntı; Putları Yıkıyorum – Yalçın Küçük, (İthaki 2005 – Sf. 124) kitabından birebir alınmıştır.

  • XIX. yüzyılda dünyanın her yerinde ve Türkiye’de Yahudilerin hep okumuş ve kültürlü, aynı zamanda hep zengin oldukları savı bir illüzyondur; kültürlüleri vardı ve zenginleri çoktu, fakat Türkiye’de cahilleri ve yoksulları yaygındı. Alyans Mektepleri, öncelikle bu cehaleti yok etmek ve Yahudilerin bulundukları devletin yönetim ve iktidarına girmelerini realize etmek amacıyla kuruluyordu. Mustafa Kemal Paşa tarafından asılan…

  • 1875’te Alliance Israelite, İstanbul’da ve daha sonra Türkiye’nin diğer şehirlerinde mektep açmaya başladıkları vakit, Türkiye’nin Musevi cemaatlerinin şiddetle mukavemetine maruz kalmıştı. Hele Kudüs Hahamları Alyans aleyhine kaleme aldıkları bir aforoznameye dini bir renk vermişlerdi. Alyans, di­ni batırmağı istihdaf etmediğini ispat etmek için, açtığı mektepleri aynı za­manda ibadethane ittihaz etmişti. Sf. 286 Alıntı; İsyan I –…

  • Üniversiter düzende en yüksek derece “doktor” olup, “bilen” demektir, Latince “docore” fiilinden geliyor, “doçent”, bildiren, öğreten veya okutan karşılığıdır ve üniversite için gerekli olan da budur profesör sözcüğünün ise hiçbir önemi yoktur ve sadece bir rütbedir, kıdem de diyebiliriz; hal böyle iken bir tıp profesörünün tıpla ilgili olmayan bir gazete yazısında, adının başına “profesör” yazısını…

  • Köylülük” yüceltiliyordu! Dr. Reşid Galib’in “buluşu”, Alliance Israelite Universelle benzeri, köy çocuklarına Batılı yaşam biçimini öğreten Köy Enstitüleri yakın bir gelecekte hayata geçirilecekti. Değişimin önündeki tek engel olan halkın yoksulluğu ve cehaleti, Köy Enstitüleriyle aşılacaktı. Anadolu, klasik müzikle, tiyatroyla, Cumhuriyet balolarıyla tanışıyordu. Okullar öğrencilerine günün moda danslarını öğretiyordu. “Garson bira getir, garson bira getir, yaşa…

  • Sadece Rıza Tevfik değil, Hürriyet ve İtilaf Fırkasının kurucusu Dr. Rıza Nur da, Alliance Israelite Universelle mezunuydu! Alıntı; Efendi (Beyaz Türklerin Büyük Sırrı) – Soner Yalçın, (Doğan Kitap, 88. Baskı 2014 – Sf. 156) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU (2019); Rıza Nur’un Türkçülüğü ve ırkçılık konusundaki keskinliği, Yahudiliğinden dolayı olabilir mi? Dinsiz ama Yahudi milletinden…

  • Bunların en ünlüsü, 1873’te Vali Mithat Paşa zamanında, Şemsi Efendi (Şimon Zvi) tarafından açılan Fevziye Mektebi’ydi. Sf. 59 Alıntı; Efendi (Beyaz Türklerin Büyük Sırrı) – Soner Yalçın, (Doğan Kitap, 88. Baskı 2014 – Sf. 59) kitabından birebir alınmıştır.

  • Türkiye’de üniversiteleri itibarsızlaştırma süreci devam ediyor. 1402 sayılı yasa ile görevinden uzaklaştırılan ve İdare Mahkemeleri’nden iptal kararı almalarına karşın, İstanbul Üniversitesi Rektörü Cem’i Demiroğlu’nun Danıştay’dan yürütmenin durdurul­masını istemesi nedeniyle ders veremeyen öğretim üyeleri varken, üniversitede dünya barışının düşmanı NATO’nun İngiliz Lordu Genel Sekreteri’ne ders verdiriliyor. Sıkıyönetim Komutanı kararıyla üniversiteden uzaklaştırılan öğretim üyelerinin yanına yaklaşamayan Üniversite…

