Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Eğitim, Üniversite

  • “Osmanlı dönemi ve Cumhuriyet dâhil, pek az devlet başkanı Abdülhamit kadar eğitimle ayrıntılı bir biçimde ilgilenmiştir.  Ahmet Hamdi Tanpınar, ‘Yaşadığım Gibi’de şunları yazıyor: “Garptaki teknik ve geleneği ile güzel sanatlar ülkemizde Abdülhamit devrinde, müze müdürü ve kurucusu Hamdi Bey’in himmetiyle başlar. İlk Türk resim ekolü de o yıllarda eserini verir.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler II…

  • “Tanzimatçılar ,… Darül Fünun’un (Fenlerin Kapısı, Üniversite) nasıl kurulacağını belirlemek üzere, Önce Encümen-i Danış’ı (Danışma Komisyonunu, Akademiyi) kurdular.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler II – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 254) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Osmanlı düzeninde Bizans’ta olduğu gibi, ilmiye, mülkiye, seyfiye (Seyf kılıç demek, askerler) kadroları var.  İlmiye sınıfının iki temel ayrıcalığı var; 1-İlmiye sınıfından olanların boynu vurulmaz. Bütün Osmanlı tarihinde ilmiye sınıfından idam edilenler çok azdır. Bunlar da idam edilmeden önce, sınıf değiştirilerek, terfi ederek mülkiye sınıfının elbisesini giyerler. Ancak vezir yapılarak boyunları vurulur. İkinci ayrıcalıkları da,…

  • “Eğer yanlışlar bir nakarat haline gelmişse, doğruların ayrı bir makamdan fakat ısrarla tekrarlanması zorunlu oluyor.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler I – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 246) kitabından birebir alınmıştır.

  • 1- Arpalık ve maişetlerin (Devletin bazı arazileri yararlılığı görülenlere vermesi, maişet ise geçim demek) iltizam (ömür boyu , sürekli mülk kullanma hakkı) ….verilmeyerek,  emanet yoluyla ve belli bir ücret karşılığında ehliyetli ve insaflı naiplere (naip; başkasının yerine, burada devletin yerine bir işi idare eden güvenilir kişi) verilmesi. (1) 2- Anadolu ve Rumeli kadılarından hastalıklı ve…

  • “2 Ağustos 1931 tarihli Milliyet geldi. Feci haber, bu sene Avrupa’ya eğitime öğrenci gönderilmemesine karar verildiğinin Ankara’dan haber alındığını yazıyor. Bu sene İran Avrupa’ya bin öğrenci gönderiyormuş, buna karşılık biz sıfır. Hâlbuki Yalova’ya milyonlar yine sarf ediliyor. Yine milyonlar sarf edilerek Mustafa Kemal’e Çankaya’da bir saray yapılıyor.” Alıntı: Hayatım ve Hatıratım IV – Rıza Nur…

  • “19 Mart 1931 tarihli Milliyet’te bir komisyonun daireleri gezip Arap harfleri ile yazılı kıymetli evrakı yaktırdığı yazılı. 2 Nisan 1931’de Milliyet’te çıkan bir istatistiğe göre 1928-1929 yılında bütün okullardaki öğretmen adedi; 18.483 olup13.635’i erkek, bunların 15.750’si ilkokullarda 2.248’i ortaokullarda, 485’i yüksekokullarda imiş. Öğretmen adedi 4 yılda 2.234 adet artmıştır. Bence ehil olanlar %10’u geçmez.” Alıntı:…

  • “Mustafa Kemal “En nihayet bir veya iki sene içinde bütün Türkler yeni harfleri öğrenecektir.” demiş. Dört yıl geçti hala bir milyon kişi öğrenemedi.” Alıntı: Hayatım ve Hatıratım IV – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi, 1967 – Sf.1455) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (1994): Rıza Nur bu bilgileri tuttuğu günlükten aktarmış.  

