Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
Kategori: Ekonomi, Tekeller
-
İkinci seviye ise öngörülere göre değişen kaos tipidir, bu nedenle de asla tam doğru olarak tahmin edilemezler. Piyasalar ikinci seviye kaotik sistemlerdir. Yarınki petrol fiyatını yüzde yüz isabetle tahmin edecek bir program yazarsak ne olur? Petrol fiyatı anında bu tahmine göre pozisyon alacak ve bu yüzden de tahminimiz gerçekleşmeyecektir. Sf. 240 Alıntı; Sapiens (Hayvanlardan Tanrılara)…
-
1. yüzyılda Roma paraları, en yakın Roma lejyonunun binlerce kilometre uzak olduğu Hindistan pazarlarında bile değişim aracı olarak kabul ediliyordu. Hintlilerin denarius’a ve üzerindeki imparator resmine o kadar büyük bir güveni vardı ki, yerel hükümdarlar kendi paralarını bastıklarında denarius’u üzerindeki Roma imparatorunun portresine kadar taklit ettiler! “Denarius” tüm madeni paralar için kullanılan bir isme dönüştü…
-
Para, şu ana kadar yaratılmış en evrensel ve en etkili karşılıklı güven sistemidir. Sf. 185 Alıntı; Sapiens (Hayvanlardan Tanrılara) – Yuval Noah Harari, Türkçesi; Ertuğrul Genç, (Kolektif Kitap Yayınları, 11. Baskı Aralık 2016 – Sf. 185) kitabından birebir alınmıştır.
-
Bazı toplumlar bu durumu merkezi bir takas sistemi geliştirerek çözdüler. Bu sistemde çiftçilerin ve zanaatkârların ürünleri toplanarak ürünler ihtiyacı olanlara dağıtılırdı. Bu tür bir deneyin en büyük ölçeklisi ve en ünlüsü Sovyetler Birliği’nde denendi ve fiyaskoyla sonuçlandı. “Herkes yeteneğine göre çalışacak ve ihtiyacına göre ürün alacak” fikri pratikte “herkes olabildiğince az çalışacak ve eline geçirebildiği…
-
Bu kare biçimli paralar Hıristiyan fatihler tarafından yapılmıştı ve üstündeki Arapça yazılar, “Allah’tan başka tanrı yoktur, Muhammed Allah’ın elçisidir,” anlamına gelmekteydi. Güney Fransa’daki Melgueil ve Agde’nin Katolik piskoposları bile bu Müslüman paralarını bastılar ve tanrıya bağlı Hıristiyanlar da bunları seve seve kullandılar. Öteki yakada da hoşgörü doruklardaydı. Kuzey Afrika’nın Müslüman tüccarları Floransa florini, Venedik dukası…
-
Pek çok Yeni Gine toplumunda, bir insanın zenginliği sahip olduğu domuz sayısıyla ölçülür. Kuzey Yeni Gine’deki çiftçiler, domuzların kaçmamalarını garanti altına almak için burunlarından büyükçe bir parçayı keserler. Domuz koklamaya çalıştıkça müthiş bir acı verir bu. Domuzlar koklamadan yiyeceklerini hatta gidecekleri yönü bile bulamadıklarından, sahiplerine tamamen bağımlı hâle gelirler. Yeni Gine’deki bir başka bölgede domuzların…
-
Tarihin en kesin yasalarından biri de şudur: Lüksler zamanla ihtiyaç hâline gelir ve yeni zorunluluklar ortaya çıkarır. İnsanlar belli bir lükse alıştıklarında bir süre sonra onu kanıksarlar. Onu yaşamlarında hep bulundururlar ve bir süre sonra onsuz yaşayamaz hâle gelirler. Sf. 99 Alıntı; Sapiens (Hayvanlardan Tanrılara) – Yuval Noah Harari, Türkçesi; Ertuğrul Genç, (Kolektif Kitap Yayınları,…
-
1896’daki Fransız hukuk sistemi de, testere, bisiklet ve yay imal eden bir metal işleme atölyesini ailesinden miras olarak devralan Armand Peugeot otomobil işine girmek istediğinde bu şekildeydi. O da bu amaçla sınırlı sorumlu bir şirket kurdu. Kendi adını verdiği şirket, kendisinden bağımsız bir varlıktı artık. Arabalardan biri bozulduğunda, satın alan kişi Peugeot’yu dava edebilirdi, ama…
-
Bu görüşe göre borsa, insan evladının bu güne kadar yarattığı en hızlı ve etkin veri işleme sistemidir. Sf. 386 Alıntı; Homo Deus (Yarının Kısa Bir Tarihi) – Yuval Noah Harari, Türkçesi; Poyzan Nur Taneli,(Kolektif Kitap, 1. Baskı Aralık 2016 – Sf. 353, 354) kitabından birebir alınmıştır.