  • Bundan, Amerikan misyonerlerinin, Osmanlı topraklarına, çok zaman yanlışlıkla sanıldığı üzere, Türkleri Hıristiyanlığa çekmek için gelmedikleri sonucunu çıkarıyoruz; daha çok Ermenileri Protestan yapmaya çalışıyorlardı. Kürtler üzerine çalışmaları da mümkündür, iç içe ve yan yana yaşıyorlardı. Sf. 404 Alıntı: Tekeliyet II (Ansiklopedi) – Yalçın Küçük, (İthaki Yayınları 1. Baskı 2003 – Sf. 404) kitabından birebir alınmıştır.

  • Oğuz Özerden Üniversiteyi bitirmiş ve “Yeni Asır” gazetesinde gazetecilik yapmış ve daha doğrusu yapmamış, bu kendi ikrarıdır. Sonra İngiltere’ye gitmiş ve dönüşünde seks hattı uzmanıdır, 900’lü hatlar olarak bilinmektedir. Yoksul aile çocuklarını, telefonla seks bataklığına çekmek anlamına geliyordu ve Oğuz Özerden, bu yolla çok büyük zengin olduğunu kabul etmektedir. Avrupa’da katedrallerin çok büyük bir bölümünü…

  • Hastaneler gurubunun babadan oğula, adli tıbbın babadan kıza geçişini bunların engellenmeden, kabiliyetleri ne olursa olsun üniversitelere ve istedikleri dallara asistan olabilmelerini .. kim ve hangi karar mekanizması garanti ediyor, artık hegemonik bir durum olduğundan kuşku duymuyoruz. Türkiye’nin tanıdığı en kıskanç, en acımasız ve en açgözlü hegemonya denemesi diyebiliriz. Sf. 434 Alıntı: Tekeliyet I (Ansiklopedi) –…

  • “Terakki” hem bu önemli fırkanın ve hem de pek çok Sabatayist’in feyz aldığı “Terakki” Lisesinin adıdır, “Işık” da hem önde gelen bir İttihatçı politikacı ve tıp doktoru, Esat Paşa’nın ve hem de rakip Sabatayistlerin kurduğu bir Üniversitenin, Işık Üniversitesi, ismidir. Alıntı: Tekeliyet I (Ansiklopedi) – Yalçın Küçük, (İthaki Yayınları 1. Baskı 2003 – Sf. 340) kitabından…

  • Bilim, sadece şaşırma fakültesi olanların disiplinidir. Alıntı: Tekeliyet I (Ansiklopedi) – Yalçın Küçük, (İthaki Yayınları 1. Baskı 2003 – Sf. 12) kitabından birebir alınmıştır.

  • Yalnız “bozmak için bozulmak gerekir” teoremimizin burada da işlediğini teşhis edebiliyoruz; çünkü sadece cahiller, sürü imâl edebilirler ve dolayısıyla, profesörlerin öğrencilerinden daha câhil oldukları bir yüksek aşamadayız. Alıntı: Tekeliyet I (Ansiklopedi) – Yalçın Küçük – (İthaki Yayınları 1. Baskı 2003 – Sf. 9) kitabından birebir alınmıştır.

  • Aydınlar ve akademisyenler niteliksel bir düzendir, “ordre” anlamında kul­lanıyorum; ürkütmek, susturmak, belleklerini silmek ve misyonlarını unutturmak için kütlesel bir muameleye ihtiyaç olmuyor, tekil örnekler, geriye kalanları former etmek (şekillendirmek) için yeterli oluyordu ve olmuştur. İstanbul Üniversitesi için bir Aybar yetmez mi?  Alıntı: Sırlar – Yalçın Küçük – (YGS Yayınları 2. Baskı Mayıs 2002, Sf. 250)…

  • İrade, seçmektir ve bu, bir kişidir; bugünkü sistemde, üniversitede yapılanı, bir isim saptaması olarak düşünmek zorundayız. … Holding Üniversitelerinde, rektör seçimi serbesttir ve biz buna kamusal skandal veya rezâlet demek durumundayız.  Alıntı: Tekelistan – Yalçın Küçük, (YGS Yayıncılık 4. Baskı – Sf. 497) kitabından birebir alınmıştır.