  • “Bundan 60-70 yıl önce İstanbul basınında Latin harfi leh ve aleyhinde tartışmalar olmuştu. On yıl önce de oldu, iki yıl önce de oldu. Bütün düşünürler, üniversite profesörleri ile birlikte Latin harfi aleyhinde oy verdiler. Her yaz bir inkılâp yapıyor. Bu hal bir tür delilerde olur. Mustafa Kemal alkolik, frengilidir. Bunlar böyle şeyler yaparlar. Bir gün…

  • “Bu adam önemli bir martavalcı idi. Çok cahildi, fakat zekice, cevval (atak), cüretkâr ve çok dalavereci idi. Meclis Başkanı Kâzım’ın en baş avanesi idi. Ankara’da büyük rezaletler yapmıştı. Bir gece yarısı Taşhan’daki garson çocuğu (erkek) almak için oteli basmış, polis müdahale etmiştir. Kastamonu İstiklâl Mahkemesi Reisi iken bir çocuğu “kardeşim” diye yanında gezdirmişti. .. Cavitleri…

  • “Abdülaziz zamanında Münif Paşa, Padişah’a yazı hakkında dilekçe sunuyor. Enver Paşa harflerin bitişik değil de ayrı ayrı yazılmasını orduda uyguluyor ve askerin okuryazarlığı üzerinde çok duruyor. 8 Şubat 1928’de İstanbul’da ilk hutbe okundu, 1.11.1928’de harf devrimi oldu.” Alıntı: Tek Adam III – Şevket Süreyya Aydemir (1993 – Sf. 320) kitabından birebir alınmıştır.  

  • 1940 Yılı Nisan ayında Köy Enstitüleri Kanunu çıktı. Alıntı: Türkiye Üzerine Tezler I – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 1993- Sf. 317) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Sonunda 1933 yılında Darülfünun’da (Üniversite’de) tasfiye (temizlik) gerçekleşiyor. 157 kişi, yetmiş biri ordinaryüs veya profesör, bunların 10’u edebiyat veya ilahiyattan, 14’ü hukuktan, 13 fen, 18’i tıptan, 16’sı eczacılık veya dişçilikten.” Alıntı: Türkiye Üzerine Tezler I – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 1993- Sf.279-280) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (1993): İstanbul Üniversitesi Rektörü Prof. İsmail Hakkı Baltacıoğlu…

  • “Kastamonu İstiklâl Mahkemesi Başkanlığı yapan Necati Bey, “.. Tutuklu erlerin cepheye gönderilmesinde çok pratik bir yöntem bulur, yargı yetkisini Askerlik Şubesine verir.” Alıntı: Milli Kurtuluş Tarihi III – Doğan Avcıoğlu, (Tekin Yayınevi 5. Basım 1984 – Sf. 980) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU (2007): Bu Necati Bey, ABD Elçisi Grew’in  “En kaba cinsten bir politikacı,…

  • “ABD Büyükelçisi Grew, ta 1930’da Dışişleri Bakanına sunduğu raporda, “Türk gençliğinin Komünist eğilimler taşıdığını, hatta İTÜ (İstanbul Teknik Üniversitesindeki) deki gençlerin % 75’inin Komünizan eğilimlere sahip olduğunu” bildiriyor.” Alıntı: Milli Kurtuluş Tarihi II – Doğan Avcıoğlu, (Tekin Yayınevi 5. Basım 1984 – Sf. 685) kitabından birebir alınmıştır.

  • “1924 yılında Tevhid-i Tedrisat (Eğitimin birleştirilmesi veya eğitimde birlik) kanunu çıktı. ABD’nin İstanbul’da Robert Kolej ve Kız Koleji, İzmir’de Uluslararası Koleji vardı. 1927 yılında bile ABD’nin 1400 öğrencili 8 okulu ve 3 Koleji vardı. Bursa’da 1928’de ABD Kız Lisesinde üç kız öğrenci Hıristiyan olunca halkın infiali (öfkesi) büyük olur. Fakat sonunda Misyonerlere üç gün hapis…

  • 1908 yılında Gaziantep’te Türklerin dokuz, azınlıkların yirmi okulu vardı. Alıntı; Ajan Okulları – Necdet Sevinç, (s. 51) kitabından birebir alınmıştır.

  • II. Abdülhamit “Ahmet Vefik Paşa Robert Koleji arsasını Amerikan misyonlarına satmakla Türkiye’yi büyük bir gaileye (sıkıntıya) soktu. Kendisi de Kayalar Kabristanı’nda çan sesi dinleyerek yatsın.” diyor.  Robert Koleji 1863 Eylül’ünde dört misyoner papaz tarafından kurulmuştur. Bulgar ihtilalcisi ve Robert Kolej öğrencisi Mateef  “Dr S. Hamlin Müslümanlık nereden İstanbul’a girdiyse Hristiyanlığın da oradan İstanbul’a girmesi için, …