-
Aslına bakarsanız dünyada üç tür kaynak bulunur: Hammadde, enerji ve bilgi. Hammadde ve enerji tükenebilir, elinizdekiler kullanıldıkça azalacaktır. Bilgiyse aksine büyüyen bir kaynaktır, ne kadar kullanırsanız elinizdeki o kadar artar. Hatta sahip olduğunuz bilgi dağarcığını artırmak size hammadde ve enerji de sağlayabilir. Sf. 224 Alıntı; Homo Deus (Yarının Kısa Bir Tarihi) – Yuval Noah Harari,…
-
1958’le 1961 yılları arasında komünist Çin’de, Mao Zedong ülkesini hızla bir süper güce çevirmek isteyince Büyük Atılım adını verdikleri bir hareket başlattı. Üretim fazlası tarımsal ürünleri kullanarak endüstriyel ve askeri projelerini finanse etmeyi amaçlayan Mao, tarım üretiminin ikiye, hatta üçe katlanmasını emretti. Karşılanması imkânsız istekleri, Pekin’deki hükümet yetkililerinden bölgesel yöneticilere, hatta taşra şeflerine varıncaya dek…
-
Konsolide olmuş bir demokrasi olabilmek için bir ülkenin şunlara sahip olması şarttır: “bir devlet…işleyen bir devlet varsa, diğer beş bağlantılı ve karşılıklı güçlendirilmiş durumlar da mutlaka vardır veya demokrasinin konsolide olabilmesi için hazırlanmış olmalıdır. İlk olarak, özgür ve canlı sivil toplumun gelişimi için gerekli koşullar olmalıdır. İkincisi, nispeten özerk ve değerli siyasal toplum olmalıdır. Üçüncü…
-
Demokrasiye götüren faktörlerle ilgili, “demokrasi bir kez oluşturulduğunda konsolide olur” geçerli varsayımı altında bazı temel öngörülerde bulunduk. Öyleyse demokratikleşme ne zaman ortaya çıkar? Önemli bir faktör de gruplararası eşitsizliği artırmak olabilir. Demokrasinin eşitsizliğin yeterince yüksek olduğu durumda ortaya çıktığını gösterdik ki bu durum hakkından mahrum edilenlerin iktidara kafa tutabilmesine yol açar, öte yandan eşitsizlik o…
-
Genellikle, demokrasi dışı düzenlerde iktisat politikalarını şekillendiren iki özellik vardır: birincisi, iktidardaki grubun tercihleri ve ikincisi, bu grubun karşı karşıya kaldığı sınırlamalar. Her şey eşit iken, iktidardaki grup, seçkin, kendi faydasını maksimize edecek politikaları seçer. Bununla birlikte seçkinler, farklı sosyal grupların ya da grup içindeki diğer bireylerin onların yerini alması korkusuyla yaşarlar. Bu nedenle, demokrasi…
-
Drake (1996) analizinde; emeğin, Arjantin, Brezilya, Uruguay, İspanya ve Portekiz diktatörlüklerindeki rolünü benzer biçimde tartışıyor, şöyle ki; “diktatörlüklerin çoğu, sermaye ile ücretler arasındaki dağıtım mücadelesinden ortaya çıkmıştır… Diktatörlüklerin şafağında, işçi sınıfı militanlığı mülk sahiplerini korkutmaya başlamıştı, bu nedenle de liberal demokrasi terk edildi. Kârlarını, gücünü ve meşruiyetini kaybeden ekonominin seçkinleri askerlerce kurtarıldı… Bu sağ kanat,…
-
Siyasal kurumlar ile demokratik konsolidasyon (pekişme) arasındaki bağa işaret eden bir başka örnek; başkanlık demokrasisi, parlamenter demokrasiye göre daha dengesiz olabilir iddiasıdır (Linz, 1978, 1994). Bu düşünce bizim çerçevemizde karşılık buluyor çünkü yasama, yürütme ve yargı ile lobicilik, seçkinlerin radikal politika önerilerini engellemesine olanak sağlayabilir, oysa doğrudan seçilmiş bir başkanın toplumda çoğunluğun taleplerini temsili daha…
-
Devrimlerin doğası bu kitabın odak noktası olmasa da, devrimlerin oluş sıklığı açısından bu fikirlerde saklı ilginç anlamlar vardır. Örneğin, bu düşünceler neden devrimlerin çoğunun -örneğin, Rusya, Meksika, Çin, Vietnam, Bolivya ve Nikaragua- öncelikle tarım toplumlarında olduğunu açıklayabilir. Bizim önerimiz, bunun toprak sahibi seçkinlerin baskıyı tavize tercih etmelerinden kaynaklandığı yönündedir ve baskı başarısız olduğunda devrim onun…
-
Diktatoryal rejimler toplumsal muhalefet ile çökertilirler, demokrasiler ise benimsedikleri radikal, popülist ve sürdürülemez politikalar ile askeri darbeleri davet ettiklerinden çökerler. Sf. 28 Alıntı; Diktatörlük ve Demokrasinin Ekonomik Kökenleri – Daron Acemoğlu ve James A. Robinson, Türkçesi; Ebru Tutu, Sevil Kurdoğlu, Ümit Tatlıcan, Çok kötü bir çeviri. (Bağlam Yayıncılık, 1. Basım Kasım 2016 – Sf. 28)…